| |
Önce
Biraz Nostalji
Yıl 1954 veya 55... Kumanda edilebilen modeller dünyada bile
çok az ve çok pahalı. Şimdinin sistemleri hayal bile edilemiyor,
çünkü transistör ancak çok özel laboratuarlarda denenen bir
malzeme, entegre devre denilen ürünler sadece hayal. Mevcut
kumandalar tek kanal ve radyo lambaları ile yapılan ender, ağır
ve pahalı nesneler, ülkemize gelmesi bile söz konusu değil.
Zaten hem ünlü telsiz kanununa göre yasak, hem de toplu iğnenin
bile ithal edildiği o dönemde hemen hemen imkansız. Her sene
bilhassa ilkokullarda kutlanan “Yerli Malları” haftalarında
sadece incir, kuru üzüm, başka meyvalar (çoğunlukla kuru) ve
üretimine yeni başlanan basit tekstil ürünleri (kaput bezi,
pazen, amerikan gibi) var, böyle ileri teknoloji ürünleri ancak
ithal edilip çok önemli kurumlara veriliyor.
Elinden çok iyi iş gelebilen rahmetli babam, o sırada yüzme
sporu yanı sıra yelken de yapıyor. Denizcilik Bankası, o dönemin
en güçlü bankalarından biri. O dönemin şehir hatları gemileri,
limanlar, tersaneler ve diğer gemiler ile başka denizcilik
işleri o bankaya bağlı, Moda iskelesi yanı gibi çeşitli limanlık
yerlerde bulunup kullanılan “Deniz Evleri” de bankanın
ikramiyeleri arasında. Bir şat gövdesi üzerine kurulu evlerin,
yani bu deniz karavanlarının, her tür konforu ve gereksinimi
karşılanmış, aileler ve emekliler rahatça kalıyorlar. İşte
babam, bu bankanın yapıp kulüp ve kurumlara dağıttığı 12 m2
şarpilerden bir kısmını Kadıköy Halkevi (Şimdiki Kadıköy
Adliyesi A Binası) arazisinde, arka bahçeye atılı keşfetmiş,
birini elden geçirip donatmış (Diğer birini de rahmetli Erdoğan
Arsal donatmıştı), yelken yapıyor.
Ben de “Ben de yelken yapacağım!” şeklinde tutturmaya devam
ediyorum. Daha önce de tuttururmuşum, hatta 3-4 yaşlarındayken
bir gün, o sırada kullandığı Moda Spor (yaa o kulüp te zamanında
deniz sporları yapardı, hatta yüzme, atlama ve sutopu dallarında
pek çok Türkiye Şampiyonlukları ve Şampiyonları vardı!)
Piratını sırf ana yelkenle donatıp vermiş. Kendisi de annemle
beraber motorlu sandalımızla benim yanımda gidermiş. Ben de uzun
süre Moda önünde apaz apaz gidip gelmişim. Ne yazık ki o dönemde
Optimist Florida’da daha yeni icat ediliyor. Daha Danimarka’da
geliştirilecek, sonra da 1968'de Türkiye’ye girip ilk ve basit
örnekleri yapılıp tüm ülkeye 1969'un son aylarında dağıtılacak
(ilk Optimist’leri de gene Denizcilik Bankası yaptıydı). İçinde
benim de yer alacağım bu büyük faaliyete daha yıllar var.
Rahmetli bakmış benden kurtuluş yok, bir gün başa bir dert
getireceğim, beni avutup meşgul etmek için bir model tekne
yapmış. Altı V-bottom olan tekne tamamen kapalı. Tek direk ve
civadralı, bir ana yelkeni bir de floğu var. Ana yelken bir
rayda gezebilen bir tek ipli iskotaya sahip. Flok ıskotası ise
güvertedeki iki köprü çivi içinden geçerek sancak veya iskele
kontralara kendiliğinden ayarlanan loop şeklinde bir başka ip.
