|
Mideniz guruldadığında, titrediğinizde, parmaklarınızı
çıtlattığınızda, mideniz ekşidiğinde, burnunuz aktığında,
kaşındığınızda, bir yeriniz çürüdüğünde ya da su topladığında
veya avuç içiniz terlediğinde neler oluyor?
BBC Focus dergisinde yer alan haberde, vücudumuz günlük
fonksiyonlarını yerine getirirken arkasında yatan mekanizmanın
nasıl işlediğini anlatıyor. İşte bu mekanizmalardan bazıları:
Hassas dişler
Hassas dişlere sahip olanlar için dondurma yemek, bizim
hoşlandığımız gibi zevk verici değildir. Dişinizin ince mine
tabakasının altı dentin denen bir maddeden oluşuyor. Dentin ise
doğrudan dişin yumuşak çekirdeğine (sinirlerin yer aldığı pulpa
boşluğu olarak bilinir) giden borucuklar ve mikroskobik
kanallardır. Borucukların ayrıca sıvı içerdiğini söyleyen
California Üniversitesi Koruyucu ve Restoratif Diş Bilimleri
Bölümü’nden Grayson W Marshall, “Bu akışkan sıvıdaki herhangi
bir hareket pulpa boşluğundaki sinirleri harekete geçiriyor ve
bu da keskin bir acıya neden oluyor” dedi.
Mide yanması, ekşimesi
Kahve, çok yağlı ve baharatlı yiyeceklerin yol açtığı mide
yanması ya da ekşimesi olarak bilinen şikayet hazımsızlık
ağrısıdır. Yemek borunuzda keskin bir yanma hissi oluşur. Kings
College London School of Medicine’dan Prof. Dr. David Armstrong,
mide yanmasının mideden sızan asitin yemek borusunu geri
dönmesiyle oluştuğunu söyledi.
Bu hastalığa eğilimli olan insanlar, midelerinin üstündeki
sfinkter (Açılma, açma, gevşetme ya da kapama, sıkma görevi olan
halka şeklindeki kas) kasında bir güçsüzlük hissederler. Bu kas
sayesinde midedeki güçlü asitler güvenli bir şekilde içeride
tutuluyor. Midenizin iç astarı bu asitlerin sindirim etkisine
karşı dirençliyken, yemek borusu o kadar güçlü değildir. Mideniz
yandığında hissettiğiniz acı, mide asitinin gırtlağınızın içini
yakmasıyla oluşuyor. Hatta, uzandığınız zaman, asit boğazınızın
içini yıkayabilir.
Yüz kızarması
Başkalarının önünde gülünç duruma düşme, yetersizlik ya da
başarısızlık duyguları sizi utandırabilir. Utançtan dolayı
yüzünüz kıpkırmızı olur. Utanç, bizi bunaltır ve bu “dövüş ya da
kaç” prensibini tetikler ve vücudumuz korkuyla savaşmak ya da
ondan kaçmak için adrenalinle şarj olur.
Adrenalin, kaslara bol oksijen desteği sağlamak için kalbin
hızlı çarpmasına yol açar. Fakat, bu bizim daha sıcak
hissetmemizi sağlar. Kendimizi serinletmek için, terleriz ve kan
cilt yüzeyindeki kılcal damarlara doğru akar ve kızarmaya neden
olur. Yüzümüzde daha fazla kan damarı olduğundan yüzümüz
kızarır.
Diğer birçok stres türü de kızarmanıza yol açar. Kızarmaya
başladığınızda bunu durdurmak zordur. Londra’dan Dr. Michael
Sinclair, “Bir kez kızardığınızda, diğerlerinin önünde zayıf
göründüğünüzü düşünerek bir çoğunuz daha fazla utanıyor ve
kızarıyor” dedi.
Mide gurultusu
Karnınız açken midenizden gelen guruldama sesi, mideniz
tarafından çıkarılmaz ve aç olduğunuz için olmaz. Borborigmus
(Barsak gazlarından ileri gelen karın gurultuları) olarak
bilinen bu ses, ince bağırsağının üst kısmında oluşuyor.
Bağırsak kaslarınız yiyecek ve içeçekleri aşağıya doğru
götürürken, sıvılaşmaya başlayan yiyeceklerden sızar. Mideniz
boş olduğunda ses, büyük bir titreşimli boşluk gibi çıkar.
Kaşıntı
Böcek ısırığından kurdeşene, size rahatsızlık veren
kaşıntıdan kurtulmak için kaşınmaktan daha iyi yol yoktur.
Kaşınma, vücudumuzdaki parazitleri ve diğer yabancı nesneleri
uzaklaştırmanın bir yoludur. Hiç kimse, hatta en popüler
nörobilimciler dahi kaşıntının nasıl oluştuğunu geçtiğimiz
günlere kadar bilmiyordu.
