-
Yıldönümü.... Kanada notlarını yazmaya
başlamamızın sene-i devriyesi. Hani anlamadan geçti diyeceğiz
alışkanlıkla ama öyle değil. Zaman zaman çok zorlandık
doğrusu, ama öyle ya da böyle yaşam yolunu buluyor :)). Hani
bu macera kitap olabilecek boyutlara geldi. Belki ileride
bundan bir şeyler çıkarabiliriz kim bilir...
-
Irak'ta öldürülen şöförümüz bizi ne olacak bu
ülkenin hali şeklindeki düşüncelerimize ilave bir boyut
getirdi. Şimdi ne olacak bu dünyanın hali diye
düşünüyoruz. Umarız bu tür olaylar bir daha olmaz. Tüm dünya
basınını bilmem ama biz buradan sonucu merakla izliyorduk..
-
Ece okulunu bitirdi...Giderken bıraktığı
evraklara bakarken, lise diploması elimize geçti ve düşündük
!! Neden bizler lise diplomalarımızı üniversiteye teslim etmek
zorundayızdır ve onu bir daha hiç göremeyiz.. Neden?
"Bizim devletimiz neden bize güvenmez ve aslını görüp kaydı
yapınca belgeyi bize geri vermez?" diye düşünmeye başladık.
Burada insanların kredi kartını kimlik diye kabul ettiklerini
hatırlayınca ülkemiz adına bir kez daha üzüldük. Yahu hocam
sizin başka işiniz mi yok? Birsürü şey dururken buna da
üzülünür mü demeyin... Şeytan ayrıntıda gizli..:-))
-
Ayşe, ilk zammını 5. ayında aldı ama zam miktarı
(saat ücretine 1 dolar) bizi epey güldürdü.. Neyse canım, hiç
yoktan iyidir dedik. Göçmenlerin sağmal inek olarak
kullanıldığı ülkelerde yaşıyanları şimdi çok iyi anlıyoruz ama
bu bizi mutlu etmiyor. Lazın fikrada dediği gibi:"Ha bu da
bize ders olsun"
-
Daha önce de benzer şeyler söylemiştik ama bu son
örnek oldukça komik. Hani geçen yıl Ağustos ayında bir
elektrik kesilmesi olayı vardı. (eski okuyucular bilirler)
Burada bu olay insan psikolojisini derinden etkilemiş ve
ardından yıldız gözleme toplulukları ve yeni komşuluklar
kurulmuştu. Olayın bu şekilde unutulmasına razı olamadılar. Ne
de olsa elektrik her yıl kesilmiyor. İşte bu yüzden Toronto
Blackout Festivali sırf bu günü yaşatıp torunlarına
anlatabilmek isteyen insanlarca coşkulu bir şekilde
kutlandı. Millet elektriklerini kapatıp mumları yaktı ve
bahçelerde barbekü yapıp yıldız seyretti. Bu elektrik
kesintisi ne menem bir şeymiş diye Toronto'yu 2000 kişi
ziyaret etmiş.... Cahillik işte...
-
Parayı veren düdüğü çalar... Ya da her mevsim
mandalina... Bizi burada hayrete düşüren şeylerden biri de her
mevsim her meyvanın bulunması. Tabi diyeceksiniz ki ne
gariplik var bunda? TC'de de her mevsim seralar sayesinde
birçok şey bulunabiliyor. Burada ise durum farklı yazın kış
meyvaları güneyden yaz meyvaları kuzeyden yani her mevsim taze
ürün bulunuyor. Fiyatlar da yaz kış diye değişmiyor. Hep
aynı... Ne de olsa Kuzey Amerika'nın arka bahçesi Güney
Amerika...
