e-mail
    
    denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

Dost Köşesi     

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Tanju Berk / Öykü İşte Böyle Başladı

aaa11.05.2002    

 

Tüm dostlara selam

 

Göndericinin ismi sizi yanıltmasın, ben Tanju.

 

Uzun mu, kısa mı bilemeyeceğim ama sonunda hazırlık dönemi bitti. Yarın pazar, sabah 07h00 treniyle Paris'e, oradan da 12h00'da Guadelup'a.... Yerel saatle 16h00'da Point a Pitre'de olacağız.

 

Meteo kartlarında Atlantik’te hava çok sakin görülüyor. Lyon'da bir kaç mağaza gezdikten sonra, artık abonesi olduğum Decathlone'dan iyi olduğunu sandığım bir ceket (anorak) aldım, bileklerinde neopren bantlar var, kapüşonu 3 parça, emniyet kemeri üzerinde, polar yelek istenirse çıkarılabiliyor, ense ve boğaz kısımları polar takviyeli, normal ve polar cepli,vs.. Bence tek hatası ceketin lacivert, kapüşonun ise sarı olması. Ayrıca polar pantolon aldım, üzerine Eric'ten aldığım muşamba ve İbrahim Altav'in verdiği çizme ve neopren çorapları giyince herhalde gece nöbetlerinde soğuk sorunu olmaz. Eldivenler, dalgıç patikleri, bere, gözlük, polar kazaklar, baş feneri, çakı, maske-şnorkel, ve diğer ince giyecekler, hepsi tamam. Babamın verdiği ilaçlar neredeyse tüm ekibe yeter, ilaveten her gün 1 adet alınan vitaminlerden de var. En önemlilerinden biri olan, güneşe ve yanıklara karşı malzemeler de tamam. Haluk Işındağ'ın yönlendirdiği doktorun [Tarık Ziya Kırbakan] tavsiyesiyle edindiğim süt, koruyucu krem ve ilaçlar da çantaya yerleşti.

 

Esasında yukarıdakiler işin kolay kısmıymış, esas zor olan geride bırakılan alışkanlıklar mı, yoksa sevdiklerin dile getiremeyip gözlerinde de saklayamadıkları düşünce ve korkulara yeterli cevap verememiş olmak mi, Atlantik'in 15 günlük yalnızlığı mı, dönüşün bilinmeyenleri mi.....? Bilmiyorum, bilemiyorum, dönünce anlatırım. Laf aramızda Alamut Kalesi'ni okuyorum, Hasan El Sabbah'ın fedailerini, işe yarıyor.

 

Sevgili dostlar, hanginize teşekkür edeceğimi bilmiyorum, ama öncelikle Fikret Atalay'a sevgili patronuma yoğun dönemimizde bana uzun bir izin verdiği için, sevgili Haluk Işındağ'a denizi beynime, ruhuma yeniden yerleştirdiği için, Eric Lamontre'a beni de bu yolculuğa dahil ettiği için teşekkürler. Hepinize sonsuz teşekkürler senelerden beri bıkmadan beni çektiğiniz, deniz sevdamı paylaştığınız için....

 

Ulaşabildiğim kadarıyla kardeşime mesaj çekeceğim, sizlere iletmeye çalışacak. Biliyorum ki, yaşadıklarımı sizlerle anında paylaştığımı hissetmem güzel olacak.

 

Sevgiler

Tanju BERK