|
Koruma
No: 184
Kaynak : Orhan Erdenen
"Boğaziçi Sahilhaneleri"

1926
Kuzguncuk Çarşı
Caddesi No:125 (Ada 512 / parsel 21)
Üslûbu
: Geleneksel
İnşa tarihi
: İlk binası XVIII. Yüzyıl sonu; XIX. Yüzyıl başlarında
yenilenmiştir.
(S.Hakkı
Eldem, Eski Türk Evleri Plan Tipleri/DGSA, s.186)
Yüzölçümü:
Binası 650 m2, 20 oda, 2 mutfak, 7 hol/koridor/antre,
6 sofa, 1 taşlık,
1 hela, 3 banyo, 2 yüklük, 1 hamam, 3 ofis. Arsası 1800 m2
Özelliği
: Dış ve iç planı, eski Türk yapı tarzı örneklerindendir.

1992
Tarihçesi
“Boğaziçi’nin
XVIII. Yüzyıl sonu yapısı en güzel yalılarındandır.”
(H.Y.
Şehsuvaroğlu-İst. Ansk. X/5710)
Fethi Ahmet
Paşa, bugünkü selamlık bölümünü Defterdan’dan; yıkılan harem
bölümünü Şeyhülislam’dan satın almıştır.
“Fethi Paşa’ya
İsmet Bey’den intikal etmiştir. Fethi Paşa yalıya bugünkü
şeklini vererek, köşkünü yaptırıyor. Fethi Paşa tarafından inşa
ettirilen ve Üsküdar tarafında bulunan kısım 1927’de müştemilatı
ile beraber yanmıştır.”
(H.Y.
Şehsuvaroğlu, Akşam Gazetesi, 12 Şubat 1947)
Mihrimah
Sultan’ın torununun kocası Şeyhülislam’ın yalısı imiş. Bu
aileden intikal ediyor. XVIII. Yüzyıl sonunda yeniden inşa
edilmesi gerekiyor. Yukarıda kaydedilen İsmet Bey’in kimliği
belirlenemedi. Ancak, 1227 (1812) tarihli, halen mermer kitabesi
yalı girişinde -yan yatmış olarak duran- İsmet Bey Çeşmesi çağı
hakkında fikir vermektedir.

Selâmlık Bölümü, 1930'larda
“İsmet Bey
Çeşmesi’nin orijinal durumu şöyle idi: Paşalimanı-Kuzguncuk yolu
üzerinde, yalının karşısında yamaç duvarında bulunuyordu. Son
derece harap vaziyette bulunuyordu. Kitabe mermeri dahi
kaybolmuştur. Çeşmenin aynataşı dışındaki kısımları dökülmüş,
altından horasan karışımı örtü meydana çıkmıştır. Aynataşı Osman
Özdeş’in uğraşıları ile temizlenmiş ve resmi çekilmiştir.”
(Son
durumlarını ve kitabelerini belirlemek için Osman Özdeş’in
hazırladığı kitaptan 25.12.1977 tarihinde alınmıştır.)
Çeşmenin bânisi
Arif Hikmet Bey’dir ve babası İsmet İbrahim hayratı olarak inşa
ettirilmiştir.
Birbuçuk
kıta’lık olan kitabesinin ancak aşağıdaki tarih beyti
belirlenebilmiştir.
|

Cumhuriyetin başında vaziyet planı
(Sedat Hakkı Eldem) |
|
“Maşallah
Duâ-i ayren
enba-yı sebilin etmeğe işrâb
Bu nev
çeşme garîk-i bahr-ı rahmet bey için aktı
Ola sîrâb-ı
kevser vâlidim Hikmet dedim târîh
Gel iç âb-ı
lâtîfi rûh-ı İsmet Bey için aktı
1227
(1812)” |
Fethi Ahmet
veya Ahmet Fethi Paşa biyografisi: Babası Hafız Ahmet Ağa
Rodos’lu olduğu için “Rodosizade”; Sultan Abdülmecid’in
kızkardeşiyle evlendiği için de “Damad” olarak anılır. 1830’da
Ferik (tümgeneral), 1833’te Viyana Büyükelçisi ve biraz sonra
müşir (mareşal) oldu. Valilik ve Paris elçiliği yaptı. Ticaret
Nâzırı, Meclisi Vâlâ Reisi, Harbiye Nâzırı ve Tophane Müşiri
oldu ve 56 yaşında iken ölünce Divanyolu’nda Sultan Mahmut
Türbesi bahçesine gömüldü. Bütün bu çeşitli ve önemli görevleri
içinde en çok Tophane Müşirliği üzerinde durulur. Yalıyı satın
aldıktan sonra ilaveler yaptırıyor. Böylece 234 senelik olan
yalının Fethi Paşa devri başlıyor.”
(Fatma
Kerimol’dan. 30.06.1976)
Yalı sonra
Fethi Paşa’nın hanımına kalıyor. İlk çocuğu Besim Paşa ölmüş,
diğer oğlu Mahmut Celâlettin Paşa Cemile Sultan’ın kocası,
Taif’te Mithat Paşa ile beraber boğdurulmuştur. Daha sonra yalı
Fethi Paşa’nın torunlarına intikal ediyor. Şevket Mocan
hisseleri topluyor.
“Boyasından
dolayı Pembe Yalı da denilen Fethi Paşa Yalısı’nın 1929-30
yıllarında boyaları dökülmüş ve harap bir hale gelmişti. Bundan
sonra yalı Mocan Yalısı olarak da anılmaktadır. Şevket Mocan
ölünce “kuzey bölümü” ikinci eşinden kızı Rüya Mocan’a; “güney
bölümü” ilk eşinden kızı Ayşe Şemsa’ya kalmıştır.”
(1.
Macide Ekimoğlu – Tez/1970)
(2.
İstanbul Ansk.1971-X/5708)
(3.
İ.A.Gövsa-Türk Meşhurları “İst.Hürriyet Gazetesi Yayını”)

