Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Balık Anatomisi
Balık Müzesi
Balıklar [Deniz]
Balıklar [Tatlısu]
Balık Takvimi
Balıkçılığımız
Denizatı
Hamsi Aklı
İlginç Yaşamlar
Köpekbalıkları
Midye Anatomisi
Yakamoz
Yunuslar

Olta - Yem
Olta Takımları
. Çapariler
. Sark.-Köstek
. Savurma Dip
. Sürütmeler
. Zokalılar

Seafari
 Balıkçılığımız - Yavru Balık Çetesi

Şevki Avcı    

 

 

"Çete" sözcüğü, günümüzde halk arasında sözlük anlamından farklı kullanılıyor. Yasadışı işler yapmak için bir araya gelmiş kişilere, örgütlenmelere "çete" deniyor.

Yıllar önce kahve sohbetlerinde kulağıma takılan "çete" ve "topal çete" tanımlamalarını balıkçılığa başlayınca öğrendim. Çete, devlet görevlilerinin de içinde bulunduğu, pay aldığı yasadışı işler yapan örgütlenmelere, topal çete ise devlet görevlilerinden destek bulamayanlara deniliyordu. O yıllarda densiz bir bot komutanı için el altından toplanan aylıklardan sözedilirdi. Bu çeteye ve yasadışı balık avcılığına karşı mücadele eden Kooperatif yöneticilerinin tehdit edilip hırpalandığına da tanık olmuştum. Bir süre sonra yasadışı avcılığa karşı olan trolcülerin gözleri ışıldıyordu. Bot komutanı değişmiş, yeni komutan çeteye dahil edilememiş, yasadışı avcılık yapanlara göz açtırmıyordu. Yani çete topal kalmıştı. Artık yürüyemezdi.

Denizlerde kurulu balık çiftliklerine karşı değilim. Ancak bu balık üretim biçiminin, hem kuruluş hem de üretim aşamalarında yanlışlıklar yapıldığını biliyorum.

Kuruluş aşamasındaki temel yanlış, duyarsız devlet görevlilerinin kıyılarımızdaki sığ sularda ve koylarda bu işletmelerin havuz kurmasına izin vermesidir. Güçlü akıntıların olmadığı sığ sularda ve koylarda deniz tabanının kısa sürede kirlendiği, balık dışkıları ve yem artıklarıyla kaplandığı ve bunun sonucunda tüm canlılığını yitirdiği artık kesinlikle -tartışmaya gerek olmayacak bir şekilde- biliniyor. Devletin ikinci yanlışı ise, kurulacak işletmelerden belli bir kapasiteye kadar Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) raporu istememesidir. Devlet bu uygulama ile açıkça "Kapasiteyi düşük tut. On havuz için izin al. ÇED'le uğraşma. Üretime geçtikten sonra havuz sayısını istediğin kadar artır. Bir kez üretime başladın mı tamamdır. Ne yaparsan yap sana kimse engel olamaz." demektedir. Gelinen nokta da budur. Kimi çiftlikler kurulduktan sonra karada ve denizde alabildiğine yayılmış, herkese açık olması gereken kıyı ve koylar kullanılamaz hale gelmiştir. Devlet bu yanlışını düzeltmeli, çiftliklerin daha uygun alanlara taşınması için her konuda çiftlik sahiplerine destek vermelidir.

Kimi çiftlik sahiplerinin doğadan tül ığrıpla tırnak büyüklüğünde, çevirme ve diğer yöntemlerle yetişkin balık toplamaları ise kimi zaman devlet destekli, kimi zaman ise adi hırsızlık şeklinde yapılıyor. Doğadan balık toplayıp, bir süre besleyip pazarlayan bu çiftliklere Balık Üretme Çiftliği demek de doğru değil.

Yasalara uygun çalışan çiftlikler bu suçlamadan rahatsız olmamalıdır. Ancak 3-5 bin yavru çalmak için diğer türlere ait milyonlarca yavruyu katladenlere karşı, onlar da mücadele etmelidir. Özellikle Tarım ve Köy İşleri Bakanlığındaki üst düzey görevlerinden ayrılıp çiftliklerde çalışan uzmanlar bu mücadelede etkin rol alabilirler. Çünkü sistemin nasıl işlediğini en iyi onlar bliyor. Unutulmamalıdır ki  doğada yokedilecek türlerin çiftliklerde uzun süreli devamlılığını sağlamak mümkün değildir.

- Bir balıkçı: Gediz'den yine çipura yavrularını çalıyorlarmış. Toplanıp gidip şu heriflerin elini kolunu kıralım. Hangi çiflik sahibi göndermişse o çiftliği de dağıtalım.

