Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Balık Anatomisi
Balık Müzesi
Balıklar [Deniz]
Balıklar [Tatlısu]
Balık Takvimi
Balıkçılığımız
Denizatı
Hamsi Aklı
İlginç Yaşamlar
Köpekbalıkları
Midye Anatomisi
Yakamoz
Yunuslar

Olta - Yem
Olta Takımları
. Çapariler
. Sark.-Köstek
. Savurma Dip
. Sürütmeler
. Zokalılar

Seafari
 Balıkçılığımız - Rastgele

Şevki Avcı    

 

 

Rastgele

Gırgırların 15 Nisanda başlayan zaman yasağı, 31 Ağustos'ta bitiyor. Dörtbuçuk aylık aradan sonra 1 Eylülde ağlar mola edilecek. Çift ruhsat (trol-gırgır) taşıyan gemiler de gırgır olarak çalışırsa, yaklaşık 950 gemi denize açılacak.

Kimi troller 15 Temmuz'da uluslararası sularda avlanmaya başladı. Ancak, yakıt tüketiminin çokluğuna karşın, balık üretiminin az olduğundan yakınılıyor. Ulusal sular ise 15 Eylül'e kadar trol avcılığına kapalı. Bu nedenlerle trol-gırgır ruhsatı taşıyan gemilerin de 1 Eylül'de gırgır olarak çalışmaya başlaması bekleniyor.

 

Talan Gibi

Her yıl 1 Eylül'de başlayan gırgır avcılığı eleştiriliyor. İlk 15 gün yapılan avcılık bir talana benzetiliyor. Bir çok gırgır sahibi ve kaptanının yakınmasına karşın bu talan mantığının önüne geçilemiyor.

1 Eylül'de başlayan gırgır avcılığı, arz-talep esası dikkate alınmadan yapılıyor. Denizden dönen her gemi çok miktarda (300, 500, 1000 ya da daha fazla kasa) balık da getiriyor. Ege' de daha çok sardalya, hamsi, uskumru, kupes, istavrit gibi türler yakalanıyor. Ancak avlanması hedeflenen sardalya ve hamsi.

İzmir balık haline o kadar çok balık geliyor ki balık taşıyan kimi kamyonlar hale bile sokulmuyor. Konserve fabrikaları, balık üretme çiftlikleri ya da yem fabrikalarına yönlendiriliyorlar. Zaman zaman birçok balık kamyonu da yükünü çöplüklere boşaltıyor. Yük dediğim, yüzlerce binlerce kasa sardalya ve ince hamsi.

Konserve fabrikaları, çiftlikler ve yem fabrikaları da kısa sürede ihtiyaçlarını karşılıyor, tek alıcı çöplük. Bu durumda gemi sahibi ve pay karşılığı çalışan tayfalar bir çok nedenle zarara uğruyor. Ana geminin, yardımcı geminin (bot) ışık gemisinin (lamba) kullandığı yakıt, kamyon için ödenen nakliye ücretine ilave olarak, balıkla dolu kasalar ve bir gece boyunca yirmiden fazla insanın emeği çöpe atılıyor. Buna karşın, bütün gemiler yine denize açılıyor. Yine balıklar yok pahasına satılıyor. Yine çok miktarda balık çöpe atılıyor. Yine bu durumdan herkes yakınıyor ve bir gün sonra yine bütün gemiler denize çıkıyor. Yüzlerce ton yakıt, binlerce kasa balık ve binlerce tayfanın emeği yine çöpe atılıyor. Bir gün sonra yine.....

Ta ki bölgedeki son balık sürüsü de yakalanana kadar.

İzmir Körfezi, Gediz nehri açıkları ve Dış Körfez, o kadar yoğun av baskısına hedef oluyor ki Eylül sonu gelmeden koca koca gemiler denizden 20-30 kasa balıkla dönmeye başlıyor. Kuzey Ege, Marmara ve Karadeniz'den de zaman zaman filolar halinde gırgır, av için İzmir Körfezine iniyor. İzmir Körfezi (orta, dış) geceleri büyük bir kent kadar ışık alıyor. Avcılığı hedeflenmeyen bir çok türün ekonomik değeri olmayan yavruları da bu talan sırasında katlediliyor.

1 Eylül'de başlayıp, bir süre devam eden bu talandan en karlı çıkanlar, konserve fabrikaları, balık üretme çitlikleri, yem fabrikaları ve martılar.

Geçen yıl içinde 15-18 Kg. sardalya olan kasalar 5,4,3 hatta 1 YTL.ye bile satıldı. Mantık şu; 5 yüz kasa balığı çöpe dökmektense, kasasını 1 YTL.den satıp 5 yüz YTL. almak daha karlı. Hiç olmazsa nakliye parasını karşılar.