Harem Bölümü (sağda) yıkılmadan
önce.
Kaynak: S.H.Eldem-Türk Bahçeleri/Kültür Bakanlığı, 1975

Ahmet Fethi Paşa Yalıları, Cumhuriyetin
başında."Harem Bahçesi üç tarafından bina ile çevrilidir. Deniz
cephesi ise duvar ile çevrilidir." (Sedat Hakkı Eldem-Türk
Bahçeleri)
Şevket Mocan’ın
kızı Ayşe Şemsa, Rumelihisarı burnundaki 4 katlı, taş yalıyı
yaptıran Zeki Paşa ile de akrabadır.
Yapının Plan Özellikleri
Artık pek ender
olarak görülen “geleneksel yapı üslûbu’nun bir örneği olarak,
güney, kuzey ve batı yönlerinde, ya eli böğründeli veya ahşap
direk destekli çıkmalı odalar vardır. İkinci kattaki sofalar,
plan özelliğine göre, salon/sofa şeklinde olmayıp, diğer salon,
oda ve servis bölmeleriyle bağlantıyı sağlamaktadır.

Halen, kuzey/doğu köşesindeki yatak odası.
Fotograf: Şevket Mocan zamanında yemek odası iken çekilmiştir.
Tavan muşambası 1977 yazında sarkmış durumdaydı.
Cephesi son
onarım sırasında bir hayli bozulmuş olmasına rağmen eski
güzellik ve ihtişamını korumaktadır. Harem binası yandıktan
sonra “halen de Boğaz’da birçok yalılarda görüldüğü gibi” eski
selamlık olan bugünkü bina, iki bölüm halinde harem ve selamlık
gibi düzenlenmiştir.
12 m.
genişliği, 8 m. derinliği olan 96 m2’lik büyük sofa,
desteksiz “sütunsuz” olarak yapılmıştır. Pencere yükseklikleri 4
m.dir. Duvarlar dıştan ahşap kaplama olarak , bağdadî. Güney
bahçe üst sofa parkeleri “yıldız tarzı” ve meşin kaplı “AŞ”
armalı iskemleleri Bağlarbaşı’nda yıkılan Ayşe Sultan yalısından
getirilmiştir. 20 odasının tavanlarının beşi sade, diğerleri
Avrupa tarzında ve her oda ayrı desende ve üslûptadır. Şimdi bu
yalı, tarihin ve sanatımızın güzel bir yadigarı halinde
ayaktadır.
|

Taşlık, Kuzey bölümü-sağ ve solunda mermer selsebiller ve
kanapeler var.
(Masa Fethi Paşa zamanından kalmadır, şimdi üst sofaya
çıkarılmıştır.) |
|

Eski yemek salonu/yeni yemek odası
kapıları(yalının kuzey/doğu yönü) |
Cumhuriyet’ten sonra, köşk ve hamamı yol için Belediye
tarafından istimlak edilerek; güneydeki mutfak da sahipleri
tarafından yıktırılmıştır. Bugün sadece selamlık binası ile
harem bahçesi ve o zamandan kalma, güzel/mermer
fıskiyeli/heykelli havuzu kalmıştır. Kuzey/doğuda set üzerinde
dikdörtgen havuzlu, bir çeşme de var, fakat suyu kesilmiştir.
Yalı -1943/46 yılları arası – varislerinin gösterdiği ihtimamla
yenilenmiş ve yıkılmaktan kurtarılmıştır. Yalnız tamir edilmekle
kalmamış, içi eski zevke ve usule uygun bir şekilde döşenmiştir.
|

