|
16 Ekim
tarihi Birleşmiş Miletler tarafından
“Dünya Açlık Günü”
ilan edilmiştir. 16 yıldır bu gün dünyadaki açlığa dikkat
çekilmekte, aç insan sayısını azaltmanın yolları aranmaktadır.
Dünya Gıda ve Tarım
Örgütü’nün (FAO)
verileri dünyadaki
aç insanların
1 milyar
sınırına yaklaştığını göstermektedir.
Dünya Bankası ve İMF uzun yıllardır ülkelere tarımı ikinci plana
atmalarını öğütlemekte bununla da kalmayıp dayatmaktadır. Tarım
politikaları bir yandan
kendini doyurmadan piyasayı
doyurmaya doğru evrilirken diğer yandan bu alana
kamu yatırımları
%4’lere
gerilemiştir. Tarıma yaklaşımın değişmesi sonucunda bir yanda kendi
toprağında refah içinde yaşamasa da
karnını doyurabilen insanlar artık
doyamamaya, diğer yanda tarlasını terk etmek zorunda
kalarak kırdan kente göçenlerin önemli bir kısmı da
işsizlikle
birlikte açlığın kucağına düşmeye başlamışlardır.
2000 yılından sonra dünya ekonomisinde global olarak büyük gelişme olması
aç insan sayısını azaltmamış, aksine arttırmıştır. Ekonomik
büyümenin getirisi zenginler tarafından paylaşılmış, zengin daha
zengin, fakir daha fakir olmuş ve açlık büyümüştür.
Hüseyin Baş’ın Cumhuriyet Gazetesi’nde(19.10.09
Açlıkla Savaş)ki
makalesinden öğreniyoruz ki dünyanın
en zengin %2’si
tüm
zenginliklerin yarısından fazlasına sahiptir ve
dünya
nüfusunun yarısından fazlası ile zenginliklerin sadece %1’i
ile yetinmek zorunda bırakılmaktadır.
Açlığın boyutlarını aynı makaleden kısa bir alıntı ile göstermek mümkün.
“(..)Çıplak gerçek o ki, bugün
açlık ve az
beslenmeden, çocuklar dahil
günde 25 bin insan
ölmektedir.
Açlık
her
altı saniyede 14 bin
çocuğu öldürmektedir. Çok sayıda ülke, yoksullarının sayılarını sağlıklı
biçimde saptamaya yanaşmamaktadır. 163 ülkeden sadece 57’si
yoksullarının sayılarını saptayabilmiştir(..).”
Son küresel ekonomik krizde batan şirketlerin kurtarılması için saçılan
paraların %1 bile dünyada açlık sorununu çözmeye yetecek bir miktar
olması, gelişmiş ülkelerin açlıkla mücadele için vaat
ettiği 22
milyar doların ancak 2,5 milyar dolarını ödemiş
olmaları işin insani boyutunu daha da vahimleştirmektedir.
Dünyada ekonomisinin hacmine göre oldukça küçük bir oranın açlıkla
mücadeleye ayrılmasıyla sorunun büyük ölçüde çözülebileceği
gerçeğinden yola çıkarak sistem içinde bile yapılacak çok şeyin
olduğunu düşünebilir ve çözüm yolları üretebiliriz. Ve de üretilen
çareleri yaşama geçirmek için harekete geçebilir, politikacıları
harekete geçirebiliriz. Bunun için itici gücün yukarıdaki satırlarda
saklı olduğuna inanıyorum.
Yazıyı; bu makaleye başlık olan cümleyi de içeren, diğer bir alıntıyla
bitirelim.
“BM’ler
uzmanlarından ünlü bilim adamı Jean Ziegler
“İnsanların açlıktan ölmesi cinayettir”
derken yerden göğe haklıdır.
Suç hepimizin!”
Dr. Nedim İnce
www.mersinyasam.com
Dr. Nedim İnce'ye
teşekkürlerimizle
Denizce

27.10.2009 |