Bu dönemde gırgır sahipleri de tayfalar da konuyu tartışır, birbirlerine dert yanar ancak bir çözüm bulamazlar.  "Kardeşim, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın kılı kıpırdamıyor. Bu işler gizli saklı yapılmıyor, her şey ortada. Tutulan balık satılmıyor. Beş bin kasa balık ihtiyacı olan İzmir haline 30 bin kasa balık yığarsan olacağı bu. 'Balığı kırmayalım Eylül sonuna kadar ya iki günde bir denize çıkalım ya da başka bir çözüm bulalım'  diyoruz, kimseden ses çıkmıyor. Adam 5 yüz kasa balık tutuyor. Para etmediğini bile bile ikinci hatta üçüncü ağı da sarıyor. Bizim çıkmamamız çözüm değil. Önceki gün balığımız çöpe döküldü diye dün denize çıkmadık. Adam 2 bin kasa balık yükledi. 4 YTL'den sattı. 8 bin YTL. aldı. Balık kırılıp yok pahasına satıldıktan sonra, biz çıksak ne olur, çıkmasak ne olur ?" Bu yakınmalar sorunu çözmüyor. Eylül başında havalar sıcak olduğu için, balığı hale, halden manava ve tüketiciye ulaştırmak çok zor. Buzlansa bile, ince balık hale gidinceye kadar hışır olup eriyor. Bu düzensizlik ve başıboşluk en çok da denizden kilometrelerce uzaktaki Buca çöplüğünden karnını doyuran martılara yarıyor. Eylül sonuna kadar denizde bulamayacakları kadar balık bu çöplüğe geliyor.

Anlaşılmaz bir şekilde, sardalyanın kasası 5 YTL.'ye satıldığı zaman bile tüketici kilosunu en az 2 YTL.'ye alıyor. Bu bolluk tüketiciye yansımıyor. Ancak, et yeme şansı olmayan insanlarımız için kilosu 2-5 YTL. olan sardalya ve hamsi önemli bir besin kaynağı.

 

Yeni Kasa Standardı

Sardalya ve hamsi balıklarının kasalanmasına yeni bir standart getirmek gerekli. 18 kilo balığın altta kalan yaklaşık yarısı, eziliyor. Kuşkusuz besin değeri açısından bir kayba uğramıyor. Ancak özellikle sıcak havalarda -balık da biraz inceyse- ezilmiş balığın alıcı bulması zor oluyor. 8-10 Kg. balık alacak yeni bir kasa standardı balığın tüketiciye daha sağlıklı ulaşmasını sağlayacaktır. Bunun için büyük yatırım yapmak da gerekmiyor. "Ayaklı" denilen sardalya ve hamsi kasalarının 6 Cm. olan ayakları 1 Cm.'ye, çevre tahtasının genişliği de 8 Cm.'den 7 Cm.'ye indirilirse ve yan tahtaların üst hizasına kadar balık doldurulursa bu sorun çözülmüş olur.

 

Sonuç

Kasa standardı daha sonraya bırakılabilir. Ancak, İzmir Körfezi'nin eylül ayında talan edilmesinin önüne geçilmelidir. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı bu soruna çözüm bulacak tek kurum olarak görülmektedir. Yasal olarak, başka bölgelerden gelip, körfezdeki av baskısını daha da artıran gırgırlar yasaklanamaz. Ancak en azından eylül ayı için körfezde avlanacak gemi sayısına göre günlük belli bir balık miktarı kotası konulabilir. Bu, başka bölgelerden gırgır gelişini azaltacağı gibi, Eylül talanını da engelleyebilir. Böylece bölgede avlanan gırgırlar sezon boyunca denizden boş dönmez, tuttuğu balığı yok pahasına satmaz ve daha çok kazanma şansı yakalar. Tutulacak balık, miktar olarak değişmese bile, avcılık tüm sezona dağılacağı için en azından binlerce kasa balık çöpe dökülmeyecektir.

Rastgele.

Şevki Avcı          
FOÇA               

 

Şevki Avcı'ya teşekkürlerimizle

Denizce

29.08.2007

 

 
13.11.2008  Balıkçılığımız - Yavru Balık Çetesi
02.09.2008  Balıkçılığımız - Tebliğ (Sirküler) Yayınlandı
12.08.2008  Balıkçılığımız - Balıkçılık ve Mevzuat
01.07.2008  Balıkçılığımız - 4922 Komedisi
20.06.2008  Balıkçılığımız - ÖTV'si AZ İndirilmiş Yakıt
05.06.2008  Balıkçılığımız - Sıkıyönetim mi?
13.05.2008  Balıkçılığımız - Şaka Değil "Ben Armatörüm"
01.05.2008  Balıkçılığımız - Umutlar Bir Başka Av Mevsimine Kaldı
25.01.2008  Balıkçılığımız - Yiyin Afiyet Olsun
08.11.2007  Balıkçılığımız - Dağıtım / Tüketim
27.09.2007  Balıkçılığımız - Sosyal Güvenlik
13.09.2007  Balıkçılığımız - Denetim Eksikliği - II
29.08.2007  Balıkçılığımız - Rastgele
16.08.2007  Balıkçılığımız - Denetim Eksikliği - I
02.08.2007  Balıkçılığımız - Işıkla Avcılık
19.07.2007  Balıkçılığımız - Ağ Göz Açıklığı
04.07.2007  Balık Üretme Çiftlikleri
15.06.2007  Balıkçılığımız