|

Odessa
Yaşam kendi
yolunda akarken biz de günlük işlere kafamızı gömdük, zamanımızı
dolduruyoruz. Bu haftanın önemli olayı, Cemal Moskova’dan
döndü. 4 Günlük seyahati sonunda verdiği karar şuydu: Buradaki
kızlar daha güzelmiş ve Moskova çok kalabalık ve büyükmüş!! O
halde, burada, minik Kiev kentinde sakin sessiz yaşamımız
aslında gerçekten huzurluymuş. Bunu duymak iyi geldi.
Yazın burada
havalar çok sıcak gidiyor. Bir de nem var ki, inanılmaz
bunaltıcı. Türkiye’den tek farkı sık sık yağmur yağıyor.. Bu
kadar su nereye gidiyor acaba:: Zemin kum olduğuna göre güzelce
filtre olup yer altı su kaynaklarına, sanırım! Burası yakın
vadede susuzluk çekmeyecek anlaşılan..
Kvas
Burada her
yerdeki köşe başında sarı ufak tankerlerde kahverengi bir içecek
satıyorlar. Bazı insanlar plastik bardakla, bazıları boş pet
şişelerini doldurup içmekle kalmıyor, evlerine de götürüyorlar.
Biraz tadı şıraya benzeyen buğdaydan yapılan alkolsüz bir
içecek. Ben bir bardak içip denedim, bir kez daha arayacağımı
sanmam. Cemal için ise kötü bir deneyim oldu. O bardağı
bitiremedi.. Bir sonraki Türkiye’ye gidişte arzu edenler için
bir pet şişe de ben dolduracağım. Yalnız lütfen sıraya girin!!
Protesto
Gösterileri
Kiev’de bir
protesto gösterisini izleme şansını yakaladım. Burada bir devlet
dairesinin önünde pankartlarla toplanmış insanlar, genç, yaşlı,
erkek, kadın kurumun bir uygulamasını protesto etmek için
sessizce kurumun önünde duruyorlar. Protesto edilen devlet
dairesi görevlileri de sessizce izliyorlar. Kavga yok, gürültü
yok, seyreden kalabalık yok, slogan atıp yüksek sesle bağırmalar
ve tabii öfkeli polisler de YOK!

Kharkov
Çiçekçiler
Her köşe
başında, küçük kulübelerde bulunuyor çiçekçiler. Taze çiçek
peynir ekmek gibi satılıyor burada. Metro girişlerinde, alt
geçitlerde, bizde ne kadar çok simitçi var ise burada da çiçekçi
var. Ama yanlış anlaşılmasın, çiçekleri onlar da yemiyorlar!
Ama işten eve
dönen hanımların elinde bazan bir buket oluyor. (Erkeklerin
elinde ise Bira şişesi). Metro ya da kafelerin önünde buluşan
çiftlerin elinde de tekli sayılarda yapılmış birer buket
bulunuyor.. Kısacası çiçek seven insanlar bunlar.. Tamam,
çöplerini her yere atıyorlar, sokak köşelerinde bira içip,
evlerin, bahçelerin kuytularına gidiyorlar, sokaklara sürekli
tükürüyorlar, (bizim memleket insanına hiç yabancı gelmeyen bir
durum bu), yürürken adamın üstüne üstüne geliyor, hatta çarpıyor
ve umursamıyorlar ama ruhlarında bir incelik var anlaşılan..
İstanbul’da
bizim evin oralarda, (Göztepe, Caddebostan) neredeyse her cadde
köşesinde bir çiçekçi çingeneye rastlarsınız. Oturduğum çevreyi
sevmemin sayısız nedenlerinden birisi de budur. Yani, ince
insanlarla aynı çevreyi paylaşıyor olmak. Alıcılar olmasa
durmazlar oralarda..
Rusça
Öğreniyoruz
Rusça
derslerimiz son hız devam ediyor. Evimize gelen hoca 35-40
yaşlarında, üniversitenin yabancı diller okulunda yabancılara
Rusça dersleri veren bir bayan. Gayet güler yüzlü ve gayretli.
Her gelişinde işleyeceğimiz dersler için renkli basılmış 5-7
sayfalık ders notlarını her ikimize de ayrı ayrı hazırlayıp
getiriyor. Aldığı para saatine 15 Amerikan doları. Yani 20 TL.
Bir de ayağımıza geliyor!
Rusça
öncelikle farklı sesleri ve seslere verdikleri farklı harf
karakterleri ile zor. Ayrıca gramer kurallarının pek çok
istisnası var. Velhasıl, çok çalışmamız gerekiyor.
Bu arada
Türkiye’de anlamsızca çok kullandığımız ‘nema problema’ lafının
Ukraynaca olduğunu da öğrendik.. Çok şaşırdık, biz bu lafı Rusça
sanıyorduk! Hocamız da Ukraynaca’yı nereden bildiğimiz konusunda
şaşırdı. Kısacası karşılıklı şaşırdık!

Ve de Ukrayna ana ...
Caddelerdeki Yön Levhaları
Burada bir
garip uygulama var: Ana caddelerde, ileride caddeyi kesen
sokağın, ya da ilerideki caddenin adının yazılı olduğu büyük
beyaz üzerine siyah yazılı yön levhaları var. Kyrıl alfabesini
sökenler için çok faydalı! Gariplik ise şurada:: Bazı levhaların
üzerinde büyük mağazaların adları var: Mesela ‘Adidas’ mağazası
ilerdeki sokakta ise onun da adı aynen caddelerin adı ile alt
alta yazılıyor ve de okla belirtiliyor! Önceleri bu durum, zaten
zor zahmet okuyabildiğimiz cadde adlarını ararken acaip kafamızı
karıştırıyordu ama öğrendiğimizden beri artık sorun yok.. Ama
garip! Kabul edin!!
Havaalanı
Kiev’in küçük
‘Borispil’ havaalanı (Rusça, Borispol) pek çok da uluslararası
uçuşa ev sahipliği yapıyor. Ama Freeshop sadece giderken var ve
tek bir dükkan! Olabilir tabii, eskiden İstanbul havaalanı da
küçüktü! 30-40 sene önce!! Ancak, bavulunuzu check-in sırasında
teslim ettikten sonra, gittiğiniz yerde geri aldığınızda
bavulunuzun açılmış ve karıştırılmış olduğunu görüyorsunuz. Öyle
ki, bazen yarım yamalak kapatıp da bırakmış oluyorlar. Kilit mi
koydunuz: Yazık oldu kilide, kırıyorlar! En iyisi kıymetli
şeylerinizi el bagajınıza alın ve sakın ola ki kilit falan
koymayın, bırakın karıştırsınlar!

Kiev denizi denilen
Dinyeper baraj gölü
Fotoğraf
konusunda bu kez Ukraynanın değişik yerlerinden mankenim Cemal
ile bir yelpaze yaptım...
Ayşe Mutlu Demetçi'ye
teşekkürlerimizle

07.04.2010
|