|
Bir Dünya
Şampiyonu...
Yurt dışından gelerek
Türk vadandaşı olup uluslararası yarışmalarda istenilen derecelere
giremediği zaman üzüldüğümüz kızlarımız var.
Günlerce, aylarca
gazetelere manşet olmuş, tüm kamuoyu ilgisini çekmiş, örnek kimliği
ile reklamlarda bile yer almış dünya şampiyonu olamayınca tüm ulusu
nerdeyse yasa boğmuş kızlarımız...
Size gururla, bir dünya
şampiyonu tanıtmak istiyoruz.
En sade yaşamıyla, en
bitmez inancı, özverisi ve yılları yıllara bağlayan çalışmasıyla, bu
uğurda okulunu bile bir yıl askıya alan, aklı, zekası, kimlik ve
kişiliğiyle örnek olan kızımız Ayda Ünver'i kendi kaleminden
tanıtmak istiyoruz.
Bu satırları okuyanları,
Ayda'nın gururunu ve okuduklarını tüm dostlarıyla paylaşmaya davet
ediyoruz.
Başarılarının devamını
dileriz sevgili Ayda
İyi ki varsın
Denizce

Merhaba
Ben
Ayda Ünver.

Spor hayatıma ilk defa 6 yaşımda Galatasaray Kulübünde yüzme
sporuyla başladım. Yaklaşık 5 sene yüzdükten sonra yüzmek beni biraz
sıkmıştı. 1998 yılında İstanbul Yelken Kulübünde yaz kursuna ablamla
birlikte başladım. Bütün yaz tatilimi orada geçirmiştim. Sabahları
erkenden kalkıp bisikletle kulübe gider akşam 6 gibi aynı şekilde
eve dönerdik. Kulüpte vaktin nasıl geçtiğini anlamazdım.

Bana hayatımda unutulmayacak kadar güzel günler yaşatan ve
bir o kadar hayatımı zorlaştıran bu spordan vazgeçemiyorum.. 1998
yılından bugüne kadar katıldığım laser 4.7, laser radial ve europe
yarışlarından yaklaşık 50 birincilik aldım. Bunların en güzeli 2003
laser 4.7 Dünya şampiyonluğu olmak üzere, Türkiye Şampiyonlukları,
Bölge Birincilikleri, Uluslararası İstanbul Haftası ve daha birçok
özel yarışlarda derece aldım. Bu madalyalara sahip olmak açıkçası
uzun istikrarlı bir yol ve fedakarlıklar sonucu olduğunu söylememde
fayda var. Bu sporu o kadar çok sevdim ki, yurtdışı yarışlarına
gidip yaklaşık 2 ay boyunca okula gitmedim ve üniversite sınavına
hazırlanmadım.

Yaz sonunda katıldığım dünya şampiyonasında dünya şampiyonu
oldum. Yaptığım en büyük fedakarlığın bu olduğunu mutlulukla
söyleyebilirim. Türkiye'de ne yazık ki parmakla sayılabilecek
başarılı yelkencilerin olmasına rağmen bu sporu bırakmalarındaki en
büyük faktör, eğitim sisteminin bozukluğu ve sporculara karşı hiçbir
kolaylık sağlanmamasıdır. Dünyanın neresine bakarsanız, yelken gibi
elit bir sporda elde edilen başarıların karşılıksız kaldığı tek
ülkeyiz. Profesyonel sporcu anlayışının olmadığı ülkemizde olimpik
başarıların çok az olduğunu görüyoruz.
|
 |
19 yaşındayım, bu sene üniversite sınavına hazırlanıyorum ve
ileride mentörlük yapmak istiyorum.
Aynı zamanda 2008 Olimpiyatlarında bence rengi önemli olmayan
madalyalardan birine sahip olmayı hedefliyorum. Ve bunun için
gerekli olan ve bana en büyük desteği verebilecek olan sponsorlar
arıyorum.
Ülkemizde sponsorluk yeni bir kavram olmakla birlikte 2004
Mayıs ayında çıkan sponsorluk yasası sporculara yeni ufuklar açtı.
Yasaya göre amatör spor dallarına sponsor olmak isteyen kurumlar,
yaptıkları harcamaları Kurumlar Vergisinde Hasılattan %100
düşebilmektedir.
Eğer bu desteği bulursam, başarılar niye bir Türk kızının
olmasın ki....
|
|