| |
Merhabalar Sevgili Dostlar...
Bir Kanada Notlarını daha yazmaya başladık. Demek
ki hala yazacak konu bulabiliyoruz. Ama inanın alışmamızdan
mıdır nedir? konu bulma sıkıntısı çekmeye başladık galiba....
Gene de bu kıtada olaylara bakış ve hayat o kadar farklı ki her
zaman yazacak birkaç ilginçlik çıkacaktır.
-
Bir Kanada araştırma kuruluşunun yaptığı çalışma
sonucunda, Kanada'da insan yapımı kimyasalların, hava, su,
gıda ve işyerlerinde yarattığı kirlilik nedeniyle Kanada erkek
nüfusunun % 41'i ve kadınların %38'inin kanserden öleceğini
tesbit etmiş. Kanserden ölüm oranı Kanada'da, 1970 ve 1998
yılları arasında erkeklerde %35 kadınlarda %27 artmış
bulunuyormuş. Toronto üniversitesinin yapığı araştırmaya göre,
sadece Kanada üzerinde incelmiş bulunan ozon tabakasının sebep
olduğu cilt kanserinden yılda 60.000 kişi hayatını
kaybediyormuş. 1960 yılıyla mukayese edilirse, ozon tabakası
üç kez incelmiş bulunmaktaymış ve incelmeye devam ediyormuş!!!
Anneeee, eve dönmek istiyorumm.
Kyoto protokolüne uymayı kabul etmeyen ABD'nin bunda büyük
payı var sanırım. Ne de olsa en ufak araba motoru bile 4
litre. Mesela TC'de 2500 cc'lik motorlarla yük taşıyabilen
diesel kamyonetler burada 7.4 litre diesel ile donatılmış
durumda... Gerekçe olarak da "anca yeter - güç lazım"gibi bir
mantık ifade ediliyor. Yani bu kuşak kayıp. Az yakıt yakan
motor kavramının buralara gelmesi için ya ciddi bir petrol
krizi ya da yaşı 10'dan büyük insanların başka ülkelere gidip
birkaç sene yaşaması lazım...
-
Bu konuya bağlı olarak, tüm dünyada nükleer
santral konusu tu kaka olmuşken ve Almanya ve Finlandiya tüm
nükleer enerji santrallerini 20 yıl içinde devre dışı
bırakacağını açıklarken Ontario temiz enerji bahanesi ile
nükleer santrallere geçiyor. Bu kadar nehir, doğal gaz kaynağı
vb varken hem de... İnsanları ikna etmek için de televizyonda
bol çiçekli nükleer santral reklamları yapılıyor. Amerika
kıtasının genel özelliği olan dünya olaylarını ve basınını
takip etmemek ile birleşince buradaki ortalama insanın bu
tercih konusunda tek düşündüğü "ne iyi artık temiz bir enerji
kaynağımız olacak" şeklinde gelişiyor.
-
Bir süredir Yunan Kültür Bakanlığı Kanada günlük
gazetelerinde Atina olimpiyatlarının ve tabii ki Yunanistan'ın
tarihi ve turistik yerlerinin reklamlarını yapmakta.. T.C
Kültür Bakanlığı, aloooooo, kimse var mı ?? (Hoş basında genel
kanı: güvenlik konusunun Yunan hükümetine biraz büyük geleceği
şeklinde. Umarım haklı çıkmazlar)
-
British Colombia 2010 kış olimpiyatları için
reklam yapmaya başladı bile... İşverenleri ve kişileri BC'ye
yatırım yapmaya ve çalışmaya ve tabi ki yaşamaya çağırıyorlar.
Uzun vadeli planlama bu oluyor her halde...
-
Kanada'da kendimize daha mantıklı bir yer
bulabilir miyiz? Nasıl olsa işsiziz diye bakınıp dururken
birileri bize Quebec'te göçmenlere ücretsiz Fransızca kursu
verildiğini söyledi. Hatta tam gün olanlarına katılırsanız
küçük de olsa bir maaş da bağlıyorlar dediler. Eh biz de
yemedik içmedik hemen internetten Quebec hükümetine bir mail
attık. Kurs işi hemen doğrulandı. Maaş konusunda birşey
demediler.
Ancak, oraya gidilip kursa yazıldıktan sonra bulunabilir diye
düşünüyoruz. Bu arada, ev kiralama vb konularda destek
alabilir miyiz bir araştırma yaparken Quebec'teki resmi
daireleri araştırdık. Sizi şok edecek bir haber: Monreal'de
bize Türkçe destek verecek 5 yer bulduk. İngilizce destek
verecek yer sayısı ise sadece 1. Evet yazı ile de "bir".
Quebec hükümetinin İngilizce'ye olan tavrı bu....Sempatik bir
yere benziyor. Hem sokaklarda Reneault, Citroen gibi arabalar
geziyormuş.
