|
10.10.1913 -
06.07.2005
"Nouveau
Roman'ın Öncüsü"

Fransız yazar
Simon, Nouveau Roman denilen edebiyat türünün uluslararası
alanda takdir kazanmasını sağladı. Ana temaları savaş ve sanat
olan deneysel dil çalışmalarının en önemli yönü, olayların
klasik zaman süreci içinde anlatılmasına son vermesidir.
Simon Fransız
kolonisi Madagaskar'da Tananarive'de dünyaya geldi. Babası I.
Dünya Savaşı'nda 1914'te şehit düşen bir subaydı. Çocuk
annesiyle birlikte Perpignan'da (Fransa) oturan anneannesiyle
dedesinin yanına taşınarak burada okula gitti. Paris'te liseyi
bitirdikten sonra Oxford ve Cambridge'de üniversiteye devam
etti. Niyeti ressam olmaktı. Andre Lhote adlı ressamın
asistanlığını yapmaya başladıktan kısa bir süre sonra ressam
olma sevdasından vazgeçerek yazarlığa yöneldi. 1934/35'te
Luneville/Lorraine'de askerlik hizmetini tamamladıktan sonra,
1936'da uluslararası tugaya katılarak İspanya İç Savaşına
katıldı. Üç yıl sonra, 1940'ta II. Dünya Savaşı'nda asker olarak
cephede çarpışırken, savaş esiri olarak Almanların eline düştü.
Altı ay sonra esir kampından kaçmayı başardı ve savaşın sonuna
kadar vatanı olan Güney Fransa'da saklandı.
1954'ten Sonra: Yeni Biçimlere
Yönelişi:
Simon ilk edebi yapıtı olan Le tricheur'ü (Düzenbaz) 1945'te
yayınladı. Bu ilk yapıtı, tıpkı daha sonraki çalışmaları
arasında bulunan La corde raide (Gergin İp, 1947) adlı
otobiyografik yapıtı ve Gulliver (1952) adlı romanı gibi,
Amerikalı yazar William Faulkner'in yapıtlarını hatırlatmakla
beraber, varoluşçu etkiler de gösteren daha çok geleneksel bir
anlatım stiline sadık kalmıştır. Simon 50'li yılların ortasından
sonra yeni edebi stillere yöneldi. 1954'te çıkan Le sacra du
printemps (Bahar Ayini) adlı romanı ilk kez Nouveau
Roman'ın (Yeni Roman) gelişini haber vermektedir. Burada
geleneksel, gerçekçi roman konusu arka plana geçmekte ve bunun
yerine "nesnel dünyayı" dilsel olarak kapsayıp, kronolojik sıra
izlemeyen tasvir ve tasarımlar, kendilerine özgü edebi bir biçim
olarak ön plana geçmektedir. Burada psikolojik yönlerle
yazarların toplumsal ya da siyasal tutumları artık bir rol
oynamazlar, insanın ruhu ancak somut hareketlerinden ve duygusal
ifadelerinden belli olmaktadır. Alain Robbe Grillet'in 1963'te
Pour un nouveau roman (Yeni Bir Roman İçin) adlı deneme
yazısında teorik olarak formülleştirdiği gibi, anlatımlar dil ve
stil açısından içeriklerin bu yeni biçimine uymalıydı. Mekân ve
zaman kaldırılmış olup anlatım perspektifleri sürekli olarak
değişmeliydi.

1960: La route des Flandres
Simon'un Le vent (Rüzgâr, 1957) adlı romanı var olan dünya
kurulalı beri ilk gücü olarak rüzgârı ele almakta, ayrıca çok
aşırı derecede sözcükler yüklenmiş Barok sanat anlayışını konu
almaktadır. L'herbe (Ot, 1958) birkaç kesintiyle Güney
Fransa'nın bir köyündeki yaşantıyı anlatmaktadır. Dil bu romanın
adına uygun olarak "büyür" ve sonunda konuya "yayılıp kaplar".
Bunları
izleyen yapıtlarında Simon giderek tarihsel ve otobiyografik
konulara yöneldi. La route des Flandres (Flandre Yolu, 1960)
adlı romanında anlatıcının anılarında yapıtın başkişisinin (bir
subayın) I. Dünya Savaşı'ndaki ölümü yansımaktadır. Geriye bakış
biçiminde ve anılara dayanarak anlatılan yaşam yabancılaştırılır
ve zaman ile konu açısından sık sık kesintiye uğratılarak yan
yana dizilir, İspanya İç Savaşıyla bir hesaplaşma olan Le
palace'dan (Saray, 1962) sonra 1967'de çıkan Histoire (Tarih)
doğduğu evde çocukluğunu hatırlayan bir adamın hayatındaki bir
gününü anlatır. Tarihsel tasvirlerin, seyahat serüvenlerinin ve
başka yapıtlardan alınma çok sayılı hetorojen eklerin yan yana
dizilmesinden oluşmuş La bataille de Pharsale (Pharsalos
Çarpışması, 1969) değişik zaman düzeylerinde geçmektedir.
Zamansal düzeylerin soluksuz değişimi noktalama işaretlerinin
kullanılmamasıyla büsbütün belirginleşmekte. Orion aveugle (Kör)
adlı deneme yazısında Simon 1970'te Nouveau Roman (Yeni Roman)
ile ilgili tasarımlarını sundu.
1973: Triptygue
İzleyen yıllarda Simon dilsel deneylere yoğunlaştı.
Bilinç akışı
tekniğiyle yazdığı ve sözcüklerle cümlelerin çok bol kullanılmış
olmasıyla ayrıcalık kazanan Le corps conducteurs (İletken
Cisimler, 1971) adlı romanından sonra, 1973'te Triptyque’i
(Triptik) yayınladı. Burada üç değişik basit konu bir birlik
haline getirilerek yeni bir gerçek oluşturmaktadır. Simon
tasvirlerini yabancılaşırdı ve konunun akışını sürekli olarak
kesti.
70'li yılların
ortasından sonra çıkan romanları arasında Leçon de choses (Hayat
Bilgisi Dersi, 1975) ve Les Georgiques (Georkica, 1981)
bulunmaktadır. Simon bunları yazdıktan sonra büyüdüğü köy
Perpignon'a yerleşerek o tarihten beri şarap üretimi için üzüm
yetiştirmektedir. 1985 yılında 72 yaşında Nobel Edebiyat Ödülüne
layık görüldü.
Kaynakça:
Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)
|