Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Sinemalar
Tiyatrolar

Nobel Ödülleri
. Barış
. Edebiyat
. Fizik
. Tıp
. Kimya

Ressamlar
Fahri Kaptan
Amadeo Preziosi
Ayvazovski
Leonardo DeMango
Titian

Atatürk Müzesi
Beşiktaş D.Müzesi
Bursa Kent Müzesi
İst.Oyuncak M.
İstanbul'dan Geçen...
İzmir Arkeoloji M.
Pera Müzesi
Rahmi M.Koç Müzesi
Sakıp Sabancı M.
Süreyya Operası
Tahtakuş Et.Müzesi
Yesemek

Metropolitan M.

Cengizhan
Ebru
Lale D. Çeşmeleri
Osmanlı Müziği
Saray Tiyatroları
Sessiz Gemiler
Süleymaniye Küt.
Terracotta Army
Yazının Kaldığı...
Zeugma ve Mars
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

    

  Ivan Konstantinoviç Ayvazovski

 

 

Ermeni asıllı rus ressamı (Feodosya 1817 -1900)

Ermitaj müzesinde joseph Vernet'nin deniz manzaralarını kopya ederek kendini yetiştirdi. 1833’te girdiği Petersburg Akademisi’nde, manzara ressamı Philippe Tanneur’ün öğrencisi oldu. 1842’de gittiği Paris’te Akademi konseyi tarafından madalya ile ödüllendirildi. Bir süre Roma ve Paris'te kaldı, sonra Petesburg'a döndü (1844). Orada donanmanın resmi ressamlığına atandı. 1845’te sultan Abdülaziz’in çağrılısı olarak geldiği İstanbul’a, ileriki tarihlerde yedi kez daha geldi.  Önde gelen Osmanlılar’ın portrelerinin yanı sıra, başta İstanbul olmak üzere Sinop, Trabzon, Çeşme vb. yöreleri  konu alan manzaralar yaptı.

Ünlü Rus ressam Çedrin’e özenerek yaptığı doğa resimleri, akademik bir biçim anlayışı içerir. Bazı tabloları Dolmabahçe Sarayı’nda, birçok padişahın portreleri de Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir.

Çoğu zaman üslubu Ziem'inkine benzetilir.

Ayvazovski, resimle ilgilenen hemen herkesin bildiği bir isim. Onu milli ressamımız olarak gördüğümüz bile söylenebilir. Hemen her koleksiyonerin evinde bir Ayvazovski resmi yer alıyor. Sadece bununla da kalınmıyor, yıl içinde düzenlenen ne kadar müzayede varsa mutlaka birkaç tane Ayvazovski daha çıkıyor karşımıza.
Peki nedir bu 19'uncu yüzyıl manzara ressamının sırrı? Neden bu kadar çok seviliyor? Sadece iyi bir ressam olması açıklamıyor bunu kuşkusuz.
Ayvazovski'nin Osmanlı Sarayı ile tanışmasının 1845 tarihine rastladığını belirtmiştik. Bu dönem, 19'uncu yüzyılda yoğunlaşan Batılılaşma sürecine paralel bir olgu. Türk resim tarihinde teknik ve biçim olarak Batılı anlamda yapılmış ilk yapıtlara yine bu dönemde rastlıyoruz. Ancak Türk primitifleri denilen, çoğunluğu askerlerden oluşan bu ressamların figür yerine manzarayı yeğlemiş olmaları, belki günün modasından çok, Batılı anlamda resme yumuşak bir geçiş olarak tanımlanabilir.
İlk Türk ressamlarının bu manzaraları, doğa yerine kartpostallardan kopyalamaları Ayvazovski'nin resimlerinin dramatik etkisini, gerçekçiliğini ve bu kadar ilgi gösterilmesini en azından o dönem için açıklayıcı görünüyor.
Ayvazovski daha çok deniz ve donanma resimleriyle tanınıyor. Sanatçının yapıtlarının çoğu doğduğu kent olan Feodosya'daki sanat galerisinde, Moskova Tratyekov, St. Petersburg ve Erivan'daki devlet galerisinde ve Türkiye'deki koleksiyonlarda bulunuyor.
Ayvazovski için söylenmesi gereken bir diğer özellik ise, çok kısa sürede resim üretmesi. Altı binden fazla yapıta imza attığı söylenen sanatçının ayrıca, sayıları bini aşan küçük boyutlu resimleri de var.

 

 

Tablolarını görüntülemek için:

 

Kaynakça: Büyük Larousse

                   www.ykb.com/tr
                   www.radikal.com.tr