| |
Akdeniz'de
Caulerpa Racemosa Yayılımının Takip Edilmesi

Sevgili Dostlar,
Lesepsiyen göçmenlerden biri
olarak Suveyş kanalı üzerinden Akdeniz'e giriş yapan
Caulerpa
racemosa isimli yosun 1926 yılında Tunus'ta Hamel tarafından
bulunduğundan beri Akdeniz'de bilinmektedir. Bu tarihten
itibaren Akdeniz'de Caulerpa racemosa'nın farklı varyasyonlarına
rastlanılmaktadır. Caulerpa racemosa türü çok geniş bir dağılım
gösteren tropik bir su yosunu türü olup daha çok Hint Okyanusu
ve Kızıldeniz gibi tropik denizlerde yaşar ve Kızıldeniz'de
sıklıkla görülebilmektedir. Halen Caulerpa racemosa'nın
Akdeniz'de bilinen birkaç varyasyonu şu şekilde sıralanabilir;
-
C.racemosa var. turbinata – uvifera (1926'den beri),
-
C.racemosa var. lamourouxii f. requineii (1950'den beri),
-
C.racemosa var. laetevirens,
-
C.racemosa var. occidentalis
(1990'den beri) ve
-
C.racemosa var.racemosa.
Bunlardan
özellikle C.racemosa var.racemosa geçtiğimiz on sene içerisinde
Türkiye kıyıları da dahil olmak üzere Akdeniz'de
C.racemosa var.
occidentalis ile beraber hızla yayılmaktadır. Caulerpa racemosa
sifonlu talluslu (stolon) bir yeşil deniz yosunu türü olup,
yatay uzanan tallus üzerinde rhizoidleri bulunur. Tallusun dikey
yükselen kısmı ise üzüm salkımı şeklindedir. Daha önce Sayın
Bayram Öztürk ve Sayın Şükran Cirik tarafından Türkiye'nin
Akdeniz bölgesinde Akkuyu (Mersin), Üçadalar-Kemer/Antalya
sahillerinde gözlenen ve tanımlanan C.racemosa var. turbinata –
uvifera halen bu kıyılarımızda görülmektedir. Fakat
C.racemosa
var.racemosa başta Bodrum bölgesinde Akyarlar, Kargı Adası,
Yalıkavak, Turgutreis, Türkbükü, Akvaryum, Aspat (Kara Abidin) ,
Kara İncir, Gümüşlük, Kargı Plajı olmak üzere Akkuyu (Mersin),
Didim, Gökova, Marmaris (Muğla), Çeşme (İzmir), Kuşadası
(Aydın), Kaş, Üçadalar-Tekirova (Kemer-Antalya), Odunluk
İskelesi ve Bozcaada (Çanakkale) gibi bölgelerde giderek artan
sayıda ve hızda gözlenmektedir.
Bu yosunun Kızıldeniz üzerinden
Süveyş Kanalı ile Doğu Akdeniz'de İsrail, Lübnan ve Suriye
kıyılarından Türkiye'nin Doğu Akdeniz kıyılarına ulaştığı tahmin
edilmektedir. Doğu Akdeniz kıyılarımızdan ülkemizin güney
sahillerine oradan da Ege kıyılarının kuzeyine kadar ulaşmıştır.
Son olarak Bozcada kıyılarında ve Bozcada'ya yakın kıyı
şeridinde gözlenmiştir. Geçtiğimiz on yıl içerisinde Batı
Akdeniz ülkelerinde İtalya, Fransa ve İspanya'da da hızla
yayılmaktadır. Şimdiye kadar İtalya, Yunanistan, Tunus, Kıbrıs
Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, Türkiye, İsrail,
İspanya, Mısır, Lübnan, Libya, Suriye ve Fransa kıyılarında
tespiti gerçekleştirilmiştir. Fransa'da da yaygın olarak
gözlenen bu yosun en son Korsika adasında bulunmuştur.
