|
Zamanın birinde
iki tane kız kardeş varmış, nasıl akıllılarmış anlatamam.
Etraflarındaki
ve okuldaki bilgiler onlara yetmez olmuş.
Bir gün anneleri
onları dağdaki bilge bir adama götürmeye karar vermiş. Kızlar,
bilge adamla bir süre çok mutlu olmuşlar ama sonra sıkılmaya
başlamışlar,
"Bilgenin
bilemeyeceği bir soru bulmamız lazım" diye düşünmüşler…
Kızlardan biri
bir gün
" Buldum! " diye
sevinmiş. "İki elimin arasında bir kelebek koyacağım ve bilge
adama soracağım, avucumun içinde bir kelebek var. Canlı mı, ölü
mü?
"Ölü" derse
kelebeği bırakacağım. Canlı derse avucumu hafifçe bastıracağım.
Her ne derse desin cevabı bilemeyecek.
Kızlardan birisi
kapalı tuttuğu ellerini bilgeye doğru uzatmış. (Şimdi lütfen siz
de yapın. Avuçlarınız birbirine bakacak şekilde ellerinizi
birleştirin ve uzatın. Ben açın deyinceye kadar da açmayın).
Ve sormuş:
"Avucumun içinde
bir kelebek var: canlı mı, ölü mü?
Bilge adam cevap
vermeden önce uzun süre kızın gözlerine bakmış, bakmış ve
cevaplamış:
"Senin elinde
kızım. Senin elinde........." canlı kalması da senin elinde, ölü
olması da.....
Şimdi bakın
hayatınıza ve mutluluğunuza.. Nerede mi?
Açın avucunuzu..
Sizin ellerinizde: Tam avucunuzun içinde .
Bir Portekiz
atasözü der ki:
“Yaşadıkça yaşlanmazsınız, yaşamadıkça yaşlanırsınız.”
Güneş Hafız'a
teşekkürlerimizle
Denizce

19.12.2009
|