Denizce
  email    
denizce@denizce.com
 






Güvenlik
. VHF Çağrı Kanalları
. Radyo İstasyonları
. Güvenlik - Donanım
. Denizle Şaka Olmaz!
Sağlık
. AIDS
. Alternatif Tıp
. Alzheimer
. Anılar Nasıl..
. Antibiyotik Direnci
. Antidepresan Yerine
. Aspirin
. Bel Fıtığı ve Deniz
. Bellek
. Bellek Güçlendirme
. Bellek_Zaman
. Beyindeki CEO
. Biyolojik Saat
. Böbrek Nakli
. Çevre-Koruyucu Hekim
. Çocuk Felci
. Çocuk Gelişimi
. Çocuklukta Şişman..
. Dalış Hastalıkları
. Dipten Sesler
. Denizde İlkyardım
. İlk Yardım
. Deniz ve Güneş
. Deva Bitkiler
. Diş Sağlığı
. Doktorluk Nedir
. Ecza Kutusu Malzem.
. Egzersiz
. Gıda Zehirlenmesi
. Gözlerim Aşina Size
. Grip Virüsü
. Güneş ve Sağlık
. Güneşin Etkileri
. Hasta Gözüyle
. Hasta Hakları
. Hasta-Hekim İlet.
. Hastanın Bilgilen.
. Hekim Gözüyle
. İdrar Kaçırma
. İçtiğimiz Su
. İkizler
. İlkyardım
. Kanser
. Kemik Erimesi
. Korkmamayı Öğ.
. Kök Hücre
. Kulaktaki Düğme
. Kuş Gribi
. Meme Kanseri
. Mutfaktaki Tehlike
. Neydik Ne Olduk
. Otizm Nedir?
. Otizm Üzerine
. Pasif Sigara İçimi
. PC Egzersizleri
. Prostat
. Reçete Yazdırmak
. R.S.Hıfzısıhha M.B
. Saçmalamak...
. Sağlığın Niteliği
. Sağlık İçin Hareket
. Sağlıklı Beslenme
. Sağlıklı Yaşam
. Selülit
. Sevimli Tehlikeler
. Stres
. Su
. Tıp Bayramı
. TTB ve Sağlık
. Uyku ve Rüya
. Uzun Boy
. Vitaminler
. Vücut Mekaniği
. Yaşla Gelen..
. Uzak Yol-İlaçları
. Yakın Yol-İlaçları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Güvenlik / Sağlık  

 Disk Herniasyonu (Bel Fıtığı), Deniz ve Yelken

 

 

Üç hafta arayla eşimin ve benim ameliyat olmamız bütün planlarımızın değişmesine neden oldu.

- Altan Bey uyanın ameliyatınız bitti.

Ağzımdan çıkarılan maskeyle aynı anda yanağımı okşayan eller arasında bulanık olarak gördüğüm bir yüz bunları söylüyordu bana “Altan Bey uyanın.”

Yoksa cennetin hurilerinden biri miydi bu güzel yüz? O anda gelen korkunç bir titreme ve üşüme bana gerçekleri hatırlattı; “hipotermi” diye seslendiğimi hatırlıyorum bana bakan mavi-yeşil önlüklü bayana, ameliyat sonrası alındığım uyandırma odasının soğuk atmosferinde.

2002 yılının ağustos ayında tatilimizi tamamlamış, Orhaniye Martı Marina’ya bağlanmıştık. Botu güverteye almış, örtüsünü örtüyordum. A harfi bol bir Gülnaz seslenişi, tatilin son gününde, hem de Marmaris’ten İstanbul’a daha bir araba yolculuğu varken bizi tatlı rüyadan uyandırmıştı. Senelerden beri aralıklarla tekrarlayan bel problemim yine beni yakalamıştı. Ailemizin ikinci kaptanı eşim ve en büyük yardımcım miçom topladılar beni biraz korku ve endişeyle, sonra da uzun ve ızdıraplı bir yolculuk sonucunda geldik yedi tepeli memleketimize.

