| |
Merhaba.
Sizlerle bu defa, daha önce Yelken Dünyası dergisinde
yayınlanmış bir yazımın tekraren yazılması ile görüşüyoruz.
İşlerin ve iş dışı faaliyetlerin yoğunluğundan, yine de pek
zamanım yok, ancak her zaman "Gönlümde Yatan Bir Aslan" ı
anlatmak için, bir dergi sayfalarında okuyucuyla buluşmak için,
yine bilgisayar tuşlarına saldırdım (biz galiba eskiden kalem
diye bir şeye saldırırdık!).
Tekne modelciliğine
ilgi duyanların izleyebilecekleri en renkli dergi olan
Marine Modelling dergisinin
(İngiltere ve Amerika'da basılır, 80.000'in üzerinde okuyucusu
vardır, ara sıra bizden haberler ve resimler de verir) bir
sayısında, 6 yaşında bir kız çocuğunun hevesini, ilgisini ve
becerisini anlatan, yaptığı modeli ve bazı özelliklerini veren
bir yazı yayınlanmıştı.
Öteden beri,
denizcilik, yelkencilik ve modelcilik konularında (haklı olarak)
savunduğum bazı anafikirler vardır. Sıkılmayacağınızı umarak,
bazı örnekler vereyim :
Denizcilik : Halkın, bu gün
orta direk denilen, az ve orta gelirli vatandaşların, bilhassa
ailelerin, en basit deniz aracı olup çok işe yarayan
sandal'lara sahip olması ve
kullanması ile yayılır. Yaşı müsait olanlar hatırlarlar, 25-30
yıl önce, Kalamış Koyu'nda hafta içinde 100-200 sandal, hafta
sonunda 250-300 olarak denizi doldururlardı. Balığa da, şimdiki
gibi motor cruiser'ler veya yelkenli hiç ambardan çıkmayan
yelkenli yatlar yerine, sandallarla çıkılırdı. Bu saptama,
nostaljik bir yaklaşım değil, gerilememizin bir belgelenmesidir.
Yelkencilik : Başladığı
günlerden bu günlere toplam sporcu sayısı, bir zamanların "Okul
İçi" Optimist'çileri dahil, bir kaç bini geçmeyen
yelken (R.C.Ü., kulakların çınlasın), bu gün, çok hevesli bazı
ana babaların çabaları ve gerçekten meraklı az sayıda sporcu
ruhlu kişilerin uğraşları dışında, dış seyahat imkanı ve
kulüplere girme yolu olarak görülmekte, amatör sporlara dirsek
çeviren medya tarafından da erişilmez ve acayip bir uğraş olarak
algılanmaktadır.
Modelcilik : Eğitim
yaşantısının ilk günlerinden, yaşamının sonuna kadar, her
insanın, günün en az 1/3'ünü kapsayan iş veya eğitim
uğraşlarının yanı sıra, bir merakı ve özel uğraşı olmasına,
Hobby adı veriliyor. Bunun
en yaygın bir türü de, Modelcilik'tir.
Modellerin
Minyatür Dünyası
Modelcilik,
çoğunlukla hiçbir zaman sahip olamayacağımız şeylerin var
edildiği, gerçekten bizim, hatta emeğimizin ürünü olan minyatür
ve sevimli bir dünya yaratır. Yaş, cinsiyet, milliyet, dil,
hatta bir yere kadar parasal imkanlar, ayırım yaratmaz. Yalnız
yaş ilerledikçe, ciddiyet ve dikkat artar. Bu gün bir "Barbie
evi ve eşyaları", her yaştan bayanlar için bir oyuncak olduğu
kadar, bir model merakıdır da.
Bahçesine No:1
demiryolu rayları (ray aralığı 45 mm. olan 1/32 ölçekli araçlara
sahip) döşeyerek kendi demiryolu dünyasını kuran bir emekli ile,
15 yaşında kendi uçağını uzaktan kumanda ile uçuran bir genç,
aynı zevki paylaşıyorlardır.
Modelcilik yapan bir
insan, konuya ilişkin yayınları izler, planlar yapar, çalışır
çabalar. Boş vakitlerini yararsız hatta zararlı işlerle israf
etmez. Bu günün gençliğine : "Boş vakitlerini nasıl
değerlendiriyorsun ?" diye sorduğunuzda, aldığımız cevap % 99,99
"Kitap okurum, müzik dinlerim, gezerim !" şeklinde olur.