-
15 Mart günü Toronto televizyonlarının
haberlerinde tekrar tekrar verilen bir haber oldu: Bir anne
önde, baba ve bebek arabası arkada, Toronto'nun çevre yolu
olan otobanda karşıdan karşıya geçmeye çalışıyorlar, ama tabii
her biri 7-8 şeritli ve işlek olan bu yolda bunu başaramadan
kenarda yürüyorlar. Bize göre gayet alışılmış olan bu
manzara.. Bizde hep olur ya öyle çevre yolunda geyikler
!! Tabii Kanadalılara o kadar garip gelmiş ki, (hele bir de
bebek arabasıyla, inanılır gibi değil!) günün olayı oldu,
derhal polis arabası geldi aileyi aldılar otobandan !
Soruşturma sonucu ortaya çıkıyor ki, daha dün Çin'den
gelmişler. Hani, köyden indim şehire.. gibi, bunun
Kanada'cası; Çin'den dün geldim oluyor !!
-
17 Mart günü bu kıtada kutlanan bir İrlanda
bayramı; "St.Patrick's day!" Bu aziz, İrlandalıların baş azizi
ve pagan keltlere okuma-yazmayı hristiyanlığı getiren
ilk misyonerlerden. Büyük bir coşkuyla tüm İrlanda barlarında
kutlanıyor, yeşil giyiliyor, Guinness marka İrlanda birası
içiliyor, ama bu güne özel, biralar da YEŞİL.. Bugün herkes
İrlandalı buralarda.. Günün sembolü de, üçlemeyi
(teslis/trinity) temsil eden 3 yapraklı yonca.. Parade'i (yani
geçit ve şenlikler) pazar günü Toronto'nun ana caddelerinde
yapıldı, çünkü bu eyalette tatil değil, ama örneğin
Newfoundland'da tatil, onlar günü full kutluyorlar, bir amaç
da tüm Kanada'da bu günü tatil yapmak.. Biraz sonra ben de
internetten oylamaya katılıp "evet" diyeceğim. Ne de olsa, biz
millet olarak tatilleri severiz.
-
Toronto'nun yahudi mahallelerinde evlerin
garajlarının kapılarına geceleri swastika (gamalı haç)
çizenler yüzünden yahudi toplumu çok rahatsız bu günlerde ve
Kanada'da anti-semitizmin geçen yıla göre %27 tırmandığı
yolunda sürekli açıklamalar yapılıyor! Yahudi örgütleri
okullarda anti semitizm dersleri konulmasını istiyorlar.
Basındaki gelişmelere göre birkaç küçük çocuk yakalandı.
Yaşları 15'ten küçük olmasına rağmen tutuklandılar.
Gelişmelere bakılırsa diğerlerine örnek olsun diye bu
çocuklara ciddi bir ceza verilecek. Aynen bir kilo baklava
yiyen ve hapse giren çocukların durumu gibi. "Sallandıracaksın
bunlardan birkaçını bak nasıl düzeliyo memleket"
-
İspanya'daki bombalama olayı burada basında büyük
yer buldu. İlk gün İspanyol hükümetinin beyanatlarında hep ETA
vardı. Hatta İspanyol Eğitim Bakanının deliller ETA'yı
gösteriyor dediğine bile şahit olduk. Biz bile buradan
hükümetin bunu bir seçim yatırımı haline getirmeye çalıştığını
anladık. (daha önce de dediğimiz gibi burada yurt dışındaki
tüm olaylar toplam 30 dakikalık haber bülteninde 2-3 dakikalık
bir yer bulabiliyor. Genelde tek cümle ile konular
geçiştiriliyor)
Ancak, İspanyol seçimleri, Aznar hükümetinin hezimeti ve yeni
lider Zapatero'nun seçilmesi bir anda basında fazla yer
buluverdi. Neden mi? Zapatero'nun beyanatları yüzünden...
Irak'taki durum Birleşmiş Milletlerin yönetimine bırakılmadığı
takdirde askerlerini Haziran sonunda çekme kararı burada
nerede ise ayın olayı oldu. Gazetelerde Bush yönetiminin kara
günü şeklinde manşetler atıldı. Başka devletlerin de bu
gelişmeyi takip etmesinin tehlikeleri üzerinde duruldu uzun
uzun. (Kanada bir önceki Başbakan Cretien'in tavrı yüzünden
Irak'ta Amerika'ya destek vermemişti. Hatta Cretien küçük
Bush'a aptal bile demişti. Kabileden bir bakan da moron
demişti. Fransız asıllı kanadalılar Amerikayı çok severler
de...
-
Belinda Stronach, Magna International Inc.'in
CEO'usu iken istifa edip, Conservative Parti'den aday oldu
veee Kanada'nın gelecekteki başbakanlığına soyundu. Böylece
Kanada siyasi tarihinde milyarder olan biri ilk kez doğrudan
siyasete bulaşmış oldu. Buradaki zenginler genelde
milletvekillerini ve partileri finansal olarak destekliyorlar.
