|
Anıtkabir
konulu güzel yazıyla bizleri bilgilendiren Sayın Cem İşmen
ve
Grubuna en az şahsım adına teşekkürler ederim.
Kendilerine
benzer çalışmalarda yardımcı olabilir umuduyla bazı bilgiler
aktarmak isterim.
1969-1973
yılları arasında, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde İnşaat
Eğitimi gördüm. Hepsi birer değer olan hocalarımızın bir kısmı,
kuşaklarının son üyeleri olarak çok önemli bir özelliğe
sahiptiler:
Prof. Orhan
Arda Anıtkabirin mimarlarından biriydi. Mimarlık Bilgisi hocam
oldu.
Prof Kemal
Erguvanlı, mozoledeki lahit taşını bulan ve Ankara’ya getiren
jeoloji uzmanı idi. Tüm Anadolu’yu karış karış bilirdi.
Prof. Vahit
Kumbasar zemin mekaniği hocamızdı ve Rasattepe’nin
sağlamlaştırılmasını yürüten ekiptendi.
Belki başkaları
da vardı, ancak ben bu hocalarımı biliyor ve hatırlıyorum.
Bildiğim kadarıyla hepsi vefat etmiş oldukları için hepsine
rahmetler dilerim.
Takdir
edersiniz ki, tüm sınıf olarak, elimize geçen bu olanağı
değerlendirdik ve bu hocaları bunaltana kadar sorular sorduk,
ağızlarından cevaplar aldık.
Ayrıca çok az
miktardaki kişisel anılarımdan başka, internetteki çok zengin
bilgiler kapsayan
www.atatürk.net adresinde
“Tüm
Yönleriyle Anıtkabir” başlığı altında birçok bilgiler
bulunmaktadır ki, ben de burada bunları kullandım.
Bu
yazıların çok esaslı kaynaklara dayandığı, verilen bilgi ve
tarihi resimlerden görülüyor. Ziyaret edilmesini ve dikkatle
izlenmesini önemle öneririm.
Şimdi önemli olduklarını sandığım ilave bilgilere geçelim.
İşin önemi ve cesametini daha iyi anlayabilmek için bir
kronoloji:
|
10
Kasım 1938 |
|
Atatürk’ün vefatı |
|
11
Kasım 1938 |
|
Devletin başsız ve idaresiz kalmaması için TBMM de derhal
Cumhurbaşkanı seçimi. Oybirliği ile 2. Cumhurbaşkanı
olarak yakın arkadaşı, silah arkadaşı, Cumhuriyetin ilk
Başbakanı İsmet İnönü seçildi.
|
|
19
Kasım 1938 |
|
Cenazesi İstanbul’dan Ankara’ya yola çıktı. |
|
20
Kasım 1938 |
|
Cenaze geçici olarak Etnografya Müzesinde. |
|
6 Aralık 1938 |
|
Anıtkabir
inşası için yer tesbiti yapacak komisyonun ilk toplantısı
|
|
17
Ocak 1939 |
|
Komisyonun son toplantısı, bu toplantıda Rasattepe
ortaya çıktı.
Ayrıca komisyon, yabancı şehircilik uzmanlarının da fikrinin
alınmasına ve bir Anıtkabir proje yarışması açılmasına karar
verdi. Bunun genel nitelikleri belirlendi.
|
|
1
Eylül 1939 |
|
Giderek gerginleşen ülkeler arası durum nihayet II. Dünya
Savaşının başlamasıyla sonuçlandı.
|
|
1 Mart 1941 |
|
Anıtkabir proje
yarışması uluslar arası olarak açıldı. Bu dönem,
savaşın en yoğun dönemiydi. 8 ay olarak ilan edilen yarışma süresi Bakanlar Kurulu
tarafından 12 aya çıkarıldı.