Teknenin pruvası, kıç aynası, bordaları dümdüz aşağı inip
karinaya kavuşuyor. Ama 2-3 cm kadar bir su kesimi var. Karina
derinliği de 6-7 cm. Bir de tam yerini bulmuş, hücum kenarı
düşey, firar kenarı eğik, üst uzunluğu 20-25 cm, alt uzunluğu
12-15 cm, kalın alüminyumdan sabit omurgası var. Bununla çektiği
su 30 cm kadar oluyor. Alt ucunda, her iki yana sıkıca
perçinlenmiş yassı kurşundan şeritler var. Direk yüksekliği 1
metre kadar, tekne boyu 60-70 cm gibi. Su kesimi kırmızı boyalı,
bordalar ve güverte beyaz. Tekne hatırladığım kadarıyla hiç su
yapmadı (ama hiç açıkta, hava şartlarında kalmadı).
Tekne ile yıllarca çok severek oynadım. Hala hayıflanırım ki
saklamadım, ilkokuldan sonra bir komşu çocuğa hediye ettim
(eskinin güzel hatıralarından saklamadıklarınızı düşünüp siz de
bir pişmanlık yaşayın bakalım). Kim bilir ne oldu? Her halde
kırmışlar veya atmışlardır. Sanırım ilkokul 4. sınıfta iken
okuduğum ve çok hoşlandığım Jules Verne eserlerinden Kaptan
Grant’ın Çocukları ve Esrarlı Ada’da adı geçen “DUNCAN” yatının
ismini de verdim idi. Çocukluk işte, şimdi olsa “ERTUĞRUL” veya
“SÖĞÜT” adlarını daha uygun bulurum.
Bu tekneyi denize koyarken civadranın ucuna uzun bir sicim
(uçurtma iplerimden biri) bağlar ve öyle bırakırdım. Tekne
dümeni olmamasına rağmen hemen apaza döner ve süratle
uzaklaşırdı. İpin sonuna gelince (veya elle kuvvetle çekince)
bir tramola atar ve ters kontrada aynı gittiği yolu geriye
gelirdi (genellikle bıraktığım yere ve elime). Kalamış (veya
Moda) Koyunun normal dalga ve soluganlarından hiç etkilenmezdi.
Kısacası
eski tabirle “çok iyi oturmuş” ve tam tabiriyle “denizci” güzel
bir tekne idi. Umarım kaderi de beklentime karşın iyi olmuştur.
Internet’te Gezerken

İnternette gezinip yelken ve model konularında yeni bir
şeyler ararken, geçenlerde çok değişik bir site,
http://www.seadercraft.com adresindeki Seadercraft firması
sitesine rastladım. Site, çok ilginç ve değişik bir konsepti ve
teknelerini tanıtıyordu: Gayet basit yapıdaki, tek veya çok
yelkeni olan tekneler, kıç tarafına konmuş bir mapadan geçen bir
ıskota ve ona bağlı ince bir ip (olta ipi) ile kıyıdaki
kullanıcıya bağlı, yelkenler bu iple ayarlanıyor ve tekne
yönlendiriliyor. Sitenin açılış sayfasında şu avantaj ve
özellikler sıralanmış:
Ø
Gerçekçi yelken
hareketleri olan model yelkenliler.
Ø
Kolay
nakledilir, çok uygun plaj arkadaşıdır.
Ø
İple kontrol edilen orijinal yelkenli modelleri.
Ø
Her yaşta,
çeşitli düzeylerde yapılabilir. Basit veya ileri seviyeli yelken
teknesi
tasarımları yaratabilirsiniz.
Ø
Eğitim ağırlıklı hobby ve el işi.
Ø
Düşük maliyetli
veya maliyetsizdir. Parçalar kolayca değişebilir.
Ø
Her ay
yenilikler (firmanın yayınladığı İnternet dergisi Fairlead’de).