İtalya'nın Ligurya bölgesi kıyılarında bulunan başta Livorna
sahilinde olmak üzere İtalya'da birçok bölgede ve Sardunya
Adasında gözlenmektedir. Akdeniz'in güneyinde bulunan Kuzey
Afrika Ülkelerinden Mısır, Tunus ve Libya'da da takip
edilmektedir. Diğer bir Caulerpa türü olan Caulerpa taxifolia
gibi hızlı bir yayılım göstermektedir. Kumluk, kayalık, yarı
kumluk, yarıçamur-yarıkumluk veya benzeri zeminlerde yayılımı
hızlı olmakta ve Posidonia oceanica, Zostera marina ve Cymodocea
nodosa gibi deniz canlılarını ekolojik olarak etkilemekte ve
yaşam alanlarını tehlikeye sokmaktadır. Biyolojik çeşitliliği
kötü yönde etkilemektedir. Kış aylarında 12-13°C'lik deniz suyu
sıcaklıklarında dahi yaşamını kısıtlı da olsa sürdürebilen
Caulerpa racemosa deniz suyu sıcaklığının ve güneşin etkilerinin
arttığı yaz ve sonbahar aylarında maksimum çoğalma
göstermektedir. Belirli bölgelerde deniz suyunun ve çevre
koşullarının etkisi ile azalma veya yok olma gösterse de bir
zaman sonra tekrar yayılımı olmaktadır. Çoğalma ve ölüm
anlarında toksin madde salgılamaktadır. Bu nedenle yok olduğu
zannedildiğinde de dikkatli olunmalıdır. Özellikle Akdeniz'in
akciğerleri olarak kabul edilen Posidonia oceanica, Zostera
marina yataklarını etkilemektedir. Deniz seviyesinden 60 metre
derinliğe kadar görülebilmektedir. Caulerpa racemosa'nın yayılım
bölgeleri incelendiğinde yatların, gezi motor teknelerinin,
yelkenli teknelerin, balıkçı teknelerinin demirlediği, dalış
teknelerinin dolaştığı, balıkçılar tarafından trol ağlarının
çekildiği bölgelerde, liman ağzı ve içlerinde gözlenmektedir.
Tıpkı Caulerpa taxifolia gibi gemi balast suları, teknelerin
çapaları, balıkçı ağları ve deniz suyu hareketleri ile bir
yerden başka bir yere taşındığı kabul edilmektedir.
Akdeniz ülkelerinde
Caulerpa
taxifolia türü ile beraber Caulerpa racemosa da zararlı ve
mücadele edilmesi gereken yayılımcı deniz canlıları sınıfına
alınmıştır. Akdeniz ve ilgili tüm ülkeler Birleşmiş Milletler
Çevre programı kararı ile bu iki Caulerpa türü için bilimsel ve
yönetimsel tedbirler konusunda ortak çalışmalar yapmaktadırlar.
Tüm Akdeniz ülkelerinin denizle ve çevre ile ilgili olarak,
başta bakanlık seviyesinde olmak üzere, ilgili bilimsel
araştırma kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve
diğer tüm ilgili birimler birlikte hareket etmektedirler.
Birleşmiş Milletler Çevre
Programı, Avrupa Birliği LIFE Programı ve ilgili ülke
kuruluşlarının yardımı ile yürütülen çalışmalar halen devam
etmektedir. Birleşmiş Milletler Çevre Programı (UNEP), Akdeniz
Eylem Planı (MAP) çerçevesinde 18-20 Mart 1998 tarihleri
arasında, Heraklion/Yunanistan'da yapılan "Akdeniz'deki
Yayılımcı Caulerpa Türleri Çalışma Grubu Toplantısı" kararları
19 ülke temsilcisi 53 bilim adamı ve devlet yetkilisi tarafından
imzalanmıştır. Ek-1'de bu toplantının kararları verilmiştir. Birleşmiş Milletler Akdeniz Eylem Planı
çerçevesinde mutlaka mücadele ve takip edilmesi gereken canlılar
sınıfına alınan Caulerpa racemosa'da Caulerpa taxifolia gibi
T.C. Çevre Bakanlığı'nca da derhal takip altına alınmıştır. Bu
doğrultuda, ülke kıyılarımızda durum tespiti yapılması amacıyla
Çevre Bakanlığı koordinasyonunda çalışmalar başlatılmış,
Akdeniz'e giriş yapan yayılımcı yabancı tür olan Caulerpa
türlerine ilişkin "Akdeniz'de Caulerpa Türlerinin Araştırılması
Projesi" adı altında bir proje hazırlanmıştır. "Akdeniz'de
Caulerpa Türlerinin Araştırılması Projesi" Dokuz Eylül
Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü tarafından
yürütülmüş, proje 2001 yılı sonu itibariyle tamamlanmıştır.
Proje sonucunda, Caulerpa taxifolia türünün ülkemiz kıyılarında
bulunmadığı, bunun yanı sıra Caulerpa racemosa türünün ise
belirli alanlarda varlığını sürdürdüğü tespit edilmiş, bu
nedenle "Türkiye'de Yayılımcı Yabancı Caulerpa Türleri için
Eylem Planı Taslağı" hazırlanmış ve bu taslak "Deniz
Bitkilerinin Korunması Eylem Planı" olarak genişletilmiştir.
