e-mail    
denizce@denizce.com
 





  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Caner Erdem
Classic Power B.
D-5
Kd.Ereğli Ekibi
Nerden..Nereye..
Modelc.veÇocuk
Model Pirat
   Çocuklarımız ve Modelcilik

Ahmet Serim   

 


Merhaba. Sizlerle bu defa, daha önce Yelken Dünyası dergisinde yayınlanmış bir yazımın tekraren yazılması ile görüşüyoruz. İşlerin ve iş dışı faaliyetlerin yoğunluğundan, yine de pek zamanım yok, ancak her zaman "Gönlümde Yatan Bir Aslan" ı anlatmak için, bir dergi sayfalarında okuyucuyla buluşmak için, yine bilgisayar tuşlarına saldırdım (biz galiba eskiden kalem diye bir şeye saldırırdık!). 

Tekne modelciliğine ilgi duyanların izleyebilecekleri en renkli dergi olan Marine Modelling dergisinin (İngiltere ve Amerika'da basılır, 80.000'in üzerinde okuyucusu vardır, ara sıra bizden haberler ve resimler de verir) bir sayısında, 6 yaşında bir kız çocuğunun hevesini, ilgisini ve becerisini anlatan, yaptığı modeli ve bazı özelliklerini veren bir yazı yayınlanmıştı.  

Öteden beri, denizcilik, yelkencilik ve modelcilik konularında (haklı olarak) savunduğum bazı anafikirler vardır. Sıkılmayacağınızı umarak, bazı örnekler vereyim :  

Denizcilik : Halkın, bu gün orta direk denilen, az ve orta gelirli vatandaşların, bilhassa ailelerin, en basit deniz aracı olup çok işe yarayan sandal'lara sahip olması ve kullanması ile yayılır. Yaşı müsait olanlar hatırlarlar, 25-30 yıl önce, Kalamış Koyu'nda hafta içinde 100-200 sandal, hafta sonunda 250-300 olarak denizi doldururlardı. Balığa da, şimdiki gibi motor cruiser'ler veya yelkenli hiç ambardan çıkmayan yelkenli yatlar yerine, sandallarla çıkılırdı. Bu saptama, nostaljik bir yaklaşım değil, gerilememizin bir belgelenmesidir.  

Yelkencilik : Başladığı günlerden bu günlere toplam sporcu sayısı, bir zamanların "Okul İçi" Optimist'çileri dahil, bir kaç bini geçmeyen yelken (R.C.Ü., kulakların çınlasın), bu gün, çok hevesli bazı ana babaların çabaları ve gerçekten meraklı az sayıda sporcu ruhlu kişilerin uğraşları dışında, dış seyahat imkanı ve kulüplere girme yolu olarak görülmekte, amatör sporlara dirsek çeviren medya tarafından da erişilmez ve acayip bir uğraş olarak algılanmaktadır.  

Modelcilik : Eğitim yaşantısının ilk günlerinden, yaşamının sonuna kadar, her insanın, günün en az 1/3'ünü kapsayan iş veya eğitim uğraşlarının yanı sıra, bir merakı ve özel uğraşı olmasına, Hobby adı veriliyor. Bunun en yaygın bir türü de, Modelcilik'tir.  
 

  Modellerin Minyatür Dünyası    

Modelcilik, çoğunlukla hiçbir zaman sahip olamayacağımız şeylerin var edildiği, gerçekten bizim, hatta emeğimizin ürünü olan minyatür ve sevimli bir dünya yaratır. Yaş, cinsiyet, milliyet, dil, hatta bir yere kadar parasal imkanlar, ayırım yaratmaz. Yalnız yaş ilerledikçe, ciddiyet ve dikkat artar. Bu gün bir "Barbie evi ve eşyaları", her yaştan bayanlar için bir oyuncak olduğu kadar, bir model merakıdır da. 

Bahçesine No:1 demiryolu rayları (ray aralığı 45 mm. olan 1/32 ölçekli araçlara sahip) döşeyerek kendi demiryolu dünyasını kuran bir emekli ile, 15 yaşında kendi uçağını uzaktan kumanda ile uçuran bir genç, aynı zevki paylaşıyorlardır.  

