|
3. TEKNE PROJESİ
VE HAZIRLIK
3.1 TEKNE ÇİZİMİ,
GÖSTERİMLER
Teknelerin kağıt
üzerindeki çizimleri teknik resim çizim kurallarına göre
yapılır.Teknelerin şeklini kağıt üzerine dökmekte karşılaşılan
en büyük sorun teknelerin yapısında hemen hemen hiç bir düz
çizgi olmaması ve tekne gövdesinin neredeyse tamamen kıvrımlı
formlardan oluşmasıdır.Alttaki resimde ortada üç boyutlu görüp
şeklini algılayabildiğimiz tekne kağıt üzerine üstten, yandan ve
enine kesitleri ayrı ayrı çizilerek taşınır.
Çizimlere başlamadan evvel teknenin gövde boyu,azami eni,
planlanan derinliği (çektiği su),borda yüksekliği net olarak
belirlenmiş olmalıdır.Çizime yardımcı olmak üzere çizim
ölçeği,teknenin sahip olacağı posta sayısı,çizimin hassasiyetine
göre teknenin su altı ve su üstünde kalan kısmının kaç parçaya
bölüneceği ve posta aralığı kararlaştırılır.Posta aralıkları
teknenin boyuna göre 10 veya 20 adet dikine çizgi ile
işaretlenir.Teknenin baş ve kıçında fazla eğimli alanları daha
iyi gösterebilmek için bu noktalarda bir veya iki yardımcı posta
çizgisinden faydalanılabilinir.Teknenin karinası su hattı
çizgisinden aşağıya doğru derinliğini eşit aralıklarla bölen
yatay çizgilerle işaretlenir.
Dikine posta ve yatay su hattı çizgileri ile oluşturulan ölçekli
ağ üzerinde tekne tasarımı çizilmeye başlanabilir. Teknenin
enine kesitinin bir tarafına teknenin ana (en geniş) postasından
itibaren başa doğru olan postalar; diğer tarafına ana postadan
kıça doğru olan postaların çizilmesi adet olmuştur.
Tekne çizimi son derece dikkatle,çok ince uçlu bir kalemle,daha
iyisi rapido kalemiyle yapılmalıdır.Aksi takdirde oluşacak ufak
çizim veya plandan yapılacak ölçüm hataları teknenin inşası
sırasında önemli sorunlar çıkarabilir ( 1:20 ölçekle çizilen
planda örneğin bir postanın çiziminde oluşmuş 1.5 mm’lik bir
hata inşa sırasında teknede 30mm’lik kalıcı bir yanlış
uygulamaya sebep olacaktır).

3.2
TASARIM İÇİN TEMEL BİLGİLER
Boy – En oranı
Teknelerin boy - en
oranı teknenin yapabileceği hız,manevra yeteneği ve denge
özelliklerini belirler.
|
 |
|
Yüksek bir
boy-en oranı (narin tekne) teknede yeterli motor gücü olduğu
takdirde hızlı bir tekne yaratacaktır. Bu çok eski
zamanlardan beri bilinen bir tespittir. Bu tarz bir tekne
ayrıca rotasından kolay sapmadan düz bir çizgi üzerinde yol
alabilecektir. Ancak bu teknelerin manevra
yetenekleri ve stabiliteleri yüksek değildir. Düşük bir boy – en
oranı teknenin denge ve manevra özelliklerini arttırırken,
doğrusal hareket yeteneğini ve hızını olumsuz
etkileyecektir. |
Ancak ufak teknelerde özellikle yeterli kabin içi
hacmi yaratabilmek için bu dezavantaj göze alınmaktadır (Ancak
hafif,karinası düz,kayıcı tipte tekne formlarında teknenin
özellikle kıç tarafının geniş olması tersine sürati arttırıcı
rol oynar).
Derinlik (Teknenin çektiği su)
Genelde
teknenin kullanılacağı bölgenin su derinliği teknenin çektiği
suyun derinliğini belirler.Teknenin stabilite hesapları
tamamlandıktan sonra bir moment hesabıyla planlanan tekne
derinliğinin yelkenlilerde rüzgar basıncına karşı yeterli olup
olmadığı kontrol edilir. Değer düşük çıktığı takdirde ya salma
derinliği arttırılmalı yada salma içindeki safra ağırlığı
yükseltilmelidir.
