| |
15 Nisanda
gırgırlar için zaman yasağı başladı. Hem gemi sahiplerinin hem
de tayfaların gözlerinde yenilmişliğin hüznü okunuyor. Oysa
sezon başında Foça'ya geldiklerinde, sözler şen şakrak, yüzler
umut yüklüydü. Şimdi ayrılırken ise, dostluk adına zorunlu, dibi
donuk gülümsemeler ve biliyorum yüreklerinde elleri boş dönmenin
yangını var. Kimbilir binlerce denizcinin eşleri, çocukları
aylar süren ayrılığın sonunda ne hayaller kurdular. Evlerinde
yaşamlarında düşündükleri değişiklikler, bekledikleri
hediyeler... Kim bilir binlerce insan hangi beklentilerini iç
çekerek başka bir av mevsimine umut bağlayacak. Belki de o
umutlar bir başka mevsime, sonra bir başka mevsime kalacak.
- Av sezonu pek
bereketli geçmedi galiba reis ?
- Sorma. Gemi
sahipleri en az 100 bin YTL. zarar ettiler.
- Sağlık olsun
be reis. Doğaana ile insan arasındaki alışverişte zaman zaman
böyle insanları mutsuz eden sonuçlar alınabiliyor. Kimi yıllar
ziraatçılar ektikleri tahılın tohumu kadar bile ürün
alamıyorlar.
- Yok. Deniz
işi biraz farklı. Eğer bu sezondaki çalışmamız sonucunda mutlu
değilsek, buna sebep biziz. Yani biz insanlar. Balıkçılar,
kabzımallar, manavlar, tüketici, çiftlikçi, tavukçu,
sanayici, siyasetçi, bilimsel çalışma yapanlar, aydınlar,
bürokratlar, denetçiler herkes sorumlu herkes. Haa haksızlık
etmeyelim, ellerindeki olanaklar dahilinde denizde Sahil
Güvenlik denetim işini yapmaya çalışıyor. Ancak rıhtımdan
tüketiciye kadar denetim yok gibi. Anlıyor musun ?
- Doğrusunu
istersen pek anlayamadım reis.
- Biz
balıkçılar suçluyuz. Küçük, büyük, yavru ve yumurtalı demeden
önümüze ne geldiyse ağ sardık. Kabzımallar suçlu. "Bu balıklar
çok küçük daha bir kere bile yumurtlamamıştır. Ben bunu mezata
çıkarmam." demedikleri için. Yakalanması yasal ve ahlaki olmayan
deniz ürününü bile bile satan manav, yiyen tüketici, doğadan
yavru çalan, ucuza doğal yem bulduğu için sevinen çiftlikçi,
tavuk yemcileri, balık uncuları, konserveciler boy yasağını bile
bile kelepir fiyata yavru alanlar, "ne yaparsak çok oy alırız"
diye düşünen, sardalyeye boy yasağı getirmeyen siyasetçiler, ağ
göz açıklığı, ağ donamı, doğru genel yasak dönemi vb. konularda
sirküler toplantılarında ağırlığını koyamayan, balık stoklarımız
ve balıkçılığımızın geleceği hakkında yeterli çalışma ve
aydınlatma çalışması yapamayan bilim insanlarımız, bilim
insanlarının seslerine kulak vermeyen aydınlar, medya, "salla
başı, al maaşı" bürokratları, yani aklına gelen herkes suçlu.
- Dur bir
soluklan reis. Bir dedik bin işittik.
- Neyse, otobüs
geldi. Eylülde yeni umutlarla tekrar geleceğiz. Hoşçakalın.
Reis'i
Karadeniz'e uğurladık. Denizana onları bu sezon boynu bükük
gönderdi. Umarım fındık ve mısır bol olur da yüzleri güler.
Hoşçakalın
.
Şevki Avcı
FOÇA
Şevki Avcı'ya
teşekkürlerimizle
Denizce

01.05.2008
|
|