Denizel bitki çeşitliliğimizin korunması, fırsatçı nitelikli
yayılımcı yabancı bitki türlerinin biyolojik çeşitliliğe
etkilerinin belirlenip, bertaraf edilmesi ve dağılımlarının
kontrol edilmesine yönelik yapılacak çalışmaları belirleyen söz
konusu eylem planı ile Akdeniz'e has (endemik) ve nesli tehlike
altında olan deniz bitki türlerinin doğal ortamlarında korunması
ve habitatlarının devamlılığının sağlanması amaçlanmıştır. Bu
türlere tehdit oluşturan çevresel faktörlerin etkisinin ortadan
kaldırılması ile yerli türler üzerinde olumsuz etkileri olan
yayılımcı yabancı türlerin girişinin engellenmesi ve yayılışının
kontrolüne ilişkin amaçlar eylem planında hedeflenmiştir.
|
 |
|
İzmir ili kıyılarında bulunan
yayılımcı yabancı türlerin tespit edilmesi ve yayılışlarının
engellenmesinin sağlanması amacıyla, 13.09.2002 tarihinde
İzmir'de "Deniz Bitkileri Yerel Eylem Planı Toplantısı"
gerçekleştirilmiş olup, toplantıya Tarım İl Müdürlüğü,
Turizm İl Müdürlüğü, Denizcilik Müsteşarlığı Bölge
Müdürlüğü, Sahil Güvenlik Ege Deniz Bölge Komutanlığı,
Emniyet İl Müdürlüğü Deniz Şube Müdürlüğü, Deniz Ticaret
Odası, Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi, Dokuz Eylül
Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü, Ege
Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifler Birliği, Karaburun
Kaymakamlığı (SAD Ege Bölge Ofisi adına) ve İzmir Su Altı
Federasyonu İl Temsilciliği tarafından katılım sağlanmıştır. |
Toplantı sonucunda, "Yerel İzleme Komitesi (YİK)"
ve "Yerel Acil Müdahale Ekibi" oluşturulmuş, Yerel İzleme
Komitesi tarafından "Yerel Eylem Planı" hazırlanmıştır. Konu ile
ilgili çalışmalar devam etmekte olup, yapılan çalışmalar "Ulusal
İzleme Komitesi"ne aktarılmaktadır. Halen çalışmalar Çevre
Bakanlığı ve ilgili üniversite ve araştırma birimleri ve sivil
toplum kuruluşları tarafından takip edilmektedir. Tıpkı Caulerpa
taxifolia gibi hızla yayılan Caulerpa racemosa'nın yapısı,
morfolojik ve genetik özellikleri, yayılım mekanizması, diğer
canlılara olan etkileri, ekolojik özellikleri, biyolojik
çeşitliliğe zararları, üreme ve çoğalım mekanizmaları, çoğaldığı
bölgedeki deniz suyu ve iklim koşulları, besin zincirindeki yeri
ve predatörleri ve diğer tüm özellikleri İtalya, Yunanistan,
Tunus, Kıbrıs Rum Cumhuriyeti, Türkiye, İsrail, İspanya, Mısır,
Lübnan, Suriye ve Fransa'daki araştırma kuruluşlarında
incelenmektedir. Bulunan varyasyonlarla kıyaslamaları yapılmaya
çalışılmaktadır. Bu çalışmalarda ayrıca (I) C.racemosa var.
Turbinata – uvifera, (II) C.racemosa var. Lamourouxii f.
Requineii, (III) C.racemosa var. Laetevirens, (IV) C.racemosa
var. Occidentalis ve (V) C.racemosa var.racemosa varyasyonları
arasındaki farklar da irdelenmektedir.
Kızıldeniz'den Süveyş Kanalı ile
Doğu Akdeniz'e ulaştığı kabul edilen Caulerpa racemosa türü
yosunun Türkiye'nin Güney sahillerinden Ege Denizi'ne doğru
yayıldığı bu çalışma ile gözlenmeye başlanmıştır. Yosunun başta
Bodrum Yarımadası ve Gökova Körfezi olmak olmak üzere, Marmaris,
Kuşadası ve Çeşme'de de farklı derinliklerde görülmesi bu
derinliklerde yaşayan başta sünger olmak üzere diğer türlerinde
yaşam alanları için tehdit oluşturabilecektir. Yapılan
araştırmalar bu ve benzer canlı türlerinin ve bunların
etkilerinin incelenmesinin ne kadar önemli olduğunu ortaya
koymaktadır. Ekolojik sistemi olumsuz etkileyen yayılımcı
Caulerpa racemosa gibi organizmaların etkileri mutlaka
araştırılmalıdır. Bu tür canlıların gözlenmesi amacıyla yapılan
SCUBA dalışlarıyla takibin, bilimsel araştırmaların ve
bilgilendirmelerin devam ettirilmesinde yarar görülmektedir. Bu
tür yayılımcı türlerle mücadele için bakanlıklar, araştırma
merkezleri, deniz bilimleri enstitüleri, üniversiteler, sivil
toplum kuruluşları, deniz ticaret odaları, sualtı kuruluşları,
balıkçılık kuruluşları ve ilgili tüm birimler ortak çalışma
içerisinde olmalıdırlar.
