e-mail    
denizce@denizce.com
 





A.I. Soljenitsin
Arthur Miller
Claude Simon
Doris Lessing
Ernest Hemingway
Federico Garcia Lorca
Franz Kafka
George Bernard Shaw
Heinrich Böll
Henry Miller
Ingeborg Bachmann
James Joyce
Jean-Paul Sartre
John Steinbeck
Marcel Proust
Maxim Gorki
Pablo Neruda
Rabindranath Tagore
Simone de Beauvoir
Sinclair Lewis
Thomas Mann
Toni Morrison
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Yüzyılın Yazarları  

  Claude Simon                                                         

 

 

10.10.1913 -  06.07.2005

"Nouveau Roman'ın Öncüsü"

Fransız yazar Simon, Nouveau Roman denilen edebiyat türünün uluslararası alanda takdir kazanmasını sağladı. Ana temaları savaş ve sanat olan deneysel dil çalışmalarının en önemli yönü, olayların klasik zaman süreci içinde anlatılmasına son vermesidir.

Simon Fransız kolonisi Madagaskar'da Tananarive'de dünyaya geldi. Babası I. Dünya Savaşı'nda 1914'te şehit düşen bir subaydı. Çocuk annesiyle birlikte Perpignan'da (Fransa) oturan anneannesiyle dedesinin yanına taşınarak burada okula gitti. Paris'te liseyi bitirdikten sonra Oxford ve Cambridge'de üniversiteye devam etti. Niyeti ressam olmaktı. Andre Lhote adlı ressamın asistanlığını yapmaya başladıktan kısa bir süre sonra ressam olma sevdasından vazgeçerek yazarlığa yöneldi. 1934/35'te Luneville/Lorraine'de askerlik hizmetini tamamladıktan sonra, 1936'da uluslararası tugaya katılarak İspanya İç Savaşına katıldı. Üç yıl sonra, 1940'ta II. Dünya Savaşı'nda asker olarak cephede çarpışırken, savaş esiri olarak Almanların eline düştü. Altı ay sonra esir kampından kaçmayı başardı ve savaşın sonuna kadar vatanı olan Güney Fransa'da saklandı.

 

1954'ten Sonra: Yeni Biçimlere Yönelişi: Simon ilk edebi yapıtı olan Le tricheur'ü (Düzenbaz) 1945'te yayınladı. Bu ilk yapıtı, tıpkı daha sonraki çalışmaları arasında bulunan La corde raide (Gergin İp, 1947) adlı otobiyografik yapıtı ve Gulliver (1952) adlı romanı gibi, Amerikalı yazar William Faulkner'in yapıtlarını hatırlatmakla beraber, varoluşçu etkiler de gösteren daha çok geleneksel bir anlatım stiline sadık kalmıştır. Simon 50'li yılların ortasından sonra yeni edebi stillere yöneldi. 1954'te çıkan Le sacra du printemps (Bahar Ayini) adlı romanı ilk kez Nouveau Roman'ın (Yeni Roman) gelişini haber vermektedir. Burada geleneksel, gerçekçi roman konusu arka plana geçmekte ve bunun yerine "nesnel dünyayı" dilsel olarak kapsayıp, kronolojik sıra izlemeyen tasvir ve tasarımlar, kendilerine özgü edebi bir biçim olarak ön plana geçmektedir. Burada psikolojik yönlerle yazarların toplumsal ya da siyasal tutumları artık bir rol oynamazlar, insanın ruhu ancak somut hareketlerinden ve duygusal ifadelerinden belli olmaktadır. Alain Robbe Grillet'in 1963'te Pour un nouveau roman (Yeni Bir Roman İçin) adlı deneme yazısında teorik olarak formülleştirdiği gibi, anlatımlar dil ve stil açısından içeriklerin bu yeni biçimine uymalıydı. Mekân ve zaman kaldırılmış olup anlatım perspektifleri sürekli olarak değişmeliydi.

1960: La route des Flandres Simon'un Le vent (Rüzgâr, 1957) adlı romanı var olan dünya kurulalı beri ilk gücü olarak rüzgârı ele almakta, ayrıca çok aşırı derecede sözcükler yüklenmiş Barok sanat anlayışını konu almaktadır. L'herbe (Ot, 1958) birkaç kesintiyle Güney Fransa'nın bir köyündeki yaşantıyı anlatmaktadır. Dil bu romanın adına uygun olarak "büyür" ve sonunda konuya "yayılıp kaplar".

Bunları izleyen yapıtlarında Simon giderek tarihsel ve otobiyografik konulara yöneldi. La route des Flandres (Flandre Yolu, 1960) adlı romanında anlatıcının anılarında yapıtın başkişisinin (bir subayın) I. Dünya Savaşı'ndaki ölümü yansımaktadır. Geriye bakış biçiminde ve anılara dayanarak anlatılan yaşam yabancılaştırılır ve zaman ile konu açısından sık sık kesintiye uğratılarak yan yana dizilir, İspanya İç Savaşıyla bir hesaplaşma olan Le palace'dan (Saray, 1962) sonra 1967'de çıkan Histoire (Tarih) doğduğu evde çocukluğunu hatırlayan bir adamın hayatındaki bir gününü anlatır. Tarihsel tasvirlerin, seyahat serüvenlerinin ve başka yapıtlardan alınma çok sayılı hetorojen eklerin yan yana dizilmesinden oluşmuş La bataille de Pharsale (Pharsalos Çarpışması, 1969) değişik zaman düzeylerinde geçmektedir. Zamansal düzeylerin soluksuz değişimi noktalama işaretlerinin kullanılmamasıyla büsbütün belirginleşmekte. Orion aveugle (Kör) adlı deneme yazısında Simon 1970'te Nouveau Roman (Yeni Roman) ile ilgili tasarımlarını sundu.

1973: Triptygue İzleyen yıllarda Simon dilsel deneylere yoğunlaştı.

Bilinç akışı tekniğiyle yazdığı ve sözcüklerle cümlelerin çok bol kullanılmış olmasıyla ayrıcalık kazanan Le corps conducteurs (İletken Cisimler, 1971) adlı romanından sonra, 1973'te Triptyque’i (Triptik) yayınladı. Burada üç değişik basit konu bir birlik haline getirilerek yeni bir gerçek oluşturmaktadır. Simon tasvirlerini yabancılaşırdı ve konunun akışını sürekli olarak kesti.

70'li yılların ortasından sonra çıkan romanları arasında Leçon de choses (Hayat Bilgisi Dersi, 1975) ve Les Georgiques (Georkica, 1981) bulunmaktadır. Simon bunları yazdıktan sonra büyüdüğü köy Perpignon'a yerleşerek o tarihten beri şarap üretimi için üzüm yetiştirmektedir. 1985 yılında 72 yaşında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görüldü.

 

   Kaynakça: Yüzyılın 100 Yazarı (Yeni Binyıl)