e-mail
    
    denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler

Dost Köşesi     

  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Tanju Berk / Saat 03:00 Yerel, Türkiye'de 10:00 Olmalı

aaa23.05.2002    

 

Selam Dostlar,

 

33.47 N    48.24 W

Saat 03:00 yerel, Türkiye’de 10:00 olmalı. Yine nöbete kalktık. Rüzgar yok gibi. Rota 70 civarı. Civarı diyorum, çünkü rüzgarın acısına göre bir şeyler tutturmaya çalışıyoruz. İstikamet Azorlar. Kuzeyimizde bir depression (alçak basınç), güneyimizde ise antisiklon (yüksek basınç) İkisinin ortasındaki kanalda, bulutlarla sınırlanmış, ilerliyoruz. Barometre 1028mmHg. Dün yaklaşık 8 saat motor seyri yaptık. Bu akşamda yaklaşık 3 saat. Şimdilik yelkenlere ince bir ayar yaptık, motoru kapattık. Bu tekne pupada hiç gitmiyor, yani rüzgar tam arkadan gelirken. Yaklaşık 1 saat önce radarımızda bir tekne görüldü. Telsiz irtibatından adinin Borsal olduğunu ve yaklaşık 25 mil uzaklıkta saat 04:00 UTC’ de direğini kiran Therhum adli Fransız teknesine yardıma gittiğini öğrendik. Dinlemedeyiz. Gerekirse biz de gideceğiz. Tabii 25milden telsiz bağlantısı sağlanabilirse. Rüzgarsız havada da direk kırılabiliyormuş, gerçi biz de radar reflektörünü kirdik. Rüzgar olmadığından bumca sabit değil, sürekli oynuyor.....ek halatlarla bir yere kadar hareketini kısıtladık, basında da sürekli nöbetteyiz. Güneş doğuyor. Buğun yeğenim Simcin doğum günü, bir de ekipten Olivier'nin. Simci aradık, ama kaçırdık, okula gitmiş bile. Akşam motor çalıştırdığımızdan buzdolabı soğuk, yani Olivier'nin şampanyası hazır. Dunun sallantıları içinde, olta takımlarımızı düzelttik, yeniden attık deryaya.....bekledik....bekledik. sonuç yok. Kısmet bugüne mi bakalım? Beklerken de yakalayacağımız baliği nasıl pişireceğimizi tartıştık, tartışırken acıktık, ve patatesli güzel bir omlet yedik. İlk defa tekne sallanmıyordu. Omletin yanına şarabimizi da açtık, yanında da güneş batisi..... Sonra gaz lambamızı çıkardık, astık. Belki 1 saat boyunca  4'umuzde konuşmadan, uyanık, oturduk. Bunlar benim için son derece normal oldu, size anlatmamın sebebi 9.günün sonundaki halimizi tasvir etmek.

 

Esiyor bazen,

Bazen bana,

Bazen ona

Titriyor lambanın sari ışığı

Salınmıyor bumca

Iskotalar vurmuyor artık

Doluyor sayfalar

Azalıyor mesafe

Artıyor hasret

 

İste böyle, gaz lambasında, biraz şarap.........

 

Dün Eric tas oldu, saclarını şampuanla yıkadı. Şampuan su an için lüks. 3 günde bir şampuan ve tatlı suyla yıkanıyoruz. İsin garibi yetiyor, veya yettiğini zannediyoruz. Tas olması, hem de özenle, enteresan. Ne için, neden, niye her gün veya yarın değil? Bu sırada ben de yola çıkmadan tıraş oldum. 2 sene sonra yüzümüz jilet gördü, Azarlara gelirken de olurum herhalde. Bir de beyaz gömlek sakladım. Böyle mi denizci olunuyor nedir?  Teknede sefil otur, kara gözükürken tıraş ol, beyaz temiz gömlek giy. :))))) Hava biraz esmeye başlasa gömlek ve tişortlarımı da yıkayacağım. Deniz suyunda komili sabunla yıkıyorum. Sonrada bayrak gibi direğe basıyorum, taa yukarılara. Orada uzun sure bırakıyorum. Kuruyor, kuruduktan sonra da, bayrak gibi dalgalanması nedeniyle, içindeki kurumuş, kristalleşmiş tuzları atıyor. Lekeler filan çıkmıyor, ama ter, güneş kremi vs. halloluyor.

 

Hava iyice aydınlandı.

 

Şimdilik bu kadar.

 

Sevgiyle

Tanju