Bu burada yasal birşey. Hatta ödediğiniz paraları vergiden de
düşebiliyorsunuz. Hadi şimdi bunun Türkiye'de de olduğunu
düşünün. Genç Parti gibi oluşumlara gerek kalmazdı değil mi?
Bu hatun kişi: sarışın, çok bilmiş, zengin ve akıllı. Tabi
özellikle kadınlar tarafından dehşet desteklendi. Basında
kendisi ile ilgili yazı yazmayan köşe yazarı kalmadı.
(sarışın, cazibeli ve ekonomiden anlayan bir başbakan
konusunda tecrübeleri olmadığı için her halde?)
Vergileri azaltma, daha az bürokrasi, kredi faizlerinin vergi
dışı tutulması gibi şeyler söylemişti başta.. Ama sonra
söyledikleri daha iddialı oldu: askeri harcamaları her yıl 1
milyar dolar arttıracakmış, sağlık sisteminde daha çok
özelleştirme.. ama universal sağlık sistemine karşı değilmiş,
aynı sex evliliği ile dünyanın en kompetative vergi sistemini
yaratacakmış.
Bu arada Kanadanın en iyi dostu ve müttefiki olarak ABD'ye de
sık sık iltifatlar yağdırmadan da geçemiyor!. Arkadaş adeta
bir dişi Bush.. Sanki bu filmi biz daha önce görmüştük başka
bir ülkede, yoksa bu de ja vu mu? Neyse ki bu seçimlerde
partinin başkanlığını kaybetti, ama bir sonraki seçimlerde
şansı olacak gibi gözüküyor. Herhalde Kuzey Amerika kıtası,
biri dişi biri erkek iki Bush'u kaldıramaz, her şeyin fazlası
allerji yapar!!
-
Bu aylar vergi beyannamelerinin doldurulup
gönderildiği aylar... Nisan sonuna kadar yolu var...Her gün
konuyla ilgili olarak dikkat edilmesi gereken noktalar ve
hatırlatmalar çeşitli gazetelerde yer alıyor... Ama en
ilgincine geçenlerde bir günlük gazetede rastladık: aynen
şöyle, "even with people names, pets are NOT dependants" (Yani
insan ismi de taşısalar da evcil hayvanlarınızı bakmakla
yükümlü olduğunuz kişiler arasına katamazsınız.) Bu bizi
bitirdi vallahi. Unutmadan bu öğüt en çok yapılan 5 hata
içinde yer alıyordu....
-
Ayşe de tam gün bir administrative assistant
(bize göre sekreter ama burada böyle demek ayıp) işi buldu.
Geçen hafta evdeki neşeli günleri sona erdi. Hep bereber
sabahın altısında kalkıp yollara düşüyoruz. Onu beğenirler ise
devamlı çalışmaya başlayacak. Cemal denen adamın durumunda
değişiklik yok. Sabahları ve akşamları şoför olarak ördek
yavrularını topluyor. Arada kalan zamanlarda da yeni ördek
toplayıcılarını eğitiyor. Bol ördekli bir iş....
-
Cemal'in ördek yavrusu toplama ve dağıtma işini
yaptığı şirkette çalışan birisi Celsius ile Fahrenheit
arasında nasıl hesaplama yapılacağı konusunda bir teori öne
sürmüş. (dereceyi al kendisi ile topla ve 30 ekle) Cemal'in
gösterdiği matematiksel yönteme ise bunların tam olarak
dönüşmesi mümkün değil diyerek karşı çıkmış. Cemal ne yaptı
ise adama bunun hesaplanabilir bir şey olduğunu anlatamamış.
Burada lise mezunu bir Kanadalı'dan bahsediyoruz. Lisede bize
bunun formülü öğretilmişti. Hadi formül unutulabilir. Ama
Celsius ile Fahrenheit'ın birbirine çevrilemeyeceğine inanmak
bize ilginç geldi.
-
Martın son haftası içinde hava sıcaklıkları
düzeldi ve yağmurlar başladı. Karlar eridi, buzlar kayboldu.
Bahar mı geliyor ne? En çok arka bahçemize geyik gelmemesine
yanıyoruz. Oysa hikayede hep geyiklerden (aslı
Moose) bahsedilir. Bu Moose denen hayvan ve Kanadalıların
konuşma tarzını merak edenlere küçük bir ip ucu.... "Brother
Bear" isimli çizgi filmin karakterleri arasında bir çift Moose
var. Özellikle aksanları tam Kanada işi...
Daha önce de dediğimiz gibi konu bulmakta
zorlanıyoruz. Hani merak etmiyor da değiliz zorlanmasak daha ne
kadar yazabilecektik??? Sanırım tanrı mail göndermekte olduğumuz
sizleri seviyor da bize fazla konu buldurmuyor.....
Herkese bol bol sevgi ve saygı....
Demetçigiller
Ayşe Demetçi

Nisan 2004
|
|