|
Merhabalar,
1 Ağustos
için niyetlenip 4 Ağustosta gelebildiğimiz Kanada'da nerede
ise 1. ayımızı dolduruyoruz. İlk ayın izlenimleri kısaca şöyle:
1- Burası
çok sıcak. Kar yok. Geyik de yok. (fıkranın doğruluğu konusunda
şüpheliyiz) Sıcak konusunda İstanbul'u hiç aramadık.
2- Kışı 4
gözle bekliyoruz.
3-
Buradaki peynirler berbat.
4-
Taksiciler tüm dünyada aynı. Havaalanından eve uzun yoldan
geldik. Bunun böyle olduğunu anlamamız ise ancak biz araba
alınca ortaya çıktı.
5-
Geldiğimizden beri burada olağandışı olaylar yaşanıyor.
-
Öncelikle
elektrikler kesildi. Bir önceki icestorm nedeniyle buzdan
tellerin kopması sebebiyle olmuş. Bu seferki hala belli değil.
Bu konuda bizim bir kabahatimiz yok.
-
Benzine zam
geldi. Bu nedenle Türkiye'yi özlemeye pek fırsatımız olmadı. Bu
arada burada her benzinci kafasına göre fiyat veriyor. Hatta
sabah başka akşam başka fiyat oluyor.
-
Alberta'da deli
dana var.
-
Sivrisinekler
insan öldürüyor. (West Nile Virisü)
-
Sars hala
çalışıyor. Hatta kendini yenilemiş.
-
Kanada'da orman
yangınını 3 haftadır söndüremediler. Sonuçta yanacak şey
kalmayınca kendisi sönecekmiş. Ama çok iyi yerleşim
boşaltıyorlar.
6- Kiralar
çok pahalı.
7- Araba
almak kolay. Sigorta yaptırmak zor. Ve sigortasız araç plakası
alınmıyor. Fiyat artışını da 11 Eylül'e bağlıyorlar.
8-
Plakalar ve sigorta kişiye özel. Arabaya değil. Bu nedenlede her
hata senin peşinden geliyor.
9-
Sokaklarda insan ve özellikle çocuk yok. Aslında okullar tatilde
ama bu çocuklar özel odalarda saklanıyor olmalı.
10- Kanada
Hintli ve Çinli'ler tarafından işgal edilmiş. Bize bulaşmasından
korkuyoruz.
11-
Televizyon programları sadece geyik üzerine kurulu. Politika,
sinir bozucu olay vb yok. Bu yıl içinde şimdiye kadar 33 cinayet
olmuş.
12-
Ortadağuda her bombalama Kanada'lı olü olup olmadığı ile
değerlendiriliyor. (ne değişik?) En uzun yabancı haber Buna Bush
da dahil 15 saniye sürüyor.
13-
Reklamlar ilkel. TC'de çok daha kalitelisi yapılıyor.
14- Yapı
malzemeleri, yiyecek, elektronik alatler çok ucuz. Ancak, torba
vermiyorlar. Ama eski kutu alabiliyorsun.
15- Araba
parketmek için mutlaka para ödüyorsun. Evinin önü dahil. Burada
kontrol edilmeyen 1 karış yer yok. Yakalarlarsa mucuk. İşin
ilginci hatalı park edenleri yakalamak için özel görevliler var.
Hatta insanlar seni hemen şikayet ediyor. Böylece büyük
biraderden kaçamıyorsun.
16-
Çöpleri almaya haftada bir geliyorlar ve çöpleri klasifiye
etmeden çöpe atamıyorsun. 3 ayrı çöp kutusu var.
17- Kanada
Amerika arası bilgi alışverişi online oradaki trafik kayıtlarını
bile anında görüyorlar.
18- Her
yer park bahçe yeşillik. Her yerde güzel evler var.
19-
Akşamları sincaplar balkonumuzda kavga ediyorlar. Zaten ağustos
böcekleri ve kuş sesinden başka ses yok. Burada 5 milyon insan
var diyorlar ama biz görmedik.
20-
Caddeler kentin bir ucundan diğerine gidiyor. Kare çok
seviliyor.
21-
Kütüphaneler çok güzel. Tek bir kütüphane kartı ile hepsini
kullanabiliyorsun. Hatta birinden kitap alıp diğerine teslim
edebiliyorsun. Kütüphanelerde cd ve dvd var. Bunları 3 hafta
elinde tutabiliyorsun ve ücretsiz. Artık kitap alamayacağız
galiba.
22- Kanada
ekonomisi yeni gelenlerin (göçmenler) sömürüsü ile ayakta
duruyor. ABD dışındaki ülkelerdeki tecrübeler yok sayılıyor.
Kanada tecrübesi yoksa da işe almıyorlar. İş bulmak eğitimini
burada yapmadıysan çok zor. Etrafta bilgisayar mühendisi Hintli
işsiz dolu....
23-
Herhangi bir iş yapmak için sertika alman gerekiyor. Musluk
tamirciliğinin bile 3 ayrı sertifikası var. Bizim henüz hiçbir
sertifikamız yok. Mesela outlook sertifikam olmadığı için
aslında bu maili yazamamam lazım.
24- Burada
pazarlamacılık / satıcılık dışında iş nerede ise yok. Dünya
pazarlamacıların olmuş. Hatta geçen gün cep telefonu pazarlaması
işine başvurdum. Cep telefonu pazarlama tecrübem olmadığı için
işe alınmadım.
25- Pratik
İngilizcem her gün gelişiyor. Artık iş başvurularında ukalalık
bile edebiliyorum. Pek işime yaramıyor.:-))
26- Nakit
para tamamen ortadan kalkmış. Debit kart bile kullanılmıyor.
ATM'den para çekmek ücretli olduğundan bu yöntem pek cazip
değil. İşin olmayınca da kredi kartı vermiyorlar. İşsiz isen ev
de tutamıyorsun. İşsiz isen iş de bulamıyorsun. Bir tür kısır
döngü. Biz yan kapıları kullanıyoruz....
27-
Burada small business kavramı çok gelişmiş. Evde oturanlar bile
kendilerine "self employed" diyorlar. Şimdiki ev sahibimiz
boyacılıkta cash para olduğunu söylüyor. 1 oda boyası 300 $ bir
ev 1600 $ alınıyor. Sermaye yok. Sadece kart basıp dağıtmak
lazım. Belki de yılın boyacısı oluruz kim bilir? "painter
couple"
28-
Buradaki göl Marmara'dan büyük. Her yer tekne ve marina dolu.
Bakıp bakıp off diyoruz. Bu aradaç marinalarda tekne dolu ama
insan yok. Yazın da binmiyorlar ise ne zaman binecekler? Bakalım
göreceğiz.
29-
Ortalık bedava gazete, dergi dolu. Almayanı dövüyorlar.....
Evet, ilk
izlenimlerimiz şimdilik bu kadar. Devamı gelecek ay....
Biz
ülkemizi özledik......
Herkese
kucak dolusu sevgiler.......
Ayşe & Cemal
Demetçi
Ayşe Demetçi

Eylül 2003
|