|
|
 |
|
Selanik
1881
- İstanbul 10.11.1938
"Bağımsızlık
Savaşlarının Öncüsü"
1934'te "Atatürk"
(Türklerin Babası) adını alan Mustafa Kemal, modern Türk devletinin
kurucusuydu. Sultan'ı tahtından çekilmek zorunda bıraktı ve kendisi
tarafından ilan edilen Cumhuriyetin (1923) ilk Cumhurbaşkanı olarak
din ve devlet işlerini ayırdı.
Bir gümrük memuruyla
bir çiftçi kızının oğlu olarak doğan çocuğa Mustafa adı verildi.
Babasının erken ölümünden sonra 9 yaşında okulu bırakmak zorunda
kaldı. 1893'te Selanik'te bir askeri okula yazılan Mustafa 2 yıl sonra
Manastır Askeri Lisesine geçti. 1899'da İstanbul'daki Harp Okuluna
girdi ve Harp Akademisini 1905'te kurmay yüzbaşı olarak bitirdi. |
1895'ten Sonra:
İlk Politik Çalışmaları Amacı saltanatı devirmek ve halka dönük
bir anayasa çıkarmak olan milliyetçi bir hareketin temsilcisi
Jöntürklerle Mustafa Kemal askeri okulda tanıştı. Jöntürklere
yakınlığıyla bilinen ihtilalci Vatan ve Hürriyet Cemiyetinin lideri
oldu. Bir muhbir tarafından ele verilen Mustafa Kemal, iktidardakiler
tarafından İstanbul'un işkence mahzeni olan ünlü Kırmızı Hapishanede
birkaç hafta süreyle tutuklu kaldı. 1908'de isyan eden Jöntürkler
1913'te iktidara geldiler.

1915: Birinci
Dünya Savaşı'ndaki Kahramanlığı
Bağımsız askeri
yöntemleri Mustafa Kemal'in popüler olmasını sağladı. Nefret ettiği
Alman müttefiklerin talimatını beklemeden kendi birlikleriyle İngiliz
ve Fransızların Çanakkale saldırısını püskürttü. Halk kendisini
göklere çıkarırken askeri üstleri onu ceza olarak başka bir yere
atadılar. Ardından Osmanlı Devleti'nin yenilgisini elinden hiçbir şey
gelmeden seyretmek zorunda kaldı.
1920: Mustafa
Kemal İktidarı Ele Geçiriyor
1919'un başında Anadolu'daki 9. Ordu müfettişliğine atanan Mustafa
Kemal, 8.7.1919'da Sultanın ordusundan istifa etti ve İtilaf
Devletlerine ve 1917'den beri onlara katılmış olan Yunanlıların
işgaline karşı savaşını sürdürdü. Anadolu yeni iktidar merkezi olarak
gelişti. Mustafa Kemal Sivas'ta Türkiye'yi kurtarmak için ulusal bir
kongre topladı. Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi, başında
Mustafa Kemal olmak üzere İstanbul'daki Sultana karşı bir hükümet
kurdu.
Türkiye'yi bir
çekirdek devlet durumuna (eski devlet alanının onda biri) indirgeyen
Sevr Barış Antlaşmasının (10.8.1920) imzalanmasını Mustafa Kemal ve
yandaşları olan Kemalistler vatan hainliği olarak niteleyip
reddettiler. Ödün vermeyişleriyle daha çok beğenildiler. 1922'de
hedeflerine varmışlardı: Mustafa Kemal Paşa (1916'da Generalliğe
yükseltilmişti) Yunanlıları kovdu. Sultan VI. Mehmed (Vahdettin)
tahttan indirildi.
1924-34:
Büyük Reformlar 1923'te ilan ettiği Cumhuriyetin Cumhurbaşkanı olarak
geniş yetkilere sahip oldu. Her ne kadar halkın devrimine güvenmiş ve
Cumhuriyet Halk Partisi'ni bunun için kurmuşsa da, devrimlerin
temposunu ve sırasını kendisi belirlemişti. Halifeliği 3 Mart 1924'te
kaldırmakla aşırı dinciliğin eğitim sistemi üstündeki etkisini
kaldırmış oldu. Birkaç yıl içinde dini hemen tümüyle politikadan
ayıran Mustafa Kemal, önceden İslamın damgasını vurduğu Türkiye'yi
Batılı bir toplum haline getirdi. Bu reform politikası her ne kadar
aşırı dinci Müslümanların direnişiyle karşılaştıysa da Mustafa Kemal'i
genç neslin kahramanı haline getirdi.
1938: Yaşamı Seven
Liderin Ölümü
Mustafa Kemal reform politikasını kendi yaşamında da uyguladı.
Geleneksel baş giysisi olan festen vazgeçerek yalnız şapkayla göründü.
Eğitim görmüş bir kadın olan Latife Hanım'la evlendiğinde düğününe
(1924) kadınları da davet etti ki bu katı bir cinsiyet ayrımı bulunan
bir İslam ülkesi için küçük bir devrim anlamına geliyordu. Reformcunun
evliliği 18 ay sonra sona erdi. 1938'in başından beri siroz tanısıyla
yatak istirahatinde olan Atatürk Ekim ayında girdiği komadan bir daha
çıkamadı.