Borda yüksekliği
Teknenin
güverte kenarının en alçak olduğu noktada ölçülen;bu nokta ile
su hattı çizgisi arasındaki yükseklik ölçüsüdür.Genelde çok eski
dönemlerden beri tekne su hattı boyunun asgari 1/10’u olarak
seçilirse de,ufak teknelerde bu değer neredeyse daima
aşılır,büyük teknelerde ise altına inilebilir.Küçük teknelerde
kamara içinde yeterli boy mesafesi sağlamak için bordalar yüksek
tutulur.Büyük teknelerde ise yeterli hacimler zaten mevcut
olduğundan estetik kaygısıyla borda yüksekliği düşürülebilir.
Borda yüksekliği teknenin burnunda azami, son 1/3’lük kısmında
veya en kıçta en düşük değerdedir.
Ağırlık,deplasman
Teknenin eni
ve boyu yanısıra en önemli değerlerinden biridir. Arşimed
prensibine göre suya batırılan bir cismin taşıracağı su
ağırlığına eşittir.Teknenin ağırlığı tasarım çizgilerini
kuvvetle etkiler. Alçak ve akıcı formlar hafif teknelerin
göstergesidir.Yatların son 100 senede gittikçe daha hafif imal
edildikleri kesin bir tespittir.Geçmiş dönemlerin hafif yarış
yatları günümüzdeki ağır deplasman teknelerinin ağırlığına
sahiptiler.O dönemde mevcut yapı malzemelerinin hafif tekne
inşaasına imkan tanımadıkları da gözden uzak
tutulmamalıdır.20.yüzyıl başlarında devrimsel nitelikte hafif
tekneler imal edilmişlersede,bunlar malzeme yetersizlikleri
nedeniyle korunmuş sularda yarışmak üzere ve çok kısa ömürlü
olacakları bilinerek tasarlanmışlardı.Ancak bu tekneler içinde
bile günümüze kadar korunmuş ve halen kullanımda olanları
vardır.
Safra
Teknenin
stabilitesini ve yelken taşıma yeteneğini belirler.Günümüzde
safra ağırlığının teknenin toplam ağırlığının asgari % 30’u
civarında olması benimsenmiştir. Geniş teknelerin yüksek form
stabiliteleri nedeniyle daha az safra taşıyabileceği,narin
teknelerin ise daha fazla safraya ihtiyaç duyduklarını
söyleyebiliriz. Safra miktarı aynı kalacaksa; bu durumda narin
teknenin salması daha derin olmak zorundadır.
Su altı yüzeyi
Teknenin yan
görünüşünde su altında kalan tüm yüzeylerinin (gövde, salma ve
dümen) toplam alanıdır. Basitçe teknenin rotasından çıkarak
yanal sürüklenmesini engelleyen bu yüzeydir. Bu nedenle bu
alanın fazla olmasının (uzun salma) teknenin seyir özelliğini
arttıracağı düşünülebilir. Ancak daha 1930’larda yetenekli
tasarımcılar aerodinamik biliminin ve uçak teknolojisinin
gelişimini iyi yorumlayarak su altı yüzeylerini azaltmış, ancak
profilli yüzeyler kullanarak, teknelerin seyir özelliklerini
eskisinden daha iyi hale getirmişlerdir.
Stabilite
Teknenin
(boyuna veya enine eksenlerinde) belli bir açıda yattıktan
sonra, yatıran kuvvetin (dalga veya rüzgar etkisi) ortadan
kalkması ile; doğrularak normal yüzme durumuna geçme
yeteneğidir. Bu özellik teknenin devrilmeye karşı emniyetini
sağlar.
Bir tekne sakin suda normal dik konumunda yüzerken teknenin
ağırlık merkezi olan G noktasında bir kuvvet aşağı, arzın
merkezine doğru; suyun kaldırma kuvveti F ise yukarı
doğru ters yönde etkir. Bu iki kuvvet karşılıklı olarak
birbirlerinin etkisini ortadan kaldırır ve tekne belli bir
miktar suya batarak yüzer. Dışardan etkiyecek bir kuvvetle tekne
yattığında teknenin ağırlık merkezi olan G noktası
konumunu değiştirmezken F noktası (suya batan tekne gövde
formu değiştiğinden) teknenin yattığı yöne doğru kayarak
konumunu F noktasına doğru değiştirir. Bu öteleme
hareketi sonucu tekneye etkiyen kuvvetler değişir.Tekne orta
ekseni ile F noktasında etkiyen kuvvetin yönü metasentrum
adı verilen M noktasında kesişir. G noktası ile
F noktasından M noktasına giden kaldırma kuvveti
çizgisi arasına kalan h mesafesi bir kuvvet koludur. Teknenin
deplasmanı D ile h kuvvet kolu çarpıldığında
(etkileyen dış etken ortadan kalktığında) tekneyi düzelten
doğrulma momenti oluşur.

