| |
6 - Donanım ve Aksesuarlar
6.1 – İç yerleşim ve mobilyalar
Yatlar sadece açık havada spor amaçlı kullanılan deniz taşıtları
değildirler. Bir yat ekibi için aynı zamanda bir barınak olmalı
ve uzun seyirlerde karşılaşılabilecek uygunsuz hava ve deniz
koşullarında tekne ekibe güvenlik ve belli bir konfor
sunmalıdır.
Bir tekne projesinin önemli parçalarından biri de mobilya ve iç
yerleşime ait çizimler ve bunların yapım şekilleri
olmalıdır. Başka türlü bitmiş teknenin ağırlığı ve ağırlık
merkezi tespit edilemez. Genelde tekne tasarımcısı iç dekorasyon
aksamını çizmiş, yerleştirmiş ve hesaplamış olmalıdır, aksi
takdirde gerek profesyonelce gerek amatörler tarafından yapılmış
teknelerde teknenin yüzme hattının değişmesine neden olacak
kadar ağırlık farklılıkları söz konusu olabilir. Genelde tekne
mobilyaları tekne içinde yük taşıyıcı bir görev
üstlenmezler. Ancak aşırı hafif olmaları gereken ve ufak bazı
teknelerde örneğin yatak kasaları, havuzluk oturakları veya
farşlar teknenin boy ekseninde mükemmel yük taşıyıcılar
olabilirler. Ancak bu tarz takviyeler uzman tasarımcılar
tarafından hesaplanmalı ve planlanmalıdır.
Tekne gövde malzemesi ne olursa olsun, iç dekorasyon için büyük
bir çoğunlukla ahşap ve ürünleri kullanılır. Aksi takdirde tekne
içinde sıcak ve rahat ortam oluşturulamaz. İç mobilya herhangi
bir yük taşıyıcı fonksiyon üstlenmediğinden aşırı sağlam ve ağır
ölçülendirilmemelidir, kayıcı tipte hızlı teknelerde bu hususa
çok dikkat edilmeli, teknemiz deplasman teknesi bile
olsa, fazladan taşınan yük daima performans kaybına neden
olacaktır.
Daha önceki dönemlerde bölme ve mobilyalarda kullanılan masif
ağaçlar yerlerini günümüzde üzerleri istenilen ağaç cinsine ait
kaplama ile kaplanmış su kontrplağı adı verilen, su ve rutubete
dayanıklı kontrplak malzemeye bırakmıştır. Ağırlığa önem verilen
kayıcı tipteki motoryatlar ve performans yelkenlilerinde daha
hafif konstrüksiyonlar sağlayabilmek üzere, köpük esaslı levhalar
üzerine çok ince ahşaplar kaplanarak, ahşabın görüntüsünden
vazgeçmeden hafif çözümler yaratılmaktadır.
Tekne içi salon (genelde kuzineyi de içeren) adı verilen, mümkün
olduğunca buradaki oturma gruplarının yatak olarak
kullanılmadığı, günlük yaşam grubundan, navigatöre ait köşe ve
harita masasından, WC ve duş bölümünden ve açıkta yer alan
yataklar, veya bölmelerle ayrılmış kamaralardan oluşur.

Orta boy yelkenli kuzinesi

WC Kabini

25 m cıvarında motoryat
salonu
|
|
Mobilya ve yaşam alanlarının planlanmasında bazı detaylara
dikkat edilmelidir. Bunlardan bazıları mümkün olduğunca kamara
içinde tavan yüksekliklerinin 2,0 metre olması, yatak
uzunluklarının 2,0 m, enlerinin 0,8 m planlanması, her yatağın
üzerinde en az 80 cm’lik bir boş hacim yüksekliği olması, WC ve
duş bölmelerinin 1200x800 mm alana sahip olmasıdır.
Mümkün olduğunca ekipten her kişi için yaklaşık 1,70 m
yükseklikte, taban alanı 0,25m² olan bir dolap bulunmalıdır.
Salon, havuzluk
oturma gruplarında her kişi için en az 60 cm oturma genişliği
olmalı, aynı genişlik her kişi için yemek masası tasarımında da
dikkate alınmalıdır. Yatak ve oturma grupları genelde zeminden
35-40 cm, kuzine tezgahının ise 90 cm yükseklikte olması
gerekir.
Bölme geçişleri veya kapı genişlikleri en az 50 cm, daha iyisi
60 cm olmalıdır.
