e-mail    
denizce@denizce.com
 





A.I. Soljenitsin
Arthur Miller
Claude Simon
Doris Lessing
Ernest Hemingway
Federico Garcia Lorca
Franz Kafka
George Bernard Shaw
Heinrich Böll
Henry Miller
Ingeborg Bachmann
James Joyce
Jean-Paul Sartre
John Steinbeck
Marcel Proust
Maxim Gorki
Pablo Neruda
Rabindranath Tagore
Simone de Beauvoir
Sinclair Lewis
Thomas Mann
Toni Morrison
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Yüzyılın Yazarları  

  George Bernard Shaw              

 

 

 

26.07.1856 - 02.11.1950


 

"20. Yüzyılın Shakespeare'i"



İrlanda asıllı İngiliz yazar toplumsal/eleştirel oyunlarında komedi biçimini kullanarak adil bir toplum için savaş verdi.

 

Shaw insanın yaşama gücünü ve realizmi değişikliğin temelleri olarak görüyordu.

Protestan bir mısır tüccarıyla bir müzik öğretmeninin oğlu olarak Dublin'de dünyaya geldi. 15 yaşında bir emlakçının yanında çalışmaya başlayan Shaw, beş yıl sonra Londra'ya geçti. Ne var ki burada yazar olarak kariyer yapmayı uman Shaw'ın bu emeli gerçekleşmedi. 1884'te burjuva tabakadan radikal sosyalistlerden oluşmuş bir birlik olan Fabian Society'ye katıldı. Shaw yapıtlarında toplumun hedefleri olan eğitim, halkın aydınlatılması ve demokratik reformları savunmaya çalıştı. 80'li yılların ortasından sonra kendine müzik ve tiyatro eleştirmeni olarak bir yaşam kurdu. Shaw, düşüncesine göre fazla apolitik olup sırf eğlendirmeye yönelik olan İngiliz oyunlarını eleştirerek Norveçli yazar Henrik Ibsen'in toplumsal ve sosyal/eleştirel dramlarıyla karşılaştırdı.

 

1892: İlk Yapıtı Yazarın ilk dramı olan Widower's Houses'da (Bekâr Evleri) oyunun kahramanı, her şeyi çiğnemek pahasına da olsa, yalnız kazanç peşinde olduğunu itiraf eder. Sevdiği, lükse düşkün kadınla evlenebilmek için ahlaki sakıncaları unutur. Shaw 1894'te yazdığı ikinci dramı Mrs. Warren's Profession (Madam Warren'in Sanatı. Yasaklandıktan sonra ancak 1902'de ilk kez sahnelenebildi) kapitalist toplumu suçlar. Bu oyunda genç bir kız annesinin bir randevuevi işleterek kendisine böylelikle seçkin bir eğitim için olanak sağladığını öğrenir. Kızı annesine sırt çevirir. Shaw bu bozuşmadan, fuhuşu resmen reddedip gizlice göz yumduğu için, toplumu suçlamaktadır.

1894: Arms and the Man Tüm eleştirilerine karşın Shaw'ın dramları, ahlak dersi veren oyunlar olmayıp nükteli diyalogları ve güçlü karakterli, sempatik "Anti-Kahramanları" sayesinde ilgi çekiyorlardı. Shaw komediyi, eleştirilerini nakledebilmek için en uygun araç olarak görüyordu. Düşünceye hitap eden oyunlarının amacı toplumu değiştirebilmekti. Arms and the Man (Silahlar ve Kahraman, 1894) adlı oyununda romantik aşk ve kahramanca savaş klişelerinin maskesini düşürdü.

  Kahramanların akılları başlarına getirilir ve daha özgür bir biçimde, dünyaya daha gerçekçi bir şekilde bakmaları için ikna edilirler. 1897'den sonra Londra'nın St. Pancras semtinde belediye meclisi üyesi olan Shaw, 1898'de varlıklı bir kadın olan Charlotte Payne-Townsend ile evlendi. 1899'da Caesar and Cleopatra ilk kez sahnelendi. Shaw'ın Sezar'ı kahraman bir devlet adamı olmayıp kendi kendisiyle alay ederek hatalarını anlayan ve böylelikle büyüklüğe ulaşan soğukkanlı bir pragmatisttir.

1913: Pygmalion Man and Superman (İnsan, Üstün İnsan) (1903, İG: sahnelenişi: 1905) ile Shaw İngiliz aydınlarının ana figürü haline geldi. Komedi biçimindeki felsefi dramı yeniden, toplumsal değişikliğin ancak gerçekçilikle mümkün olabileceğini konu etmektedir. 1913'te ilk kez sahnelenen Pygmalion'u (Bir Kadın Yarattım) Shaw eşiyle birlikte taşındığı Hartford yakınlarındaki Ayot St. Lawrence'de yazdı. Aynı adlı Yunan efsanesine dayanan bu başarılı komedi, dil profesörü Higgins tarafından çok katı bir eğitimle bir çiçekçi kızken sosyetik bir hanımefendi haline getirilen Eliza Doolittle'in öyküsünü anlatır. Bir kobay olarak kullanılan Eliza, Profesör Higgins'in evinden kaçar. Bu arada kendi başına hareket edebilen bir kadına dönmüş olan genç kızı Higgins ancak kaybedince ona karşı beslediği duyguların farkına varır. Shaw'ın tiyatro oyunu 1956'da Frederick Loewe tarafından My Fair Lady adlı bir müzikal olarak oynatılınca dünya çapında üne kavuştu.

1923: St. Joan Dramatik tarihsel bir oyun olan St. Joan (Jandark, 1923), Shaw'ın kariyerinin doruk noktasını oluşturmaktadır.

  Yazar tarihsel figüre dayanarak özgürlüğünü her şeyin üstünde gördüğü için yozlaşmış topluma hiçbir şekilde ödün vermeyen bir kadının portresini çizdi. Joan gücüyle yeni bir toplumun savaştaki lideri olur. Shaw bundan iki yıl sonra Nobel Edebiyat ödülünü aldı. Bunu izleyen zamanda, aralarında SSCB, ABD ve Güney Afrika da olmak üzere uzun yolculuklara çıktı. Kendini 20. yüzyılın Shakespeare'i olarak adlandırmaktan hoşlanan yazar, 1950 yılında Ayot St. Lawrence'deki malikanesinde 94 yaşında hayata veda etti.

 

Shaw'ın Diğer Oyunları

1895 Candida   Evli bir kadın işlerine dalmış olan kocasını kendisini seven romantik bir şaire tercih eder.
1905 Majör Barbara
(Binbaşı Barbara)
  Bir baba kızının dinsel düşler dünyasını yıkarak onun gerçekçi bir insana dönüşmesini sağlar.
1906 The Doctor's Dilemma (Doktorun Hatası)   Bir doktor hangi hastasının (değerli olup) kendisi tarafından tedavi edileceğine karar vermek zorunda kalır.
1916 Heartbreak House (Kırgınlar Evi)   Bu oyunda toplumdaki şiddetin, çifte standartlı ahlakın ve görüntülerin maskesi düşürülmektedir.

 

 

   Kaynakça: Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)