Ø
Internet
üzerinden fikirler için kaynaklar, ücretsiz planlar.
Ø
Bir sloop,
schooner, ketch, yawl, cat, junk, dhow … her hangi bir baş-kıç
armalı
tekneyi donatabilir ve yüzdürebilirsiniz!
Bazı Tekneler
(Bilmeyenler
için, bu tekne tiplerinin Türkçe yazılışlarını ve armaların
özelliklerini sıralayalım:) Bunların hepsi baş-kıç veya yan
yelkenler tabir edilen yelkenlerle donatılmış armalardır. Ana
yelkenler (hatta arka direkteki ikinci yelkenler de üçgen=pena
veya randa (üst kenarında da bumba benzeri bir seren olan dört
köşeli yelkenler, genellikle uygun havalarda üzerine bir üçgen
yelken daha çekilirdi. Bu yelken ilk indirilen yelkendi. Randa
yelkenler şimdi pek yoktur. Ancak eski teknelerde ve resimlerde
vardır.) ve yerine göre Latin (oldukça yatık, iki kenarında
birer bumba veya seren olan yelken) yelken olabilir.
Slup, bir ana yelken bir de
ön yelkenden ibarettir. Çoğu modern tekne böyledir. Yarışan
sınıflardan Dragon, 470, Pirat, Laser 2 veya Laser 16, büyük
yatların çoğunluğu bunlardandır.
Uskuna, iki
direkte iki ana yelken, bir veya iki ön yelkeni vardır. Klasik
şeklinde arka direk daha uzundur. Veya iki direk hemen hemen
eşit boydadır. Yelkenleri genellikle randadır. Daha ziyade Kuzey
Amerika sularından ve balıkçılardan bilinir. Ülkemizde de İpar
teknesi uskuna idi. İlginç bir uskuna da birer kanat şekilli ve
ayarlanan direğinde sadece birer ana yelkeni olan HEEY yatı idi.
Keç, iki direk üzerinde iki
ana yelken bir veya iki ön yelkeni vardır. Arka yelken daha
küçüktür ve arka direk, dümen milinin önündedir. Eski
yatlarımızdan Keyfim, Mistral böyle armalıydı.
Yol, yine iki direk üzerinde
iki ana yelken bir veya iki ön yelkeni vardır. Arka yelken daha
küçüktür ve arka direk, dümen milinin arkasındadır. Yol isimli
yat, eski Kanat yatı böyle idi.
Ket, tek direği ve tek ana
yelkeni vardır. Ön yelkeni yoktur. Yarışan sınıflardan Optimist,
Laser Standart, Laser Radyal, Laser 4.7, Finn, Europe, eski
yatlardan Kilitbahir bu sınıfın güzel örnekleridir.
Junk, genellikle iki veya üç
direkli yüksek teknelerdir. Direklerinde öne taşan birer yelken
bulunur. Yelkenler boydan boya çıtalıdır. Daha ziyade Çin
denizlerinde bulunur, Uzak Doğu teknesidir. Ülkemizde bildiğim
örneği yoktur.
Doh, daha
ziyade 2 veya 3 direk üzerine basılan Latin yelkenleri vardır.
Ana vatanı Nil Nehridir. Arap kıyılarında da bulunur. Nil’deki
örnekleri, yüksekten esen rüzgarı alabilmek için daha yüksek
armalıdır. Ülkemizde bildiğim örneği yoktur.
Bu
sayılanlardan başka özellikle eski resimlerden bildiğimiz
Cutter=Kotra arma vardır. Büyük kısmı Randa ana yelkenli ve iki
ön yelkenlidir. Zaten bir ana yelken, iki ön yelken bu sınıfın
özelliğidir.
Bir başka ve
çok büyük tekne, doh’lara benzeyen armasıyla eski
kadırgalardır.