4 kişilik bir yemek masası en az 750x1200 mm ölçülerinde
olmalıdır. Yelkenli teknelerde harita masaları en az 80cm
boyda, 65 cm enli yapılmalıdır.
Kuzinede olabildiğince, derin bir veya çift eviyeye, üstten
kapaklı bir buz kutusuna, yeterli çalışma alanına, ufak da
olsa, serbest salınabilir fırınlı bir ocağa, yeterli raf ve dolap
hacimlerine yer bulunmalıdır. 10 metreye kadar teknelerde hemen
kaporta girişinde L-biçimli kuzine, daha büyük teknelerde salon
kısmında oturma grubu karşısında düz veya U-biçiminde tezgaha
sahip kuzineler görülmektedir. |
Tüm mobilya ve iç kaplamalarda teknenin iyice havalanabilmesi
için hava geçişini sağlayacak delikler, aralıklar veya ızgaralar
bulunmalıdır.
Mobilyaların hiç bir şekilde keskin köşeler ihtiva etmemesi
ekibin emniyeti açısından vazgeçilmezdir.
Tabanlar, en az 15 mm kalınlıkta kontrplak üzerine halı
kaplanarak veya kaydırmazlığı sağlayan, cilalanmamış, tik gibi ham
ağaçlar kaplanarak oluşturulur. Taban zemini üzerinde bir kaç
açılabilir farş kapağı bulunmalı, bu şekilde tekne karinası
gerektiğinde kontrol edilebilmelidir. Koridorlar en az 50 cm, daha
iyisi 75 cm genişlikte, tekne içinde rahatlıkla dolaşmayı
sağlamalıdır.
Genelde belli tekne büyüklüklerine göre klasikleşmiş iç yerleşim
şekilleri vardır, takip eden bölümlerde bunlardan bazı örnekler
resimlerde görülmektedir. Yatlarda yatak altları, sırtlıkların
arkası ve benzeri köşe bucak depolama hacimleri olarak
değerlendirilmelidir.
Kapalı hacimlerde havalandırma genelde ihmal edilen, ancak çok
önemli bir konudur. Tekne açılabilir lumboz ve hatchler
dışında, çeşitli manikalar vasıtasıyla, teknede kimse
bulunmadığında da sürekli biçimde havalandırılmalıdır.
Teknenin cokpit diye de adlandırılan havuzluğu zamanımızın üçte
ikisini geçirdiğimiz açık alandır. Havuz oturakları 2 metre
boyunda en az 45-50 cm genişlikte olmalı, sırtlıkları böbrekleri
rüzgardan koruyacak yükseklikte olmalı, yelkenlilerde havuz
oturakları arasındaki genişlik azami 75 cm olmalıdır, böylelikle
tekne yattığında ayaklarımızı karşı oturağa dayayarak destek
alabiliriz. Havuzlukta tekne malzemelerimizi alacak kapaklı ambar
hacimleri bulunmalıdır.
6.2.-Döşeme ve perdeler
Çeşitli tipte sentetik halılar koridorlar dışında, özellikle
fiberglas teknelerde yan yüzeyler ve tavanların kaplanmasında da
kullanılmıştır. Bu şekilde hem daha sıcak bir görüntü elde
edilirken, ayrıca geceleri tavanlarda rutubet ve su damlacıkları
oluşumu engellenmektedir. Kolaylıkla yapıştırılan bu malzeme
yıllar içinde kolaylıkla yenilenme imkanı da sağlar. Koridorlarda
altı lastikli kaymaz cinslerinin kullanılması önerilir.
Döşemeler veya kaplanacak yüzeyler için kadife, moher, alcantara
kumaşlar (sırasıyla birbirinden daha üstün olmak üzere )
kullanılmaktadır. Deri döşemeler için rutubetli ortamda küflenme
tehlikesi söz konusu edilir. Deri kullanılan teknelerin kuru ve
rutubetsiz ortama sahip olması gerekir. Suni deri sık kullanılan
bir malzemedir. Micro elyaflı kumaşlar çok dayanıklı ve çok
hafiftirler.
Döşemelerin eskisi gibi bir sünger bloğunun kumaşla
kaplanmasıyla elde edilmesi yeterli değildir. En azından değişik
yoğunluk ve sertlikte iki ayrı sünger cinsi üst üste
yapıştırılarak üstüne bir elyaf katı döşenir. Bu şekilde yaklaşık
12 cm yükseklikte yatak ve oturma minderleri yeterli konfor
sağlarlar. Oturma grupları için yapılan döşemelerin dümdüz
değil, belli bir profile sahip olacak şekilde imal edilmeleri
oturma rahatlığı sağlar. Lüks ve klimalı teknelerde evimizden
bildiğimiz metal yaylı yatakların benzerleri kullanılabilir, bu
ortam şartları sağlandığında yayların paslanması önlenir. Yatak
ve oturma minderlerinin kumaş kaplamalarının fermuarlı olması ve
gerektiğinde sökülerek
yıkama veya temizletme imkanı vermeleri önemlidir.
