|
A-TÜRK BOĞAZLARININ YAPISAL
ÖZELLİKLERİ
İstanbul
Boğazı'nın Coğrafi Yapısı
1.1.İstanbul Boğazı'nın Jeomorfolojik Yapısı ve Topografyası
Boğazın temel fiziki karakteristiği, dünyanın en dar
suyollarından biri olmasıdır. Orta hattından ölçüldüğünde
ortalama uzunluğu 17 deniz milidir. Kıyılardaki uzunluk,
Anadolu tarafında 19 deniz mili, Trakya tarafında ise daha
kıvrımlı yapısından dolayı 30 deniz mili kadardır. En geniş
yerleri kuzeyde, Anadolu Feneri ile Türkeli Feneri arasında
3600 metre, güneyde, Ahırkapı Feneri ile İnciburnu Feneri
arasında 3220 metredir. Boğazın en dar yeri ise
Anadoluhisarı ile Rumelihisarı arasında olup, 698 metredir.
Buna göre genişlik, Boğazın her iki girişinde orta
kısımlardan daha fazladır.
1.2. İstanbul Boğazı Derinlikleri
İstanbul Boğazı'nın derinliği ana kanal boyunca 30 metre ile
110 metre arasında değişmektedir. En derin yer olan 110
metrelik derinlik, Kandilli açığındadır. Boğazda derinlikler
genellikle, 30-60 metre arasında değişmektedir. Bunun
yanında, 30 metrenin altında olan bazı mevkiiler de vardır.
1.3. İstanbul Boğazı'ndaki Adalar
İstanbul Boğazı'nın güney girişine yakın bölgede Salacak
Mevkiinin 250 metre kadar açığında bir ada olan Kızkulesi
vardır. Adanın etrafı kaya ve bankla çevrilidir, bank adanın
doğusundaki sahile bir sığlık ile bağlantılıdır.
Kuzeye doğru ikinci ada Defterdar Burnu'nun 880 metre
kuzeyinde bulunan Kuruçeşme Feneridir. Kuruçeşme Mevkiinin
açığında ise Kuruçeşme Bankları ve bunların üzerinde
Kuruçeşme Adası bulunur. Bankların üzerindeki su derinliği
10 metreden azdır, uzunluğu 400 metre, genişliği 120
metredir.
Diğer bir ada, Bebek Koyu'nun merkezinde bulunan ve üzerinde
Bebek Feneri'nin bulunduğu adadır. Bebek Bankı'nın ortalama
uzunluğu 450 metre, genişliği ise 120 metredir. Bankın
üzerindeki su derinliği 10 metre ile 2.7 metre arasında
değişir. Adanın kıyıdan olan mesafesi 165 metredir.
Rumelikavağı açığında, yaklaşık 180 metre uzunluğu ve 120
metre genişliği olan Dikilikaya Bankları'nın üzerinde
Dikilikaya adası bulunur.
1.4. İstanbul Boğazı'nda Banklar
Boğaz'da Kuruçeşme, Dimi, Bebek ve Dikilikaya Banklarından
başka, üzerlerinde ada veya adacık şeklinde yapıların
bulunması sebebiyle "adalar" başlığı altında yer verilen ve
özellikle büyük gemiler için tehlike oluşturan başka banklar
da bulunmaktadır.
Sarayburnu Banklarının, üzerindeki su derinliği 1-10 metre
arasında değişmektedir. Ortaköy Bankı, Ortaköy Burnu'nun 80
metre açığına kadar uzanır. Yeniköy Bankı, diğer adıyla
Koybaşı Sığlığı, İstinye Burnu ile Yeniköy Burnu boyunca
uzanır. Yeniköy Burnu'ndan sonra kuzeybatıya doğru 350 metre
kadar devam eder. Kıyıdan uzaklığı 100-250 metre arasında
değişmektedir. Büyükliman Bankı, Karataş Burnu'ndan Garipçe
Burnu'na doğru yay gibi kıvrılarak uzanır. Kıyıdan 250 metre
mesafede bankın üstündeki su derinliği 3-5 metre arasında
değişir.
