| |
Koruma
No: 111
Kaynak :
Orhan Erdenen
"Boğaziçi Sahilhaneleri"

1972
Yeniköy, Köybaşı
Caddesi No: 141 (Ada 295 / parsel l).
Üslubu: Neo-barok eğilimli (ahşap/bağdadî).
İnşası : Bugünkü binası olarak (1994'e göre) 82 yıllık.
1985 yılından sonra Erbilgin Yalısı olmuştur. 22 Mart 1987'de
onarım iç ve dışında devam ediyordu.
(23 Mayıs 1987-Restorasyon levhası: İnşaat Mühendisi Murat
Yenigün).

Müştemilat Binası
Yeniköy yalılar
dizisinde, büyük hacimli, boyası bozulduğundan kirli gri renk
almış, girinti ve çıkıntılarının fazlalığı sebebiyle, üslubu
nedir? sorusunu yaratan Osmanlı İmparatorluğu'nun son
devirlerinden bir yapı.
İstanbul
Belediyesi Eski Eserler Bürosu'ndaki bir kayıt şöyledir: "Tıngır
Yalısı kalıntıları üzerine yeniden inşaa edilmekle beraber
mimari kıymeti bulunduğuna. 3585/30.VII.1967"
Tarihçesi
(Yazıcı) Münip
Paşa'dan, (Abdülhamit'in oğlu, Şehzade) Burhanettin Efendi,
ondan da Mısırlı Ahmet İhsan Bey 1923’te satın almış; Ahmet
İhsan Bey'in (Kral Hüseyin, Kral Fuat ve Kral Faruk'a Mısır
Sarayında Chambellan (mabeyncilik) yapmış olan Ahmet İhsan Bey
1946’da Mısır'da ölerek orada gömülmüştür.) ve Türk eşinin ölümü
üzerine, mirasçı olarak dört kızı (Nebiha, Melek, Nimet,
Semiha)'ya kalmıştır. Mirasçılar halen Mısır'da yaşamakta, ancak
yaz aylarında yalıya gelmekte idiler.

1993
4 Ağustos 1974
günü mirasçılardan Melek hanımla yalıda görüştük ve notlarımızı
aldık: Caddede üç metre yüksekliğinde beton duvar var.
Yanlarında ikişer sütunçe olan mermer girişin kapısı ile yalının
bahçesine ayak basıyoruz. Seyrek birkaç ağaç (Çınar, manolya,
erik ve yaşlı birkaç palmiye v.s.) Bahçe bakımlı değil. Solda
müştemilat binası (tekrar bahsedeceğiz), karşıda demir
parmaklıklarla (60 metre kadar boyunda, 5 metre eninde bulunan)
rıhtıma çıkılıyor. Bahçede sağda üç geniş mermer basamaklı,
camekanlı yalının bahçe kapısı. Binanın resmine de dikkatle
bakıldığında görüleceği gibi, "H" planlı, iki katlı yapı
üzerine; üç katlı "+" planlı bir bina oturtulmuş.
|

Yan bahçe / kuzey cephesi kapısı 1973
|
|

Bahçe yönünde ahşap dikmeli bir balkon |
Girişi: her
zaman yüze gülen, mermer bir taşlık. BM markalı, camekanlı
kapılar; solda (deniz tarafında) tekne tavanlı bir oturma odası.
Girişte tavan eşik yapıyor. Konsollarla desteklenmiş. Yakın
zamanda tavan çöktüğü için duralit kaplanmış. Duvarlar desenli
(Fransız malı) muşamba kaplı. Solda üst kata çıkan, ahşap sağlam
bir merdiven ve kapısı. Karşıda sofaya çıkış camekanı. Duvarlar
beyaz badana.
Ve şimdi, sadece
eski manzumelerde kalan, zarif, iki çifteli bir piyale*.
Sahilhanenin masal dünyasına, hayal dünyamız kürek çekmeğe
başlıyor.
|