Belli bir gizlilik gereği ve örneğin Akdeniz güneşi teknelerin
camları ve hatchlerinde raylar üzerinde kayar açık renk
perdelerin kullanılmasını gerekli kılar.
Yan yüzeyleri kaplama malzemesi olarak halı, suni deri yerine
düzgün yerleştirilmiş mantar levhalar da kullanılabilir.
6.3-Yerleşim örnekleri
|

       |
|
Yelkenli ve motorlu en sık rastlanan büyüklükteki boylarda tekne
iç yerleşim planları ile ilgili bazı resimler aşağıda
görülmektedir.
5-7 metre boylu kamaralı yelkenli teknelerde en çok rastlanılan
yerleşim biçimi başaltında V-biçimi iki kişilik bir yatak ve
hemen bunların bitiminde yine yatak olarak kullanılabilecek
karşılıklı iki oturma grubu şeklindedir. Bazı teknelerde oturma
grubu teknenin boy eksenine dik yerleştirilerek daha fazla hacim
ve konfor sağlanmaya çalışılır. Bu büyüklükte teknelerde kuzine
ve kapalı WC bölmesine yer ayırabilmek hemen hemen
imkansızdır. (Resim 6.3.1 ve 6.3.2)
7-9 metre aralığında aynı yerleşim biçimi, ufak bir kuzine ve WC
bölmesine olanak tanır, bu boyda teknelerde havuz oturakları
altları da yatak olarak kullanılmaktadır. (6.3.3)
9-10 metre aralığında ise, yine aynı plan, hacimler daha
rahatlamış ve geniş ve kıçta kapalı kabinler inşa edilerek
uygulanabilir. (6.3.4)
10-12 boylarda navigasyon köşesi, bazen iki kıç kabin ve değişik
oturma grupları ve kuzine tasarımları uygulanmaktadır. (6.3.5) Bu
boyda centercockpit adı verilen, havuzluğun teknenin ortasında
yer aldığı ayrı bir kıç kabinli yerleşime de rastlanır (6.3.6 )
Motoryatlarda 8 metreye kadar olan boylarda en önde yatak ve
oturma grubu olarak kullanılan V veya U şeklinde bir bölüm, bir
küçük WC bölmesi ve karşısında bir ufak kuzine bulunur. Kumanda
kabini genelde yarı açık, bir davlumbaz ile korunmuş
şekildedir. (6.3.7)
10 metreye kadar motoryatlarda başta genişçe bir kabin, WC ve
kuzine bölümleri, arkası açık veya kapatılmış bir salon içinde
kumanda mahalli ve bir oturma grubu yer alır. Motor veya motorlar
bu salon zemininin altında yer alır. Teknenin kıçı havuzluğa
ayrılmamışsa, kıçta ayrıca bir kabin yer alabilir. (6.3.8)
12 metre boya kadar aynı tasarım uygulanabilir, daha büyük
teknelerde teknenin ön tarafında, birden fazla kabin bulunur.
6.3.1 Yelkenli
6.3.2 Yelkenli
6.3.3 Yelkenli
6.3.4 Yelkenli
6.3.5 Yelkenli
6.3.6 Yelkenli
6.3.7 Motoryat
6.3.8
Motoryat |
5- 7 m
5- 7 m
7- 8 m
8-10 m
10-12 m
10-12 m
7- 8 m
10 m |
|
6.4- Lumboz, manika ve hatchler
    |
|
Bir teknenin yolculuk sırasında kapalı bölümünde de güvenlik ve
koruma ile beraber belli bir konfor sağlaması gerektiğini
belirtmiştik. Havalandırma imkanı ve yeterli güneş ışığı teknede
rahat seyahat için vazgeçilmez gereklerdir. Bu ihtiyaçlar lumboz
ve hatch gibi donanımlarla birleştirilebilir.