Kemal Atatürk'ün
Reformları
|
1925 |
|
Dini kıyafetler ve
fesin giyilmesi yasaklandı. |
|
1925 |
|
İslami takvimin
kaldırılarak yerine Gregoryen takvimin getirilmesi. |
|
1926 |
|
Şeriat yerine İsviçre
Medeni Yasasının benimsenmesi: Aile içinde kadın ve erkek
eşitliğinin kabul edilmesi ve poligaminin (çok evlilik) kaldırılması. |
|
1926 |
|
Herkes için bedava
eğitim zorunluluğu. |
|
1928 |
|
Türk Dilinin yeniden
düzenlenmesi (yabancı sözcüklerin yerine yerli sözcüklerin
konulması; Arap Alfabesinin yerini Latin Alfabesinin alması. |
|
1932 |
|
Ezanın Türkçe
okutulması. |
BİR
MUSTAFA KEMAL VARDI
Bir Mustafa Kemal vardı ışık ışık
Karanlık girmezdi ayak bastığı yere
Gelişini doğan güneşten anlardık
Mavi gözleriyle hükmederdi göklere.
Bir Mustafa Kemal vardı; dalga dalga;
Koşup gelirdi her derdine memleketin,
Düşünür, bir çare bulurdu mutlaka,
Oydu bayrağı istiklal ve hürriyetin.
Bir Mustafa Kemal vardı, alev alev
Bir bakışıyla dağlar ovalar tutuşurdu.
Kürsüye çıktımı; orada bir dev,
Orada bir vatan, bir cihan konuşurdu.
Bir Mustafa Kemal vardı; yürek yürek
Tanırdı bütün insanlarını yurdunun
Tek başına ve bir aslanca kükreyerek
Çıkardı karşısına nice dağ gibi ordunun.
Bir Mustafa Kemal vardı; bayrak bayrak
Dalgalanırdı burcunda kalelerin...
Ağlıyoruz şimdi o burçlara bakarak,
Üzüntümüz öyle büyük, öyle derin!
Bir Mustafa Kemal vardı; rüzgar, rüzgar
Eserdi vatan dağlarında sonsuz...
Şimdi, Ankara da, Anıtkabir de yatar,
Her yerde bir karanlık ve biz onsuz!
Ne kadar belli, Mustafa Kemal'siz olduğumuz...
ÜMİT
YAŞAR OĞUZCAN
Yazarlar:
Bernd
Jordan ve Alexander Lenz
Kaynakça:
Yüzyılın 100 Politikacısı (Yeni Binyıl)
Bernd Jordan ve
Alexander Lenz'e
teşekkürlerimizle
Denizce

Diğer Atatürk fotografları için lütfen
tıklayınız...
 |