Birazcık eşeleyin, mesela son okuduğu 3 kitabın adını ve
konusunu sorun. Yanıt yoktur. Kalitesi malum pop-arabesk müzik
dışında, yine müzik konusunda bir detaylı açıklama
gelmeyecektir. Gezilen yerler ise, moda olan bar ve disko'lar
dışında, bir de yazın 15-20 gün gidilen tatil yerleri dışında
bir yerler değildir. Yani gençlerimizin büyük çoğunluğu, boş
vakitlerini ziyan etmektedir.
Çocuklara
Eğilmenin Yolları
Hobilerin bir kısmı,
resim, müzik gibi, sanat dallarına girer ve özel eğitimin yanı
sıra, yetenek de gerektirir. Bu gibi konulara yönelecek
çocuklar, zaten daha ufacık yaşlarda bunu belli ederler. Bu
yüzden, böyle konulara eğilmemiş küçükleri ele almak
gerekmektedir.
İlk yapılacak iş,
küçüğün bir model yapmaya hevesi olup olmadığını, kendisi ile
rahatça konuşup anlamaktır. Büyük çoğunlukla bunu
istemektedirler, çünkü her insanın içinde eser yaratmak duygusu
vardır. Özelllikle, takıldığı yerlerde kendisine yardımcı
olacağınız sözünü verin ve bu sözü mutlaka yerine getirin. Aksi
halde kendinize güvensizlik ve küçük bir ruhta büyük bir hayal
kırıklığı yaratırsınız, bu da ömür boyu sürebilir.
İkinci olarak, nasıl
bir model seçileceğine, yine olabildiğince birlikte karar verin.
Benim burada tavsiye edeceğim, basit tekne modelleridir. Çünkü
yapım basitliği ve kolaylıkları yanı sıra, gerektiğinde yapım
sırasında, özellikle yapım bitince hemen, banyo küvetinde veya
mevcut bir havuzda denenebilir.
Model Seçim Kriterleri
-
Hızlı montaj:
Modelin tüm işleri, en kısa
zamanda bitirilebilmelidir. Akşamları yemeklerden sonra çalışma
yapıldığı varsayılarak, birer-ikişer saati geçmeyen 3 veya 4
çalışma sonunda tamamlanmalıdır. Daha uzun süreler, çocuğu
yoracağı, uyku saatini geçirebileceği gibi, sıkılmaya
başlamasına da yol açar, ilgi ve dikkati dağılır.
-
Erken sonuç:
İlk çalışma sonunda, en azından
teknenin formu ortaya çıkmış olmalı, çocuk tarafından bir sonuç
görülmelidir. Bu onun kuşkusunu giderecek ve daha ince
çalışmalar için kendisine güvenini arttıracaktır.
-
Yapısal basitlik:
Bunu kendi kendinize defalarca
yineleyin. Son karar anında da tekrarlayın. Unutmayın, amaç
çocuğun ilk modelini yapmasıdır, her türlü zor parça ve
teknikten kaçınmalısınız.
-
Ölçek, ölçü ve benzeri dertler:
Bunlardan kesinlikle kaçının.
Sonuçta ortaya çıkan, normal insanlar tarafından bir tekne
olarak algılanabiliyorsa, yeterlidir ve amacına ulaşmıştır.
Bu özelliklere uyan en uygun modeller, ülkemizde ne yazık ki az
sayıda bulunan model mağazalarında, talep çok az olduğu için az
bulunan, Robbe,
Graupner
gibi dünya çapındaki markaların çocuklar için hazırladıkları
basit modellerdir. Ayrıca, gelecek yazılarımızda, bazı basit
modellerin 1/1 olmasa bile, ölçekli resimlerini verip, malzeme
listesi ile yapılış tariflerini vermek istiyorum. Bunların
gerekebilecek özel malzemelerini de yine bu mağazalarda
bulabilirsiniz.
Çalışma Ortamı ve Aletler
Çocuklarla model çalışmaları yapmak için en uygun yer, kuşkusuz
çocuğun kendi odasıdır. Yapacağımız model çok büyük bir yer
kaplamayacağı ve az parçalı olacağı için, normalde 50cm x 70cm
gibi bir tahta veya kalın kontrplak yüzey, işinizi rahatlıkla
görebilecektir. Bu şekilde çocuğun masasının üzeri kirlenip
çizilmeyeceği gibi, işe ara verildiğinde, bu tahta ve
üzerindekiler, olduğu gibi bir rafa veya dolap üzerine
kaldırılarak düzen sağlanmış olur.
