Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Balık Anatomisi
Balık Müzesi
Balıklar [Deniz]
Balıklar [Tatlısu]
Balık Takvimi
Balıkçılığımız
Denizatı
Hamsi Aklı
İlginç Yaşamlar
Köpekbalıkları
Midye Anatomisi
Yakamoz
Yunuslar

Olta - Yem
Olta Takımları
. Çapariler
. Sark.-Köstek
. Savurma Dip
. Sürütmeler
. Zokalılar

Seafari
 Balıkçılığımız - Sosyal Güvenlik

Şevki Avcı    

 

 

Sosyal Güvenlik

Her mesleğin kendine özgü zorlukları vardır. Ancak balıkçılık, en çetin işlerden biridir. Sadece bedensel yorgunluk ve yıpranma açısından değil, sosyal bakımdan da çağla örtüşmeyen, yüzlerce yıl öncesinin yaşandığı bir işkoludur.

Reis, -kimi yörelerde tay ya da kocareis de denilmektedir- tayfa toplar.

Reis-tayfa ilişkisi, çavuş (amelebaşı)-tarım işçisi ilişkisi ile neredeyse aynıdır. Aradaki tek fark, tarım işçisi yevmiye (günlük ücret), tayfa ise bir sezon için aylık ya da pay üzerinden anlaşma yapar. Anlaşma dedikse, öyle noterden yazılı pullu imzalı değil, sadece söze dayalı bir anlaşma yapılır.

Troller ve az sayıda tayfa çalıştıran diğer gemilerde, tayfa-gemi sahibi, ya da tayfa-kaptan ilişkisi tarafların oluru ile yürür. Gırgırlardaki tayfa-reis, ya da tayfa-mal sahibi ilişkisi ise daha karmaşıktır.

Kimi gırgır sahipleri, çalıştıracağı tayfaları kendileri bulur. Kimileri ise tayfalarla hiç yüz-göz olmaz. Tayfa toplamak için birini (reis-tayfabaşı)görevlendirir. Reis, tayfalarla aylık ya da pay üzerinden sezonluk anlaşma yapar. Pay, ya da aylıkların toplamı  sezon sonunda ödenecek olduğundan, tayfalara bir miktar avans verilir.

Reis aydan aya, ya da haftadan haftaya tayfalara bir miktar harçlık verir.

Kimsenin durumundan şikayet etmeye hakkı yoktur. Çünkü bilinir ki gemi sahibi de kabzımala borçludur. Sezon sonunu beklemek gerekecektir. Gerçi sezon sonunda da herkesi mutlu görmek pek mümkün değildir. Alınan avans, harçlıklar hesaplandıktan sonra elde kalan iki on paradır. Pay karşılığı çalışanlar ise, genellikle çok balık tuttuklarını, haklarının yenildiğini gemi sahibi ya da reisin pay hesaplamasında haksızlık yaptığını iddia ederler ya

gerçeğin ne olduğu bilinemez. Savlarında haklı bile olsalar, yokluk ve yoksulluk bu insanları yine aynı gemilerde çalışmaya zorlar. Birkaç kez tanık olduğum ve çok üzüldüğüm olay ise bir nedenle reis ya da gemi sahibiyle anlaşamayan tayfaların gemiden çıkarılıp, yatak ve eşyalarının rıhtıma atılışıdır. Rıhtımdaki çaresiz tayfanın yüzünde, karşıdaki kaba kuvvet ve acımasızlığı okumak zor değildi. O anda hak, hukuk ve adalet kavramları utançlarından  rıhtımın altına gizlenmişti.

 

Saygınlık

Sendikal örgütlenmenin hiç sözünün edilmediği iş kollarından biri de balıkçılıktır. Toplumsal yaşam bir bütün olduğu halde, nedense kimi meslekler tükaka edilmiş, kimileri de taçlandırılmıştır. Eğer ameliyat yapılacak bir mekan hademe tarafından temizlenmiyorsa, yardımcılar hijyenik koşulları sağlamıyorsa, operatörün yapacağı ameliyatın başarılı olması düşünülemez. Oysa biz hademe ve diğer çalışanlara tepeden bakmaya, operatör karşısında ise esas duruş göstermeye şartlanmış bir toplumuz. Bu anlayış gemi sahibi, kaptan ve tayfa için de benzerlik gösterir. Genel olarak da balıkçılık denilince, saygın olmayan bir meslek dalından söz edilmiş olur. Hademe, çöpçü, işçi, köylü vb. Bunların hiçbiri bir milletvekilinin konumundan daha az saygıya layık değildir.