Açılır kapanır, yeterli sayıda lumbozlar hem kabinlerin yeterli
şekilde aydınlatılmasını, hem havalandırılmasını sağlar. Aynı
görev güverte ve kamara tavanlarına yerleştirilen geniş hatchler
ile de sağlanabilir. Hatchler yeterli büyüklükte seçildikleri
takdirde aynı zamanda tekne içinden kaçış veya yelken
torbalarının tekne içine konulup, çıkarılmaları için denizcilere
yardımcı olabilirler. Hatchlerin konum ve yükseklikleri
itibariyle ayağa, halatlara takılmamarına, genelde pleksiglass
olarak bilinen camlarının yeterli kalınlıkta olmasına dikkat
edilmelidir. İstendiğinde dış yüzeylerinden de açılabilir
kilitlere sahip olanları kullanım kolaylığı sağlar. Lumbozlarda
emniyet tipi camlar veya pleksiglass kullanılır, açılabilir
lumbozlarda sineklik olması konforu arttırır.
Su geçirmezlik ve emniyet açısından teknenin ışık ihtiyacı
havalandırmadan ayrılabilir. Bu durumda daha ucuz olan sabit
lumbozlar, hatta kamara yüzeyine vidalanan düz pleksiglass
levhalar kullanılabilir. Bu uygulamada teknenin
havalandırması manikalar vasıtasıyla ayrı bir sistem olarak
çözülmelidir. Bu sistemin avantajı teknenin boş ve bir yerde
bağlıyken, lumbozları kapalı halde bile içerde hava
sirkülasyonunun sağlanabilmesidir. Yağmur ve serpintiye karşı
belli oranda koruma sağlayan manikalar sert hava seyirlerinde
vidalı kapaklar ile kapatılıp, tamamen su geçirmez hale
getirilebilirler. Manikalara özellikle ıskotaların takılmaması
için borudan koruyucu muhafazalar yapılması tavsiye edilir.
Yelkenli teknelerde seyir esnasında hava akımı arkadan öne
yönelir, motoryatlarda hava önden arkaya doğru akar. Bu nedenle
etkin bir havalandırma sağlamak için manika ağızları ve hatch
kapaklarının açılma yönleri buna göre ayarlanmalıdır. |
6.4 Kaporta girişleri
Büyük yatlar dışında küçük ve orta boyda teknelerde havuzluktan
kamaraya giriş genelde tek veya iki kanatlı bir kapı veya bir
ray içinde işleyen sürgülü bir kaç parçalı ahşap kapaklar ve
üstte yer alan yine sürgülü veya kendi üzerine katlanan bir üst
kapakla çözülmüştür. Büyük motoryatlar ve bazı yelkenlilerde
giriş yüksekliği müsaade ettiğinden, kayar veya kanatlı gerçek
kapılar kullanılabilir.
Kaporta girişleri tekneye izinsiz girişleri önlemek
dışında; kamara içini serpinti ve yağmur etkisinden de koruyacak
şekilde tasarlanmalıdır. Kaporta girişi sürgü ve kilitler ile
emniyet altına alınır. Kapaklar örneğin bir dalga etkisiyle su
alan havuzdan suların kamara içine akmasını önlemelidir. Bu
nedenle sürgülü kapaklar adına yabancı literatürde "garaj" adı
verilen sabit bir üst muhafazanın içinde kayarak çalışırlar.
6.5 Güverte donanımları
Motorlu ve yelkenli yatlarda kimi güverte donanımları
ortaktır. Bunların başlıcaları ekibin emniyeti için baş ve kıç
pulpit ile vardavela ayakları, servis botunu taşıyan
mataforalar, karaya çıkışı kolaylaştıran pasarella, demir
donanımının parçası olan baş makara, el kumandalı veya elektrikli
yada hidrolik ırgat, depo dolum kapakları, tekneyi
bağlayabilmemizi sağlayan koç boynuzları ve kurt ağızlarıdır.
|


 |
|
Pulpit ve vardavelalar belirli standart ölçülerde genelde
paslanmaz çelik veya aluminyum borulardan yapılırlar. Ağır
motorsailor’larda ve motoryatlarda tekne boyunca devam eden
kesintisiz boru veya ahşap masif uygulamanın genelde
yelkenlilerde vardavela ayaklarının orta ve üst ucundan
geçirilen paslanmaz çelik teller gerilmesi şeklinde yapılması
adettir. Ekibin emniyeti için güvenilir bir vardavela ve pulpit
sistemi şarttır.
