| |

Ayaklarımızda 26 kemik, 33 eklem, 100’den fazla bağ ve kas
bulunur. Ayağın sağlıklı hareket etmesi ve vücut yükünü
taşıyabilmesi için kemiklerin duruşu, birbirleriyle olan
mesafeleri ve eklemlerin açıları çok önemlidir. Doğuştan olan
şekil bozukluklarının yanı sıra sonradan edinilen bozukluklar da
ayak sağlığını olumsuz etkileyebilir. Ayağımıza gerekli özeni
göstermediğimizde çok önemli rahatsızlıklar ortaya çıkar. Yeni
doğan bebeklerin sadece %5’inde ayak sorunları görülürken
erişkinlerin %60’ında çeşitli ayak rahatsızlıkları bulunur.
Hareketsizlik, aşırı kilo, ayak sağlığını önemsememek, ayağı
sürekli zorlayan hareketler yapmak, uygun olmayan ayakkabı
seçimi ve bazı hastalıklar ayak sağlığını olumsuz yönde etkiler.
Sağlıklı bir ayak için, ayak bileğinden başlayarak parmaklara
kadar tüm kemik ve yumuşak dokuların, eklem ve bağların
oluşturduğu karmaşık yapının uyum içinde sorunsuzca çalışıyor
olması gerekir. Ayaklar, yıllar geçtikçe yapısal olarak değişime
uğrar, rahatsızlanır ve şekil bozukluğu meydana gelir.
Ayaklardaki şekil bozuklukları ve rahatsızlıklar, ayak
bileklerinden başlayarak, dizleri ve sonra tüm omurga sistemini
etkiler, hatta baş ağrılarına dahi yol açabilir.
Ayak ağrıları, mantar, düztabanlık, parmak çıkıntıları, topuk
dikeni, nasırlar, siğiller, tırnak batması ve ayak kokusu ayak
sağlığımızı en sık etkileyen rahatsızlıklar arasında. Ayak
tabanında, topukla parmaklar arasındaki zarın (plantar fasia),
iltihaplanarak gerginleşmesi ve sertleşmesi çeşitli yakınmalara
yol açar. Sürekli sert zeminlerde yürümek, ayağa uygun olmayan
ayakkabıların giyilmesi, uzun süre ayakta kalmak, aşırı kilo ve
gebelik bu rahatsızlığın altında yatan en önemli nedenler. Ayak
kavisinin esnekliğini sağlayan bu zarın sertleşmesi sonucunda
topuk altında önceleri hafif, daha sonra artan yanma ve batma
tarzında ağrılar ortaya çıkar. Topuk üzerine basmak ya da ayak
bileğinin geriye doğru hareket etmesi ağrıyı artırır. Bu
rahatsızlık ilerlediğinde, zarın topuk kemiğine yapıştığı yerde
sertleşme ve çıkıntı olur. Topuk dikeni olarak adlandırılan bu
durum, topuk üzerine basıldığında şiddetli ağrıya yol açar.
Topuk dikeni röntgen filmi çekilerek belirlenir. Bu
rahatsızlığın tedavisinde özel tabanlıklar kullanılır. Çok az
ameliyata gerek duyulur. “Aşil tendinit” denilen bir durum da
topuk arkasında şiddetli ağrıya yol açar. Bu rahatsızlık,
topuğun arka kısmında bulunan aşil tendonunun topuk kemiğine
bağlandığı bölgedeki iltihaplanma sonucunda oluşur.

Çok fazla koşan kişilerde ya da topuğun arka kısmına baskı
yapan ayakkabıların giyilmesi, bu rahatsızlığa zemin hazırlar.
Topuk arkasındaki baskı,derinin kalınlaşmasına, şiş ve kızarık
bir hal almasına neden olabilir. Dokunmakla hassas ve sıcak
hissedilen bu bölgede zamanla bir çıkıntı gelişebilir. Ayak
üzerine basıldığında ve yürürken ağrıya yol açan bu durum
ayakkabı giyildiğinde artar. Tedavi için ilk olarak ayağı
zorlayıcı hareketlerden kaçınmak gerekir. Özel tabanlıkların
kullanılması ve egzersiz programları, yakınmaları önemli ölçüde
azaltan önlemler arasında sayılabilir. Ayak ağrılarına ve
çeşitli eklem rahatsızlıklarına yol açan diğer bir durum da ayak
kavisinin düzleşmesi sonucunda oluşan düztabanlıktır. Ayak
kavisi, ayakların vücut yükünü taşımasını kolaylaştıran önemli
bir özelliğidir. Ayak tabanındaki bazı bağlar bu kavisin açısını
belirler. Bu bağlardaki gevşeme sonucunda ayak kavisi düzleşir
ve düztabanlık meydana gelir. Bu kişiler, uzun süre
yürüdüklerinde ya da ayakta kaldıklarında şiddetli ayak ve ayak
bileği ağrısı görülür. Tedavisinde özel tabanlıklar kullanılır.
