|
Geçtiğimiz günlerde
Türk Loydu'nda olumlu gelişmeler yaşandı. Denizciliğimizle
ilgili yeni kurallar devreye girecek.
|
1 Temmuz 2004 tarihinden
itibaren ISPS Code
(International Ship
and Port Security Code) zorunlu
uygulamaya giriyor.
Türk Loydu devlet adına bu kontrolları yapma
yetkisini de aldı. |
Başka bir
kazanımımız ise TS EN 45004: 1997 standardına göre Muayene
Kuruluşu olarak TÜRKAK'tan akredite olmuştur. Bu şekliyle
özellikle CE işareti verme yetkisine sahip olmuştur.
Gezi teknelerinin CE emsali
belgeye ihtiyacı vardır. Aşağıdaki güncel konuları
Denizce
ailesi ile paylaşmak istedim.
Ali Eser
GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI
GEREĞİ OLARAK ÜLKEMİZDE
CE
İŞARETİ UYGULAMA ZORUNLULUĞU
Yeni bir yıla girdiğimiz şu
günlerde ülkemizde imalat sektörü yeni bir dönüm noktasındadır.
Çoğunlukla ihracata yönelik firmaların hazırlıklı olduğu CE
işareti uygulaması, özellikle KOBİ’ ler ve iç pazara üretim
yapan firmalar açısından bir kabus niteliğine bürünmüştür.
Üretici firmalarda CE konusunda yeterli düzeyde bir hazırlık
olmadığı gibi, ülkemizde bu konuda Ulusal Onaylanmış Kuruluşlar,
Piyasa denetim ve gözetim kuruluşları gibi denetim organları
hala yetkilendirilmemiştir.
CE işareti kavramı Türkiye-AB
Gümrük Birliği anlaşması ile 1996 yılından beri ülkemiz
gündemine girmiş olmasına rağmen, koordinasyon eksikliği, kaynak
sıkıntıları ve maliyet endişesi vb. nedenlerden ötürü geçiş
süresi olan 5 yıla ilaveten 3 yılı daha geride bırakmış olmamıza
rağmen, gereken hazırlıklar hala bitirilememiştir.
Devletin (KOSGEB, DTM) bir takım
desteklerine rağmen özellikle CE işareti taşıması gereken ürün
üreten özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmeler kaderlerine
terkedilmiş durumdadır.
|
Bugüne kadar yalnızca AB’ye
ihracat yapan firmaların
korkulu rüyası olan CE işareti uygulaması,
1 Ocak 2004 tarihinden
itibaren
iç pazar için üretim yapan firmalar için de geçerli
olacaktır. |
CE
İşareti Nedir?
AB yeni yaklaşım direktifleri
kapsamında bir ürün ya da ürün grubunun güvenlik, sağlık, çevre
ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gerekli asgari
koşulları taşıdığını gösteren, AB pazarında ürün dolaşımında
pasaport niteliği taşıyan Fransızca
"Conformite
Europeene"
ifadesinin kısa gösterilişidir.
CE işareti
ürün üzerine iliştirilir ve bir kalite belgesi değildir. Bu
işareti taşıyan ürünler diğer üye ülkeler tarafından geri
çevrilemez. CE işaretinin temelinde üreticinin ürününü ilgili
yönetmelik (direktif) gereklerine uygun olarak üretmesi ve
kontrol etmesi yatar. Bunun sonucunda ilgili yönetmelik gereği
ve ürünün taşıdığı risk faktörüne bağlı olarak üreticinin
kendisi veya "Onaylanmış Kuruluş" olarak adlandırılan üçüncü
taraf test, muayene veya belgelendirme kuruluşlarının yetkisi
ile ürüne CE işaretini iliştirilebilir.
Ülkemizde CE işareti düzenlemeye
yetkili ulusal "Onaylanmış Kuruluş"ların atamaları hala
yapılamamıştır. CE işareti taşıma zorunluluğu olan hali hazırda
23 yönetmelik vardır. Her bir yönetmelik çerisinde
onlarca-yüzlerce ürün mevcuttur.
CE işareti taşıması zorunlu ürün
ve ürün gruplarına ilişkin yönetmelikler ilgili bakanlıklar
tarafından uyumlaştırılarak resmi gazetede yönetmelik olarak
yayımlanmış olup, 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren yürürlüğe
girecek olup, adları aşağıda belirtilmektedir.
