| |
|
 |
|
21.12.1917 -16.7.1985
"Küçük İnsanların Avukatı"
Alman yazar Böll, zamanımızda Alman dilini kullanan yazarlar
içinde, en çok okunanlar arasında yer almaktadır. Nasyonal
Sosyalizm, savaş, tüketim ve medya toplumunun aksaklıkları
eleştirel ahlakçı Böll'ün ele aldığı başlıca konulardı.
Yapıtlarına ve politik angajmanına, insancıl bir toplum
oluşturabilmek için harcadığı çabalar egemendi. |
Böll, Katolik bir marangozun sekizinci çocuğu olarak Köln'de
dünyaya geldi. 1937'de liseyi bitirdikten sonra Köln'de bir
kitapçının yanında çalışmaya başladı, 1938'de devlet çalışma
hizmetine alındı. 1939'da askere çağrılmadan önce doğduğu kentte
bir sömestre Alman filolojisiyle klasik filoloji okudu. II.
Dünya Savaşı'nda piyade sınıfında savaştı. 1943'te evlendiği
öğretmen Annemarie Çech ile birlikte dört çocuk sahibi oldu.
1945'ten sonra yarıda bıraktığı üniversite eğitimini
sürdürürken, bir taraftan da düşük ücretli işlerde çalışıyordu.
1945'ten Sonra: Yıkıntılar Edebiyatı
1945-47 yılları arasında çeşitli gazetelerde yaklaşık 60 öyküsü
yayınlandıktan sonra Böll, 1949'da Der Zug war pünktlich (Trenin
Tam Saatiydi) adlı ilk kısa romanını yazdı. Bu yapıtı, tıpkı
daha sonra Wanderer, kommst Du nach Spa... (Yolcu, Yolun Düşerse
Spa'ya..., 1950), Wo warst Du Adam? (Ademoğlu Nerdeydin?, 1951),
Und sagte kein einziges Wort (Ve O Hiçbir Şey Demedi, 1953),
Haus ohne Hüter (Babasız Evler, 1954) adları altında yayınladığı
öykü ve romanları gibi, savaş ve savaş sonrası yıllarındaki
günlük yaşamın bilinçli bir biçimde basitleştirilmiş bir
yansıtılmasıydı. Savaşı yaşayan Böll için savaşın anlamsızlığı
yapıtlarında merkezi bir kavram haline geldi. Bu konu bütün
yapıtlarında merkezî bir kavram haline geldi. Bu konu bütün
yapıtlarında karşımıza çıkmaktadır. Böll, tek tek bireylerin
insanlığını (hümanizmini) bu anlamsızlıkla karşı karşıya
getirir. Roman kahramanları, tüm aksiliklere karşın hayatlarının
bir anlamı olduğuna ilişkin inançlarını yitirmezler. Böll
1951'de Die. schwarzen Schafe (Kara Koyunlar) adlı öyküsü için
savaş sonrası Alman yazarlardan oluşan Grup 47'nin ilk kez
verilen ödülünü aldı. Bekenntnis zur Trümmerliteratur
(Yıkıntılar Edebiyatının Varlığına İlişkin İtiraflar) adlı
makalesinde (1952) Böll, Alman edebiyatının 1945'ten sonra hangi
koşullar altında yeniden canlandığını dile getirdi.
1958'den Sonra:
Yelpazesinin Genişlemesi Dönemleri ve nesilleri ele aldığı Billard um helbzehn (Dokuz Buçukta
Bilardo) adlı romanında Böll, geçmiş savaşı çok tutarlı bir
biçimde günümüze ilişkin eleştirilerle birleştirir. Çok karmaşık
bir biçimde kurulmuş olan bu roman, geriye dönüşlerle anılardan,
monologlarla yaşanan konuşmalardan, sembollerle leitmotif'lerden
oluşmaktadır. Romanın bu kuruluşuna ilişkin eleştiriler,
öncelikle İncil'den alınma sembolleri hedef aldı. Ancak Böll'ün
giderek artan düş kırıklığı sonucunda resmî kiliseden
uzaklaşmayla (kesin kopuş 1976) yapıtlarındaki bu yapısal dini
öğeler yok oldu.