Şimdi, Minnesota Üniversitesi’nde yapılan araştırma, cevabı
ortaya çıkardı: Kaşıma omurilikteki normalde kaşınma hissini
beyne gönderen sinir hücrelerini kapatıyor. Böcek ısırmasından
dolayı kaşındığınızda, ciltteki hücreler histamin isimli
kimyasal salıyorlar. Yakınındaki sinir hücreleri histamine tepki
veriyor ve sinyali omuriliğe gönderiyor. Buradan da beynin
talamus (beynin geri kalanı tarafından sinir sinyallerinin
okunmasını kolaylaştıran tercüman olarak görev yapıyor)
bölgesine gönderiliyor. Talamus sinyali kaşınma duyusu oluşturan
serebral kortekse bilişsel ve duyuşsal aktivitelerin
gerçekleştiği beyin bölgesine iletiyor.
Araştırma ekibi, maymunların ayaklarına histamin enjekte
ederken, omuriliklerindeki bireysel hücrelerin aktivitesini
görüntüledi. Hücreler, enjeksiyonu farketti ve derhal sinyal
göndermeye başladı. Fakat araştırmacılar, enjeksiyon
bölgesindeki cildi kaşıdıklarında bu aktivitenin azaldığını ya
da engellendiğini gördüler.
Burun akması
Soğuk algınlığı, alerji, baharatlı yiyecekler gibi şeyler
nasıl burnunuzun akmasına yol açar? Normal olarak, burnunuzdaki
zar vücuda giren ajanları, mikropları engellemek için mukus
(sümük) üretiyor. Burnun her gün bir litre sümük ürettiği tahmin
ediliyor. Fakat, bazı uyaranlar sümük üretimini daha da
artırabiliyor. Örneğin, soğukalgınlığı geçiriyorsanız,
vücudunuza saldıran virüsleri durdurmak için ekstra sümük
üretiliyor ve sümüklerle bu virüsler dışarı fışkırtılıyor. Soğuk
hava çok küçük filizleri ya da burun boşluğunuzun iç duvarındaki
ince tüyleri mahvediyor. Normalde bu tüyler sümüğü boğazınızdan
aşağıya geri sürükleyip götürüyor. Fakat sıcaklık düştüğünde bu
tüyler çalışmıyor ve sümüğün burun deliğinizden akmasına izin
veriyor.
Alerjiler de aynı etkiye sahip. Akciğerlere giden alerjenleri
durdurmak için burun sümük üretimini artırıyor. Baharatlı
yiyeceklerde durum biraz daha farklı. Kırmızı biberde bulunan
kapsaisin, doğal bir burun tıkanıklığını giderici ilaçtır.
Burnunuzdaki mukusu inceltir ve akışkan hale getirir.
Su toplama (fıska)
Rahat olmayan ayakkabılar, genellikle ayağınızda bir ya da
iki yerde su toplanmasına neden olurlar. Su kabarcığı, derinin
katmanları arasında sıvı birikmesi sonucu oluşuyor. Sık
rastlanan fakat genellikle küçük yaralardır. Ayak derisinin
basınca ve sürtünmeye maruz kaldığı her yerde oluşabiliyor.
Genellikle bu su kabarcığı, lenf (Lenf damarlarında dolaşan,
berrak, şeffaf, alkali, açık sarı renkte sıvı) ile doludur.
Ancak, elinize çekiçle vurduğunuz zaman oluşan kabarcık, kan
damarını çatlatabilir ve daha koyu kan kabarcığı oluşturabilir.
Parmak çıtlatma
Çoğumuz parmaklarımızı çekerek ya da kıvırarak çıtlatma
sesini duymaya çalışırız. Sadece parmaklarınız değil,
dirseğiniz, dizleriniz, boynunuz ve hatta göğüs kemiğiniz
çıtlayabilir.
Peki bu sese neden olan nedir? Kemiklerinizin hızlıca
yuvasına girmesi ya da çıkmasından çok, parmaklarımızda, iki
kemiğin birleştiği yerde bir bağlantı kapsülü var. Bu kapsülün
içinde kemiklerin hareketleri sırasında buraları yağlayan bir
sıvı vardır. Parmaklarımız gerilince ve eklem yerlerimiz
düzleşince bu kapsül de gerilir. İçindeki sıvının basıncı azalır
ve gaz kabarcıkları patlamaya başlar. İşte kulağımıza gelenler
bu seslerdir. Güney Karolina Duke Üniversitesi’nden ortopedi
uzmanı Farshid Guilak, “Çıtlatma tüm eklemlerimizin içindeki
yağlayıcı snovyal sıvıdan çözülen gaz kabarcıklarının
şekillenmesiyle oluşuyor” dedi.