Anadolu yakası kıyılarında güneyden kuzeye doğru ilk bank,
Kızkulesi Bankı'dır. Daha yukarıda Göksu ya da Anadoluhisarı
Bankı bulunur. Macar Bankı, Macar Burnu'nun kuzeydoğusuna
doğru 400 metre mesafede, 270 metre uzunluk ve 120 metre
genişlikte, üzerindeki su derinliği yaklaşık 3.7-1.5 metre
olan bir banktır. Bunların yanısıra, Poyrazköy'ün 700 metre
açığına kadar uzanan Poyraz Bankı, İncirköy'ün 480 metre
açığına kadar uzanan İncirköy Bankı, Paşabahçe'nin 190 metre
açığına kadar uzanan Paşabahçe Bankı, Baltalimanı deresinin
yaklaşık 140 metre açığına kadar uzanan Baltalimanı Bankı ve
Mezar Burnu'nun yaklaşık 120 metre açığına kadar uzanan
Sarıyer Bankı bulunmaktadır.
1.5. İstanbul Boğazı'nın İklim Özellikleri
Hakim iklim tipi Akdeniz iklimidir. Yazları kurak ve
tropikal hava kütlelerinin egemenliği dolayısıyla sıcaktır.
Ancak, kuraklık Türkiye'nin güneyinde ve batısında olduğu
kadar şiddetli değildir. Süresi o bölgelere nazaran daha
kısadır. Kışlar ılıman ve soğuktur. Hatta poler hava
kütlelerine bağlı olarak buzlu ve karlı günler görülebilir.
Sirkülasyon bakımından çok hareketli bir sahadır. Burada
hakim hava hareketi, kuzeydoğu-güneybatı doğrultusundadır.
İstanbul Boğazı ekseni boyunca ve ona paralel olarak meydana
gelmektedir. Sirkülasyon en büyük şiddete, Boğaz ekseni
boyunca erişir. Ayrıca topografya, sirkülasyonu yön ve
şiddet bakımından etkilemekte ve vadilere doğru bazı
sapmalar meydana gelmektedir.
1.6. İstanbul Boğazı Yıllık Rüzgar Durumu
İstanbul Boğazı'nda fırtınalar daha çok Ocak ayında
görülmektedir. Eylül başından itibaren fırtınaların
sayısında da artış başlar. Fırtınaların Boğazdaki su
hareketi, akıntılar ve seyre büyük etkisi vardır.
1.7. Sis ve Yağış
Yağışlar da Boğaz'da seyri etkileyebilmektedir. Örneğin,
yoğun kar yağışında görüş azalacağından seyir güvenliği
olumsuz etkilenmektedir. Sis, en çok Mart ayında görülür.
Yaz aylarında ise seyrektir. En iyi görüş, Kasım, Aralık ve
Ocak aylarında akşam saatlerinde, diğer aylarda ise öğle
saatlerinde olmaktadır.
Kandilli Rasathanesi denizden 114 metre yüksekte olduğu için
bazen alçak seviyede oluşan sislerin kayıt dışı kalma
ihtimali vardır.
2.
Çanakkale Boğazı'nın Coğrafi Yapısı
Çanakkale Boğazı'nın uzunluğu orta hattan ölçüldüğünde 30
mil kadardır. Kıyıları dik ve buna bağlı olarak derinlikleri
de seyir için herhangi bir kısıtlama getirmeyecek kadar
fazladır. Çanakkale Boğazı kuzey, güney ve orta kesim olmak
üzere üç kısımdan oluşur. Kuzey ve güney bölgesi,
kuzeydoğu-güneybatı doğrultusunda uzanır, genişliği 3,5 mili
bulur. En fazla genişlik kuzey sınırında 3200 metre, güney
sınırında ise 3600 metredir. Boğaz'ın en dar yeri Çanakkale
ile Kilitbahir arasındadır ve 1200 metredir.
2.1. Derinlikler
Çanakkale Boğazı'nın Batı kıyıları baştan başa, sahilden en
fazla 2 gominaya kadar uzanan kayalık ve sığlıklarla
bezenmiştir. Sığlıkların bittiği yerde derinlik aniden 50-60
metreye çıkar. Tüm seyir kanalında derinlikler 50-80 metre
arasında değişir. Her iki kıyıdan yaklaşık 200 metre uzaklık
boyunca 50 metre eş derinlik hattı devam eder. Kuzeyden
girildiğinde 70 metrelik ortalama derinlik Nara'ya kadar 85
metreye çıkar. Boğaz'ın en derin noktası aynı zamanda en dar
yeri olan Nara'nın önündeki orta hattın üzerindeki 104
metrelik derinliktir.
