|
Denizlerde ve iç sularda ticari ve amatör su ürünleri
avcılığı, Sirkülerle değil Tebliğlerle düzenlendi. 2008-48
numaralı Tebliğ ticari, 2008-49 ise amatör su ürünleri
avcılığını düzenliyor. Bu Tebliğler 1 Eylül 2008 ile 31 Ağutos
2012 tarihleri arasında , yani dört yıl geçerli olacak.
Yeni Uygulamalar
Ticari su ürünleri avcılığını düzenleyen 2/1 Tebliğ kimi
yenilikler getiriyor. Örneğin hamsi avcılığında adı konulmasa da
kota uygulanacağı, tekne büyüklüğüne göre günlük tutulacak balık
miktarının belirleneceği, belirlenen bu miktarların gerektiğinde
değişebileceği, hamsi, sardalya ve istavrit balıklarının kasa ya
da kutulara en çok 12 kg. konulabileceği, hamsi nakli için EK-5
(nakil belgesi) doldurulacağı gibi olumlu adımlar var. Ancak
bunun nasıl olacağını, nasıl uygulanacağını kimse bilmiyor.
Örneğin EK-5 nakil belgesi doldurulabilmesi için gırgır
rıhtıma yanaştığında bir Bakanlık (bu görevin kooperatiflere
verilebileceği de belirtiliyor) görevlisinin bulunması
gerekiyor. Peki bu nasıl sağlanacak? Gecenin her saatinde ve
Güneş'in çıkışından 2-3 saat sonraya kadar gırgırlar her an
balık getirebilir. Bu görevli nasıl bulunacak? Tebliğ bu sorunun
cevabını vermiyor.
Tebliğ daha yeni yayınlandı. 12 kiloluk kasa ya da kutuları
gırgır sahipleri nasıl sağlayacak?
Hangi boydaki teknenin kaç kasa hamsi yakalayacağını kim
belirleyecek? Bilim çevreleri mi yoksa oy ya da makam derdi olan
kimseler mi? Bu belirlemenin yapılabilmesi için hamsi
stoklarının -yaklaşık da olsa- bilinmesi gerekmez mi?
Gülmece Gibi
Avcılığı yapılabilir türler için konulan boy ölçüleri, bu
türleri tanıyanlar için inanılmaz. Şaşırtıcı. Komik. Kimileri
için "nerde bu büyüklükte balık?", kimileri için de "insaf be
kardeşim, bu boydaki balık bir kere bile yumurtlamamıştır."
dedirten türden. Birkaç örnek ; Sinağrit 20 , Akya 30 Mezgit 13
. Levrek 18 . Has, sarıkulak Kefal 30 .Granyoz 25 CM. Bu
ölçüleri belirleyenler bu balıkları ne kadar tanıyor diye merak
ediyorum. Sardalyanın ise ne boyu ne ağırlığı var. Tebliğ'de
sardalyanın adı var da cismi yok.
Sardalya
Bu balık özellikle Ege'de gırgırların en çok tuttuğu, besin
zincirinin en altındaki türlerden biri. Denizlerdeki aklınıza
gelen her tür (balık, kabuklu, yumuşakça, kafadan bacaklı vb.),
kuşlar ve insanlar için önemli bir besin kaynağı. Ancak gelin
görün ki Bakanlıktan ya da sirküler toplantılarına katılan ve ya
neyse ne, kimse kim, neredeyse nerede olan "iyi sıhhatte
olsunlar" hazretleri sardalyaya boy yasağı konulmasını
engelliyor. Yeni Tebliğ'de ve daha önceki Sirkülerde her tür
balığın ve diğer türlerin avlanabilir boy ya da ağırlıkları
belirtiliyor. Bir tek sardalyanın boyu yok. Uygulanması zor bile
olsa, hamsi için kota uygulaması getiriliyor da, niye sardalya
için çıt yok. Bu Tebliğ'i hazırlayanlar eğer Ege'de sardalya
olmazsa gırgırların batacağını, bu balıkla beslenen diğer
türlerin de azalıp yok olacağını bilmiyorlar mı?
Bu işte kimin ne çıkarı var bilmiyorum. Ancak, yıllardır
Ege'de sardalyanın talan edilerek azaldığını gözlemleyen ve
bunun sadece insanlar ve ülke ekonomisi için değil, doğal yaşam
için de büyük bir kayıp olduğunu biliyorum.
Gırgırlar 1 Eylül'de, troller ise 15 Eylülde ağlarını mola
edecek.
Rastgele.
İnsan doğanın sahibi değil, sadece onun bir parçasıdır.
Doğanın sahipleri ise onu koruyan, kendisine yaşama şansı
verdiği için kendini onunla özdeşleştirenlerdir.
.
Şevki Avcı
FOÇA
Şevki Avcı'ya
teşekkürlerimizle
Denizce

02.09.2008
|