| |
Selam
Dostlar,
33.47 N
48.24 W
Saat 03:00
yerel, Türkiye’de 10:00 olmalı. Yine nöbete kalktık. Rüzgar yok
gibi. Rota 70 civarı. Civarı diyorum, çünkü rüzgarın acısına
göre bir şeyler tutturmaya çalışıyoruz. İstikamet Azorlar.
Kuzeyimizde bir depression (alçak basınç), güneyimizde ise
antisiklon (yüksek basınç) İkisinin ortasındaki kanalda,
bulutlarla sınırlanmış, ilerliyoruz. Barometre 1028mmHg. Dün
yaklaşık 8 saat motor seyri yaptık. Bu akşamda yaklaşık 3 saat.
Şimdilik yelkenlere ince bir ayar yaptık, motoru kapattık. Bu
tekne pupada hiç gitmiyor, yani rüzgar tam arkadan gelirken.
Yaklaşık 1 saat önce radarımızda bir tekne görüldü. Telsiz
irtibatından adinin Borsal olduğunu ve yaklaşık 25 mil uzaklıkta
saat 04:00 UTC’ de direğini kiran Therhum adli Fransız teknesine
yardıma gittiğini öğrendik. Dinlemedeyiz. Gerekirse biz de
gideceğiz. Tabii 25milden telsiz bağlantısı sağlanabilirse.
Rüzgarsız havada da direk kırılabiliyormuş, gerçi biz de radar
reflektörünü kirdik. Rüzgar olmadığından bumca sabit değil,
sürekli oynuyor.....ek halatlarla bir yere kadar hareketini
kısıtladık, basında da sürekli nöbetteyiz. Güneş doğuyor. Buğun
yeğenim Simcin doğum günü, bir de ekipten Olivier'nin. Simci
aradık, ama kaçırdık, okula gitmiş bile. Akşam motor
çalıştırdığımızdan buzdolabı soğuk, yani Olivier'nin şampanyası
hazır. Dunun sallantıları içinde, olta takımlarımızı düzelttik,
yeniden attık deryaya.....bekledik....bekledik. sonuç yok.
Kısmet bugüne mi bakalım? Beklerken de yakalayacağımız baliği
nasıl pişireceğimizi tartıştık, tartışırken acıktık, ve
patatesli güzel bir omlet yedik. İlk defa tekne sallanmıyordu.
Omletin yanına şarabimizi da açtık, yanında da güneş batisi.....
Sonra gaz lambamızı çıkardık, astık. Belki 1 saat boyunca
4'umuzde konuşmadan, uyanık, oturduk. Bunlar benim için son
derece normal oldu, size anlatmamın sebebi 9.günün sonundaki
halimizi tasvir etmek.
Esiyor
bazen,
Bazen
bana,
Bazen ona
Titriyor
lambanın sari ışığı
Salınmıyor
bumca
Iskotalar
vurmuyor artık
Doluyor
sayfalar
Azalıyor
mesafe
Artıyor
hasret
İste
böyle, gaz lambasında, biraz şarap.........
Dün Eric
tas oldu, saclarını şampuanla yıkadı. Şampuan su an için lüks. 3
günde bir şampuan ve tatlı suyla yıkanıyoruz. İsin garibi
yetiyor, veya yettiğini zannediyoruz. Tas olması, hem de özenle,
enteresan. Ne için, neden, niye her gün veya yarın değil? Bu
sırada ben de yola çıkmadan tıraş oldum. 2 sene sonra yüzümüz
jilet gördü, Azarlara gelirken de olurum herhalde. Bir de beyaz
gömlek sakladım. Böyle mi denizci olunuyor nedir? Teknede sefil
otur, kara gözükürken tıraş ol, beyaz temiz gömlek giy. :)))))
Hava biraz esmeye başlasa gömlek ve tişortlarımı da yıkayacağım.
Deniz suyunda komili sabunla yıkıyorum. Sonrada bayrak gibi
direğe basıyorum, taa yukarılara. Orada uzun sure bırakıyorum.
Kuruyor, kuruduktan sonra da, bayrak gibi dalgalanması
nedeniyle, içindeki kurumuş, kristalleşmiş tuzları atıyor.
Lekeler filan çıkmıyor, ama ter, güneş kremi vs. halloluyor.
Hava iyice
aydınlandı.
Şimdilik
bu kadar.
Sevgiyle
Tanju
|
|