Taşlığa inen kuzey merdiveni |
|
(Yalıda
iki mülkiyet var. Biri güney bölümünde üst kattan oda da
alıyor. Bu iki mülkiyeti adeta belirlemek ve göstermek
istercesine, 1985 yılından sonra, bu iki mülkiyet, pembe ve
beyaz olarak ayrı ayrı renklere boyanmıştı. Neyse bu garabet
iyi bir anlayışla ortadan kaldırılarak yalı cephesi tekrar
eski şöhretine uygun olarak tümüyle pembe renge boyanmış
bulunmaktadır.)
Fethi Paşa
dönemine tekrar bakalım: Yapı tarzı olarak önemli olan,
büyük orta sofa kalaslar üzerinde idi. Fethi Paşa, bu
sofanın giriş kısmını demir putrellerle takviye ettirmiştir.
Kuzey yönündeki kayıkhanesini kemerli kayık barınağı haline
getirmiştir. |
Sokağın mermer
çeşmesi de yalının giriş kapısı yanına nakledilmiştir. Aynı
vaziyet A.Hisarı Zarif Mustafa Paşa Yalısı’nda da görülmektedir.
Pencerelerden çıkan soba boruları yerine 4 baca yapılmış;
pencere kafesleri kaldırılarak yerlerine pancurlar konulmuş;
güney/batı odası pencereleri “dört iken” üçe indirilmiştir.
Isıtma ilk zamanlarda yok, sonra çini sobalar kuruluyor. 1975
yılından itibaren güney bölümüne kalorifer tesisatı yapılmıştır.
Fakat kışın soğuk olmaktadır.
|

Kuzey cephesi, çıkma ve ahşap sütunlar |
|
Cadde
yönündeki mermer kitabe ile havuzun heykelleri İtalya’dan
getirilmiştir. Renkli çakıl taşları Fethi Paşa devrinden
kalmadır. Güney çakılları yenilenmiştir. Kiremitleri
–yenilenmiş olarak- Osmanlı tarzıdır. Bu eski kiremitler
yalıların inşa sükuneti ve yumuşaklığı bakımından etkili
olmaktadır. Bu nedenle ve de eski orijinal durumunu korumaya
çalışan bazı yeni yalı sahipleri, eskiyen Osmanlı
kiremitleri yerine, çeşitli yerlerden aynı tarz kiremit
getirterek kullanmaya çalışmışlardır.
Fethi Paşa
(Kuzguncuk) Yalısı hakkında (Milliyet Gazetesi/Türk İslam
sanatı eki “fas.5’deki) not şöyledir:
“İlk kez
XVIII. Yüzyılda yapılmış XIX. Yüzyılın başlarında
yenilenmiştir. Son onarım sırasında cephesi bir hayli
bozulmuş olmasına rağmen eski güzelliğini ve görkemini
korumaktadır.” |
Yazılı notlarımız üzerine, yalıda Ayşe Şemsa’nın 27.09.1990 günü
bize verdiği cevaplar:
-
Yalının
şöhret bulunan ismi “Fethi Paşa Yalısı”dır.
-
Yalı arkasına
düşen koru Fethi Ahmet Paşa’ya; ona bitişik olan koru damadı
müşir Sait Paşa’ya aittir.
-
Mahmut
Celalettin Paşa Fethi Paşa’nın oğlu idi; Sultan Hamid’in kızı
Cemile Sultan’la evlenince Kandilli Sarayı’nda oturmaya
başlamışlardı.
-
Fethi Ahmet
Paşa / Mocan Yalısının son malikleri: Fethi Ahmet Paşa’nın
torunu Ayşe Mediha Hanım’ın oğlu Şevket Mocan Bey ve kızları
Ayşe Şemsa ile Rüya Hanım oturuyorlar.
“Fethi Paşa Yalısı’nın cephesi son
onarım sırasında bir hayli bozulmuş olmasına rağmen eski
güzellik ve ihtişamını korumaktadır. İlk yapılışı XVIII. Yüzyıl,
yenilenmesi XIX. Yüzyıl başlarında olmuştur.”
(S.Hakkı Eldem, Sanat
Dünyamız, 1974/1)
|
 |
|
 |
|
A.Fethi Paşa zamanında,
Harem bahçesi için İtalya'dan getirtilen mermer statüler |
Mimari Biçimi
“Yalımızı bina eden (banisi) başkası; ama, tanınmıyor. Boğaz’ı
renklendiren ilk baştaki bu yalı dömiklasik Türk tarzını
koruyor. Bu yapı Selamlık binasıdır; Harem de aynı çatı altında
iken, Paşa ayrı bir Harem dairesi yaptırmış. (1830-35) Bu küçük
yalı bir kapalı geçit ile büyük yalıya ve bir yol üstü
köprüsüyle koruya bağlanmıştır.
Torunları Harem yalısını Tobako Şirketine tütün deposu için
kiralamışlar. (!) Sonunda bir gece yanıp kül olmuştur (1924);
esas yalı bu afetten kurtulmuş ise de, yol genişletilmesi için
(1936-38) harem bahçesi köşkü ve esas yalı hamamını
Belediyeciler ve kuzey bahçesindeki kayıkhanesi ile mutfak
binası da daha önceden, sahipleri tarafından yıktırılmıştır.
Esas yalının planı Türk evi için karnıyarık dedikleri tiptendir;
zemin katına güney/kuzey eksenli uzunlama orta sofasının iki
başındaki bahçe kapılarından girilir. Bu taşlık iki bölümlüdür;
küçük bölümde tek kollu bir merdiven üst kata çıkar –yanıbaşında
hamam geçiliyordu- ve bir çifte kapı ile de büyük taşlığa
geçilir, serinlik veren selsebil ögeleri Türk tarzı ise de uç
merdivenini yerleştirme ve iki mesned kolonunun volüt başlıklı
biçimi Batı tarzı özentisindedir.
|

