Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 





Adnan Saygun
Beethoven
Chopin
Mozart
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Besteciler   

  Ludwig Van Beethoven [1770-1827]                                                  Hayri Bahadır

 

 

Ludwig Van Beethoven bir dahi çocuk değildi. Delikanlılık çağında da öyle kimseye benzemeyen bir hava taşımıyordu. Ona bestecilik öğretmekte olan Albrechtsberger, "Beethoven şimdiye kadar bir şey öğrenemedi. Bundan sonra da öğreneceği yok. Besteci olarak ben onda en küçük bir ümit dahi göremiyorum" demişti. Beethoven'a  bir süre armoni dersleri veren Hayd bile, öğrencisinin meziyetlerini farkedememişti. Ama piyanosunun başına geçtiği zamanlar her şey değişiyordu. Daha küçük yaşta iyi bir piyanist olacağını ispat etmişti. Kısacık, küt parmaklarıyla piyanonun tuşları üzerinde harikalar yaratabilmekteydi. Babası, Bonn'da kilise korosunun şefiydi. Oğlu daha dört yaşındayken ona piyano ve keman dersleri vermeye başlamıştı.

 

Kabiliyetini ilk Mozart keşfetti

Johann Van Beethoven, içkiye düşkünlüğü yüzünden evini geçindirecek kadar paraya bir türlü sahip olamıyordu. Küçük Ludwig'in kabiliyetini keşfedince eve para getirsin diye onu yetiştirme işini üzerine aldı.

Gerçekten de Ludwig daha yedi yaşındayken halk huzurunda konser verecek duruma gelmişti. 13 yaşındayken sarayda org çalarak evin masraflarının bir kısmını ödeyecek hale geldi. Dört yıl sonra Viyana'ya gitti. Bir süre Mozart'tan ders aldı. Beethoven'in kabiliyetini keşfeden ilk müzik öğretmeni de Mozart'tır. Bir gün Beethoven evinde piyano çalarken Mozart onu odadaki dostlarına göstermiş, "Bu çocuğa dikkat edin. Birgün gelecek, bütün dünya ondan bahsedecek" demişti. Beethoven, 22 yaşında Viyana'ya yerleşti. Artık ellerinin ustalığı sayesinde kendi ayakları üzerinde duracak hale gelmişti. Piyanoda gösterdiği başarı sayesinde Prens Carl Lichnowski ile eşinin de dikkatini çekti. Avusturyalı aristokratlar müziğe çok meraklıydı. Asil karı koca Beethoven'i evlerine aldılar ve ona yılda 600 Florin ödemeyi kabul ettiler. Mozart için müzik şairi diyenler, Beethoven için hiç çekinmeden müzik filozofu demektedirler. Besteci "Kader" senfonisi adıyla anılan beşinci senfonisinde, felsefesini en ince noktalarına kadar anlatır, insanların kaderleriyle yaptıkları savaşın hikayesidir bu. Başlangıçta, insanoğlu kadere karşı açtığı savaştan galip çıkacak gibi görünmekteyse de, son zafer gene kaderin olacaktır...

 

Sağırlık onu insanlardan soğutur

Son zamanlarda kulakları da ağır duymaya başlayınca, sağırlık onu sadece cemiyetten, insanlardan uzaklaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda çalışmalarını da güçleştiriyordu. Bestelediği eserleri duyamamak Beethoven'i çileden çıkarıyordu. Beethoven, dördüncü senfonisini neşeli bir aşk senfonisi olarak bestelemişti. Bestecinin üçüncü ve beşinci senfonilerinin yanında dördüncü senfoni biraz sönük kalmaktadır. Bu arada Beethoven, Fidelio operasını da bestelemeye başlamıştı (1804).

Çeşitli sıkıntılar ve artan sağırlık Beethoven'in gerektiği kadar fazla çalışmasına imkan bırakmıyordu. Sekiz senfonisini de 1815'ten önce bestelemişti. Dokuzuncu senfonisini ise 1824'ten önce tamamlayamadı. Dokuzuncu senfonisi o güne kadar bir benzerine daha rastlanmamış, inanılmayacak derecede güzel bir eserdi. Bu muazzam eser, ilk defa 7 Mayıs 1824 tarihinde Viyana Kraliyet Tiyatrosunda çalındı.

  Kulakları artık adam akıllı sağırlaştığı halde besteci eserinin idaresini başkasına bırakmak istememişti. Besteci şef değneğini eline aldıktan sonra konseri başından sonuna kadar hiçbir aksaklığa sebep olmadan idare etti. Konser bitiminde, alkışlara karşılık olarak halkı selamlamasını ona işaretle anlatmaya çalıştıkları zaman bestecinin üzüntüsü son haddini buldu. Dehşet içinde iki eliyle kulaklarını kapadı, hıçkıra hıçkıra ağlayarak salondan uzaklaştı. Kader, Beethoven'a en büyük darbesini indirmişti, ölümü de yakındı artık. Konser gecesinden sonra yatağa düşen Beethoven, aylarca ölümle pençeleşti ve bu sıra dışı müzik filozofu 1827'de 57 yaşında hayata gözlerini yumdu...

 

Kaynakça: Varanla Yol Boyunca

                    Temmuz 2003

 

 

Hayri Bahadır'a teşekkürlerimizle

Denizce