|
Neden yok oluyorlar?
Akdeniz'in en önemli kültür mirası nedir diye sorsalar, aklınıza
"Akdeniz foku demek" gelir mi? Oysa foklar Akdeniz besin ağının
en tepesinde olmaları nedeniyle sağlıklı bir Akdeniz
ekosisteminin simgeleri durumundalar. Bu nedenle onların
korunması gerçekten çok önemli.
|
 |
|
Foklar son 100 yıla kadar İtalya'dan Cezayir'e tüm Akdeniz
kıyılarında yaşarken günümüzde yalnızca ülkemiz, Yunanistan
kıyıları ve Afrika'nın kuzeybatı sahillerine sıkışmış
vaziyetteler ve yok olma tehlikesi yaşıyorlar.
İşte bu yazıda yok olma nedenlerini bulacaksınız.
|
Bunlardan ilki
ağır habitat kayıplarıdır. Doğal yapılarını korumuş sakin koylar Akdeniz
foklarının habitatlarıdır. Türkiye'de bu tür yerlerin sayısı
gittikçe azalıyor. Yol, yazlık ve turistik tesis yapımı yüzünden
sahiller doğallıklarını ve sakinliklerini kaybediyor, Akdeniz
fokları da buraları terk ediyor. Akdeniz fokları insan
aktivitesinden uzakta yaşar. Kayalık ve dalgalı yerlerde
kendilerine saklanacak bir yer bulurlar. Ve buraları kimsenin
malı değildir, kamuya aittir. Fakat Türkiye'de bu tür yerler
satılabildiği veya kiralanabildiği için, Akdeniz foklarının son
ümitleri de bitiyor.
İkinci nedense
yasak
ve fazla avlanma. Foklar besinlerini tamamen denizden sağlarlar. Yıllardır
süregelen yasak ve fazla avlanmaların (yasak şekillerde yapılan
trol, trata, gırgır ve zaten yasak olan dinamitleme,
zıpkınla/ışıkla avlanma) sonucunda balık stokları büyük bir
gerileme gösteriyor.
 |
|
Dolayısıyla bunun acısını hem foklar (ve besin zincirinin
üstlerindeki diğer benzer hayvanlar) hem de küçük ölçekli
balıkçılar çekiyor: Foklar aç kalıyor ve balıkçılar da
geçimlerini sağlamakta zorlanıyorlar. Bu soruna bir çözüm
getirilmezse, foklar (ve benzeri hayvanlar) yok olma
tehlikesiyle karşı
|
karşıya kalacak ve bizler de balığı çok yüksek fiyattan
bulabileceğiz. Balığın tükendiği zamanlar bile olacaktır. Bu da
deniz ekosisteminin çöküşü anlamına gelir.
Üçüncü neden
kasıtlı öldürmeler. Balık stoklarındaki azalma nedeniyle, aynı sularda avlanan
foklarla balıkçılar arasındaki rekabet iyice şiddetleniyor ve
gelirleri gayet düşük olan küçük ölçekli balıkçılar, fokların
neden olduğu en küçük zarara bile büyük tepki gösteriyor.
Sabırları tükenince de, balıkçılar fokları vurmakta tereddüt
etmiyorlar. Bu durumda kimi suçlayabiliriz; balıkçıları mı,
fokları mı? Hiç birini. Aslında bu sorunun altında yatan gerçek
neden yasak ve fazla avlanma üzerindeki kontrol yetersizliğidir.
Fok mağaralarına turistik gezilerse dördüncü bir neden. Fokların yaşadıkları (yavrularını
doğurdukları, dinlendikleri ve beslendikleri) yerler denizden
girişi olan mağaralardır.
Son yıllarda fok mağaralarına turistik geziler düzenleniyor.
Bazıları da dalgıçların yol açtığı rahatsızlıklar nedeniyle
foklar tarafından terk ediliyor. Yasak olmasına karşın;
Bodrum, Marmaris, Fethiye, Kaş ve Alanya'daki birçok dalış
şirketi fok mağaralarına turlar düzenliyor.

Ve son neden de
deniz
ve sahil kirliliği. Denizlerin ve özellikle fok habitatlarının kirliliği nedeniyle
foklar buraları ya çok az kullanıyor ya da tamamen terk
ediyorlar. Bu sorun sularımızda pek yaygın olmamasına rağmen
potansiyel bir tehdit. Bununla birlikte foklarda çok az miktarda
"ağır metal birikimi" saptanmıştır. Yine de kirlilik, ilk üç
sorun kadar önemli değildir.
www.afag.org
sitesinden derlenmiştir.
Kaynakça:
The
Gate 02
Şubat'2003 |