Modelcilik yapan bir insan, konuya ilişkin yayınları izler, planlar yapar, çalışır çabalar. Boş vakitlerini yararsız hatta zararlı işlerle israf etmez. Bu günün gençliğine : "Boş vakitlerini nasıl değerlendiriyorsun ?" diye sorduğunuzda, aldığımız cevap % 99,99 "Kitap okurum, müzik dinlerim, gezerim !" şeklinde olur. Birazcık eşeleyin, mesela son okuduğu 3 kitabın adını ve konusunu sorun. Yanıt yoktur. Kalitesi malum pop-arabesk müzik dışında, yine müzik konusunda bir detaylı açıklama gelmeyecektir. Gezilen yerler ise, moda olan bar ve disko'lar dışında, bir de yazın 15-20 gün gidilen tatil yerleri dışında bir yerler değildir. Yani gençlerimizin büyük çoğunluğu, boş vakitlerini ziyan etmektedir.
 

  Çocuklara Eğilmenin Yolları   

Hobilerin bir kısmı, resim, müzik gibi, sanat dallarına girer ve özel eğitimin yanı sıra, yetenek de gerektirir. Bu gibi konulara yönelecek çocuklar, zaten daha ufacık yaşlarda bunu belli ederler. Bu yüzden, böyle konulara eğilmemiş küçükleri ele almak gerekmektedir.

İlk yapılacak iş, küçüğün bir model yapmaya hevesi olup olmadığını, kendisi ile rahatça konuşup anlamaktır. Büyük çoğunlukla bunu istemektedirler, çünkü her insanın içinde eser yaratmak duygusu vardır. Özelllikle, takıldığı yerlerde kendisine yardımcı olacağınız sözünü verin ve bu sözü mutlaka yerine getirin. Aksi halde kendinize güvensizlik ve küçük bir ruhta büyük bir hayal kırıklığı yaratırsınız, bu da ömür boyu sürebilir.

İkinci olarak, nasıl bir model seçileceğine, yine olabildiğince birlikte karar verin. Benim burada tavsiye edeceğim, basit tekne modelleridir. Çünkü yapım basitliği ve kolaylıkları yanı sıra, gerektiğinde yapım sırasında, özellikle yapım bitince hemen, banyo küvetinde veya mevcut bir havuzda denenebilir.

 

  Model Seçim Kriterleri 

  1. Hızlı montaj: Modelin tüm işleri, en kısa zamanda bitirilebilmelidir. Akşamları yemeklerden sonra çalışma yapıldığı varsayılarak, birer-ikişer saati geçmeyen 3 veya 4 çalışma sonunda tamamlanmalıdır. Daha uzun süreler, çocuğu yoracağı, uyku saatini geçirebileceği gibi, sıkılmaya başlamasına da yol açar, ilgi ve dikkati dağılır.

  2. Erken sonuç: İlk çalışma sonunda, en azından teknenin formu ortaya çıkmış olmalı, çocuk tarafından bir sonuç görülmelidir. Bu onun kuşkusunu giderecek ve daha ince çalışmalar için kendisine güvenini arttıracaktır.

  3. Yapısal basitlik: Bunu kendi kendinize defalarca yineleyin. Son karar anında da tekrarlayın. Unutmayın, amaç çocuğun ilk modelini yapmasıdır, her türlü zor parça ve teknikten kaçınmalısınız.

  4. Ölçek, ölçü ve benzeri dertler: Bunlardan kesinlikle kaçının. Sonuçta ortaya çıkan, normal insanlar tarafından bir tekne olarak algılanabiliyorsa, yeterlidir ve amacına ulaşmıştır.
    Bu özelliklere uyan en uygun modeller, ülkemizde ne yazık ki az sayıda bulunan model mağazalarında, talep çok az olduğu için az bulunan,
    Robbe, Graupner gibi dünya çapındaki markaların çocuklar için hazırladıkları basit modellerdir. Ayrıca, gelecek yazılarımızda, bazı basit modellerin 1/1 olmasa bile, ölçekli resimlerini verip, malzeme listesi ile yapılış tariflerini vermek istiyorum. Bunların gerekebilecek özel malzemelerini de yine bu mağazalarda bulabilirsiniz.