Bunlar; alçak gerilim cihazları,
basit basınçlı kaplar, gaz yakan aletler, sıcak su kazanları,
elektromanyetik uyumluluk, makinalar, sivil kullanım için
patlayıcılar, otomatik olmayan tartı aletleri, patlayıcı
ortamlarda kullanılan ekipmanlar, asansörler, dondurucular,
basınçlı kaplar, açık havada kullanılan ekipmanlardan çevreye
yayılan gürültü, floresan lambalarda enerji etkinliği, vücuda
yerleştirilebilir aktif tıbbi cihazlar, tıbbi cihazlar, vücut
dışında kullanılan tıbbi tanı cihazları, oyuncaklar, gezi amaçlı
tekneler, inşaat malzemeleri, kişisel korunma donanımları, radyo
ve telekomünikasyon terminal cihazları ve yolcu taşıma amaçlı
kablo üzerinde hareket eden araçlardan oluşmaktadır.
Ürünün taşıdığı risk faktörüne
bağlı olarak üretici ya da Onaylanmış Kuruluş tarafından CE
işareti düzenlenebilmesi için ilgili direktiflerde belirtildiği
şekilde teknik dosya hazırlanması ve isteklerin karşılanması
gereklidir. CE işareti yalnız ve yalnızca ilgili yönetmeliklerde
belirtilen şartlara uygunluk sağlayan ürünlerde kullanılabilir.
Bu nedenle, ürünün özelliklerine göre ilgili yönetmelikler
incelenmeli ve hangi yönetmelik ya da yönetmeliklerin geçerli
olacağına doğru bir şekilde karar verilmelidir. Zira bazı
ürünler birden fazla yönetmeliğin gereklerini karşılamak
zorundadır.(Örneğin; Kompresör: hem makina emniyeti, hem
basınçlı ekipman, hem de alçak gerilim cihazları yönetmeliği
gereklerini karşıladığı takdirde ancak CE işareti
iliştirilebilir.) Üretici, ilgili bütün yönetmeliklere uygun
üretim yaptığını bir teknik dosya hazırlayarak ispatlar. Teknik
dosya, ürüne CE işareti uygulanabilmesinin bir aşaması olup
ürünün tasarımından, alınmış tüm güvenlik tedbirlerinden ve
gerektiğinde ürünün CE işareti taşımasını haklı gösterebilecek
her türlü dokümanın bir araya getirilmesinden oluşur. Her
yönetmelikte hazırlanması gereken teknik dosyadan söz edilmesine
rağmen, faklı yönetmeliklerde bu doküman farklı adlar altında
istenebilmektedir.
Uyumlaştırılması Gerekli Yönetmelikler Yalnızca CE İşaretli
Ürünlerle Sınırlı mıdır?
Ülkemizde uyumlaştırılmakta olan
teknik mevzuat iki kategoride değerlendirilmelidir.
1. Gümrük
Birliği anlaşması gereği uyumlaştırılması gerekli yeni yaklaşım
direktifleri kapsamında yer alan ürünler (CE vb. işaretler
taşıması gereken ürünler), klasik yaklaşım direktifleri
kapsamında yer alan ürünler
2. AB
entegrasyon sürecinde uyumlaştırılması gerekli teknik mevzuat.
Bu mevzuatın sayısı 500 civarındadır. AB’ye giriş aşamasında
ticaretin ön koşulu olarak sanayiinin uyumlaştırılması gerekli
teknik dokümantasyon olup, CE işareti taşımasa da bu kapsamda
yer alan ürünlerin üretimi, tasarımı ve test/analizlerinin
ilgili teknik mevzuata uygun hale getirilmesi gerekmektedir.
CE
İşareti Uygulama Süreci
Bu süreç öncelikle ürünün hangi
yönetmelik ya da yönetmelikler kapsamına girdiğinin belirlenmesi
ile başlamaktadır. Her yönetmelikte; ürünün tür, tip, kapasite,
kullanım amacı ve risk grubu ile imalatçının prosesi ve sahip
olduğu Kalite Yönetim Sistem
(ISO 9001) belgesine vb. göre hangi
modüle uygun bir yol izlenmesi gerektiği adım adım
belirtilmektedir.
Bu aşamalarda temel unsur,
standartlara uygun üretim, gerekli test ve muayeneler ile ürünün
risk analizinin yapılarak gerekli önlemlerin alınması ve
dokümante edilmesidir. Bu çalışmaların sonucunda "Teknik Dosya"
olarak adlandırılan bir dosyanın hazırlanarak üretici tarafından
uygunluk beyanı yapılması veya yönetmeliğe uygun olarak
onaylanmış kuruluşa başvurulması gerekmektedir.