3.3 KONSTRÜKTÖR ve TASARIM
Yatlar geçmiş
dönemlerde tüm dünyada tekne ustasının tecrübelerine göre inşa
edilmişlerdir. O dönemlerde tekne tasarımını önceden hesaplama
yöntemleri geliştirilmemişti. Bu gün de ülkemizde ve dünyanın
çeşitli ülkelerinde özellikle geleneksel tekneler nesiller
boyunca aktarılan tecrübe birikimi ve ustalıkla inşa
edilmektedir. Bu yöntem teknelerin formları, boyları,
deplasmanları ve kullanım amaçları fazlaca değiştirilmedikçe iyi
netice verebilmektedir.
Ancak genelde altta
yer alan bir omurga üzerine ortada bir ana posta ve başta ve
kıçta birer yardımcı posta yerleştirerek diğer postaları bunlara
uydurarak tekne inşa etme usulü, teknenin formu, ağırlığı,
derinliği ve dengesi bakımından pek çok belirsizlik içerir.
Günümüzde deniz
emniyeti ve stabilitesi yeterli, su direnci mümkün olduğunca
azaltılmış ve hızı olabildiğince optimize edilmiş bir tekneyi
tasarlayabilmek için iyi bir eğitime ve önemli oranda tecrübeye
gerek vardır. Ayrıca sürekli gelişen ve çeşitlenen inşa
malzemeleri de uzmanlık gerektirmektedir. Bu nedenle tekne inşa
etmek veya ettirmek isteyen meraklıların ilk önce bir proje
edinme yolunu bulmaları gerekir.
Proje temininde iki alternatif mevcuttur.Bunlardan birincisi ve
daha ucuz olanı "stok veya çekmece" projesi adı verilen bir
proje satın almaktır. Bazı tasarımcılar amatör yapımcılar için
özel projeler üretmekte veya daha önce bir müşterileri için
çizdikleri tasarımı ehven bir fiyatla başka müşterilere
sunmaktadırlar. Bu tarz projelerin avantajı ucuz ve denenmiş
olmaları, dezavantajı ise eskimiş tasarım olabilmeleridir. Diğer
yol ise tasarımcı ile yapılacak görüşmelerle, ne tarz bir tekne
istediğimizi ona tam olarak aktarmak ve kendimize özel bir proje
üretmesini talep etmektir. Bu tip bir tasarım tabiatıyla daha
pahalı; ancak bize özel olacaktır.
Özellikle hazır plan sunan tasarımcılar bunları kataloglarda
toplamakta ve bu kataloglarda yer alan tekneler için düşük bir
ücret mukabili bazı proje sayfalarını müşteriye vermektedirler.
Böylelikle ilgilendiğimiz bir tekne ile ilgili belli başlı
görünüşleri, teknenin özelliklerini inceleme imkanı
yaratılmaktadır. Hazır planlar CTP (fiberglass), ahşap
(kontrplak veya masif kaplama) metal (çelik veya aluminyum )
gibi değişik malzemeler için ve amatörler düşünülerek yuvarlak
postalar yanısıra imali kolay köşeli postalı olarak da
tasarlanmaktadır.
Güney Afrikalı tasarımcı Dudley
Dix’in Didi 38 tanıtım planları
Tasarımcılar
içinde en ufak detaya kadar planlayan ve çizen ‘’ağır işçiler’’
olduğu gibi; şık ve iddialı bir tasarımın ana hatlarını ortaya
koyup, tüm detayların çözümünü yapımcı tersaneye bırakan,
ayrıntılardan sıkılan ‘’sanatçı ruhlular’’ da mevcuttur. Bu
nedenle iyi bir projede hangi çizim ve detayların bulunması
gerektiği konusu önemlidir. Aşağıda projenin kapsaması gereken
çizim ve hesap föyleri verilmiştir :
• GÖVDE ÇİZİMLERİ
VE HESAPLAR
(Deplasman, Stabilite,trim)
• ÖLÇÜ PLANI
(Güverte ve kamara ölçüleri )
• ARMA VE YELKEN PLANI
(Ölçüler )
• İNŞA PLANI
(Ana posta,boyuna kesit ve detaylar)
• İÇ YERLEŞİM PLANI
(Boyuna kesit,üstten görünüş,enine kesitler)
• SALMA ÇİZİM VE HESAPLARI
• DÜMEN PALA VE DONANIM PLANLARI , HESAPLARI
• GÜVERTE PLAN VE DONANIM DÖKÜMÜ
• TANKLAR VE BORU BAĞLANTI PLANI
• MOTOR YATAĞI
• EGZOST SİSTEMİ
• ELEKTRİK ŞEMASI
Tasarımların
fiyatlandırılmasında genelde çizimi yapılan teknenin tersane
inşa bedelinin belli bir yüzde oranının alınması adet olmuştur.