  Çalışma Ortamı ve Aletler   

Çocuklarla model çalışmaları yapmak için en uygun yer, kuşkusuz çocuğun kendi odasıdır. Yapacağımız model çok büyük bir yer kaplamayacağı ve az parçalı olacağı için, normalde 50cm x 70cm gibi bir tahta veya kalın kontrplak yüzey, işinizi rahatlıkla görebilecektir. Bu şekilde çocuğun masasının üzeri kirlenip çizilmeyeceği gibi, işe ara verildiğinde, bu tahta ve üzerindekiler, olduğu gibi bir rafa veya dolap üzerine kaldırılarak düzen sağlanmış olur.

Ancak kullanılan tutkalların çoğu ve boya, macun gibi malzemeler rahatsız edici ve hatta zehirleyici koku ve buharlar çıkartırlar. Bu nedenle, bu gibi faaliyetin mutfakta veya balkonda yapılması tercih edilmeli, çocuğun rahatsız olmaması sağlanmalıdır.

Seçeceğiniz modelin kutu şeklinde satılan bir (plastik) model olmasının bir yararı da, çocuğun matkap, tornavida, pense, maket bıçağı ve fırça gibi aletleri en az miktarda kullanmak zorunda kalmasıdır. Aslında, çocukları bu uğraşa sokmanın amaçlarından birisi de, el becerileri edinmeleridir.

Çocuk, kendi eserini yaratırken, bu gibi muhtelif aletleri az da olsa kullanmak zorundadır ve siz de bu aletlerin kullanılmasını gösterip, tedbirli olmasını sağlayacak ve sürekli denetleyeceksiniz. Bu sayede çocuğun becerisi çok artacak, özellikle duyu organları, beyin ve el arasındaki ilişkiler çok gelişecektir. Unutmayın ki, son yıllarda bazı yelkenci çocuklar ve gençler arasında, bir parçayı tekneye monte edebilmek için, ağaç vidasını çekiçle çakmaya kalkışanları defalarca gördüm. Bu üstün beceriyi, genellikle evlerinde mobilya montajı yapan bazı uzmanlarda (!) gördüklerini de biliyorum: Mesela 3'erden 6 vida deliği olan iki menteşe ile takılan, sunta üzeri kaplama esaslı bir dolap kapağını, genellikle bir yana 2, diğer yana tek paslanır demir vida ile monte eden (usta veya kalfa diyemiyorum) uzman kişiler, zaten daha ziyade çiviyi andıran, başlarındaki yarık genelde deforme olmuş acayip vidaları, vidalayamadıkları için, kolayca ufalanan suntaya çekiçle sokuyorlar. Tabii bir nedenle kapağı sökerseniz, delikler yalama, neyse ki, kullanılmamış delikler var!


  Bazı Tavsiyeler 

  1. Elinizdeki malzemenin bir kısmı, planlardaki ölçü ve şekillerden farklı olabilir. Dert etmeden, işinizi görecek şekilde elden geçirilip monte edilmesini sağlayın.

  2. Teknenin kurulmasında, bodoslama gibi bazı kısımlar, zorluk arzedebilir. Yardım etmeniz gerekse bile, modeli yapanın çocuk olduğunu unutmayın ve sadece yardımcı olun.

  3. Renk seçiminde, her rengin kullanılabileceğini göz önünde bulundurun ve çocuğun kendi seçtiği renkleri (ve desenleri, süslemeleri) kullanmasında serbest bırakın. Aynı şey, isim vermek için de geçerlidir.

  4. Teknenin boyanmasının, aynı zamanda suya karşı izole etmek olduğunu izah edin ve teknenin çıplak halde (plastik olması dışında) suya konmaması gerektiğini anlatın. Gerekirse, çıplak bir tahtayı suya sokarak, nasıl ıslanıp su çektiğini gösterin.

  5. Evin banyosundaki denemelerden sonra, biten modeli yüzdürmek için, bir havuzu tercih edin. Burada tekne başını alıp gidemez, bir kaza olup batsa bile, kolayca alınır. Ayrıca deniz suyunun tahribatından da korunmuş olur.

  6. Eğer radyo kontrollü bir model seçtiyseniz, elektroniklerin yerlerine monte edilmelerinden önce, açıkta çalıştırarak fonksiyonlarını gösterin ve basitçe izah edin. Küçük çocuklar dahi, sebep-sonuç ilişkilerini kullanarak, bunların çalışmalarını, tekniğini bilmemelerine rağmen, anlamaktadırlar.


Ahmet Serim'e Teşekkürlerimizle
Denizce

31.01.2003