|
Alman Liselilerden Emre Aköz' e yanıt
17.04.2011 - 18:16
Cuma günü YGS'deki şifre skandalına karşı Büyük Liseli
Buluşması'na "Cemaate Geçit Yok" pankartıyla katılan Alman
Liseli öğrencilere dünkü yazısında "Bu veletlerin acaba kaçı bir
Gülenciyle tanıştı?" diyen Emre Aköz ' e yanıt geldi.
Alman Liseli öğrenciler, Sabah gazetesi yazarı Emre Aköz'ün
dünkü “Siz hiç 'öteki' oldunuz mu?” başlıklı yazısında kendileri
için kullandığı ifadeler ve Alman Liseliler'in liseli boykotuna
katılmasını eleştirmesine Aköz'e bir açık mektup yazarak yanıt
verdiler.
Alman Liseli Öğrenciler'in Aköz'e hitaben yazdıkları mektup
şöyle:
Biz "Alman Liseli Öğrenciler",
· Bu
metni, başbakan ile köşe yazarlarının polemiğinde, meslektaşları
için ‘sümüklünün teki’ diyen,
· Karikatüristlere‘asker
civelekleri’ diyen,
·
Polis tekmeleriyle çocuğunu kaybeden kadın öğrenci için ‘Duygu
sömürüsünü kimse yutmasın. Madem bebeğini önemsiyorsun, ne işin
var orada?’diyen,
· Paralı
eğitime karşı çıkan öğrencilere köşe yazılarında "tembel,
asalak, bedavacılar’ diyen,
· Ankara’da
direnen Tekel işçilerine “yan gelip yatanlar” diyen,
· Solcu
kadınlar için ‘Kerhaneye düşmek gibi bir şey’ diyen Emre Aköz’ün
16.04.2011
tarihli “Siz hiç ' öteki ' oldunuz mu?” yazısına cevaben kaleme
almayı uygun ve gerekli gördük.
Söz konusu yazısında Emre Aköz, Alman Liseli Öğrenciler olan
bizlerin açtığımız "Cemaate Geçit Yok" pankartı üzerinden
hareketle, eylemimizin ve söylemimizin içini boşaltmayı,
haklılığımızı çarpıtmayı amaçlamıştır. Emre Aköz'e açık
mektubumuz:
Emre Aköz, alışkın olduğunuz dilin dışında, içerisinde
hakaret barındırmayan bu yazıyı anlamanın sizin için zor
olacağını düşünsek de üslubumuzda hakaret ve aşağılama
barındırmamaya özen göstereceğiz.
İlk önce kendimizi tanıtalım: Bizler, sizin tek kelimeyle '
veletler ' olarak geçtiğiniz insanlar olmanın ötesinde, okuyup
düşünen, sorgulayan ve derdini insanca anlatmaya çalışan,
geleceğine sahip çıkan, lise öğrencileriyiz. Yazınızda eylemin
liselilere “yaptırıldığını” yazarak sadece Alman Lisesi
öğrencilerine değil, hakkını savunmak için sokaklara dökülen
bütün liselilere hakaret etmişsiniz. Liselilerin bu eylemleri
yönlendirme olmadan, baskı altında kalmadan hatta “merkezi
kimlikleri” savunup “ötekileştirmeyi” meziyet sayan bazı gerici okul yönetimlerinin baskılarına karşı, kendi
özgür iradeleriyle gerçekleştirdikleri açıktır. Öğrencileri
yönlendiren birilerini mi arıyorsunuz? Bizi yönlendirenler,
aklımız, cesaretimiz, umudumuz ve aydınlık yarınlara duyduğumuz
özlemdir. Bir örgüt mü arıyorsunuz? Evet tüm liseliler,
öğretmenler ve veliler bu eylemler için örgütlenmiştir. Fakat
sizin kaleme aldığınız bu yazıyı kendi isteğinizle mi yoksa
hükümet-cemaat işbirliğinin kalemşörlerinin emriyle "sehven" mi
yazdığınız büyük şüphe konusudur.
Gelelim söz konusu yazınızda bize sorduğunuz soruya: Bu
veletlerin acaba kaçı bir Gülenciyle tanıştı?