Tırnak Batması tırnağın
deriye doğru uzayıp batmasıyla oluşur ve çok sık görülen bir
rahatsızlıktır. Tırnak batmasına yol açan nedenlerin başında
yapısal etkenler geliyor. Tırnak kenarları kıvrık olan kişiler
bu rahatsızlığa adaydır. Ayak tırnağı üzerine gelen baskılar ve
zedelenmeler tırnak batmasına yol açabilir. Uzun mesafe koşmak,
yanlış tırnak kesimi, sıkı ya da sivri burunlu ayakkabı
giyilmesi de tırnak batmasına neden olan etkenler arasındadır.
Tırnak batmasının en kısa sürede tedavi edilmezse cilt
enfeksiyonlarına yol açabilir. Tırnak batması olan bölgedeki
deri hassas, şiş ve kızarıksa enfeksiyon akla gelir. Oldukça
ağrı veren bu durumun antibiyotiklerle tedavi edilmesi gerekir.
Batık tırnağın çıkarılması ve uygun tırnak bakımı oldukça
önemlidir. Tırnaklar düz kesilmeli ve uygun uzunlukta olmalıdır.
Ayaklar, tırnakları kesmeden önce yıkanmalı ve ılık suda
bekletilmelidir. Tırnak kesildikten sonra da mikrop öldürücü
özel sıvıları tırnak kenarlarına sürmek faydalıdır. Uygun tırnak
bakımının yanı sıra, tırnak batmasından korunmak için alınması
gereken diğer önlemler de ayakları darbelerden korumak, rahat ve
parmakları sıkıştırmayan ayakkabılar giymektir.
Ayak Kokusu toplumda en
sık görülen ayak rahatsızlıklarından biridir ve pek çok nedene
bağlı olarak ortaya çıkabilir. Ayaklarımızda sürekli çalışan
250.000’den fazla ter bezi vardır. Bu ter bezlerinden çıkan
salgılar bakteriler için oldukça uygun bir yaşam ortamı yaratır.
Terle birleşen bakteriler, kapalı bir ortamda zamanla kötü
kokular oluşmasına yol açar. Bazı hastalıklar da ayak kokusuna
yol açabilir. Örneğin, tiroit bezi ve şeker hastalarında, aşırı
terleme nedeniyle kötü ayak kokusu oluşabilir. Ancak, ayak
kokusunun en önemli nedeni ayak hijyenine dikkat etmemektir.
Ayakların uzun süre yıkanmaması ya da yıkandıktan sonra iyi
kurulanmayıp nemli bırakılması ayak kokusuna yol açar. Ayakların
uzun süre kapalı kalması ve aynı ayakkabının uzun süre giyilmesi
de ayak kokusunun altında yatan nedenlerdir. Gerçek deri
olmayan, sentetik ya da lastik ayakkabılar, ayakların hava
almasını engelleyerek aşırı terlemesine ve bakteri üremesine
neden olur. Bunlar yalnız ayak kokusunu arttırmakla kalmaz,
parmak aralarında pişiklere ve yaralara da yol açar. Gerçek deri
olan ayakkabıların tercih edilmesi, aynı ayakkabının 2-3 günden
fazla giyilmemesi, ayakların her gün yıkanması, çorapların sık
değiştirilmesi, ayak kokusunu azaltacak önlemlerin başında
gelir. Ayak terlemesini engellemek için son yıllarda iyontofer
tedavisi uygulanmaktadır. Bu yöntemde, elektrotlar sayesinde
ayaklara özel akım verilerek ter bezlerinin daha az çalışması
sağlanmaktadır. Üç aylık iyontofer tedavisinin %90 oranında
başarı sağladığı belirtilmektedir.