Yalının girişinde (karşı yamaçtan
getirilerek) konulan İsmet Bey Çeşmesi tarih kitabesi |
|
Bahçeye çıkılınca, üst kat
oda ve çıkmaları omuzlayan ahşap direkler de yabancı
biçimlendirmesi nedeni ile Paşa tarafından yapıla gelen
eklemelerden sayılabilir. Bu ortası boşluklu iki kollu
merdiven üst katla mekânı parçalamış ve oturma sofasının bir
giriş holüne dönüşmesine neden olmuştur. Büyük sofa ve
devamı olan diğer sofa, deniz yönünde esas odaları ve kara
yönünde tâli mekânları birleştirmiş durumdadır. Orta
yerinden oturma ve yatak odalarına yer verilmiş, baş tarafta
ise, iyice deniz üstüne çıkmalı, Huzur odası ve Yeni oda bir
degazman üzerinde toplanmış bulunuyor. Odalarda pencere önü
sekileri yoktur; Avrupa’dan getirilen alafranga mobilyalar
döşenmiştir odalara, bu eşyalar arasında oryantal yemek
takımı da karıştırılmıştır. Tavanların dekorasyon ve
profilleri ile kapı biçimleri de batı taklididir.
Bu Avrupaî ekler Paşa’nın kişiliğiyle bağlantılıdır. Damad
Fethi Ahmet (Ahmet Fethi) Paşa elçi olarak Avrupa illerinde
gördüğü yaşam tarzını Boğaz’a getiren ilericilerden birisi
olmuştur. |
Harem bahçesi havuz başını donatan statülerini Roma’dan
getirtmesi, yeni Harem binası planında görülen son Barok
ögeleri, elliptik sofası ile Sadullah Paşa Yalısı yıllarının
Avrupaî akımını gütmesi bundan olmalıdır. Fathi Paşa’nın
uygarlık tarihimizdeki yeri de pek önemlidir; heykeli sanat
olarak alışıklık kazandırmaya götüren Yeniçeri mankenleri ile
müzeciliği başlatan (1846-47) odur.
İşte bu Batılı görüş yalı mimarimizde detay yeniliklerini
oluşturuyor idi; planın esas karakterini koruması ve
cephelerinin de geleneksel espriyi sürdürmesi ile bir mücadele
idi bu. Nitekim deniz üstü cephesi pek değişikliğe uğramamıştır,
basık ve yarım daire kemer ve pancurları ile çıkmaların konsol
biçimini alan eliböğründeleri bunu gösteriyor. Kuzey cephesinde
görülen istinat ayakları, camekan şekilli dikey açıklıklı
merdiven penceresi de yapı tarzına yabancı ise de esas görünümü
zorlamamaktadır. Merdiven pencerelerinden görülen renkli çakıl
taşlı zemin mozaiki, eski dönemin bir anısı olarak duruyor.

Zemin kat planı

İkinci kat planı
Fethi Paşa’dan önceki sahibi İsmet Bey’in bir çeşmesi var;
kitabesi yalının bahçesinde duruyor idi ki üzerindeki tarih 1812
(1227)dir, ondan yıllarca önce de yalının ilk temellerini atmış
olabilir?
Daha öncesinde Mihrimah Sultan torunu kocasına ait Şeyhülislâm
Yalısı adı geçmekte ise de Fethi Paşa Yalısı ile bağlantısı
halen belirsizdir.” Behçet Ünsal
Denizce

|