|

Balık üretme
çiftliklerine karşı tepkiler giderek yükseliyor. Bu konuda
"kapatılsınlar" ile "olduğu yerde kalsınlar" aralığında çok
farklı görüşler var.
Amacın bağcıyı
dövmek olmadığını varsayarak, temel tespitler yapmamız
gerekiyor.
v
Bu çiftliklerin hemen hepsi ilgili devlet kurumlarının verdiği
izinlerle kurulmuşlardır.
v
Çiftliklerin kurulduğu alanlar genellikle kıyılara çok yakın
derinliği az (sığ)koylardır.
v
Çiftliklerin çoğu turizmin de gelişmiş olduğu bölgelere
kurulmuşlardır.
v
Kimi çiftlikler havuz sayılarını artırarak bulundukları koyları
tamamen işgal etmiş durumdadır.
v
Çiftlikler güvenlik ve hijyen gerekçesiyle haklı olarak,
koyları başka kullanıcılarla paylaşmak istememektedir.
v
Çiftlikler küçümsenemeyecek bir üretim yapmaktadır. Bu üretim
oranında da iş sağlamaktadır.
v
Çiftlikler bulundukları koyların deniz tabanını kirletmekte
buralardaki canlı dokuyu yoketmektedir.
Denizlerimizdeki koylarda kurulu olan balık çiftlikleri ile
ilgili söylenenleri ve yazılanları özetlemeye çalıştım. Ancak ne
bilim adamlarının ne de diğer ilgililerin değinmediği üç önemli
konu var.
1.
Kimi çiftlikler
yasak olmasına karşın doğadan yavru topluyor.
2.
Kimi çiftlikler
yasak olmasına karşın çevirme yaptırıyor.
3.
Çiftliklerin
civarında yaşayan balıklardaki başkalaşım incelenmiyor.
1.
Yavru
Gedizağzı'nda
tül ığrıp kullanılarak, tırnak büyüklüğünde çipura yavrusu
toplandığını duyduğumda inanamadım. Kimi çiftlikler yıllardır bu
şekilde doğadan yavru çalıyormuş. "Niye engel olmuyorsunuz ?"
diye sorduğumda, "Nasıl
engel olalım. Adamlar tül ığrıp getirip Gedizağzı'nda balıkçılık
yapan en bıçkın adamlara verip yavru tutmalarını istiyorlar. 5
bin yavru bin YTL. 10-30 Cm. arasındaki sığ sularda iki kişi
yarım günde 5 bin yavru yakalayıp bin YTL. alıyor. Yoksul,
yaşamı deniz ile şarap şişesi arasına sıkışmış bu insanlar için
bin YTL. büyük para. Öte yandan 5 bin çipura yavrusu
toplayabilmek için milyonlarca diğer türlere ait yavru da
yokediliyor. Tarım İl Müdürlüğüne şikayet etmişler. Sonuç
çıkmamış. Sahil Güvenlik engeller ama su çok sığ olduğu için
giremezler." diyorlar.
Anlatılanlara
göre, yasalara saygılı kimi çiftlikler de adam görevlendirip
doğadan yavru alan çiftlik olup olmadığını araştırıyormuş.
Açgözlülüğün sınırı yok. Bir çok çiftliğin kuluçkahanesi var.
Oralardan yavru satın almak yerine doğadan çalmak daha fazla
kazandırıyor olmalı.
2.
Çevirme
Bir adayı ya da
kıyıyı, kıyıya paralel şekilde ağla kapatıp, ağ içine dalan
dalgıçların balıkları ürküterek, dürterek ya da vurarak dar bir
alanda toplayıp ağla karaya kaldırma yöntemi.
Çevirme yöntemi
ile balık avlamak yasak. Buna karşın, kimi çiftlikler "ağ
patladı balıklarımız kaçtı" gibi gerekçelerle çiftliklerin
çevresindeki ve oldukça uzağındaki alanlarda çevirme yapıyor.
Tepki çekmemek için de bu işi zaman zaman yöredeki balıkçılara
yaptırıyorlar. Sonuçta ağlardan balık kaçsın ya da kaçmasın
bölgedeki doğal türler toplanmış oluyor. Çiftliklerin açık
denize alınması bu gerekçeyi de ortadan kaldıracağı için
savunulmalı.
3.
Başkalaşım
Çiftliklere
yakın yerlerde beslenen balıklarda belirgin fiziksel
başkalaşımlar gözleniyor. Olta ile yakalanan çipuralar artık üç
isimle anılır oldu. Çiftlik kaçkını,
çiftlik köylü
ve doğa çipurası. Bu yıl bir kiloluk kupesler yakalandı. Sanırım
bilim adamları bu başkalaşımı takip ediyordur.
Devletin
kıyıların ve koyların kullanımına ilişkin uzun vadeli bir
planlama yapmamış olması, yöre yöneticilerinin ve halkın
çevrelerine sahip çıkmamaları sonucu, turizm yapılabilecek bir
çok alan, balık çiftliklerinin kullanımına açılmıştır.
Bu koylar ve
kıyılar birçok doğal balık türünün de barınıp geliştiği
yerlerdir. Çiftlikler için uygun alanlar gösterilmeli, koylar
yapılaşma olmadan doğal güzelllikleri bozulmadan en azından yat
turimine açılmalıdır. Yani, balık çiftliklerine de ihtiyacımız
var turizme de. Ancak, doğadan yavru toplanması ve çevirme
mutlaka engellenmeli, çiftlik civarlarındaki doğal türlerde
görülen başkalaşım bilim adamlarınca incelenmelidir.
Memleketim,
diyebileceğimiz bir tek Türkiye var. Havasından suyundan,
kıyısından dağından, balığından pulundan sorumlu olduğumuz.
Hoşçakalın
.
Şevki Avcı
FOÇA
Şevki Avcı'ya
teşekkürlerimizle
Denizce

04.07.2007
|