Gezilerde servis botunu teknenin arkasında çekmek istemeyen veya
ön güverte yada kamara üzerinde kapaklanmış şekilde taşımak
istemeyen tekne sahipleri teknenin en kıçında güverte üzerine
botu yukarı çekme mekanizması bulunan mataforalar
kullanırlar. Yine kıçtankara olmuş teknelerde iniş binişi
kolaylaştırmak için sabit veya katlanır ( hatta büyük yatlarda
elektrikli veya hidrolik kumandalı) minik köprüler, pasarellalar
donatılır.
Her tekne sahibi, hafif tutulması gereken tekne baş ve kıçında
bot, matafora ve pasarella gibi ilave donanımların getireceği
ilave ağırlığı göz ardı etmemelidir.
Demir donanımını oluşturan ırgat güverte üzerinde yer
alabileceği gibi, ön güvertede yer alan bir kapak altına
gizlenmiş olabilir. Tekne büyüklük ve ağırlığına göre uygun
demiri çekebilmek için, ırgatlar elle kumanda edilen, elektrikli
veya hidrolik olurlar. Irgatlar halat ve/veya zincir çekebilen
kavaleta, kilit ve frenleme sistemleri ile donatılabilirler. Tekne
burnunda çapayı tekne gövdesinden yeterli mesafede tutan ve
zincirin akmasını kolaylaştıran bir makara sistemi bulunur.
Depo dolum kapakları, kurt
ağzı ve koç boynuzu gibi donanımlar
yine çoğunlukla paslanmaz çelikten imal edilirler. Özellikle
büyük yüklere maruz kalabilecek ırgat, koç boynuzu gibi
malzemeler güverteye bağlanırken güverte altına destek olmak
üzere, örneğin metalden karşı parçalar konulması ve bu bölgelerin
desteklenmesi tavsiye edilir. Donanım bağlanırken altları suya
dayanıklı uygun malzeme ile yalıtılmalı, bağlantı elemanı olarak
vida yerine tercihen cıvata ve somun yeğlenmelidir. |
Yaklaşık 10 metre civarı yelkenli tekne boylarına kadar yekeli
dümen kullanılması adetken, bu boydan sonra dümen dolapları
kullanımı yeğlenir.
Demirliyken teknemizin emniyetini sağlayan çapalar çok çeşitli
tiplerdedir. Başlıca ana ayrım ağırlığı ile tekneyi tutan çapalar
ile özel formları sayesinde çok yüksek tutunma kuvveti sağlayan
hafif çapalar arasındadır. Yatlarda yer darlığı ve ağır çapaların
kullanım zorluğu hafif çapalara yönelinmesini sağlamıştır. Her
teknede en az bir ana çapa ve biraz daha hafif olabilecek ikinci
bir yedek çapa bulundurulması tavsiye edilir. Seçilecek çapa tipi
sıklıkla demirlenecek noktalarda beklenen deniz dibi yapısına
uygun (kumluk, taşlık, kayalık, eriştelik gibi ) olmalı ve çapa
teknemizin ölçülerine göre imalatçıların hazırladıkları
tablolardan seçilmeli, bu konuda denizcilik yayınlarından, başka
denizcilerin tecrübelerinden azami biçimde faydalanılmalıdır.
6.6 Vinçler, raylar, makaralar, yönlendiriciler
Yelkenli teknelerde arma adı verilen direk ve tel donanımının
yanı sıra mandar ve ıskota vinçleri, ana yelken ıskota ray ve
arabası, ön yelken ıskota ray ve makaraları, kilit ve kıstırmaçlar
ve halatları istenilen noktalara yönlendiren organizer veya
yönlendiriciler yer alır.
|
 |
|
Günümüzde artık kullanım kolaylığı ve emniyet açısından yelkenle
ilgili tüm kumandaların tekne havuzluğuna yönlendirilmesi ve bu
işlerden sorumlu tekne elemanının havuzluğun sağladığı güvenli
ortamdan ayrılma gereği olmaksızın yelkenlerle ilgili tüm
görevleri yerine getirebilmesinin sağlanması adet olmuştur. Bu
sisteme sahip olmayan teknelerde de benzeri tadilatların
yapılması doğru olabilir. |
Yelken donanımının en gerekli ve pahalı parçalarından olan
vinçler genelde ekonomik kaygılardan ötürü bir numara ufak
seçilirler. Bu tercih özellikle aile bireyleri veya sürekli spor
yapmayan ekip üyeleri için yanlıştır. Vinç seçimi için
imalatçıların tekne boyu veya daha doğru olarak, yelken
alanlarına göre hazırlanmış tablolarla tavsiye ettikleri tipler
veya mümkünse bunların bir üst modeli olmalıdır. Bu şekilde
yelken kullanımı ekipçe için gerçekten bir zevk olarak
algılanır. Vinçleri yerlerine monte ederken altları gerekirse
ahşap veya metalle beslenerek yükseltilmeli, montaj yeri
halatların vince üreticinin önerdiği açıyla geliyor olmasına
dikkat edilmelidir. Günümüzde büyücenek teknelerde motorlu
vinçler kullanım kolaylığı açısından yaygınlaşmaktadır.
