|

Doğanın özenle koruduğu bir yemiştir ceviz. Dışındaki kabuk
ve üstündeki sandık, içindeki meyveyi gizlemek içindir.
Dünyanın en eski gıdalarından ve binlerce yıldır insanoğlunun
en kadim dostlarından biridir ceviz. Bu dostluk, kabuğundan
yapılan kökboyanın kumaşlara verdiği renkten, kurutulmuş
yapraklarıyla çeyizlere verdiği kokudan, kerestesinden yapılan
mobilyalardan veya damaklarda yarattığı derin ve karmaşık lezzet
oyunlarından ibaret değildir.

Cevizin ilk ortaya çıktığı coğrafya; Karpat Dağları’nın
güneyinden başlayarak Doğu Avrupa, Türkiye, İran ve nihayet
Himalayalar’ın ötesine dek uzanır. Romalılar sayesinde
Avrupa’nın güneyine ve ortalarına da ulaşır. Bu topraklarda
ceviz, yeşeren tüm mistik inanışların ve halk kültürlerinin
oluşumunda önemli bir sembol görevi de üstlenmiştir.
İlkbaharda
Filizlenir
İlkbaharın hemen başlarında filizlenmeye başlayan ceviz,
özenli ve sihirli bir süreç sonrasında sonbaharda ustaca bir
tasarımla ortaya çıkar. Farklı ısı değişimlerine karşı kalkan
görevi üstlenen kalın, sıkı yeşil bir kabukla kaplıdır. Elde
siyah ile yeşile çalan ve kolayca çıkmayan lekeler bırakan
kabuğu, kökboya üretiminde kullanılır. Yeşil kabuğun altından
bir mücevher estetiğinde, ahşap oymacısının elinden çıkmış gibi
bir sandık çıkar. Bu sandığın içindeki meyve veya yemiş öyle
önemli olmalı ki doğa, hem zarif hem de son derece güvenli bir
sandıkçık içine saklamıştır onu. O kabuğu aşıp meyveye ulaşmak
bugün bile zahmetli bir iştir. Özel bir çekiç ve minik mızrak
şeklinde şişler kullanılır.
Hammurabi
Kanunları’nda Geçer
Baştan sona süprizlerle dolu bir yemiştir ceviz. Kutsal
meyveler arasında da yer almıştır. Kur’an’da, İncil’de ve
Tevrat’da adı geçen gıdalardan biridir. Mevlânâ Celâleddin
Rûmî’nin Mesnevi ve Rubâiyyatı’nda rahmet meyvelerinin içinde
sayılır, insan hayatına ilişkin açılımlarda bir sembol olarak
nitelendirilir. Babil hanedanlığının altıncı kralı ünlü
Hammurabi’nin kanun tabletlerinde cevize ilişkin yazılara
rastlanmıştır. Roma medeniyetinde Jüpiter’in kraliyet meyvesi
olarak tanımlanmıştır. Soylu bir meyve olarak Persler’den itibar
görmüş, bereket getireceğine inanıldığı için Romalıların
düğünlerinde gelin ve damadın üzerine savrulmuşlardır.
İran Mutfağı
Cevizi Çok Sever
Ceviz, dünya mutfaklarında çorbadan tatlıya kadar sayısız
yemek tarifinde kullanılır. İtalyanlar, ana malzemesi çamfıstığı
olan meşhur pesto sosunun içine gizliden attıkları cevizle
keyifli bir lezzet yakalarlar. Fransızlar, ceviz çorbasını
hazırlarken sarımsaklı ceviz meyanesi kullanırlar. İran mutfağı
ise cevizin en yoğun kullanıldığı mutfaklardan biridir. Ülkemiz
mutfaklarındaki kullanım alanı da oldukça geniştir. Henüz
dalında, yeşil ve ham haldeyken söndürülmüş kireç kaymağına
yatırılan ceviz, şeker şerbetinde pişirilir. İşte geleneksel
‘ceviz macunu’ böyle elde edilir. Macun ikiye kesildiğinde,
dışta yeşil kabuğun, hemen altında yarı sertleşmiş tahtamsı
kabuğun ve henüz olgunlaşmaya başlamış ceviz meyvesinin
görüntüsü muhteşemdir. Kekremsi ve gövdeli şırası ile damakta
şaşırtıcı bir lezzet bırakır.
Taze Ceviz Keyfi
Sonbaharın başlarında manavlarda, sokak satıcılarının
sepetlerinde boy gösteren taze ceviz keyfi ise başkadır.
Özellikle ülkemizde taze ceviz oldukça sevilen bir tatdır. Türk
mutfağında kuru ceviz en çok çerkez tavuğu yapımında kullanılır.
Başka kuruyemişlerle de yapılabilen tarator sosunun en
lezzetlisi cevizle yapılanıdır. Cevizli tarator eskiden, sebze
haşlamalarının üzerine konularak da sunulurmuş. Şimdilerde ise
tarator, kalamar ve midye tavanın yanında veriliyor ki o da
genelde cevizden yapılmıyor.
O Sihirli Meyve
Ceviz birçok tatlıda da yapı maddesi veya süsleme amaçlı
kullanılır. Bazen kabak tatlısına eşlik eder, bazen de
baklavanın içini doldurur. Özellikle geleneksel baklavanın iç
dolgusu cevizle yapılır. Bence en lezzetlisi de cevizli
olanıdır. Cevizin verdiği karamelli, gövdeli ve kabuğundaki
taneden gelen aromayı diğer yemişlerde bulmak zordur. Anadolu’da
ceviz sucuğu ve cevizli pestiller de binlerce yıldır yapılmaya
devam eder. Bu doğal şekerlemeler bütün kış boyunca keyifle
tüketilir...

Cevizin sağlıklı beslenme konusundaki maharetleri de sık sık
medyada yer almaktadır. Yazının başında belirttiğim gibi,
doğanın cevizi bu kadar özenle hazırlayıp dikkatle korumasının
ardında birçok geçerli neden olmalıdır. Bazen etrafınızda
görürsünüz; kargalar cevizi kırabilmek için defalarca ordan
oraya atarlar ki, o sihirli meyveye ulaşmak içindir tüm bu çaba,
akıl ve güç göstergesinin sebebi.
Kaynakça:
SkyLife - Nisan 2008
Vedat Başaran ve
Önder Durmaz'a teşekkürlerimizle
Denizce

07.05.2008
|