Barbaros döneminin gemileri olarak bilinirler. Çeşitli Türleri
vardır. Güzel bir örneği, MiniaTürk sularında seyretmektedir
(Başterde, Donanma Komutanı olan Kaptan-ı Derya’nın sancak
gemisi) .
Moda sandalı,
bildiğimiz baş-kıç bir sandala bir direk ve bir Latin yelken
takılarak oluşturulurdu. Daha 1950'lerde bile pek çok sandalın
yedek olarak tutulan veya sürekli kullanılan Latin yelkenleri
vardı. Çok iyi yelkenler babalarımız tarafından Moda iskelesi
üzerinde yere yayılarak kesilir ve evlerden birinde bir makine
ile düz dikişle dikilirdi. Yine babalarımız ve ağabeylerimizin
yelkenle ilk tanıştıkları ve ustalaştıkları ulusal önemi olan
bir türdür. İtalya, İspanya, Portekiz gibi ülkelerde, benzer
tekneler (içlerine beton ağırlıklar konarak) yıllık geleneksel
ve önemli yarışlar yaparlar. Yine benzer tekneler Yunan
sularında da vardır.
Taka.
Karadeniz’e özgü bu tekne, tüm kıyılarımızda yer alırdı.
Katlanan bir direği, bir ana yelkeni, bir ön yelkeni vardı.
1960'lı yıllarda, motora yardımcı olması ve denge sağlaması için
ana yelkenini açmış durumda, Moda önlerinden geçer, Pendik,
Tuzla, İzmit Körfezi gibi yerler ile İstanbul Limanı arasında
mekik dokurlardı. 1919-1922 arasında ise bazı örnekleri
Karadeniz’de önemli işler yapmışlardı. Özellikle Anadolu’ya
silah ve cephane kaçırılması Takalar ile gerçekleşiyordu.
Piyasada (model mağazaları ve hediyelik satan yerlerde) güzel ve
oldukça makul fiyatlı taka modelleri veya kitleri bulunmaktadır.
Son örneklerden birisi, TEKEL 15, Rahmi Koç Müzesinde
bulunmaktadır.
Çektirme.
Tırhandil’den türetilmiş başı kıçı yüksek ortada eğimli bordası
suya yakın (genellikle vardavela üzerinde bir branda şeritle
solugan girmesi önlenmiş) yuvarlak tekneli ve yarım cevize
benzer bu tekneler genellikle göz alıcı renklere boyalı olurdu.
Yine tek direk ve (özellikle kum çekenlerinde) kuvvetli bir
bumbası olurdu. Tek ana yelken ve floğunu onlar da motora
yardımcı ve denge için kullanırlardı. Tekelin çektirmeleri,
Rüsumat isimli Romen numaralı resmi tekneler (resmiler gri
boyalı olurdu) ve Haydarpaşa’da duran rengarenk çektirmeler son
aklımda kalanlar. Daha önceleri, 1960'lı yıllarda, kulübün
bumbası başka işle meşgulse veya ilgili kimse yoksa, yatları
götürür, Kurbağalı Dere’de kum boşaltan çektirmelerin ırgatları
ve bumbaları yardımıyla direk indirir veya dikerdik.
Tırhandil.
Akdeniz ve çevre denizlerin bu özgün teknesi, çoğunlukla tek
direk ve randa ana yelkenli, genellikle bir veya iki ön yelkenli
olur. Süngercilerin ve balıkçıların vazgeçilmez, denizci ve
rahat aracıdır. Meraklıları, İstanbul ve İzmir başta, her yerde
kullanırlar. Geniş kamara üstü sayesinde, turistik amaçlar
dahil, her türlü iş için kullanılır.
Bütün bu teknelerin modellerini yapabilirsiniz. Detay ve
hassasiyet isteğe bağlıdır. İpli sistemin amacı, ucuz ve basit
tekneleri yine ucuz ve basit bir yöntemle, kaybetme ve batma
korkusu olmadan, kıyıdan yelkenle seyrettirmektir.