|
|
7 Mayıs 1942 |
|
Projeye karar
verildi, ancak değişiklikler yapılacak. |
|
7 Ekim 1943 |
|
Prof. Emin Onat
ve Doç. Orhan Arda’nın yeni çalışmalarını tamamlayıp
komisyona teslim etmeleri.
|
|
18 Kasım 1943 |
|
Bakanlar
Kurulu’nun hazırlıkları inceleyip projenin uygulanmasına
karar vermesi.
|
|
9 Ekim 1944 |
|
Kamulaştırılmaların sona ermesi ve temel atma |
|
Ekim 1945 |
|
Birinci kısım inşaatın (toprak seviyesi ve istinat duvarları)
sona
ermesi
|
|
29
Eylül 1945 |
|
İkinci kısım inşaatın (mozole ve yardımcı binalar)
başlaması. |
|
8
Ağustos 1950 |
|
İkinci kısım inşaatın bitmesi. |
|
1950 yılı |
|
Üçüncü kısım inşaat (yolların, meydanın, basamakların, lahdin
yapılması ve tesisat) işlerinin yapılması.
|
|
20
Kasım 1950 |
|
Dördüncü kısım inşaatı (Şeref Holü ve çevresi, taş profiller ve
saçak süsleri) başlaması
|
|
1
Eylül 1953 |
|
İnşaatın tamamlanması |
|
4
Kasım 1953 |
|
Etnografya müzesindeki geçici kabrin açılıp naşın katafalka
konması
|
|
10
Kasım 1953 |
|
Naşın Anıtkabir’de defni |
Görüldüğü gibi inşaatın bazı etapları uzun sürmüştür. Rivayetler
ve dedikodular üretildiği gibi başta İnönü olmak üzere inşaatı
ve tamamlanmasını geciktirme çabaları yoktur.
Canlı şahitler olan hocalardan duyduklarımız : Anıtkabirin yeri
olan Rasattepe, yumuşak ve kaymalara elverişli bir yapıya
sahipmiş. Bu nedenle, ileride her hangi bir nedenle bir
olumsuzluk yaşanmaması için, binlerce tonluk taş ve betondan
oluşan yapının ağırlığını taşıtmak için değişik yollardan zemin
ıslah edilmiş. Yapının gerektirdiği bölümler (asıl kabir odası,
koridorlar gibi) hariç, bina ve alanın tüm altı çok sayıda
kazıklarla da desteklenmiş. Elbette şimdinin yapı ve iş
makineleri olmadığı için bu işlemler uzun zaman almış.
Ayrıca bazı arızi olaylar da yaşanmış. Örneğin görkemli lahit
taşı, aslında ikinci taşmış. İlk taş, bulunduğu yerde ocaktan
çıkarılıp kağnı türünde araba ile ve çok zor yolardan gelirken
bir akarsu geçişinde (Kızılırmak sanıyorum) arabadan kayıp
düşmüş ve ikiye ayrılmış. Haydi yeniden arayıp ikinci bir kütle
bulmuş ve getirmişler, işlenip yerine konmuş.
Ayrıca Prof. Onat ve Doç. (ben tanıdığımda Prof.) Arda projeyi
hazırlarken öyle tanımlar ve isimler koymuşlar, öyle incelikler
düşünmüşler ki, uygulamacılara yapılacak hep tek şey kalmış.
Mesela anlatılan taş döşemeler ve bir kısım basamaklar, Aslanlı
yol adı verilen Eti aslanı heykelleri, insan grubu heykelleri,
kulelerin isimlendirilmeleri, duvar rölyefleri ve yazılar hep bu
şekildedir. Kullanılacak ve döşenecek taşlara kadar her şey
projede yer almıştır.
İlk
projede, çatının üstünde, Bodrum’daki orijinal mozole benzeri
bir taş kütle ile bir azamet kazandırmayı düşünmüşler. Ancak
sonradan, başkalarının da görüşü ile, şimdiki şekilde karar
kılmışlar.
Ahmet Serim'e teşekkürlerimizle
Denizce

07.01.2005
|