Soğuk ortamdan çıkmış bir kayıkta gidiyordum yarı baygın bir durumda. Ama bu kayığın dört tane tekerleği vardı ve insan kuvvetine dayalı gidiyordu, hiç rüzgar ihtiyacı duymuyordu hareket ederken. Koridorlar, asansör ve 5 günümü geçireceğim ikametgahıma ulaştım. Takip eden gün de sürdü yarı sersemlik halim. Anlaşılan Tahsin Ağbi (Dr.Tahsin Akgün Anesteziyoloji-Reanimasyon Kliniği) anesteziye tekel ürünlerinden de bir kokteyl katmıştı daha rahat etmem için!

Bel ağrısı çekenler, memleketimizde tedavi yöntemlerinin çok geniş bir yelpazede olduğunu bilirler. Bu yelpaze, Sarıyer’deki çektiriciden, Ödemiş’teki faytoncuya kadar uzanır gider. Neyse ki biraz mürekkep yalamışlığım, beni bu yöntemlerden ziyade daha bilimsel metodlarla tedavi olmama yönlendirdi. Tatil dönüşünden sonra bilinen her türlü konservatif tedavi yöntemi uygulanmasına rağmen, sağ kalçamdaki ağrı beni artık yürüyemez duruma getirmişti. 2003 yılının mart ayında çaresiz bir durumdayken, VKV Amerikan Hastanesi’ndeki değerli dost Dr. Ömür Erçelen (Anesteziyoloji-Reanimasyon Uzmanı-Ağrı Kliniği Şefi) bana öyle bir halat attı ki sürüklenmekte olduğum akıntıdan çekti çıkardı. Dr. Erçelen girişimsel bir metodla, lokal anestezi altında radyofrekans termokuagülasyon yöntemiyle karinayı tamir ederken, Tahsin Ağbi yanımda moral kaynağım oluyordu: “Altan Bencik’te bol domatesli bir menemen nasıl giderdi şimdi ama değil mi?”

Bu operasyon beni bir yıl daha cerrahiden uzak tutmuştu ama sıkıntılar devam ediyordu. Burada samimi olarak itiraf etmeliyim ki cerrahiden kaçmamın tek nedeni, ameliyat sonrası deniz ve tekne yaşantımın bitme korkusuydu. Denizden uzak kalmak hele teknemden ayrılmak endişesi beni kabuslara sürüklüyordu. Bu süreç içerisinde bel ameliyatı geçirip biraz daha dikkatle deniz yaşantısını sürdüren birçok kişiyle tanıştım. Kaldı ki benim mevcut halim zaten tekne hayatımı olumsuz şekilde etkiliyordu.

Amerikan Hastanesi’ndeki odamın, Nişantaşı’nın dar sokaklarına bakan penceresinin karşısındaki apartmanın çatısına hergün iki tane martı, aynı yere gelip muhabbet ediyorlardı. Aynı martılar mıydı bilemiyorum ama günün ilk ışıklarıyla başlayan sohbetleri, aralıklarla gün boyu sürüyordu. Uzağı en iyi gören martı, en yüksekten uçan martıdır diyordu kitabında Richard Bach. Acaba bulundukları yerden uzağı daha mı iyi görüyorlardı bu martılar? Yoksa bana moral vermek için mi geliyorlardı karşıma? Takip eden günlerim, Ankara’dan bana refakat için gelen ablamın eşi Ahmet Demirbaş ile birlikte koridorlarda attığımız tramola ve kavançalarla geçti.

- “Biz sizi cumartesi bekliyorduk” dedi Dr. Ömür Erçelen ameliyata girmek üzere olan eşim Gülnaz’a.

Murphy kurallarını sanki bizim için yazmıştı. Son iki cumartesidir yaptığımız Amerikan Hastanesi ziyaretlerinden sonra, eşimin ameliyat günü olarak perşembe gününün seçilmesi şaşırtmıştı Dr. Erçelen’i herhalde. Benim bel ameliyatımı kararlaştırdığımız günden 3 hafta önce, ani bir şekilde şimdi bir de ailemiz ikinci kaptanı ameliyat oluyordu. Oysa ne güzel planlar yapıyorduk bu yaz için. Ege adalarını dolaşacaktık mavi sularda, Aristidi Kaptan’ın adasına gidecektik, Sayın Haldun Sevel’in yazısında anlattığı. Anlaşılan bu yaz bizim göreceğimiz adalar, şehir hatları vapuruyla gideceğimiz Heybeli ve Büyükada ile sınırlı kalacaktı.