Daha önce de değinildiği üzere
CE işareti nihai ürün üzerine iliştirilmektedir ancak bu ürüne
girdi sağlayan yan sanayi ürünleri için de geçerlidir. Her ne
kadar bu tür ürünler üzerinde CE işareti bulunması bir
zorunluluk olmasa da söz konusu üreticiler ilgili yönetmelik
gereklerini harfiyen yerine getirerek teknik dosyayı hazırlamak
ve üretici beyanını yapmak zorundadır. Üretici beyanı söz konusu
ürününün CE işaretinin uygulanmasını sağlayan ilgili yönetmelik
ya da yönetmeliğin gereklerinin karşılandığının teyidi olup,
teknik dosya tıpkı nihai ürünlerde olduğu gibi son ürünün
piyasaya sürülmesini takiben 10 yıl süre ile saklanması
zorunludur.
AB pazarında üretilmeyen ihraç
ürünler için de CE işareti uygulaması aynen geçerli olup, burada
sorumlular ürünü ihraç eden firma ya da üreticinin o ülkede
bulunan temsilcileridir.
Sonuç olarak yukarıda belirtilen
23 ürün ve ürün grubunun yer aldığı yönetmelik gereklerini
karşılayamayan üreticiler, 1 Ocak 2004 tarihinden itibaren
yalnızca ihracat engeline takılmayacak, aynı zamanda iç pazarda
da ürünlerini satamayacaktır. CE işareti uygulamasının iç
pazarda başlatılmasının önündeki en önemli engel, henüz Ulusal
Onaylanmış Kuruluşların faaliyetlerine başlamamış ve piyasa
gözetim ve denetim mekanizmasının hayata geçirilmemiş olmasıdır.
Onaylanmış
Kuruluş Nedir? Nasıl Belirlenir?
Ürün yönetmeliklerinde
belirtilen uygunluk değerlendirme hizmetlerini gerçekleştirmek
üzere test, muayene veya belgelendirme kuruluşları arasından
ilgili yönetmelikte belirtilen Onaylanmış Kuruluş kriterlerine
uygun kuruluşların ilgili bakanlık tarafından
değerlendirilerek, uygun bulunan ve AB Komisyonu’na bildirilerek
resmi bir kimlik numarası alınmak sureti ile yetkilendirilen
kuruluşlardır.
Onaylanmış Kuruluşlar herhangi
bir ürün yönetmeliğinde yetkilendirilebilmek için öncelikle
tarafsız olmalı, ürünle ilgili teknik yeterliliği bulunmalı ve
bu alanda en az iki yıllık bir deneyim sahibi olmalı ayrıca,
yetki alacağı modüllere uygun olarak muayene kuruluşu ,
belgelendirme kuruluşu ya da test laboratuvarı olarak en az akreditasyon kriterlerini sağlamalı veya akredite olmalıdır.
Ülkemizde Ulusal Onaylanmış
Kuruluşların yetkilendirilmesindeki gecikme ülkemiz açısından
çok ciddi döviz kayıplarına neden olmaktadır. Ayrıca bu
hizmetleri yabancı menşeli kuruluşlar kendi ülkelerindeki
fiyatları esas alarak en az üç kat daha pahalıya yapmaktadırlar.
Böylelikle yerli üreticilerimizin iç pazarda dahi ithal ürün
fiyatları ile rekabet şansı ortadan kalkmaktadır. Bu durum
elbette ki AB ülkelerinin de işine gelmekte, bir taşla iki kuş
vurarak, hem kendi mevzuatlarının ülkemizde uygulanmasını
sağlamakta böylelikle kendi Onaylanmış Kuruluşları ile denetim
yaptırarak döviz kazanmakta, hem de yüksek rakamlara verdikleri
uygunluk değerlendirme hizmetlerinden ötürü ürünlerin fiyatları
yükselmekte, böylelikle kendi pazarımızda dahi üreticilerimiz
ithal ürünlerle rekabet edemez hale gelmektedir.
Ulusal Onaylanmış Kuruluş olarak
Türk Loydu; faaliyet alanına giren basınçlı ekipmanlar, basit
basınçlı kaplar, gaz yakan cihazlar, sıcak su kazanlarında
verimlilik, taşınabilir basınçlı kaplar ve gezi amaçlı tekneler
yönetmeliklerinde onaylanmış kuruluş olarak yetki almak üzere
başvurusunu ilgili bakanlıklara yapmış olup, başvurusu olumlu
değerlendirilerek Gümrük Birliği anlaşması gereği kimlik
numarası alınmak üzere Avrupa Komisyonuna gönderilmiştir.
Ülkemizde yukarıda sıralanan
yönetmeliklerde ilk Ulusal Onaylanmış Kuruluş olmak üzere
başvurusu değerlendirilen Türk Loydu; önümüzdeki günlerde kimlik
numarasını alarak faaliyetlerine başlayacaktır.
