Denizce
  e-mail    
denizce@denizce.com
 





Ahmet Serim
Ali Eser
Ali San
Ayşe M. Demetçi
Cem Boyner
Çetin Kent
Çiğdem Tepecik
F.Şadi Gücüm
Haluk Işındağ
Martine Atalay
M.Tınaz Titiz
Recep Dönmez
Sahip Akosman
Tanju Berk
Teoman Arsay
Turgay Tuna
Turgut Tülümen
Yılmaz Dağcı
Yusuf Köprülü

 
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

  Ayşe M. Demetçi  / Kanada İzlenimleri - III

Dost Köşesi    

 

 

Herkese yeniden merhaba, 

Kanada'ya geleli 3. ayımızı doldurduk. Bana çok uzun zamandır buradaymış gibi geliyor. İkinci mailin sonrasında hayat sanki ağır çekim haline geldi. 

Gelelim gözlemlere:

  1. Sonbahar ve sonbahara ait renkler göz kamaştırıcı. Kırmızı ve sarının bütün tonlarını gözlemek mümkün. Bu nedenle size mezarlık manzarası yolluyoruz. Mezarlık günlük hayatta park olarak kullanılıyor. Koşanlar, bisiklete binenler ve bizim gibi yürüyenler...

  2. Televizyonda her şey Baseball ve Hockey'den ibaret. Hemen her kanalda sürekli yayınlanıyor. CNBC-E'deki tüm diziler burada da kanalları işgal etmiş durumda. Her dizide gülme efekti var. Burada insanı salak yerine koyup ne zaman gülmen gerektiği belirtiliyor. İngilizcemi geliştirmek için bile seyretmekte zorlanıyorum.

  3. Burada ciddi gazetelerde önemli bir konu ABD ile birleşme. Bazı yazarlara göre bu kaçınılmaz. Biz iyilikle birleşmez isek bir kriz vb durumunda güney komşumuz bizi işgal eder biz de birşey yapamayız. Hiç olmaz ise pazarlık yapalım diyorlar. Gerekçeler: 
    - BC'de çok geniş petrol yatakları bulundu.
    - Ekonomi ABD'ye tamamen bağımlı. Amerika'da ne oluyor ise burada etkisi oluyor.
    - Amerika'nın temiz su kaynakları hızla tükenirken Kanada'da geniş stoklar var.
    - Koskoca ülkede 30 milyon insan yaşıyor. Kaynakları kullanıma sokacak yeterli insan bile yok.
    - Amerika'ya karşı koyabilecek bir ordu yok. Hatta hava savunmasını Amerika yapıyor.
    - Terörizm konusunda ABD Kanada'yı yetersiz buluyor ve sınırlarını koruyamamakla suçluyor. Biz gelip yapalım demeye getiriyorlar.
    Tartışma daha uzun sürecektir ama burada da mandacılar var.....

  4. Ontario'da eyalet seçimleri yapıldı. Eski yönetim 2. kez seçildikten sonra 3.'de kaybetti. Yönetim Liberallerin eline geçti. Ama onlar da enkaz devraldılar..... Nasıl mı? eski hükümet 5.6 milyar dolar açık bırakmış. Bunu kompanse etmek için yeni vergiler ve elektriğe zam vb konuşuluyor. Hatta hükümet bütçelerinin denetlenmesi için (böyle bir mercii yok) yeni bir organizasyon gerekir diyenler var. Bu güne kadar bu konuda denetim yapmak kimsenin aklına gelmemiş. Önce bunun için yasa hazırlamaları gerekiyor. Bu şimdilik bir suç olmadığı için de eski hükümete tek laf eden yok.

  5. Polislerin yaptığı bir işe alma toplantısına katılarak Türklerin "visible minority" olduğunu öğrendik. Buradaki insanlara göre bunlar bir türkü görünüşünden anlayabiliyorlarmış? Bizim Türk olduğumuzu anlayamadılar ama hala kural olarak ısrarcılar. Siz de çevrenize bir bakın fiziksel olarak nasıl ayırd edilebiliyoruz? Biz anlayamadık. 
    Bu arada, asker ya da polis olmak için hiçbir yaş, cinsiyet, fiziksel durum vb koşulu yok. Belli bir dakikada belli bir parkuru bitirmen isteniyor. Bu parkur süresi de yaşa göre uzuyor. Tek koşul emekli olmadan 1 sene çalışabilecek kadar vaktinin olması.