Yalının güneyindeki kayıkhanenin deniz ve
rıhtım kapıları ve üzerindeki limonluk, 1973 |
Ahmet İhsan
Bey tamir ve tadil ederken, sofanın solundaki iki odayı
birleştirerek bir büyük yemek salonu yapmak istemiş; tavanı
tutmak için büyük bir demir potrel konulmuş; sıvalar,
döşeme, nakışlar yarım. Üst üste yığılmış inşaat malzemesi.
Bazı yalılarda ve köşklerde olduğu gibi, mermer çeşme ve
konsollar konulmak istenmiş, onlar da parçalar halinde yerde
duruyor.
Sofadan
ikinci kata çıkan merdiven, sağdan ve soldan olmak üzere
önce ikili, sonra tek. Basamakları yine yeni devirde ahşap
olarak yenilenmiş. Ahşap sütunları Korentiyen başlıklı,
fakat harap. Merdivenin tekli olanının altı aynı yaldızlı
kartonpiyer nakışlı. Merdiven tavanı Paris sarayları
bahçeleri şeklinde, kartonpiyer kabartmalı; arma ve çiçekli.
Göbekten ağır, muhteşem bir avize sarkıyor.
Apartman halinde
kirada olan ikinci ve üçüncü katlara gelince: İkinci kat;
beş oda, bir büyük salon. Üçüncü kat: altı oda, bir büyük
hol, modern duş. |
Mutfak da modern
hale getirilmiş. Üçüncü kat balkonu üzerinde ve çatı alınlığında
eskitürkçe "Ya Hafız 1328" yazısı görülüyor. (Ya Hafız bilindiği
gibi "Ya Allah" demektir.) Duvarlar bağdadî. Nakışların bir
kısmı ilk yapılışından yetmişüç yıllık. Binanın ön cephesinde
dikkate değer hususlar: cumba furuşları ahşap dallı; cumba
pencereleri yarım kemer halinde.
944'te Ahmet
İhsan Bey yalıyı, mimar Burhanettin Bey'e restore ettiriyor ve
nakışları ilave ettirdiği gibi, birçok kapıları da değiştiriyor.
Eşyaları Fransa ve İstanbul antikacılarından almış. Şimdi
bunlardan biri Fransız işi kristal, pirinç avize birinci kat
oturma odasında hala durmaktadır. Ancak 1946’da Ali İhsan Bey
ölünce, yalıyı onarmak için kızları 1948'de eşyaları mezatla
satmış bulunmaktadırlar. Yalıya maliyece sekiz milyon lira değer
biçilmiştir. Fakat daha az bedelle sigorta ettirilmiştir.
|

Mısırlılar Yalısı giriş holü ile sofayı
ayıran kapı ve yan aynaları (Rokoko tezyinat, dolama dallı
tavan kornişi) 1973 |
|

Yalının sofası güneyinden üst kata çıkan
merdivenin sütunlu başlangıcı 1973
|
Yalının arsası
2808 m2. -Yalının kendisi 600 m2 kadar.
Köprüye bağlı olan korusu -Sait Halim Paşa Yalısı’nda olduğu
gibi- 1957 yılı yol istimlaki sebebiyle, köprüsü
yıktırıldığından, caddenin karşısında yüksekçe bir duvar içinde
metruk halde kalmış bulunmaktadır. Ahşap kepenkli odalar ve
sofalar geniş tutulmuş. Kanaatimizce yalının mimari bakımdan
dikkate değer kısmı, Münip Paşa zamanından kalma, restorasyon
yapılmamış, halen müştemilat olarak kullanılan selamlık kısmı.
Yalının Sarıyer Tapu Sicil Muhafızlığındaki kaydı:
Ada 295 / parsel
1
Köybaşı Caddesi
Yüzölçümü: (arazisi) 2880 metrekare
Bahçeli ahşap ev
İştira ve tevhit suretiyle Mediha: Ahmet İhsan kızına
(11.8.1951)

1993
1940'dan
itibarenki maliklere gelince: Mısırlı Ahmet İhsan, Nafa Mahmut
Atahurşit, Mısır tebalı Raşit Hüsnü: Ahmet İhsan oğlu. Ahmet
İhsan kızları Nebiha, Melek, Nimet, Semiha. Haremeynden mazbut
cennetmekân Sultan Bayazıt hanı veli, mülhak küllisi Hüseyin,
mülhak İsmail Çelebi, mülhak Fatih: bimen Gazi Mestan Paşa ve
haremeyne mülhak damatzade Mehmet Murat ve Gümrükçü Osman Paşa
ve müstesna Doka Sofyanos ve Aya Kostanti vakıflarından.
*
Piyale: İnce uzun, pek zarif, iki ve daha fazla çift kürekli
sandallar olup; o zamanın özel deniz vasıtaları idi.
Denizce

|
|