 

Planlama

Balıkçılığımızdaki düzensizlik, başıboşluk, plansızlık yüzünden bir çok gemi sahibi de büyük borçlar altında sıkıntı çekmektedir. ÖTV'si indirilmiş yakıt uygulaması, büyük gemi (trol-gırgır) sahiplerini biraz soluklandırdı. Batmamak için, mazotla çalışan motorlarda fuel-oil kullananlar bile olmuştu.

Ancak, ÖTV'si indirilmiş yakıt uygulaması, sorunları çözmüş değil. Sadece göreceli olarak bir rahatlama sağlandı. Eğer bilimsel verilere dayalı bir planlama yapılmazsa, deniz ürünlerimizin stokları belirlenip, türlerin devamlılığını sağlayacak bir av politikası izlenmezse, gelecek bugünden iyi olmayacaktır.

Bu saptamaların ardından, balıkçılar ve sosyal güvenlik kavramını ele alırsak, yazının başında da belirttiğim gibi çağla örtüşmeyen bir gerçeklikle karşı karşıya kalırız. DİE verilerine göre 18 bin balıkçı gemimiz var.  510 gırgır, 688 trol, 443 trol-gırgır (hem gırgır hem de trol ruhsatlı olan), 295 taşıyıcı ve 16 bin 460 tane de (D) plakalı(ruhsatlı) gemimiz bulunuyor. Bir başka örneklemeyle 11 bin 230 küçük boydaki gemide sadece gemi sahipleri çalışıyor. 7 bin 166 gemide ise gemi sahibinin dışında tayfa da çalışıyor.

1-4 kişinin çalıştığı 6 bin 305, 5-9 kişinin çalıştığı 445, 10-19 kişinin çalıştığı 195, 20-29 kişinin çalıştığı 172 ve 30'dan fazla tayfanın çalıştığı 53 gemimiz var. Peki bu insanların kaç tanesi Sosyal Güvenlik Kurumu'nun güvencesi altında?

Gerçek usulde vergi ödeyen büyük gemi sahiplerini saymazsak, sorunun cevabı ne yazık ki hiç olacaktır. Gemicilerin ve tayfaların eğer yeşil kartı da yoksa...

 

O Bir İnsan

O yanında çalışan gemicilere hayt-huyt eden, arada bir, çok galiz olmasa da küfürler savuran bir gemi sahibi. Yanında çalışan gemicinin çocuğunun hastane masrafları için kesenin ağzını sonuna kadar açan, bunu herkesten gizleyen biri. Gemicisi "Çocuğu hastaneden çıkaracağız. Akrabaların para getirmesini bekliyorduk. Vallahi ben bile şaşırdım. Akrabalardan yardım bulamazken O gelip hastane masraflarını ödedi. Gerekir diye bir miktar da elime sıkıştırdı. 'Aylığımdan azar azar kesersin abi' dedim. 'Hayır ben senin hakkın olan parayı ödedim. Varsay ki seni sigortalı yaptım vergi ve sigorta primi ödedim." dedi. Hem para sıkıntısından kurtulduğum için hem de o asabi adamın içindeki insanla tanıştığım için çok sevindim. Ben böyle şeyler filmlerde olur sanırdım." diyor.

İnsanların sağlığı ve sosyal güvenliği kimsenin insafına bırakılmamalıdır. Çocuğunun hastane giderlerini ödediği için kaptanına saygı duyan bu gemici yaşlandığında ne olacaktır? Bu sadece tayfaların değil, sigortasız çalıştırılan tüm insanların sorunudur.

Devlet 8 yüz YTL. açlık sınırı olduğu halde, tespit ettiği 645 YTL. brüt asgari ücretten 264 YTL. vergi ve sigorta primi alarak, net 382 YTL ile insanların yaşayabileceğini varsayıyor. Aylık geliri asgari ücretten bile az olan deniz emekçilerinin bu koşullarda sigortalı olabilmesi olanaksızdır.