Cevabımız: Evet Tanıyoruz! KPSS'de soruları çalanları, YGS’yi
şifreleyenleri, liselerde kadın ve erkek öğrenciler arasına
santimler koymaya çalışanları, sınavlarda yine ‘sehven’
harem-selamlık’ uygulamasını yapanları, okullarımızı bilimin
ışığından uzaklaştırmak isteyenleri en iyi biz liseliler
tanırız. Peki Emre Aköz, siz hiç dershane parasını ödeyemediği
ya da YGS de emeği ve hakkı hiçe sayıldığı için intihar eden
akranlarımızla tanışma şansına eriştiniz mi?
Emre Aköz, bizim “Cemaat'e geçit yok” pankartımıza
bozulmuşsunuz, sevindik. Evet Türkiye'deki dini sömürü kaynağı,
geleceğimizi çalan, sınavları şifreleyen Gülen cemaatine
liselerde geçit vermeyeceğiz. KPSS sorularını abi-abla
evlerinden aldıklarını söyleyen bir sürü tanık var, peki siz hiç
onlarla konuştunuz mu?
Yazınız, sadece biz değil tüm liselilerin eylemlerini
manipülasyon altında yaptığımızı aşağılayıcı bir şekilde iddia
edip, bütün öğrencilerin psikolojisinin böyle bir skandalla
nasıl sarsıldığını, açıklamaların yetersiz ve bulanık, devlet
içinde örgütlenen suçluların hala serbest olduğunu anlatmak
yerine, eylemlerimizi farklı uçlara çekerek, söylemimizi
çarpıtmayı amaçlamaktadır.
Aynı yazınızda "Almanlar, Türkiye'de okul açınca iyi; Türkler
yurt dışında aynısını yapınca kötü!" söylemine yer vermişsiniz.
Buradan anladığımız kadarıyla, siz, Alman hükümeti tarafından
desteklenen eğitim kurumunu, bir devletten bağımsız kurduğu
eğitim kurumlarıyla eşdeğer tutmaktasınız. Bu tutumunuz,
bizlere, sizin de devlet içi cemaat örgütlenmesinin ve cemaatin
devletleşmesinin farkında olduğunuzu düşündürüyor. Şunu
anlamamız gerek ki biz Türkiye'ye yararlı olma iddiası olan
gençler olarak çağdaş, bilimsel ve kaliteli eğitim
arayışındayız.
Bir de yazınızda ‘Seçime iki ay kala ahmakıslatan yağmurları
başladı’ demişsiniz,(iyi etmişsiniz. Burada ahmak kimdir size
sormak gerekir ancak hakkınızı yemeyelim, bizi iyi
anlamışsınız.) Eğer bu skandalın sorumluları bulunmazsa, üstü
önceki skandallar gibi kapatılmaya çalışılırsa, eylemlerimiz
devam edecek ve liselileri provokatör, marjinal gruplar gibi
göstermeye çalışanlar, bize bir şey olmaz diyerek yollarına
devam ederlerse, kimin ahmak olduğuna tarih karar verecektir.
Bir de şöyle anlatalım. Alman Liseli öğrenciler olarak, diğer
liselerden kardeşlerimizle, bizi destekleyen sanatçılarla,
velilerimizle, akademisyen ve öğretmenlerimizle birlikte,
geleceğimizi çalmaya çalışan karanlığa karşı İstiklal
Caddesi’nde yaktığımız ateşten birileri rahatsız olmuştur. Bu
ateş, provokatörlerin değil, hak ve hukuk, eşit ve nitelikli
eğitim arayanların ateşidir. Ve biz inanıyoruz ki hür irademizle
yaktığımız bu ateş bir yangın gibi büyüyerek bütün gençliğe
yayılacak, ülkemizi aydınlatacaktır. Bu saygısız tavrınızla,
gerçekleri çarpıtarak ve eylemlerimizin içini boşaltmaya
çalışarak, öğretmenlerimize, anne-babalarımıza, bizlere ve bu
eylemleri destekleyenlere dil uzatmanız, gelecekte de
tarafımızdan hiçbir zaman cevapsız bırakılmayacaktır.
Alman Liseli Öğrenciler
|