Halihazırda başvuru kapsamımızda
yer alan yönetmeliklerde firmalarımız bilgilendirilerek,
uygulama süreci başlatılmıştır. Kimlik numarasının gelmesini
takiben faaliyetlere başlanacaktır.
Üreticiler
Ne Yapmalı?
CE işareti taşıması zorunlu ürün
üreten firmalar ivedilikle ürünlerinin hangi bakanlığın
sorumluluğunda olan yönetmelikler kapsamında olduğunu öğrenerek,
yönetmeliği incelemeye başlamalıdır. Ürünlerinin ilgili
yönetmelikte yer alan hangi modüle uygun olduğunu
belirlemelidir. Eğer ürünlerinin risk seviyesi düşük ve A1
modülüne uygun ise, üretici teknik dosyasını kendisi hazırlamak
sureti ile uygunluk beyanı ile herhangi bir Onaylanmış Kuruluşa
başvurmadan ürüne kendisi CE işareti iliştirebilir. Ürüne
kendisinin CE işareti koyabilme seçeneğinin olması elbette ki
üreticinin ilgili modüle göre gerekli olan tüm deney ve testleri
üçüncü taraf tercihen akredite bir laboratuvarda test ettirip,
sonuçları uygun ise teknik dosyasını tam olarak oluşturması
koşulu ile mümkün olabilmektedir.
Eğer ürüne ilişkin risk seviyesi
yüksek ise, üreticinin mutlaka Onaylanmış Kuruluşa başvurması
gerekmektedir. Onaylanmış Kuruluş yönetmelikte belirtilen
modüllere göre ürüne uygun yolu belirler ve yapılması gerekli
çalışmaları üreticiden ister. Bu durumda üreticinin işleyen bir
kalite yönetim sistemine (ISO 9001) sahip olması gerekir.
Onaylanmış Kuruluş gerekli denetimleri yaparak bunu doğrular.
Denetimin içeriği doğrudan ürüne ve seçilen modüle bağlıdır.
Onaylanma süreci ürün türü, tipi
ve sağlaması gerekli yönetmelik sayısına bağlı olduğundan
üreticilerin çalışmalara bir an bile vakit kaybetmeden
başlamaları gereklidir.
CE
İşaretli Ürünlerde Maliyetler Ne Kadar Artacaktır?
Üreticinin sahip olduğu
teknolojik alt yapı, teknik eleman sayısı ve niteliği ISO 9001
Kalite Yönetim Sistemine sahip olup olmadığına bağlı olarak
maliyetler değişkenlik gösterecektir. Başlangıç için söz konusu
yatırımlar ürüne %20-30’lara varan ek maliyetler getirmekle
birlikte, daha sonra özellikle alt yapı ve kalite sistemi
kurulumu sağlanıp, Ulusal Onaylanmış Kuruluşlar tercih
edilerek daha uygun maliyetlere uygunluk değerlendirme hizmeti
alınmak sureti ile bu rakam % 5’lere çekilebilecektir.
Oldukça önemli bir diğer konu
ise; kalite yönetim sistem denetimi ile CE uygunluk denetiminin
aynı Onaylanmış Kuruluştan sağlanmasıdır. Zira bu şekilde hem
maliyetler azalacak, hem de proses güvenilirliği konusunda
Onaylanmış Kuruluşun firmaya olan itimadı artacak, denetimlerde
dublikasyon önlenmiş böylelikle firmalar için maliyetlerde de
azalma sağlanmış olacaktır.
Malum ülkemizde çok sayıda ISO
9001 Belgelendirmesi yapan kuruluş olmasına rağmen düzenlenen
belgelerin güvenilirliği konusunda ciddi tereddütler mevcuttur.
Elbette ki bu koşullar altında Onaylanmış bir kuruluş Kalite
Sistem Belgesi dahi olsa bir firmaya riskli bir ürün için yetki
vereceği zaman kalite sistemini tekrar inceleme ve değerlendirme
ihtiyacı duyacaktır.
SONUÇ:
Pazarda ayakta kalabilmenin
yegane koşulu, gerek yeni yaklaşım yönetmelikleri gerekse AB’nin
500 civarında teknik mevzuatına uygun ürün üretmektir. Bu süreci
yönetmeliklere uygun ürün üretmek üzere değerlendiren firmalar
doğal seleksiyon sonucu ayakta kalabilecek, diğerleri ise yok
olmaya mahkum olacaklardır.
15.01.2004
Ayfer Adıgüzel
TÜRK LOYDU
Belgelendirme Bölüm Başkanı
|