Halluks Valgus ayak
başparmağının kökündeki eklemin açısının bozularak başparmağın
diğer parmaklara doğru dönmesine “halluks valgus” denilir. Bu
durum, eklemde şekil bozukluğuna ve açılanma ilerledikçe
şiddetli ağrıya yol açar. Şekil bozukluğu zamanla kalıcı eklem
sertliğine neden olur. Eklem çıkıntısı üzerinde kalan deri
kısmında kalınlaşma ve nasır oluşabilir. Başparmağın diğer
parmaklara baskı yapması sonucunda diğer parmaklarda da nasır ya
da tırnak batması oluşabilir. Halluks valgus rahatsızlığının
oluşumunda yapısal unsurlar rol oynasa da en önemli etkenin
yanlış ayakkabı seçimi olduğu düşünülmektedir. İlerleme
eğiliminde olan bu durumun tedavisindeki temel ilke, eklem
üzerindeki baskıyı, özel düzenlenmiş silikon destekler
kullanarak azaltmak. Uygun ayakkabı seçimi de tedavinin önemli
bir parçası aynı zamanda. Destekleyici tedavilerin yeterli
olmadığı durumlarda, ağrı ve hareket kısıtlılığı şikâyetlerini
gidermek için ameliyat yapılması gerekir.
Nasır derinin
kalınlaşmasıyla oluşur. Basınç ya da sürtünme olan yerlerde,
vücut kendisini korumak için nasır oluşturur. Nasırlar, ayak
tabanında, parmak üstlerinde ya da aralarında ve ayağın
yanlarında görülür. Ayak yere temas ettiğinde vücut yükü aynı
anda eşit olarak dağılmaz. Ayakta bulunan 26 kemikten bazıları
darbeyi ilk olarak karşılarlar. Basınca ilk olarak ya da uzun
süreli maruz kalan bölgelerde, vücut ağırlığına bağlı olarak
cilt kalınlaşması, yani nasırlar oluşur. Ayağa küçük gelen ya da
bol gelen ayakkabı kullanımı da nasır oluşumuna yol açar. Dar ve
sivri uçlu ayakkabılar, parmak üzerindeki sürtünmeye bağlı
olarak nasır oluşturur. Yüksek topuklu ve ince topuklu
ayakkabılar, vücudun tüm ağırlığını ayağın ön kısmına
yükleyerek, bu kısımlarda ve parmaklarda nasıra sebep olur. Ayak
tabanının çökmesi, yani düztabanlık ya da halluks valgus gibi
ayak şekli bozukluklarında da nasır oluşur. Nasırların alınması
sadece yakınmaları geçici bir süreyle azaltır. Önemli olan,
nasır oluşumuna yol açan etkenin ortadan kaldırılmasıdır. Nasır
oluşumunu engellemek için rahat ayakkabı giyilmelidir. Ayağa tam
oturan ayakkabılar nasır oluşumunu büyük ölçüde engeller. Hassas
cilde sahip bayanlarda nasır daha kolay oluşacağı için, ince
burunlu ya da topuklu ayakkabılardan kaçınmaları gerekir. Uygun
ayak bakımı da nasır oluşumunu engeller. Düzenli olarak
nemlendiriciyle ya da kremlerle yumuşatılması ayakları nasırdan
korur.

Uygun Ayakkabı Seçimi
-
Ayakkabı numaraları modelden modele ve kalıptan kalıba
farklılık gösterebileceği için mutlaka deneyerek alın.
-
Ayakkabıları, günün sonunda yani ayaklarınızın en büyük
olduğu zaman deneyin.
-
Ayakkabıları her iki ayağınıza giyerek deneyin. Bir ayağımız
diğerinden büyük olabilir.
Büyük ayağınızın numarasına göre ayakkabı alın.
-
Ayağınızın biçimine en uygun ayakkabıyı seçin. Ayağınız
taraklı, yani genişse sivri burunlu ayakkabıları değil,
yanları geniş ayakkabıları tercih edin.
-
Ayakkabıyı ayaktayken deneyin ve parmaklarınızın rahat
ettiğinden emin olun. Başparmağınızın ucu ayakkabının ön
kısmıyla temas etmemelidir.
-
Ayakkabının yanlarının, ayağınızın en geniş kısmını, yani
tarak kısmını sıkmadığından emin olun.
-
Ayakkabıların ayağınıza tam oturduğundan ve uygun olduğundan
emin olmak için ayakkabılarınızla yürüyün.
-
Ayakkabınızı kullanacağınız çoraplarla deneyin.
-
Ayağınıza bol gelen ayakkabıları almayın. Arka kısmına
işaret parmağınızın rahatlıkla girmesi ayakkabının bol
olduğunu gösterir.
Kaynakça:
Bilim ve Teknik Dergisi
Doç. Dr. Ferda
Şenel'e teşekkürlerimizle
Denizce

|
|