  6. Kanada 2001'de bir yasa çıkarmış. Yasaya göre Kanada isterse insan haklarını vb korumak için uluslararası yaptırımlarda bulunabilecekmiş. Bu yasaya dayanarak bazı milletvekilleri Nijerya'ya asker çıkarıp demokrasiyi geri getirmek için savaşmaya hükümeti ikna etmeye çalışıyorlar. Yasa'yı tabi ki Amerika'nın telkini ile çıkarmışlar. Yani Kanada insan haklarını vb bahane ederek başka ülkelere müdahale edebilecekmiş. Kendi sınırlarını korumayan bir ülke için iddialı bir yaklaşım.

  7. İşsizlikten sıkılıp Truck Driver olmak için kursa gitmeye başladım. Kursta yeni insanlarla tanışıp garip gerçekler öğreniyorum. 
    - Öğrencilerin çoğu göçmen
    - Kanada'lılar arasında da tutulan bir meslek.
    - Hemen her şey kara yolu ile taşınıyor, sadece bizdeki kamyonların yerine TIR kullanıyorlar.
    - Birçok mühendis iş bulamadığı ya da işte çok yetersiz para kazandıkları için kurslara katılıyor.
    - Truck Driving okulları her yerde olduğu gibi gene üçkağıtçıların elinde.

  8. Ontario Hükümeti tarafından başlatılan "carreer bridge" adlı bir programa katıldık. Program başka ülkelerde yapılan profesyonel çalışmaları tanıyarak kişileri kendi mesleklerinde işe sokmayı amaçlıyor. Önce bizi İngilizce sınavına aldılar ve okuma, yazma, anlama ve konuşma dallarında test edildik.

     

    10 üzerinden her konuda 9 aldık.
    10 alsaydık iş hayatının tüm
    gereklerini bir Kanadalı kadar
    yerine getirebiliyor olacaktık.
    Programa başvurmak için baraj
    8 idi. Ayşe de ben de barajı geçtik
    ve 50 kişinin alınacağı bu
    programa dahil olan 500 kişilik
    aday kadrosuna girdik.
    Kazanma şansımız 1/10.
    Şimdi mülakatlara girip kendimizi 
    satacağız..

    Kazanırsak vergi öncesi 1500 dolar
    (tüm dolarlar Kanada Dolarıdır) aylık
     para kazanacağız. En düşük vergi
    diliminin %26 olduğunu hatırlatırım.

     

  9. Gelirle ilgili bir nokta, aynı işte çalışan aynı tecrübeye sahip Kanadalılar ile göçmenler arasında %40 ücret farkı olduğunu belirten bir hükümet araştırması yeni yayınlandı. Herkes biliyor ama kimse konuşmuyor. Bu konu sadece tek seferlik haber oldu.

  10. 13 Ekim'de (Thanksgiving day) sürekli Turkey lafı geçti. Her seferinde ne oluyor diye dinledik.Türkiye'nin nasıl fırınlanacağı içinin nasıl doldurulacağı ve Turkey lafının kökeni konusunda gün boyu tartışmalar yapıldı. Türkiye adının kullanılması konusunu desteklemek lazım. Turkey olmak bizim için hayırlı değil. Yenip gideceğiz.

  11. 30 Ekim'de de Haloween kutlandı. Devlet daireleri de dahil olmak üzere hemen her yerde garip kıyafetli yaratıklar dolaştı durdu. İşe şeytan kılığında gidenlerden kafasında pumpkin (kabak) ile dolaşanlara kadar her şey mevcuttu. Akşam da kent meydanında parti yaptılar.

  12. Ekim ayının sonunda Ece bize bir sürpriz yaptı. Geçen perşembe kendisini ambulans ile hastaneye kaldırdık. Böylece hastane sistemi konusunda da size yazı yazma şansım oldu.

  13. Öncelikle ağrı nedeniyle randevu istenince bizi pek ciddiye almadılar. Israr üzerine aile doktorumuz bizi görmeyi kabul etti. Doktoru 1 saat bekledik.
    - Doktor Ece'yi görünce de apandisit tanısı ile hastaneye kaldırılmasına karar verdi.
    - Hemen ambulans çağrıldı. Ambulans yarım saat sonra geldi. Herkes çok sakindi. Bir 15 dakika soru faslı oldu. Elektro çekildi, tansiyon ve ateş ölçüldü. Daha önce de bunları doktor yapmıştı. Hastaneye giderken siren bile çalmadılar.
    - ER'da (acil servis) bizi 15 dakika beklettiler. Resepsiyonda sedye üzerindeki bekleyişin ardından Acil'e kabul edildik.
    - Bize bir oda buldular, odada serum taktılar ve beklemeye başladık. Doktor geldi ve aynı sorular tekrar soruldu. Tansiyon, ateş, hamilelik ve ekg testi yapıldı. Beklemeye devam. Teşhis için gereken son test olan CT'nin yapılması için 4 saat bekledik. Bu arada, apandisitin patlamamış olması iyi oldu. Patlayabilirdi de.
    - Test sonucu geldi (1 saat sonra) apandisitin patlamak üzere olduğu anlaşıldı.
    - Bir doktor bize amaliyathaneye bakıp zaman ayırabilir miyiz diye kontrol edeceğim dedi ve kayboldu.

