e-mail
    
    denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

Dost Köşesi     

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Tanju Berk / 7.07 N  56.18 W

aaa19.05.2002    

 

Selam Dostlar,

 

Bilmiyorum bu mesajlar size hangi saatle geliyor. Gönderdiğim makina Fransa saatine ayarlı, şu anda da 12h30. Ama buranın saati 06h00. Güneş doğalı 1 saat oluyor. Hayatım boyu belki 10 kez güneş doğuşunu görmeyi sevmişimdir. Belki de Fakültedeki imtihan günlerinde sabahlamamdan gelen bilinç altındaki kötü izler. Ama buğun iş değişti galiba. Işığın doğması bambaşkaydı. Nasıl olsa daha çok 02-07 nöbeti tutacağım, o zaman daha da netleşir. Gün geçtikçe her şey basitleşmeye, daha doğrusu basit gözükmeye başladı. Mesela sabahtan bir kova deniz suyunu güneşe bırakıyoruz öğlen bulaşıklarını yıkıyoruz, hanımlar merak etmeyin ondan sonra da soğuk deniz suyuyla duruluyoruz. Yalnız dün akşam Olivier'nin jambonu açtık, onun bulaşığı yağlı çıktı, bir de arka güverteyi deterjanla yıkamak zorunda kaldık. Dün Patrice'le 10-15 dk. suyu yere dökmemize güldük. Ne var bunda tekne sallanıyor, 5lt.likten 1,5lt.e döküyorsun huni yok filan diyeceksiniz, yok öyle değil, bunları biliyorduk, hatta birbirimize söyledik, yine de yaptık ve döktük ve deliler gibi güldük.

 

Su anki mevkiimiz  7.07 N   56.18 W

Ortalama 6 mille yol alıyoruz. Rüzgar 15 filan esiyor (sevgili babacığım Gelibolu'da pazar günü öğle yemeğindekinden biraz fazla) Olabildiğince doğuya gitmeye çalışarak, kuzeye doğru çıkıyoruz. Sanırım yarın bizi Azor'lara atacak rüzgarlara ulaşacağız. Barometre dün 1020 şu anda ise 1025'i gösteriyor. Yani yüksek basınç yani batıdan esen rüzgarlar geliyor, umarım yakalarız. Biraz sonra meteo'ya bakacağız, orada tahminimizi teyit ederiz. Bu Fransız milletiyle yemekler gayet düzenli, değiştirmeye gayret ederek zamanında ve aperatifle alıyoruz. Çok değil ama düzenli ve çeşitli. Tabii güneş batışının zevki bambaşka. Bir tarafta, batmadan çok az önce 3-5 saniyeliğine yeşilleşen Antillerin güneşi, diğer tarafta güneş batmadan bitmesi gereken bulaşık, güverte hazırlıkları filan. Akşamları ana yelkene 1 camadan vurup, cenoayı ufaltmak iyi oluyor.

 

Düzenli olarak rüya görmeye başladım. 1 saatliğine siesta yapsam bile rüya görüyorum. Karabasan filan da değil, güzel tatlı rüyalar. Herhalde kafa yavaş yavaş boşalıyor, sevgili Fikret abi burada olsaydı "Boş olan şey boşalır mı?" diye takılırdı yine. Bir keresinde gece nöbetinde dalmışım Jaws filmindeki bir sahne canlandı, hani köpek baliğinin tekneyi sürüklediği sahne, fırladım elime gece lambasını aldım, denizin üstünü taramaya başladım,  tabiiki bunlar 2-3 saniye sürdü. Sonra baktım ki nöbetdaşım Olivier bana garip garip bakıyor. Tabii tüm rüyalar böyle değil, En sonuncularından bir tanesinde kız "ama ben bakireyim" diyordu, uyandığımda. İşte denizde günler böyle geçmeye başladı. Unutmadan yeni bir zevk edindim. Çiğnediğim her lokmayı ufacık, dilimin hissedemeyeceği kadar ufalamak, çiğnemek ve bundan zevk almak. Çılgın bir zevk. Tabii sonsuz okyanusa ve göğe bakarak. Deneyin, çalışın... zayıflatır da.... :))))

 

Sabah nöbetinin yararı, bilgisayar uzun süre bende kaldı, bol bol yazabildim, sizlerle paylaşabildim. Babam hep der, patronum da yapar zaten   “erken kalkan yol alır...."   :)))))

 

Sevgili Güner, Ahmet Civelek'e, sevgili Haluk Işındağ, Neriman teyzeye benden haber iletin lütfen. Nöbetdaşım Eric'i  (ayni zamanda kayınbirader mi enişte mi ne, iste ondan, kısacası kardeşimin kocası) uyandırayım biraz da o bir şeyler yazacak, diğerleri kalkmadan.

 

Hepinizi sevgiyle kucaklıyorum

 

Sevgiler

Tanju BERK