Eklemi germek, eklem içindeki sıvının basıncını azaltır ve
gaz kabarcıkları görünmeye başlar. Kabarcıklar hızlıca patlar ve
çıtlama sesi duyulur. Fakat, kabarcıkların sıvı içinde tekrar
oluşması zaman alır. Bu nedenle aynı parmağınızı tekrar tekrar
çıtlatamazsınız.
Annenizin uyarılarına karşılık, çıtlatmanın eklem iltihabına
ya da diğer hasar türlerinden birine yol açtığı konusunda
bilimsel bir delil bulunmuyor.
Terleyen avuç içleri
İş başvurusu için bekleme ya da sıkışık trafikte bekleme gibi
stresli durumlar, avuç içinizi nemli yapıyor.
Amsterdam’da VU Üniversitesi’nden Prof. Dr. Eco de Geus,
korku ve endişenin amigdal adı verilen beynin bir bölümündeki
duygusal devreleri harekete geçirdiğini söylüyor. Bu sırasıyla
beyindeki ve omurilikteki bir dizi sinir hücresini harekete
geçiriyor. Sinirler omurilikten akciğer, kalp ve ter bezleri
gibi değişik organlara gidiyor. Gerçekten vücudunuzdaki tüm ter
bezlerinden eşit olarak terlersiniz. Ellerinizi böyle nemli
hissetmenizin nedeni avuç içlerinizde daha yüksek yoğunlukta ter
bezi bulunmasıdır. Santimetrekare başına 500 ter bezinden, tipik
bir avuç içinde ortalama 40 binin üzerinde ter bezi bulunuyor.
Kramp
Kaslarınızı düğümleyen ağrı verici bir durumdur. Genellikle
baldırları etkiler, ancak ayaklarınızın tabanına ve hatta
esnediğiniz zaman çenenizin altına da kramp girebilir.
Kaslarınız aşırı kısaldığında ya da kendi etrafında büküldüğünde
kramp oluşuyor. Bu durum çeşitli nedenlerden dolayı olabiliyor.
Yoğun egzersiz boyunca, laktik asit gibi kimyasalların inşası
kramplara yol açan spazma (kasların istemdışı kasılması) yol
açabiliyor. Daha çok uzun mesafe koşucularında ve yüzücülerde
meydana geliyor. Kas hareketlerini kontrol eden sinyaller
taşıyan elektrolitlerin seviyesinin ve kalsiyum ve potasyumun
düşük olması ise krampları tetikliyor.
Çürükler (morluklar)
Çürükler, yaralanma bölgesindeki dokuların içindeki hasar
gören damarlardan kan sızmasıyla oluşuyor. Çürük koyu kırmızı,
sonra siyah, mavi, sarı, yeşil ve ayrıca kahverengiye dönüşerek,
ölü kan dereceli olarak farklı renklerdeki maddelerin içine
doğru çözülüyor. Bazı insanlarda çürükler diğerlerinden daha
kolay oluşur, çünkü onların kan damarları daha ince ve narindir.
Ayrıca, bu durum kan akışını azaltan aspirin gibi belirli
ilaçları kullananlarda da olabiliyor.
Gözlerin seyirmesi
Birçok insan hayatlarının bazı noktasında acayip, istemdışı
kas seğirmesiyle karşılaşmıştır. Fakat belki bunların en
rahatsız edeni göz kapaklarının seyirmesidir. Bunun nedeni
nedir?
Genelde, bunlar iyi huyludur. Bu duruma stres ve yorgunluk da
neden olabiliyor. Göz kapağını kontrol eden kaslar küçük ve çok
hassastır. Stres, yorgunluk ve kafein gibi uyaranlar bu kasların
titreşmesine yol açıyor. Titreşimler fazla olunca gözde sinir
sistemiyle ilgili istemdışı seyirmeler oluyor. Diğer nedenler
arasında ise aşırı kafein alımından oluşan titremeler,
bilgisayar ekranı karşısında uzun süre vakit geçirme ve hatta
uzun süreli kontak lens takılmasından meydana gelen kaşıntı yer
alıyor. Bu durum normal olarak geçicidir. Kendi kendinize
uygulayabileceğiniz tedavi yolları var. Daha az kahve içmek, göz
damlası kullanmak ve daha fazla dinlenmek gibi yöntemler göz
seyremesini azaltır.
Çok belirgin ve uzun süreli göz seyremesi daha ciddi bir
nörolojik hastalık belirtisi olabilir. Bu durum çok nadirdir.
Sabri Kara'ya
teşekkürlerimizle
Denizce

30.10.2009
|