     

    Yaklaşık 1 saat sonra gelip seni ameliyat edeceğiz dedi. Tabii ki ameliyat ameliyata alınma 2.5 saat daha sürdü. Gece 22:30'da başladı ve yaklaşık 24'te çıktı ve yoğun bakıma girdi. Ayılma işi için 1 saat daha bekledik. Sonra da odasına çıkarıldı. Morfin etkisiyle uyuduğunda saat çoktan 02 olmuştu.

    -Biz bu arada ne mi yaptık? Uslu ebeveynler olarak hep bekledik. Kabul etmek lazım bize hep güleryüzlü davranıldı. Herkes bize açıklama yapmaya çalıştı. Sürekli bir bilgilendirme vardı. Hatta operasyonun nasıl olacağı bile tek tek anlatıldı. Her konuda bizden izin istendi.
    - Gece vardiyasındaki insanlar çok güleryüzlü ve yardımcıydı. Sürekli bize birşeyler ikram edildi.
    - Hastanede bizden bilgi dışında hiçbirşey istenmedi. Serumlar daha bitmeden değiştirildi. Bizden kan vb dahil olmak üzere hiçbirşey istenmedi.
    - Bizden farklı olarak ziyaret vb için özel saat vb koşulları yoktu. İstediğimizde girdik ve çıktık.
    - Hastaneye hiç hazırlıksız gittik ve 3 gün sonra aynı şekilde çıktık. Bizden hiç ücret istenmedi. Sırada bizim apandisitler var.
    - Odalar ve ilgi özel bir hastaneyi aratmayacak kadar iyiydi. (Ontario devletine teşekkür etmek lazım.) 
    Hastane macerası da bu kadar. Ece şimdi evde ve iyi.
    Sonuç olarak Ayşe Ece'yi çıkarırken kendisinden birşey istenmeyince  çok şaşırmış. Ona sadece çıkıp gidebilirsiniz demişler. Kimseye bilgi vermek imza atmak vb yok.

  14. Ece'nin hasteneye kalkmasından 1 gün önce (çarşamba) akşam ilk kez dışarı çıkmaya karar verdik.  Güneşteki patlamanın etkilerinin dünyaya gelmekte olduğunu bilmediğimiz için yanlış bir akşam seçtiğimizi de bilmiyorduk. Canlı müzik dinliyeceğiz diye Ece'yi almak için okula giderken ilk ticket'imizi yedik. Polis kırmızıda geçtiğimizi iddi etti. Moralimiz bozuldu. Ece zaten rahatsızdı eve döndük. Sabah da zaten Ece iptal oldu.

  15. BC'de orman yangınları yağmurlar sayesinde sönünce insanlar sevinmişti. Sonra yağmurlar devam edince seller oldu ve birçok insan daha sokakta kaldı. Bölgede olağanüstü hal ilan edildi. Gazetelerde kayıklarla gezen insanların birçok fotografı yayınlandı.

  16. Bir Iraklının bakkalından yaprak alıp dolma yaptık. Yapraklar Türk malıydı. Ayrıca, koska ürünleri, marmara birlik ürünleri, zeytinler, melis ürünleri acı biber salçası vb birçok Türk malı satılıyor. Biz de arada sırada gidip neler var diye bakıyoruz.

  17. Düzgün beyaz peynir bulmayı başardık. Bulgar malı koyun peyniri. Tenekede....

  18. Artık yoğurtları evde yapıyoruz. Bu işte gayet başarılıyız.

  19. Evde ekmek yapma konusunda çalışmalarımız devam ediyor.

  20. 1 Dolar mağazasında (her şeyin 1 dolar olduğu bir mağaza türü) 5'li Ülker Çokoprens ve 3'lü Ülker Susamlı Çubuk bulduk ve aldık. Biz de inanamadık ama oluyor böyle şeyler.

  21. İstikbal'in Toronto'da mağazası açıldı. Bu adamlar işlerini biliyorlar.

  22. Biz hala işsiziz. Aramaya devam ediyoruz.

Buradaki 3. ayımızın genel notları bu şekilde.

Herkese selam. Hayırlı ramazanlar. 

Sevgiler.....  

 

Ayşe & Cemal Demetçi

 
 

Ayşe Demetçi

Kasım 2003