Amerika’daki üreticinin
Mk I ve Mk II
kitleri iki ayrı tekne tipiyle yapılmaktadır: Kıç aynalı ve baş
kıç bir. Kitler ayrıca “komple kit” veya daha ucuz olan “bare
boat” şeklindedir. Çok gövdeli tekne kiti, yani dinamik Mk III
bir trimaran veya Polinezya tekneleri gibi bir yanda denge
tekneciği ile kurulabilmektedir!
Tabii kendi
teknenizi tasarlayıp kurmanız ve donatmanız da olasıdır.
|

 |
|
İpli Kontrolün Esası
Aşağıda sıraladıklarımı yaptığınız zaman,
daha önceden yelken hakkında bir fikriniz olmasa bile yelken
teknesi tasarımı, donatımı ve kullanımı hakkında bir çok
bilgi sahibi olacaksınız.
Önceden yelken ve model yelken yapmış iseniz
de bu hobby ve el işleri sayesinde deneyimlerinizi
arttıracak ve kendinizi sınamak imkanı bulacaksınız.
Tekne ve arma için temel bilgileri edindikten ve ucuz
malzemeleri bulup üretimi tamamladıktan sonra işin eğlenceli
bölümü gelecek.
Havadaki uçutma ne ise, tekneniz de denizde o olacaktır.
Üretiminizi sahile götürün ve deneyin. Özellikle bacaklarınızı
suya sokarsanız, yakın mesafede olsun veya onlarca metre
mesafede, tekneniz kontrolünüz altında olacaktır. İpli kontrol
sistemi çok basittir. Yelkenlerin durumunu kontrol ederken, aynı
zamanda tekneni yönünü de belirlersiniz. |
|
 |
|
 |
Havuzlarda veya denizlerde gördüğünüz radyo kontrollü
teknelerden farklı olarak, tekneniz ağırlığı olmayan bir salma
omurgaya sahiptir. Bu nedenle teknenizin yelken planını gövdeye
çok iyi uyumlu yapmanız lazım. Ağır bir kütle taşımadıkları için
kolaylıkla hızlanırlar. Ancak limitleri aşıp tekne devrilirse
telaş etmenize gerek yok. İple size bağlı olduğu için kolaylıkla
kurtarabilir ve geriye getirebilirsiniz. Bu size ancak deneyim
kazandırır.
Bu
model yelken teknesi kullanımı yöntemi, yelkenlerin pozisyonunu
ve dolayısıyle teknenin gidiş yönünü kontrole imkan veren
direkt, basit ve çok ucuz bir yöntemdir. Su içindeki, yana
kaymaya direnen yüzeyleri, yelken alanı ve bu yelkenlerin
tekneye etki ettiği merkezlerin konumu arasındaki ilişki ve
denge sayesinde tekne dümeni olmamasına rağmen
yönlenebilmektedir. Benim çocukluk modelimde bu ayarların tümü
sabitti ve tekne her iki kontrada sadece apaz gidebiliyordu.
Binalar daha az olduğu için o zamanlar çok daha düzgün esen o
rüzgarlarda, esen rüzgarla 90 derece açı ile gidip cıvadrasına
bağlı ipi bitince bir tramola atıyor ve tam 180 derece geriye
dönüyor, rüzgarla yine 90 derece açı yaparak (bu sefer diğer
bordadan alarak) suya ilk konduğu yere geri geliyordu. Yani çok
hassas ve mükemmel bir apaz trimi vardı.

Bir
yelken teknesi, esas unsurları olan rüzgar ve su içinde
ıskotalarıyla yelkenlerini ayarlar ve yol alır, dümenle ise
rotasını denetim altında tutar.
Tarif edilen basit modellerde ise kontrol ipi (genellikle bir
olta misinasıdır) uzatılmış bir ıskota görevi görmektedir.