Ancak kullanılan tutkalların çoğu ve boya, macun gibi malzemeler
rahatsız edici ve hatta zehirleyici koku ve buharlar
çıkartırlar. Bu nedenle, bu gibi faaliyetin mutfakta veya
balkonda yapılması tercih edilmeli, çocuğun rahatsız olmaması
sağlanmalıdır.
Seçeceğiniz modelin kutu şeklinde satılan bir (plastik) model
olmasının bir yararı da, çocuğun matkap, tornavida, pense, maket
bıçağı ve fırça gibi aletleri en az miktarda kullanmak zorunda
kalmasıdır. Aslında, çocukları bu uğraşa sokmanın amaçlarından
birisi de, el becerileri edinmeleridir.
Çocuk, kendi eserini yaratırken, bu gibi muhtelif aletleri az da
olsa kullanmak zorundadır ve siz de bu aletlerin kullanılmasını
gösterip, tedbirli olmasını sağlayacak ve sürekli
denetleyeceksiniz. Bu sayede çocuğun becerisi çok artacak,
özellikle duyu organları, beyin ve el arasındaki ilişkiler çok
gelişecektir. Unutmayın ki, son yıllarda bazı yelkenci çocuklar
ve gençler arasında, bir parçayı tekneye monte edebilmek için,
ağaç vidasını çekiçle çakmaya kalkışanları defalarca gördüm. Bu
üstün beceriyi, genellikle evlerinde mobilya montajı yapan bazı
uzmanlarda (!) gördüklerini de biliyorum: Mesela 3'erden 6 vida
deliği olan iki menteşe ile takılan, sunta üzeri kaplama esaslı
bir dolap kapağını, genellikle bir yana 2, diğer yana tek
paslanır demir vida ile monte eden (usta veya kalfa diyemiyorum)
uzman kişiler, zaten daha ziyade çiviyi andıran, başlarındaki
yarık genelde deforme olmuş acayip vidaları, vidalayamadıkları
için, kolayca ufalanan suntaya çekiçle sokuyorlar. Tabii bir
nedenle kapağı sökerseniz, delikler yalama, neyse ki,
kullanılmamış delikler var!
Bazı Tavsiyeler
-
Elinizdeki malzemenin bir kısmı, planlardaki ölçü ve şekillerden
farklı olabilir. Dert etmeden, işinizi görecek şekilde elden
geçirilip monte edilmesini sağlayın.
-
Teknenin kurulmasında, bodoslama gibi bazı kısımlar, zorluk
arzedebilir. Yardım etmeniz gerekse bile, modeli yapanın çocuk
olduğunu unutmayın ve sadece yardımcı olun.
-
Renk seçiminde, her rengin kullanılabileceğini göz önünde
bulundurun ve çocuğun kendi seçtiği renkleri (ve desenleri,
süslemeleri) kullanmasında serbest bırakın. Aynı şey, isim
vermek için de geçerlidir.
-
Teknenin boyanmasının, aynı zamanda suya karşı izole etmek
olduğunu izah edin ve teknenin çıplak halde (plastik olması
dışında) suya konmaması gerektiğini anlatın. Gerekirse, çıplak
bir tahtayı suya sokarak, nasıl ıslanıp su çektiğini gösterin.
-
Evin banyosundaki denemelerden sonra, biten modeli yüzdürmek
için, bir havuzu tercih edin. Burada tekne başını alıp gidemez,
bir kaza olup batsa bile, kolayca alınır. Ayrıca deniz suyunun
tahribatından da korunmuş olur.
-
Eğer radyo kontrollü bir model seçtiyseniz, elektroniklerin
yerlerine monte edilmelerinden önce, açıkta çalıştırarak
fonksiyonlarını gösterin ve basitçe izah edin. Küçük çocuklar
dahi, sebep-sonuç ilişkilerini kullanarak, bunların
çalışmalarını, tekniğini bilmemelerine rağmen, anlamaktadırlar.
Ahmet Serim'e
Teşekkürlerimizle
Denizce

31.01.2003
|
|