Teknemiz Yaren ile son iki sezondur Hisarönü ve Gökova koylarını dolaşmıştık. Bu sene hem teknemize daha yakın olmak hem de ufak tefek eksiklerini tamamlamak amacıyla eski mekanımız Ayvalık Setur Marina’ya geri döndük. Geçtiğimiz sezon sonunda teknede yapılacak işlerin listesini de çıkarmıştım. Çok önemli sorunlarımız olmasa da  yapılacak işler uzayıp gidiyordu. Şimdi elimde listeye bakarak oturuyorum İdealtepe Bükü’nde, karşıdan denizi seyrederek ve hasretle bekliyorum, teknemize kavuşacağımız günleri.

  28 mart seçimlerinde oy kullandıktan sonra artık cerrahiden kaçış olmadığına karar verdik eşimle birlikte. Sandıkta oy kullandıktan sonra bir daha doğrultamadım belimi, iki büklüm kaldım, yatakta ayaklarımı bile uzatamıyordum. Eşim ameliyat olmuş daha evde istirahat süresini bile tamamlamamıştı. Büyük bir özveriyle destekledi beni ve kendisinin durumu idare edebileceğini yineledi. Adresimiz belliydi zaten, Nişantaşı VKV Amerikan Hastanesi. Benim durumumu daha önceden bilen Prof. Dr. Fahir Özer ile görüşmeye giderken, yanımıza gerekli eşyalarımızı bile almıştık belki hemen ameliyat olurum diye. Pek de haksız çıkmadık çünkü ertesi gün ameliyata girdim.

Efendim benim sorunum, L3-L4 disklerinde oluşan herni (bel fıtığı) ve kanalda daralma idi. Ayrıca L4-L5 ve L5-S1 aralıklarında da dejenerasyon olmakla birlikte onlara dokunulmadı. Fahir Bey’in tevazu sahibi elleri, benim belimi o kadar güzel bir çelik konstrüksiyon ile stabil hale getirmişti ki, 19 yıllık mühendislik yaşantımda üstelik çelik yapılar konusunda az çok tecrübe sahibi olmakla beraber böyle güzel bir bağlantı detayı görmemiştim. Bundan sonra tek sorun güvenlik kapılarından geçerken sistemin vereceği alarm ikazları olacaktı. Artık bilhassa havalimanlarının kontrollerinden geçerken, doktorlarımın vermiş olduğu “vücudunda metal parçalar vardır” yazısını boynuma asıp güvenlikten o şekilde geçmem gerekecekti.

 

Yeni Belim

Tezkere vakti gelmişti, gözlerim kapılara bakıyordu ama otoparka inebilmek için hasta kabulde ufak bir ayrıntıyı halletmek gerekiyordu. Bu aşamada evimizi, arabamızı, teknemizi ve de en önemlisi sağlığımızı güvence altına alan İsviçre Hayat Sigorta yetkilileri, onbir haneli faturaya süratle onay vererek örnek bir davranış sergilediler.

-“Babam ameliyat oldu ama üzülmeyin, her kötü şeyin iyi bir tarafı vardır. Yarın okula gitmeyeceğim.”

Evet böyle demişti benim küçük miçom, eve telefon eden ameliyatımdan haberi olmayan bir arkadaşıma. Gerçekten de doğru söylüyordu, artık morallerimizi düzeltip baharla gelen güzellikleri yaşamalıydık. Önümüzde koca bir sezon bizi bekliyordu yelken açmak için ve eşimle ben karşılıklı oturup her öksürük ve hapşırmamızda “aman ameliyat yerlerim acıyor” diyerek birbirimize gülüyor sanki gelecekteki yaşlı halimizi görüyor gibiydik.

Rüzgarınız kolayına pruvanız neta olsun efendim.

Hoşçakalın.

 

İletişim:

Altan Katıkçı

e-mail : akatikci@enka.com

                                                            Altan Katıkçı
'ya teşekkürlerimizle

                                                                               Denizce