Kontrol ipinin sarıldığı çubuk veya makara bir elde tutulup
gereği kadar miktar ve süratle salınmaktadır (tabir caizse
kalama verilmektedir), diğer el de gerginliği kontrol
etmektedir.
|


Görüldüğü gibi, her yelkene kumanda
eden basit
ıskotalar birleşip mapadan birlikte geçmektedir ve
aynı kumanda her yelkene etki yapmaktadır. |
|
Ana yelken ıskotası, kıç tarafta bulunan bir mapadan (basit
bir vidalı halka) geçerek kontrol ipine bağlanmaktadır. Bu
bağlantı için genellikle bir kasa yapılmakta, kontrol için
kullanılan olta misinasının ucunda da fırdöndülü bir agraf
bulunmakta ve farklı tekneler kullanılıyorsa değiştirme
kolayca yapılmaktadır. Genellikle çok yelkeni olan tekneler
kullanıldığında, diğer yelkenlerin ıskotaları da ana yelken
ıskotasına irtibatlı olmaktadır.
Rüzgar
yelken(ler)i doldurduğunda tekne yürümeye başlar. Kontrol
ipinde oluşan hafif güce ölçülü olarak direndiğini sürece tekne
yürümeye devam eder. Bu direnme gücünü arttırıp azaltarak
yelken(ler)i trim edersiniz. Trim aynı kaldıkça rota da sabit
kalır.
Tekneye göre
sudaki konumunuzu değiştirerek veya kontrol ipini kullanarak
teknenin rotasını değiştirebilirsiniz. Hatta yelken(ler)i
kontrol altında tutmaya devam ederek kontra bile
değiştirebilirsiniz. |
Burada en büyük
yardımcınız ıskota(lar)ın mapadan (halkadan) geçerken sürtünme
yüzünden meydana gelen dirençtir. Açı çoğaldıkça direnç
artmaktadır.
Ayrıca tekneyle
sürekli bir bağlantınız olduğu için durdurabilir veya kurtarıp
geri getirebilirsiniz.
|
 |
|
Suyun içinde bulunursanız, tekne ile bağlantı ve ilişki
duygularınız artar, yakın konumdan yelken koşullarını daha iyi
izleyebilir, daha iyi tetkik edebilir ve daha iyi cevap
verebilirsiniz. Hatta gerekirse ve ayar imkanlarınız varsa,
tekne ve arma üzerinde muhtelif ayarları daha kolay
yapabilirsiniz.
Bu sistem model yelken kullanmanın “açıl, ıslan ve eğlen !” diye
özetlenebilecek aktif bir şeklidir. İdeal yerler sığ ve kumsal
sahillerdir. |
Yalnız fazla
açılmamaya, kumlarda oluşabilecek akıntı çukurlarına, akıntılara
ve kaba dalgalara dikkat edin, can yeleği giymeniz tavsiye
edilir. Ayaklarınıza da dikkat edin, deniz kestaneleri, keskin
kenarlı kabuklu hayvanlar, kıyılara kadar giren çarpıcı
balıklar, keskin taş ve kayalar söz konusu olabilir. Eğleneyim
derken canınızdan veya sağlığınızdan olmayın. Tercihan birileri
sürekli olarak yerinizi bilsin ve yardıma hazır olsun. Unutmayın
45-50 cm. suda (özellikle çocuklar ve gençler) pek çok boğulma
ve ölüm olmuştur ve olmaktadır. Hele bizimki gibi ülkelerde bu
konular ve yardım esasları hemen hiç bilinmezken….
Yukarıdaki
öneriler, sahilden veya bir rıhtımdan teknenizi kullanmanızı
engellemez; teknenizi yüz metreden uzaktan kullanabilir ve
kontrol ipini sararak geriye alabilirsiniz.