Bu konu ile ilgili detaylı bilgi
almak isteyenler
Prof. Dr. Cirik'in (cirik@imst.deu.edu.tr)
veya
Dr. Mustafa Tolay'ın
(drmtolay@superonline.com)
e-mail adreslerine veya
CAULERPA RACEMOSA ACİL MÜRACAAT
ADRESLERİNE başvurabilir.
Bu çalışmada yararlanılan
http://www.caulerpa.org ve diğer sitelerin bilgilerine
ulaşmamızı sağlayan ve bilgi ve fotoğraflara kullanma hakkı
veren başta Prof. Dr. Alexandre Meinesz olmak üzere tüm
ilgililere teşekkür ediyoruz.
Tüm denizcilere ve sualtı dünyası
üyelerine önemle duyurulur.
Saygılarımızla
Dr. Mustafa Tolay
Group Sea
Grup Deniz Taşımacılığı
F.Kerim Gökay Caddesi. No: 284/6
Kadıköy , İstanbul
Tel: 0216-369 9942 Fax: 0216-478 4893
e-mail:
drmtolay@superonline.com,
m_tolay@yahoo.com
Tel: 0532-266 4628, Tel/Fax: 0216-463 0283
Caulerpa Racemosa
Yosunu
CAULERPA RACEMOSA Yayınımı
Konusunda Mücadele Önerileri
Caulerpa racemosa yosunundan
korunma ve üremesinin azaltılması için alınması gereken
tedbirler şöyle sıralanabilir:
Ø
Her ülke uluslararası
antlaşmaların hükümlerine uygun olarak gerekli tedbirleri
almalıdır.
Ø
Akdeniz'de C.racemosa'nın
gelişimini durdurmak veya yavaşlatmak için ulusal ve
uluslararası koordinasyon geliştirilmelidir.
Ø
Bilimsel araştırmaların ve
edinilen bilgilerin geliştirilmesi için ulusal ve uluslararası
programlar desteklenmelidir.
Ø
C.racemosa türünün ticareti ve
kullanımı yasaklanmalıdır.
Ø
C.racemosa'nın yayılımını
engellemek amacıyla bu türün bulunduğu yerler hakkında
bilgi akışını temin etmek için denizlerden yararlananlara
yönelik bilgilendirme faaliyetleri desteklenmelidir.
Ø
İlgili makamlar C.racemosa'ya
yönelik kuralları ilgililere bildirmelidir.
Ø
İlgili kuruluşları denizden
yararlanan herkesin denizel faaliyetlerinde, (yatçılık,
balıkçılık, sualtı turizmi gibi) bu türlerin yayılımına neden
olacak hareketlerden sakınmaları sirküler ile bildirilmelidir.
Bu bitkilerin parçalarının denize atılmasından sakınılmalıdır.
C.racemosa'nın yoğun olduğu bölgeler liman başkanlıklarınca
denizcilere bildirilmeli, bu konuda sirküler çıkarılmalıdır.
Ø
Envanter çalışması yapılarak
mevcut dağılım belirlenmeli, haritalama teknikleri gelişim
izlenmelidir.
Ø
Bu bitkilerin bulunduğu
yörelerdeki canlı topluluklarının gelişimi izlenmelidir.
Ø
Bu bitkilere yönelik çok yönlü
bilimsel araştırmalar desteklenmelidir. Caulerpa'ların
gelişimi, ortama etkilerinin belirlenmesi ve dinamiklerinin
kontrolü için bu çalışmalar gereklidir.
Ø
Bu bitkiler ile olanaklar
ölçüsünde, özellikle önemli biyolojik değeri yüksek olan
yörelerde küçük alanlarda dağılmış olsalar dahi mücadele
edilmelidir.
Ø
DENİZCİLER ve tekne sahipleri,
demir aldıktan sonra çapa ve zincirleri kontrol edip temiz
tutmalıdırlar.
Ø
BALIKÇILAR ağları denizden
çektikten sonra kontrol edip bu tür yosunla karşılaştıklarında
gerekli mercilere uyarılarda bulunsunlar.
Ø
SUALTI sporuyla uğraşanlar, bu
bitkinin üzerinde yapışmış olabileceğini göz önüne alarak dalış
öncesi ve sonra ekipmanları gözden geçirmelidirler.
CAULERPA RACEMOSA ACİL MÜRACAAT
ADRESLERİ
FAYDALI KAYNAKLAR
EK-1
Dr. Mustafa Tolay
Group Sea Grup Deniz Taşımacılığı
Dr. Mustafa Tolay'a teşekkürlerimizle
Denizce
 |
|