Yeşil Kart siyasi bir ikram olmaktan çıkarılmalıdır. Vergi ve sigorta primleri olabildiğince aşağı çekilmeli, dar gelirli denizciler, tayfalar ve gemiciler Sosyal Güvenlik Kurumu koruyuculuğuna alınmalıdır.

 

Çavuşun Pazarlığı

Pamuk tarlasında çalışmak için ırgat toplayan çavuş, kalabalık bir ailenin reisiyle pazarlık yapmaktadır.

-Çavuş           :   Pamuğa kaç kişi vereceksin Hasan dayı?

-Hasan dayı  :   Yevmiye kaç para?

-Çavuş           :   8 Lira. Biri benim payım 7 Lira.

-Hasan dayı  :   Senin payına diyeceğim yok ama 7 Lira az.

-Çavuş           :   Az değil. Az değil. Beş kişi versen yedi kere beş 35 Lira yapar.
On günde 350 Lira, ayda Bin 50 Lira, üç ayda 3 bin 150 Lira. Bu az para mı?

 

Beş çocuğunun üç ay boyunca gündüz güneşin altında, gecenin ayazında, derme çatma çadırlarda çekeceği sıkıntıyı bilen Hasan dayı, 3 bin 150 Liranın az para olmadığını da bilmektedir. Ancak, yevmiyeyi biraz daha arttırma çabasındadır.

 

-Hasan dayı  :   Hele yevmiyeyi az daha oynat Çavuş.

-Çavuş           :   Hasan dayı, memlekette ırgat kıtlığı mı var?
Öküzgözü köyünden 6 liraya geliyorlar da ben bizim köylü kazansın istiyorum. Sen bilirsin. Sonra Çavuş bana sormadı deme. Hem sen bu beş kör boğazlıyı çalışsa da çalışmasa da doyurmayacak mısın? Doyuracaksın. Eeee çalışırlarsa havadan 3 bin 150 Lira karın olacak.  Sözümde yalan var mı?

-Hasan dayı  :   Doğru söylersin. Çalışsalar da çalışmasalar da bunların karnı doymak ister.
Bizde toprak yok ki işlesinler. Çalışsınlar bari...

 

Balıkçılar, sosyal güvenlik bağlamında toplumun diğer kesimleriyle aynı sıkıntıları yaşıyor. Çözümü Çavuşlara bırakmadan onurlu bir çıkış bulmak gerekiyor. Yeşil kart ya da başkalarının karnesine ilaç yazdırma ayıplarından insanlarımız kurtarılmalıdır.

Hoşçakalın       .
Şevki Avcı          
FOÇA               

 

Şevki Avcı'ya teşekkürlerimizle

Denizce

27.09.2007

 

02.09.2008  Balıkçılığımız - Tebliğ (Sirküler) Yayınlandı
12.08.2008  Balıkçılığımız - Balıkçılık ve Mevzuat
01.07.2008  Balıkçılığımız - 4922 Komedisi
20.06.2008  Balıkçılığımız - ÖTV'si AZ İndirilmiş Yakıt
05.06.2008  Balıkçılığımız - Sıkıyönetim mi?
13.05.2008  Balıkçılığımız - Şaka Değil "Ben Armatörüm"
01.05.2008  Balıkçılığımız - Umutlar Bir Başka Av Mevsimine Kaldı
25.01.2008  Balıkçılığımız - Yiyin Afiyet Olsun
08.11.2007  Balıkçılığımız - Dağıtım / Tüketim
27.09.2007  Balıkçılığımız - Sosyal Güvenlik
13.09.2007  Balıkçılığımız - Denetim Eksikliği - II
29.08.2007  Balıkçılığımız - Rastgele
16.08.2007  Balıkçılığımız - Denetim Eksikliği - I
02.08.2007  Balıkçılığımız - Işıkla Avcılık
19.07.2007  Balıkçılığımız - Ağ Göz Açıklığı
04.07.2007  Balık Üretme Çiftlikleri
15.06.2007  Balıkçılığımız