Üreticinin
belirttiklerine göre, basit fikirler birbirini kovalamış ve
ilkel görünümlerinin yanı sıra gayet güzel yelken yapan tekneler
ortaya çıkıvermiş.
Bu basitlik ve
fonksiyonelliği gidermenin görünür yolu yok. Açık ki minyatür
parçaları ve ileri teknolojileri kullanmak bu teknelerin baş
amaçları olan “yaparak öğrenme”yi biraz gölgeler ve saptırır.
Tekne, arma ve yelken ilkel ve basit olsa da, kendiniz yaptıkça
çok daha fazla şey öğrenir ve bilgilenirsiniz. Üstelik önerilen
malzemeler tahta parçaları, çıtalar, alış verişte verilen naylon
torbalar, basit sicimler gibi hep bulunan ve çoğunlukla bedavaya
gelen malzemelerdir. Bu tekneler çok basit olabilir ama yelkenin
dünyasını avuçlarınıza koyduğu gibi, doğru bağları yerinde ve
usulünce yapmaktan dengeli bir yelken planı hazırlamaya kadar
pek çok şeyi deneyerek öğrenmeyi sağlar.
Üretimin hikayesine gelince, ilk fikirler uyandıktan sonra,
sedir ağacından bir tekne yapıldı ve plajda denendi. Bir marka
gerekince “sedir” kelimesi biraz değişip SEAder oldu ve marka
adı Seadercraft olarak belirlendi.
Şekillerden ve
resimlerden gördüğünüz gibi, hazır tasarlanmış teknelerden
farklı olarak bu tekneler pratikte geçmişin veya modern
zamanların her tür baş-kıç arması olarak donatılabilir (bu
yüzdürme tekniği ve hazır malzemeleri, kabasorta tabir edilen
dörtgen yelkenler için uygun değildir).
|
 |
|
Akılda
tutulması gerekir ki, sabit omurgalı bir teknenin yelken planı,
dengeli dümen tutulabilmesi için, su altındaki yan direnç
alanını (lateral alan, tüm su altı profil alanı) dengelemelidir.
Ayarlanabilen bir lateral yüzey (salma omurga ve ayarlanabilen
bir dümen palası) lateral profili değiştirerek değişik yelken
planlarına ve denge ayarlarına izin verir.
Kolay
bulunabilen malzemeleri kullanmak imkanları denemek şansı verir.
Denemeler yapmaktan ve ayarları değiştirmekten korkmayın. Diğer
tekneler gibi standart malzemeler ve çok sıkı kurallarla bağlı
olmayacaksınız. |
Dolu gövde
şekli uygun bir şekildir ve değişmesi gerekmez. Ancak tekne
şekilleri çok değişik oldukları için siz de farklı gövdeler
deneyebilirsiniz. Böylece basit teknikler ve ahşap çalışmaları
için aletler kullanarak, değişik ve özgün şekillere, seyir
karakteristiklerine ulaşabilirsiniz.
|

Teknenizin ve yelkenlerinizin dekoratif özellikleri size
kalmıştır. |
|
 |
İstediğiniz
gibi boyayın, şekiller ve desenler ilave edin, hatta denizde
çıkmayacak gibi çıkartmalar yapıştırın. Teknenin ve armanın su
emip fazladan ağırlaşmaması için vernikleyebilir ve
koruyabilirsiniz. Piyasada satılan bir tüp sprey vernikle birkaç
tekne verniklemeniz kabildir. Verniğin kullanma şartlarına,
sağlık ve emniyet ile ilgili kurallarına lütfen uyunuz.
Özgün ve güzel üretimleriniz, ilginç fikir ve deneyimleriniz
olursa, lütfen bizimle ve (http://www.seadercraft.com
adresindeki) Fairlead internet dergimizle paylaşın. Unutmayın,
öğrenmek ve el işinin yanında eğlenmek te amacımız.
Ahmet Serim'e teşekkürlerimizle
Denizce

17.08.2004
|
|