- Kooperatif başkanı: Olur mu öyle şey? Biz eşkiya mıyız? Sahil Güvenlik ve Jandarmaya haber vereceğiz. Yakalanıp adalete teslim edilmelerini sağlayacağız.

Yukarıdaki diyalogda Kooperatif Başkanının sözleri Demokratik Hukuk Sistemine, hukukun üstünlüğüne olan inancını, balıkçının ise yıllardır süren yasadışı balık yavrusu hırsızlığı karşısında  sabrının tükendiğini gösteriyor. Bu balıkçı devletin doruklarından söylendiği gibi yanlış düşünüyor. Yasadışı işler yapan kim olursa olsun, sivil yurttaşlara silah kullanmaları konusunda göz kırpmak anarşizmi doğurur. O koşullarda da bir devletin varlığından söz edilemez. Sorunlarımızın tek adresi hukuk sistemimizdir. Bu konuda sabrımızın sınırı sonsuz olmalıdır.

 

Çiftlikçi Topal Çete

Bir süre önce, Gediz nehrinin ağzındaki sığ sularda tül ığrıp ile çipura yavrusu çalan birileri yakalandı. Topal Çetenin başı açığa çıkartılamayan bir çiftlik sahibi olmalıydı. 09 D 8599 plakalı kapalı kasa kamyonet tipi içinde oksijen tüpü, yavru balık tankları ile donatılmış araçla kaçarken yakalanan Nuri Çakır ve İzzet Aksak "biz yasak olduğunu bilmiyorduk" dediler. Topal Çetebaşının kim olduğunu ise söylemediler. Çetebaşının  bir çiftlik sahibi olduğunu kestirmek zor değil. Ülkemizin, doğamızın ve geleceğimizin düşmanı bu kişi, aramızda kasıla kasıla dolaşıyor olmalı. Tabi "sus payı" olarak adamlarının tüm masraflarını karşılamış ve bir miktar da ceplerine koymuştur. 3-5 bin çipura yavrusu için diğer türlere ait milyonlarca yavruyu katletmekten kaçınmayan bu topal çete Foça Su Ürünleri Kooperatifi, Jandarma ve Sahil Güvenlik işbirliği ile yakalandı. 3 bin kadar yavru balık doğaya geri bırakıldı. Sonuç olarak eğer yasadışı işler yapan birileri, bir örgütlenme,  yaptığı işi uzun süreli sürdürebiliyorsa, ilgili makamlara yapılan şikayetlere karşın o yasadışı işler devam ediyorsa, durumun bildirildiği makama kadar ilgili devlet görevlileri de bu oluşumun içinde vardır. Aksi halde sonları doğadan yavru çalan bu kişiler gibi olur. Bu olayda Çetebaşının yakalanamamış olması bir eksikliktir. Ancak bundan sonra doğadan yavru çalması o kadar kolay olmayacaktır. Ya kendi kuluçkahanesini kuracak ya da adam gibi parasını ödeyip kuluçkahanesi olan üretici firmalardan yavru alacaktır.

Bizim için bir tek yurt var Türkiye dediğimiz. Taşından, toprağından, balığından pulundan sorumlu olduğumuz bir tek Vatan, gelecek kuşaklara tahrip etmeden, kirletmeden bırakmak zorunda olduğumuz.
 

Şevki Avcı          
FOÇA               

 

Şevki Avcı'ya teşekkürlerimizle

Denizce

13.11.2008

 

13.11.2008  Balıkçılığımız - Yavru Balık Çetesi
02.09.2008  Balıkçılığımız - Tebliğ (Sirküler) Yayınlandı
12.08.2008  Balıkçılığımız - Balıkçılık ve Mevzuat
01.07.2008  Balıkçılığımız - 4922 Komedisi
20.06.2008  Balıkçılığımız - ÖTV'si AZ İndirilmiş Yakıt
05.06.2008  Balıkçılığımız - Sıkıyönetim mi?
13.05.2008  Balıkçılığımız - Şaka Değil "Ben Armatörüm"
01.05.2008  Balıkçılığımız - Umutlar Bir Başka Av Mevsimine Kaldı
25.01.2008  Balıkçılığımız - Yiyin Afiyet Olsun
08.11.2007  Balıkçılığımız - Dağıtım / Tüketim
27.09.2007  Balıkçılığımız - Sosyal Güvenlik
13.09.2007  Balıkçılığımız - Denetim Eksikliği - II
29.08.2007  Balıkçılığımız - Rastgele
16.08.2007  Balıkçılığımız - Denetim Eksikliği - I
02.08.2007  Balıkçılığımız - Işıkla Avcılık
19.07.2007  Balıkçılığımız - Ağ Göz Açıklığı
04.07.2007  Balık Üretme Çiftlikleri
15.06.2007  Balıkçılığımız