Tekne tasarımcısı
ararken ne tip bir tekne istediğimizin kafamızda şekillenmiş
olması her iki taraf için kolaylık sağlayacaktır. Yat
tasarımcıları aynen diğer mesleklerde de olduğu gibi, belli
alanlarda uzmanlaşmaktadırlar. Kimi tasarımcılar hafif, yüksek
performanslı teknelerde, kimi uzun geziler yapabilecek ağır ama
konforlu teknelerin tasarımında, kimi sadece çok gövdeli
katamaran veya trimaran tarzı teknelerde tecrübelidirler. Ayrıca
çok tanınmış ve megayat tasarlayan bir desinatör büyük ihtimalle
8 metrelik bir tekne projesi çizim önerimizi kibarca reddecektir.
3.4 TERSANE SEÇİMİ
Bir proje
edindikten sonraki aşama teknemizi inşa ettirecek bir tersane
veya atölye bulmak olacaktır.Burada en önemli kriterin fiyat
olacak olması kaçınılmazdır. Başta bir tekneyi meydana getiren
farklı malzemeler, çeşitli donanım ve aksesuarlar, gerekli
işçilik sürelerinin tespiti gibi nedenlerle teknenin maliyeti
konusunda bir his sahibi olmak zor olacaktır. Yüksek fiyata bir
mal sahibi olmayı hiç kimse istemez. Ancak daha sonra problem
yaşamamak için bize önerilen fiyatın gerçekçi olmasına çok
dikkat etmek gerekir. Teknemizi inşa ettirecek işletmeyi ararken
sorup soruşturmak, daha önce yaptıkları tekneleri görmek, bu
teknelerin sahipleriyle görüşerek deneyimlerini dinlemek çok
faydalı olacaktır.
Kararımızı verdikten
sonra sağlam bir sözleşme yaparak; yapım tarz ve yöntemini,
kullanılacak malzemeleri, monte edilecek donanımları, fiyat ve
ödemeleri, yapım süresini, sözleşmeye uyulmaması halinde hangi
merci ve yöntemlere başvurulacağı gibi çeşitli konuları açıklığa
kavuşturmak gerekir.
3.5 AMATÖR YAPIMCI
Arzu
ettiğimiz bir tekneye çok daha uygun giderlerle sahip olmanın
tek yolu amatör yapımdır. Ancak böyle bir projenin zorluklarını
baştan çok iyi tartmak gerekir.Burada tekne için gerekli
finansmanın gerçekten sağlanabilmesi, tekneyi başarı ile
tamamlamak için gerekli zaman ve moral gücünün bulunması, uzun
bir süre ihmal edilecek olan aile fertlerinizin kesintisiz
desteği, yapım yeri ve yapım araç-gereçlerinin temini ve yetenek
ile bilgi birikimi gerekmektedir. Daha önce benzeri bir işi
başarı ile tamamlamamış ve bedenen çalışmaya alışık olmayan
birinin başarılı olması çok zordur. Böyle bir tecrübeniz yok
ise, öncelikle mesela ufak bir bot inşa etmeyi denemek ve
yeteneğimizi gerçekçi olarak test etmek daha doğrudur. Bu tarz
bir yapımla kazanılacak özgüven bize daha büyük projeler için
cesaret verecektir.
Amatör yapıma
niyetli denizcilerin bu konuda yurtdışında yayınlanmış olan
kitaplara ulaşmaya çalışmaları faydalı olacaktır.Diğer bir
alternatif ise, ülkemizde pek az örneği olmasına rağmen, bir
üreticiden makul fiyatla boş tekne gövdesini satın alarak,
teknenin iç ve dış donanımını tamamlamaktır. Bu uygulama yabancı
ülkelerde epey yaygındır ve makul bir sürede tekneyi
tamamlayarak denize kavuşmanın yanısıra bir miktar tasarruf
edebilme şansını yaratmaktadır.
Amatör yapımcılar fiberglass tekne imal ederken bir kalıp yapma
şansına sahip olmayacakları için; amatör yapım fiberglass
teknelerin dış yüzeylerinde zahmetli bir macunlama ve tesviye,
zımpara işlemi gerekecektir. Ahşap tekne yapacak amatörlerin
masif ahşap kaplama yerine kontrplak malzemeyi yeğlemeleri yapım
işini kolaylaştıracaktır. Metal tekne yapacaklar ise büyük
oranda profesyonellik gerektiren yuvarlak postalı tekne yerine
yapımı kolay olan köşeli tasarımları tercih etmelidirler.
Âli San

23.04.2002
|