Genua ve flok iskota rayları, makara ve kilitleri yine yelken
alanına göre, üreticinin tavsiye ettiği ebatlarda olmalıdır. Ray
arabalarının bir makara sistemi vasıtasıyla havuzluktan
ayarlanan tipleri sertleşen havalarda ekibe kolaylık sağlar. Ana
yelken ıskota ray ve arabası bir palanga sistemiyle bumbaya
bağlanır. Palanga sisteminin yük altında bumbayı çekecek gücü
uygulayabilmesi gerekir.
Direk dibine gelen mandar ve kumanda halatları makaralar
vasıtasıyla genelde kamara ön üst kesiminde yer alan
yönlendiricilere, buradan kamara boyunca havuzluğa yönelerek
kıstırmaç ve mandar vincine gelirler.
6.7 Yelkenler
Yelken alanı daha tekne çizim masasındayken belirlenir. Teknenin
tipine, sahibinin tercihi arma tarzına göre arma yüksekliği, dümen
ve salma yerleşimleri planlanır. Yelken alanının ana ve ön
yelkenlere dağılımı, teknenin dümene fazla yük bindirmeden, rahat
seyir yapacak biçimde yapılması gerekir. Yelken alanı teknenin
orsa seyrinde taşıyabileceği maksimum yelken alanı olan ana
yelken ve % 150’lik genoa (alt yaka baş ıstralya-direk
mesafesinden % 50 daha uzun) ile belirlenir. Bu yelken
alanı, teknenin yelkeninin camadana vurulması gereken, rüzgaraltı
küpeştenin suya girdiği ana kadar taşınır. Diğer bir yöntem
tekneyi ana yelken ve bir gezi floğu ile normal havalar için
biraz az yelken alanına sahip tasarlamaktır, bu durumda teknenin
yelken gardrobunda %150-180’lik bir hafif hava genoası
bulundurulabilir.
Kaba bir hesap yöntemi olarak teknenin deplasmanının her tonu
için gezi teknelerinde 8-12m² yelken alanı gereklidir
(Örn. Folkeboat; Deplasman = 2 ton Yelkenler=24 m² )
En çok rastlanan sloop armada ön yelken alanı büyüktür. Bu
nedenle bu tarz armalı teknelerde rüzgar şiddetine göre bir kaç
farklı ebadda ön yelken ve bir fırtına floğu bulundurmak
gerekir. Ana yelken alanı büyük, ön yelken alanı küçük olan
kesirli armalı teknelerde prensipte tek bir flok ön yelken
olarak yeterlidir. Ancak çok hafif havalarda daha fazla yüzey
alanlı hafif kumaştan imal edilmiş bir genua ihtiyacı doğabilir.
Yelken malzemeleri ve üretimi artık bir bilim haline
gelmiştir. Gerek kesim şekilleri, gerek dikim (hatta yapıştırma)
tarzları, gerek malzemeleri nedeniyle, ucuzundan pahalıya doğru, dacron
gezi yelkenleri, gezi-yarış yelkenleri ve egzotik malzemelerden
özel yarış yelkenleri içinden istemlerimize uygunu seçmek için
yelken yapımcısının uzmanlığına baş vurmakta fayda vardır.
Günümüzde ufak ekiple denize çıkma ve emniyet düşünceleri ön ve
ana yelkenler için kullanımı kolaylaştırıcı çeşitli sarma
sistemlerinin geliştirilmesine sebep olmuştur. Ön yelkenler daima
baş istralyaya sarılan bir sistemle sarılırken, ana yelkenler
için yelkeni dikine direğin içine veya yatay eksende bumba içine
saran sistemler geliştirilmiştir. Bu uygulama ile gezi
yelkencileri sertleşen havalarda yelken alanlarını
küçülterek, daha rahat seyir şartları sağlayabilirler ise de, bir
miktarı sarılmış ön yelkenlerin duruşu kötü olup, özellikle orsa
performansları yetersizdir. Bu nedenle yarış teknelerinde sarma
sistemlerine rastlanmaz.
Âli San

02.03.2003
|
|