2.2. Banklar
Boğaz'ın doğu kıyısındaki koylarda batı yakasına nazaran
daha fazla sığlıklar bulunur. Boğaz'ın tam kuzey girişinde
Zincirbozan Bankı kıyıdan bir mil açıktadır. Kıyı ile
arasındaki derinlik 4-6 metre arasındadır. Zincirbozan
Bankının üç mil güneyinde ise Çardak Bankı bulunur. Çardak
Bankı sahilden bir mil açığa kadar uzanır, üzerinde 1-7
metre arasında değişen derinlikte su bulunur. Güneye doğru
inildikçe Saltık Burnu ile Nara Burnu arasında sahilden 0,6
mile kadar olan bölgede baştan başa 3-10 metre arasında
derinlik vardır. Bu sığlıklar arasında Musa Bankı ile Abidos
Bankı yer alır. Nara Burnu önündeki sığlık tam batıya doğru
6 gomina denize doğru girer, üzerinde 10-12 metre derinlik
vardır. Kuzeyden güneye doğru genişliği 2 gomina kadardır.
Çanakkale ile Dalyan Burnu arasındaki Sarısığlar koyunda
derinlik 2 metreden başlayıp 7-8 metrede biter ve açığa
doğru gidildikçe aniden 25-30 metreye iner.
Türk Boğazları Bölgesinde Akıntı
Sistemleri
1. İstanbul Boğazı'nın Akıntı Sistemi
Türk Boğazları olarak adlandırılan bölgede birbirlerine ters
yönde ilerleyen altlı üstlü iki akıntı sisteminin olduğu
görülür. Karadeniz'in az tuzlu suları üstten Marmara ve
buradan Çanakkale yoluyla Ege'ye çıkar, Marmara'nın daha
tuzlu suları alttan Karadeniz'e akar. Karadeniz ile Marmara
arasında Karadeniz daha yüksek olmak üzere 25 cm.lik düzey
farkı vardır.
Bu akıntı sisteminde meteorolojik ve bölgesel değişmelere ve
bilhassa rüzgar durumuna bağlı olarak, yüzey akıntısı ile
dip akıntısı arasındaki ayırım yüzeyinin derinliği değişir.
Yüzey suları, Karadeniz'den İstanbul Boğazı, Marmara Denizi
ve Çanakkale Boğazı yolunu takip ederek, Ege Denizi'ne doğru
akarken; dip suları, tam ters yönde Karadeniz'e doğru
ilerler.
1.1.
İstanbul Boğazı Yüzey Akıntısı
İstanbul Boğazı'nın yüzey akıntısının ana yönü, kuzeyden
güneye olduğuna göre, normal meteorolojik koşullarda,
yüzey sularının, Boğaz'ın kuzey ağzından itibaren nasıl bir
yol izlediklerini inceleyelim:
Ana akıntı, Boğaz'ın Kuzey Ağzı'nda Garipçe Burnu'nda 0,5-1
mil süratle Boğaz'ın batı sahiline vurur ve bu nokta ile
karşı sahildeki Poyraz Burnu arasında Boğaz'ın bütün
genişliğini kaplar. Fil Burnu ile Rumelikavağı arasında
akıntının ekseni, kuzeybatı sahiline doğru yaklaşır ve aynı
zamanda biraz da hızlanarak 1 mil'in üzerine çıkar. Daha
sonra 1,5-2 mil hızla güneybatıya yönelerek Kavak Burnu'na
çarpar.
Acartabya civarından, Selviburnu'na kadar, akıntının ekseni,
doğu kıyısına daha yakın ve hızı 1-1,5 mil arasındadır. Ana
akıntının batı sınırı Mesar Burnu'nda kuzeybatı tarafına
çarpar. Büyükdere Koyu'na girmeden, Kireçburnu'na doğru
yönelerek, Umurbankları üzerinden güneydoğuya doğru devam
eder.