-
"Olimpiyatlarda ben kimi tutacağım" derken
olimpiyatlar bitti... Benim de birilerini tutmama gerek
kalmadı. TV'de izleyebildiğimiz kadarı ile iki ülke karşı
karşıya gelmedi. Böylece biz de üzülmedik. Ancak, burada da
fark kendini gösterdi. Bizimkiler yenilince suratlarından
düşen bin parça iken, Kanadalılar ise "Biz elimizden geleni
yaptık. Buraya gelmekten dolayı çok mutluyuz dediler." Ortam
güzelmiş de... Aslına bakarsan açılış seremonisini biz de çok
tuttuk. Biz de de birgun böyle şeyler olur mu acaba?
Ayrıca, Kanada'daki Greek kardeşlerimiz Avrupa şampiyonasından
sonra bir kez daha dikkatleri üzerlerine çekmenin mutluluğunu
yaşadılar. Gyro satışları patladı. Sokaklarda birden yüzlerce
Greek bayraklı arabalar ortaya çıktı. Radyo ve TV'lerde hep
onlar hep onların kültürleri vardı. Özenmedik desek yalan...
-
Yıldönümü deyince Sigorta poliçesini yenileme
macerasını anlatmadan geçemeyeceğiz. Biliyorsunuz dünyanın
daha az güvenli bir yer olarak addedilmesi en çok
sigortacılara yaradı. Bir önceki seneye göre karlarını 5 kat
artırmış olmalarına rağmen sigortacılar primleri % 20
artırarak yeni sezona girdiler. Halk bu işi pek sevmeyince de
yerel hükümetler olaya müdahale etti ve primlerin bir miktar
düşürülmesini istedi. Bizim firma dalga geçer gibi bize hiç
kaza yapmadınız hiç claim olmadı bu nedenle de sizin primi
sadece %20 artırdık dedi. Bu arada elbette başka firmalardan
da fiyat teklifi alabilirsiniz ama 1 ay içinde bize
istemiyorum demezseniz eskisi gibi hesabınızdan yeni primleri
keseceğiz dediler.
Dolayısı ile aynı süreç yeniden başladı. Bu sefer daha bilgili
olduğumuz için her halde eski primimizin % 40 altına hem
arabayı hem de evi sigorta ettirdik. "Ama ev kira" mı dediniz?
Doğru ama bu fiyat tek başına araba sigortası yaptırmaktan
daha ucuz... Böylece olmayan evimiz de sigortalanmış oldu : ))
-
Yıldönümü deyince her şey bir anlamda tekrar
etmeye başlıyor. Yeniden Boat Show zamanı geldi. Gittik gene
gıcır gıcır tekneleri dolaştık. Birkaç bankaya kredi
başvurusunda bulunduk. Kredi verirlerse gidip alacağız. Yirmi
yıl vadeli tekne kredisi....Kavram güzel ama henüz bir sonuç
alamadık. Denemeye devam...
-
Zamanın geçişi bizi başka konularda da düşünmeye
itti. Bu şekilde devam etmek isteyip istemediğimizi
sorgulamamıza yol açtı. Sorgulamanın sonucunda buradan
sıkıldığımıza ve evi çok özlediğimize karar verdik. Dönüş
kararını alarak bunu şampanyalar patlatarak kutladık. Ne keyif
ama ... Tam dönüşe geçmeden önce yarım kalan bir kaç işimizi
de bitirmeye karar verdik.. Ama bu konunun detaylarını bir
sonraki bültene saklamak istiyoruz. E, ne de olsa yazacak
birşeyler bulmak lazım değil mi?
-
Geçen ay içinde iki ciddi Pitbull saldırısı tüm
kamuoyunu uzun süre meşgul etti. Bu cins hayvanların artık
üremesinin engellenmesi ve sahiplerinin silah sahipleri gibi
ruhsat altına alınması konusunda ciddi adımlar atıldı. Pitbull
cinsinin değil ama onlara sahip olan insanların hasta olduğuna
dair açık oturumlar yapıldı. Burada pitbull cinsi tarihe
karışacak gibi görünüyor. Darısı sizin başınıza....