e-mail    
denizce@denizce.com
 





Dost Köşesi
Ağız Tadı
Anı Köşesi
Besteciler
Boğaziçi Yalıları
Bulmaca / Oyun
Büyüklere Masallar
Çevre / Deprem
Fıkra Köşesi
Gezelim Görelim
Güncel
Güvenlik / Sağlık
Hukuk / Mevzuat
Kitap
Kültür/Sanat
Marinalar
Medya / Web / Link
Meteoroloji
Nerede Ne Yenir ?
Sigorta
Şiir Köşesi
Yazarlar-Yerli
Yazarlar-Yabancı
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

Sık kullanım

 Ağaç Dünyayı Kurtarabilir

 Dr. Nedim İnce    

 

  

Cumhuriyet Gazetesi’ne Stockholm’dan yazan Osman İkiz’in son makalesinden öğrendim “Ağaç Dünyayı Kurtarabilir” isimli kitabı.  Başarılı bir gazeteci olan Johan Tell’in yazdığı kitap bildiğimiz şeylerden söz ediyormuş: Ağaçlar karbondioksit alır atmosferden ve geriye oksijen verir. Atmosferdeki karbondioksiti azaltmanın, oksijeni arttırmanın yollarından birinin bulabildiğimiz her yere ağaç dikmek olduğunu ve bu ağaçların çabuk büyüyen geniş yapraklı ağaç türlerinden seçilmesi gerektiğini dile getiriyormuş yazarımız.

İnsanlık son birkaç yüzyıldır bilim ve teknolojide akıllara durgunluk verecek gelişmelere imza attı. Beklenen, bu durumun insanlara refah ve mutluluk şeklinde yansıması iken galiba tersi oldu. Kapitalist sistem bu muazzam gelişmeyi özü gereği tüketimi arttıracak şekilde kullandı ve sermayenin birikmesi için gereken tüketim hızla artarken, sermaye de aynı hızda merkezileşti; zenginlerin sayısı azalır, servetleri artarken, yoksulların sayısı arttı ve kazançları iyice azaldı.

Gelir dağılımı bozulsa, yoksulluk her geçen gün artsa da insan davranışlarında yine değişmeyen bir şey var; o da tüketmek, daha çok tüketmek.

Çağdaş İnce bir yazısında bakın bunu nasıl dile getiriyor.

 “(…) Daha çok kazanmak, daha güzel görünmek, daha lezzetli yemekler yemek ve en önemlisi daha büyük bir televizyon edinmek için insanlar insanların ölmesine, doğanın katledilmesine göz yumarlar, sırtlarını dönerler rahatsız edici gerçeğe. Çünkü bilirler ki bu rezaletin merkezinde herkesle birlikte onlar da yer alıyorlardır(…)”

Dünya’nın kaynakları sonsuzdur yanılsaması ile süre giden tüketim çılgınlığının sonuçları yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Aşırı sanayi üretiminin sonucu atmosferdeki karbondioksit oranı hızla artmaktadır. Sera etkisi kavramı artık çoğumuzun aşina olduğu bir şey olup dünyanın bu nedenle hızla ısındığını öğreniyoruz bilim insanlarından. Yine artık hepimizin bildiği bir şey var; karbondioksit sera etkisi yaratan bir gazdır.

Atmosfere karbondioksit salınımını azaltmak için uluslararası birçok girişim yapılmaktadır. Bu girişimlerde taraflar tam olarak anlaşamamakta, kabul edilen şeyler ise gecikmeli olarak yaşama geçirilmektedir. Kısaca atmosfere bırakılan karbondioksitin kısa zamanda azaltılması pek mümkün görünmemektedir. Bu durum da sıcaklığın artma hızını kamçılamaktadır.

Temel çözüm olan üretim biçimini ve yaşam tarzını değiştirmek için mücadele ederken; bunun başarılabileceği ana kadar insanlığın yaşayabilmesi için çabuk sonuç alınabilecek bazı önlemlere de başvurmak gerekiyor.

Ağaçlar çabuk yetişen canlılardır. Hepimizin bildiği bir gerçeği bir kez daha tekrarlayacak olursak atmosferden karbondioksit alırlar ve geriye oksijen bırakırlar. Onların yardımına başvurabilir ve kalıcı önlemler devreye girene kadar yaşamımızı sürdürmelerine olanak sağlamalarına fırsat tanıyabiliriz.

Ağaçlar sadece karbondioksit-oksijen değişimi yapmakla kalmazlar. Yağış düzenini sağlamak yanında iklimi yumuşatır, erozyonu önler, atmosferdeki tozları temizler ve birçok canlının yaşamasına ortam sağlayarak doğanın yaşamını zenginleştirirler.

Bir yandan ormanların ve özellikle de yağmur ormanlarının yok edilmesini engellemek için gayret ederken diğer yandan yeni ağaç dikilmesi için çaba göstermek yakın geleceğimizdeki tehlikeyi bir nebze uzaklaştırabilir.

Küresel ağaç dikimi kampanyası, yaratacağı istihdam ile küresel ekonomik krizi bir nebze hafifletirken diğer taraftan atmosferdeki karbondioksitin artmasını da azaltabilecektir.

Unutmayalım: “Ağaç Dünya’yı kurtarabilir!”

Dr. Nedim İnce

 

Dr. Nedim İnce'ye teşekkürlerimizle

Denizce

29.01.2009