|
Osmanlı Donanması kaptanpaşalığına yükselmeden önce deniz
ticaretiyle uğraşan Hayreddin, Akdeniz’de korsanlık yapmıştır.
Selanik Körfezi dolaylarında başlayan ticaret hayatı, kardeşi
Baba Oruç’un Rodos şövalyelerine esir düşmesiyle sekteye uğradı.
Baba Oruç’u kurtarmak için Bodrum’a gelen Barbaros Hayreddin,
daha sonra Midilli’ye geçerek ticaret hayatına devam etti.
I. Selim’in, kardeşi
Korkut’un Osmanlı toprakları dışına kaçmasına engel olmak için
kıyılarda yasaklamalara gitmesiyle, 1510 yılında Tunus ve
Trablusgarb arasındaki Cerbe Adası’na gitti. Orada kardeşi Oruç
Reis ile buluşarak küçük bir donanma kurdu ve Avrupa
ülkelerinden gelen gemileri yağmalamaya başladılar.
1515 yılında Yavuz Sultan
Selim’e gönderdiği hediyelerle sarayda resmi olarak tanınıp,
bilinir oldu. Padişah’tan yardım alan Barbaros, sahip olduğu
donanmayla İspanyollar’la savaştı. Kaptanpaşalığa getirildikten
sonra, Tunus, Mayorka, Apulya, Venedik, Adalar Denizi ve Akdeniz
seferlerinin yanı sıra 1538 yılında, 122 gemiden oluşan
donanmasıyla Andrea Doria yönetimindeki 600'den fazla gemiden
oluşan Haçlı donanmasına karşı Turgut Reis ve diğer reislerle
beraber sefere çıktı ve büyük bir zafer kazandı. Fransa Kralı'nı
korumak için yaptığı Nice seferi, en son seferidir. 1544 yılında
İstanbul’a dönen Barbaros Hayreddin Paşa, yalnızca Fransa
Kralı’nı kurtarmakla kalmadı, Fransa’nın elindeki Müslüman
esirlere özgürlüklerini kazandırdı ve yüklü bir savaş
ganimetiyle yurda döndü.
Türk denizciliğine en parlak devrini yaşatan Barbaros Hayreddin
Paşa, 1534 yılında fiilen başladığı ‘Kaptanpaşalık’ görevini, 12
yıl boyunca başarılı bir şekilde sürdürdü. .
Bir çok zafer kazanan
Barbaros, Avrupa'da nam saldı. Avrupalılar çocuklarını Barbaros
geliyor diye korkutur hale geldiler. 5 Temmuz 1546 tarihinde
vefat eden Barbaros Hayreddin Paşa, sağlığında Beşiktaş'ta
yaptırdığı medresenin yanındaki türbesine defnedildi. Onun ölümü
için "Mate reisü'l-bahr-Denizin reisi öldü" denildi. Barbaros
Hayreddin Paşa zamanında Osmanlı denizciliği gücünün zirvesine
ulaşmış, onun mektebinde yetişen değerli denizciler ve
teşkilatlı tersane sayesinde bu güç varlığını bir süre daha
devam ettirmiştir.
Barbaros Hayreddin Paşa, alim ve cesur bir komutandı. İri yapılı
ve kumral tenliydi. Saçı, sakalı, kaşları ve kirpikleri çok
gürdü. Ömrü denizlerde geçtiğinden Rumca, Arapça, İspanyolca,
İtalyanca ve Fransızca gibi Akdeniz dillerini çok iyi bilirdi.
Çinili Hamam kendisine aittir. Oğulları Mehmed Paşa, Hasan Paşa
ve Vali Paşa'dır.
PREVEZE DENİZ
ZAFERİ [28 Eylül 1538]
Hadım Süleyman Paşa komutasındaki Türk donanması Hindistan
sahillerine demirlemiş, Paşa’dan karşıdaki Diyu Kalesi’ne
saldırı emri bekliyordu. Hindistan’dan çok uzakta, Preveze
açıklarında ise diğer bir Türk donanması Haçlı donanmasına karşı
konuşlanmıştı. Bu, iki büyük komutanın birbirine meydan
okuyuşuydu aynı zamanda; Haçlı donanmasının başındaki Andrea
Doria ve Barbaros Hayreddin Paşa’nın. 1538 yılıydı ve Osmanlı
İmparatorluğu’nun en görkemli zamanıydı. Batıda ‘Büyük Süleyman’
diye de bilinen Kanuni Sultan Süleyman’ın devriydi, yalnızca
karada değil denizde de zaferler birbirini kovalıyordu.
Kanuni’nin Kaptan-ı Derya’sı, Andrea Doria karşısındaki Barbaros
Hayreddin Paşa’ydı.
Haçlı donanmasının
çok daha güçlü olmasına karşın, Barbaros Hayreddin Paşa
komutasındaki Türk donanması Preveze Savaşında kesin bir zafer
kazandı. Türk deniz gücünün Hristiyan Avrupa'ya karşı en büyük
başarısı olan bu zafer, Osmanlı Devleti'ni Akdeniz'de
tartışmasız en büyük deniz gücü durumuna getirdi.
|