1963'ten Sonra:
Şimdiki Zamanla İlgili Çalışmaları 1963'te çıkan Ansichten eines Clowns (Palyaço) adlı romanıyla Böll,
siyaset ve kilise ile ilgili nükteli bir taşlama sundu. Burada
bireyin özgürlüğü, her tür siyasal ya da dünya görüşüyle ilgili
iktidar (güç) talebi karşısında, en üstün değer olarak
savunulmaktadır. Bundan böyle Federal Almanya Cumhuriyetinin
aktüel sorunlarına yoğunlaşan Böll, giderek siyasete angaje
oldu. Frankfurter Vorlesungen (Frankfurt Dersleri) adlı
makalelerinde (1966) eleştirel bir biçimde insancıl bir
toplumsal düzen için savaşan, herkes tarafından kolayca
anlaşılan bir edebiyat talep etti. Böll bundan beş yıl sonra
uluslararası P.E.N. Kulübü başkanlığına seçildi ve bu görevini
1974'e kadar sürdürdü. Yine 1971'de Gruppenbild mit Dame
(Fotoğrafta Kadın Da Var) adlı en geniş kapsamlı romanı
yayınlandı. Bu yapıtta önceki çalışmalarını konularına uygun bir
biçimde özetliyordu. Burada konu edilen dönem 1899-1970 arası
yıllardır; kilise ve başarıyı ön planda toplum yeniden
eleştirilerine hedef alınmıştır. Böll, bir yıl sonra, 54 yaşında
II. Dünya Savaşı'ndan sonra ilk Alman olarak Nobel Edebiyat
Ödülünü aldı.
1972'den Sonra: Kamu Çalışmaları
Uluslararası alanda itibarı giderek artmasına karşın Böll,
Federal Almanya Cumhuriyeti'nde defalarca muhafazakâr sağ
basının kurbanı oldu. Böll 1972'de Springer Şirketinin RAF
raporlarına karşı koyunca, bu basın tarafından terörizm
sempatizanı damgasını yedi. Kitle medyası tarafından körüklenen
isteriyi ve kişisel özgürlüklerin devlet tarafından kısıtlanma
olayını 1947'de yazdığı Die verlorene Ehre der Katharina Blum
oder Wie Gewalt entstehen und wohin sie führen kann (Katharina
Blum'un Yitik Onuru ya da Şiddetin Nasıl Oluştuğu ve Nereye
Kadar Varabileceği) adlı uzun öyküsünde işledi. Eleştirmenler bu
konunun çok gerçekçi bir biçimde ele alınmasını çok övdüler.
Böll 1947 yılında muhalif Sovyet yazarı Aleksandr Soljenitsin'i
evine kabul etti ve yapıtlarında giderek günlük siyasetle ilgili
tartışmalara yer verdi. Sondan bir önceki romanı Fürsorgliche
Belagerung (Özenli Kuşatma, 1979), kontrolü eline alan devletin
tehlikelerini gözler önüne serer. Bild, Bonn, Boenisch (1984)
adlı makalesinde yeniden basın özgürlüğünün kötüye
kullanılmasını ele alır.
Böll 80'li yıllarda barış ve atom gücü karşıtı hareketlerini
tutan savunuculuğunu yaptı. 1985'te, 67 yaşında Langenbroich'de
dünyaya veda etti. Bonn'daki politikacı eşlerinin yaşamlarını
konu alan son romanı Frauen vor Flusslandschaft (Irmağın Önünde
Kadınlar) adlı son romanı, ölümünden sonra yayınlandı.
Kaynakça:
Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)
|
|