| |

Chopin müzik tarihinin gelmiş geçmiş en iyi piyano müziği
bestecisi olarak kabul edilir. Tek bir enstrümanı kullanarak,
Mozart, Beethoven, Bach gibi en büyükler arasında yerini
almıştır.
Chopin 1810 yılında Polonya’da doğdu. Fransız asıllı babası,
aristokrat ailelerin çocuklarına özel Fransızca dersi veriyordu,
daha sonra Varşova Lisesi’ne öğretmen oldu. Chopin ilk müzik
derslerini Polonyalı annesinden aldı. 6 yaşına geldiğinde,
dehası ortaya çıkan besteci oldukça yaratıcı düzenlemeler
yapmaya başladı. Bunun üzerine Zvyny’den ders almaya başladı.
Bach, Mozart ve Beethoven’ın eserlerini inceledi.

1822’de Varşova Konservatuarı’na yazılan Chopin, Joseph
Elsner’den, kontrpuan dersi aldı. Constantia Gladkowska’ya aşık
olan besteci, 16 yaşında ilk bestelerini sevgilisi için yaptı.
Bu arada, öğrencisinin dehasını anlayan Elsner bir tavsiye
mektubu yazarak, Chopin’in Avusturya’ya gitmesini sağladı.
Besteci Viyana’da birinci piyano konçertosunu çaldı. Ardından
1829 ile 1830 yılları arasında çeşitli kentleri gezen Chopin bir
dizi konser verdi. Ancak Viyana klasik akımın merkeziydi,
Chopin’in kullandığı serbest formlar burada pek ilgi çekmedi.
Bunun üzerine Chopin, 1831 yılında sadece Lizst, Berlioz gibi
müzisyenleri değil aynı zamanda Hugo, Balzac gibi yazarları,
Delacroix gibi ressamları buluşturan, Romantik Dönemin sanat
başkenti Paris’e yerleşmeye karar verdi.
|
 |
|
Tam bu arada Polonya ve Rusya arasında bir savaşın başlamak
üzere olduğunu öğrendi. Paris’e gitmeden önce, evine
eşyalarını toplamaya giden Chopin’den, çocuklarının
güvenliğini düşünen ailesi, bir daha Polonya’ya
gelmeyeceğine dair söz vermesini istedi.
Sözünü tutan Chopin, 1831’de Paris’e yerleştikten sonra, bir
daha geri dönmedi, ancak Polonya’yı çok seven Chopin, bir
arkadaşının hediye ettiği, Polonya toprağıyla doldurulmuş
gümüş kupayı, yanından ömrü boyunca ayırmadı, hatta bu kupa,
öldükten sonra da vasiyeti üzerine mezarına gömüldü.
Babası Fransız olduğu için, Chopin Fransa’ya alışmakta çok
zorluk çekmedi. |
Zengin ailelerin çocuklarına piyano dersleri vererek geçimini
rahatlıkla sağlayabiliyordu. Maddi sıkıntısı olmayınca, Chopin
çok iyi bir piyano virtüözü olmasına karşın, büyük konser
salonlarında çok az çalmış, daha çok küçük topluluklara ev
konserleri vermeyi yeğlemiştir.
|

George Sand |
|
Chopin Lizst tarafından, ünlü yazar George Sand ile (Aurore
Dudevant) tanıştırıldı. 1839’da çift birlikte Mallorca’ya
gitti. Chopin 24 prelüdünün büyük kısmını bu dönemde
tamamladı.
1847 yılına kadar Sand’in Nohant’taki evinde birlikte
yaşadılar. George Sand, sağlığı oldukça bozulan Chopin’e bir
çeşit annelik yapıyordu. Sağlığına rağmen, bu yıllar
Chopin’in en verimli olduğu, en güzel eserlerini yazdığı
yıllardır. 1847 yılında Sand’in çocukları çiftin ilişkisinin
sona ermesine yol açtı.
Ayrılığın ardından İngiltere’ye giden Chopin, bu seyahatten
oldukça zayıf düşmüş olarak döndü. Aradan bir yıl geçmeden, 1849
yılında, genç yaşta veremden öldü.
Chopin, çalış tekniği olarak Mozartçı geleneği devam ettirmiş,
piyanonun kullanım imkânlarının gelişimine katkıda bulunmuştur. |
Bir konçertante duo, bir piyano-çello sonatı ve gençliğinde
bestelediği 17 melodi (ölümünden sonra yayımlandı) bir yana
bırakılırsa, Chopin yalnızca piyano için yazmıştır. Bunlar dört
grupta toplanabilir: Klasik tarzda olanlar (rondolar,
çeşitlemeler, konçertolar, sonatlar), halk müziğinden
kaynaklananlar (polonezler ve mazurkalar), serbest tarzda
olanlar (scherzo’lar, impromptu’ler, noktürnler, baladlar,
prelüdler, etüdler) ve çeşitli parçalar (valsler, barkaroller,
bolero vb.)

Biri iki piyano, biri de orkestra için yazılmış olan beş rondosu
ve dört defter tutan tüm çeşitlemeleri virtüozlara göredir.
Yirmi yaşından önce bestelediği iki piyano konçertosu Hummel’in
etkisini taşırsa da, op. 21'in adagio’su, gerçek bir dehanın
erken yaşta belirişi olarak kabul edilir. Üç sonat’ın “cenaze
marşı” olarak bilinen ikincisi, ünlü marşıyla birlikte düşsel
bir dünyayı çağrıştırır (son bölüm). Üçüncü sonatıysa, sağlam
yapısıyla, daha gelenekçi bir anlayışa dönüşü belirtir.
|
 |
|
Elli dolayında mazurka ve yirmi dolayında Polonez, Chopin
ile Polonya'yı birleştiren somut bir bağ gibidir. Bunlar,
Polonya halk müziğinden kaynaklanan cüretli armoni
yenilikleri ve büyük bir yazım çeşitliliği gösterir.
Chopin'in öğretici yapıtları (27 etüd; op.10 [1833], op.25
[1827; 1840] ve 4 balad [1836-43]) ile şiirselliğini ve
melodi dehasını ortaya koyan yapıtları (19 noktürn
[1827-46], 25 prelüd [1839; 1841] ve 4 impromptu [1834;
1838-43]), derin ve özlü bir lirizmi yansıtır ve bestecinin
üslubunun özünü oluşturur. |
Chopin'in müziğindeki melodi zenginliği, klavyeyi kullanma
dehası, armoni duyarlığı ve düşgücü, herhangi bir edebi dayanağa
gereksinim duymaksızın, bir iç zorunluluktan kaynaklanır. Fa
minör fantezi (1842), Ninni (1845) ve Barkarol (1846),
bestecinin değişik biçimler aramaktan hoşlandığı o şiirsel
dünyadan görünümler sunar. Kimi zaman da Bolero, Tarentelle ve
ünlü valsler gibi kısa parçalarla kendini dile getirdi.
Kaynaklarını gelenekte bulmuş olmakla birlikte Chopin’in sanatı,
Faure, Debussy ve Ravel’in getireceği sarsıntıları haber veren
XIX. yy’ın ilk yarısını yansıtır.
Kaynakça:
www.biyografi.net
Büyük Larousse
|
|