Selvi Burnu ile Tarabya arasında iki sahil arasına yayılan
akıntının hızı bu mevkide 1-1,5 mil arasındadır. Buradan
biraz daha güneye doğru ilerledikçe Anadolu sahilinden
yaklaşarak Yeniköy Burnu civarında sahile çarpar. Daha
sonra, İstinye Koyu'nun güneyinde, Anadolu Hisarı yakınında
2-3 mil sürate ulaşarak ve tekrar tüm boğaz genişliği
boyunca ilerleyerek, Kandilli Burnu'nun doğu sahiline
çarpar. Bu akıntı daha sonra, Avrupa kıyılarına sokulmadan,
genellikle Anadolu kıyılarına yakın olarak ve biraz daha
hızlanarak, 3-4 mil süratle Akıntı Burnu'na kadar devam
eder. Akıntı Burnu'nda, Rumeli sahiline çarpar. Bu bölge,
yani Defterdar ile Çengelköy arası, akıntının Boğaz'ın
merkezinde ve en büyük hızla aktığı bölgedir. Özellikle,
Beylerbeyi Sarayı önlerinde akıntının sürati 4-5 mil'e kadar
çıkar. Buradan, Üsküdar Sahili'ni yalayarak, Sarayburnu'na
doğru akar. Bu bölgedeki ana akıntının hızı, Vaniköy'den
Kızkulesi'ne kadar 3-4 mil civarındadır. Kızkulesi'nin
güneyinde ise biraz yavaşlayarak 2-3 mile düşer. Bunun
sebebi, ana akıntının Sarayburnu'na çarparak hızının
kesilmesi, bir kısım suların Haliç'e ve Tophane'ye doğru
kıvrılarak aynalar oluşturmasıdır.
Meteorolojik şartların değişmesi,
özellikle rüzgarın yönü ve şiddeti akıntıyı önemli ölçüde
etkilemektedir. Rüzgar yıldız ve poyrazdan kuvvetli eserse,
İstanbul Boğazı'ndaki yüzey akıntısı da 2-3 misli artarak
normal koşullarda en fazla 3-4 mil olduğu yerlerde 7-8 mile
kadar çıkabilmektedir. Diğer taraftan, rüzgarın lodostan
kuvvetli esmesi halinde akıntı, bazen durabilmekte, bazen de
ters yönde Boğaz yukarı akabilmektedir. Bu duruma "orkoz"
adı verilir. Orkozlar oluştuğunda Boğaz'ın güney ağzında üst
akıntı ile alt akıntı arasındaki seviye yukarı doğru
yükselir. Üst akıntının derinliği azalır, dip akıntısının
derinliği artar ve derin su çekimli gemileri etkilemeye
başlar.
Boğaz'da bir de ana akıntıya karşı duran koyların veya
burunların kıvrımlarına giren suların sahilin kıvrımlarını
takip ederek ters yönde kıyıdan ilerlemesi ile oluşan
"anaforlar" veya diğer tabiriyle "aynalar" vardır.
Anaforların şiddeti de ana akıntının günlük şiddet
değişimine paralel olarak değişir. Örneğin, Galata ile
Defterdar Burnu arasındaki ters akıntı, öğleden sonra daha
kuvvetli akarken, akşam geç vakitlerde hızı azalır.
Ortaköy'ün güneybatı sahili yakınında ters akıntının hızı
ortalama 0.5 mil'in üzerindedir. Ters akıntı Defterdar Burnu
ile Akıntı Burnu arasında zaman zaman sahile yakın yerlerde
kuvvetlenir. Akıntı Burnu'nun güneyinde doğuya dönerek ana
akıntıya karışır. Akıntının yönü, kuvveti ve benzeri şeyler
hava şartlarındaki değişmeler ve bilhassa rüzgar ile doğrudan
ilgilidir ve bunlara bağlı olarak büyük değişimlere
uğrayabilir. Kıble ve lodos rüzgarlarında normal şekline
nazaran, anafor akıntısının eni 1 gominadan biraz fazla
olmak üzere daralır. Güney yönlü rüzgarlar çok kuvvetli
olduğunda, Boğazdaki ana akıntı da tüm Boğazı kaplayarak
kuzeye yönelir.
Üsküdar'ın kuzey koyundaki ters akıntı, dar bir şerit olarak
kuzeydoğu yönünde akar. Bu akıntı lodos rüzgarlarında
Boğaz'ın ortalarına kadar ilerler. Beylerbeyi'nin
kuzeydoğusundaki koyda, Anadoluhisarı'nda, Vaniköy'deki
küçük koyda, Bebek Koyu'nda ve İstinye Koyu'nun dış kısmında
kısa birer ters akıntı sirkülasyonu vardır.
Büyükdere Koyunda, 0,5 mil hızında bir ters akıntı sahili
takip ederek poyraz yönünde Mesar Burnu'na kadar çıkar.
Bununla birlikte, Mesar Burnu'nun kuzeydoğu tarafında bir
başka girdap oluşur ve Tellitabya Burnu'na kadar uzanır.
Büyük Liman'da, Garipçe Burnu ile Rumeli Burnu arasındaki
koylarda da kuzey yönlü küçük ters akıntılar vardır.
İncir Limanı ve Beykoz Limanı'nın da içinde bulunduğu büyük
koyda ve Selvi Burnu'nun güneydoğusuna doğru olan koyda,
büyük bir anafor vardır. Bu büyük anafor, koyun geniş
kısımlarında kıyıdan açığa doğru 4 gomina kadar uzanır.
Akıntının hızı 0,5 milden fazla olup, İncir Limanı'ndan
itibaren sahil boyunca sürer. Güneyden çok sert rüzgar
eserek deniz seviyesini yükselttikten sonra aniden kesilip,
yerini kuzeyden gelen sert rüzgara bırakırsa, Beykoz ve
İncir Limanı'nda çok kuvvetli anafor meydana getirir.
Fil Burnu'nun ayırdığı iki küçük anafor vardır. Birisi
Keçilik Koyu'nda, diğeri Poyraz Burnu'nun güney tarafındaki
koydadır. Ayrıca Umuryeri Limanı'nda güneye doğru bir anafor
bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak, Umurbanklarının
doğusuna doğru, Çalılık Tepe'ye yakın ve Selvi Burnu'na
doğru akan bir ters akıntı vardır.
2.
Çanakkale Boğazı'nın Akıntı Sistemi
Çanakkale Boğazı'nın kuzey ağzıyla Ege kıyısındaki ağzı
arasında 20 cm. lik bir düzey farkı vardır. Burada üst ve
alt akıntı olarak birbirlerine ters iki akıntı sistemi
vardır. Marmara'dan gelen sular üstten Ege'ye, Ege suları
ise alttan Marmara'ya akar. Alttan gelen tuzlu Ege suları
saniyede yaklaşık 50 cm hızla ilerler, hızı üst akıntıdan
birkaç kez daha fazladır. Boğazı geçen üst akıntı kenarlarda
kıyı şeklinin neden olduğu bazı ters akıntıları oluşturur.
Bu ters akıntılar Anadolu kıyılarının güney ve orta
kesimlerinde daha belirgindir.
Yüzey akıntıları İstanbul Boğazı'na nazaran daha düzenlidir.
Nara'ya kadar olan bölgede akıntının genel hızı 1.5-2 mil
dolayındadır. Nara'dan sonra ise akıntı yaklaşık
bir kat daha hızlı akar. Gelibolu önlerinde 2 mil, Nara
önlerinde 4 mil, Kilitbahir önlerinde zaman zaman 4 mil
hızla akar.
3.
Marmara Denizi'nin Akıntı Sistemi
Marmara Denizi'nde coğrafi yapının seyir üzerinde herhangi
bir olumsuz etkisi yoktur. Akıntı üstten Çanakkale'ye,
alttan Karadeniz'e doğru akar. Kıyılara yakın bölgelerde
Marmara'nın iç akıntıları farklı yön ve hızda olmakla
beraber, uluslararası geçişlerin yapıldığı trafik ayrım
hattında akıntılar düzenli ve hızları azdır.
Kaynakça:
Türk
Boğazları Seyir Güvenliği
T.C. Başbakanlık
Denizcilik Müsteşarlığı Yayınları
28-30 Eylül 2000, İstanbul
|