Denizce
  e-mail
denizce@denizce.com
 






Güvenlik
. VHF Çağrı Kanalları
. Radyo İstasyonları
. Güvenlik - Donanım
. Denizle Şaka Olmaz!
Sağlık
. AIDS
. Alternatif Tıp
. Alzheimer
. Anılar Nasıl..
. Antibiyotik Direnci
. Antidepresan Yerine
. Aspirin
. Bel Fıtığı ve Deniz
. Bellek
. Bellek Güçlendirme
. Bellek_Zaman
. Beyindeki CEO
. Biyolojik Saat
. Böbrek Nakli
. Çevre-Koruyucu Hekim
. Çocuk Felci
. Çocuk Gelişimi
. Çocuklukta Şişman..
. Dalış Hastalıkları
. Dipten Sesler
. Denizde İlkyardım
. İlk Yardım
. Deniz ve Güneş
. Deva Bitkiler
. Diş Sağlığı
. Doktorluk Nedir
. Ecza Kutusu Malzem.
. Egzersiz
. Gıda Zehirlenmesi
. Gözlerim Aşina Size
. Grip Virüsü
. Güneş ve Sağlık
. Güneşin Etkileri
. Hasta Gözüyle
. Hasta Hakları
. Hasta-Hekim İlet.
. Hastanın Bilgilen.
. Hekim Gözüyle
. İdrar Kaçırma
. İçtiğimiz Su
. İkizler
. İlkyardım
. Kanser
. Kemik Erimesi
. Korkmamayı Öğ.
. Kök Hücre
. Kulaktaki Düğme
. Kuş Gribi
. Meme Kanseri
. Mutfaktaki Tehlike
. Neydik Ne Olduk
. Otizm Nedir?
. Otizm Üzerine
. Pasif Sigara İçimi
. PC Egzersizleri
. Prostat
. Reçete Yazdırmak
. R.S.Hıfzısıhha M.B
. Saçmalamak...
. Sağlığın Niteliği
. Sağlık İçin Hareket
. Sağlıklı Beslenme
. Sağlıklı Yaşam
. Selülit
. Sevimli Tehlikeler
. Stres
. Su
. Tıp Bayramı
. TTB ve Sağlık
. Uyku ve Rüya
. Uzun Boy
. Vitaminler
. Vücut Mekaniği
. Yaşla Gelen..
. Uzak Yol-İlaçları
. Yakın Yol-İlaçları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Güvenlik / Sağlık  

 Çocuk Felci                                                                                         Avni Arıkan

 


Hepimizin Çocuk Felci olarak da bildiğimiz TIP dilindeki POLIOMYELIT'e neden olan polio adlı virüstür biliyorsunuz. Aşağıdaki yazıda Çocuk Felci ile ilgili bir çok temel ve ileri düzey bilgiyi, sizi korkuturcasına okuyacaksınız. Unutmayın yaklaşık 4 yıldır görülmediği iddia edilen poliomyelit vakasının IRAK savaşı sonrasında hortlaması kuvvetli bir olasılıktır. Bunun ne kadar gerçekçi olduğunu aşağıdaki yazıyı okuyup bitirdikten sonra tekrar düşününüz. Unutmayın ki, çocuk felci aşısı (iğne olanı) diğer bulaşıcı hastalıkların aşıları gibi, bir sefer yaptırıldıktan sonra gerekmeyenlerden değildir. "Hatırlatma" denilen aşılamaların yararı olacağı düşünülmektedir. Aşı olmanın (yani hastalığın bulaşmasının) yaşı yoktur. Üç tip virüs olarak bilinen polio'dan korunmak için birden çok aşı önerilmektedir.

 

 TANIM

Bulaşıcılığı oldukça yüksek olan, polio virüsü denilen mikropla bulaşan bir hastalıktır. 1-4 yaşlarında  daha sık görülür. Mikrobun kaynağı hasta insanların dışkısı ve boğaz salgılarıdır. Dışkı ile kirlenmiş su ve besinlerin yenip içilmesi veya kalabalık yerlerde havaya yayılan mikropların solunması ya da sinekler ile bulaşmaktadır.

 

 GELİŞMESİ

Vücuda girdikten sonra, bölgesel lenf düğümlerinde yerleşen virüs, günler sonra da kana karışmaya devam edebilir. Bu kana karışmayla birlikte diğer ikincil bölgelere de yerleşim olur. (kalp, deri, akciğer, karaciğer, beyin, omurilik).  Polio virüsünün omurilik içine yerleşmesi en çok rastlanan durumdur.  Kuluçka süresi 10-14 gündür. Bu süre sonunda ve ateşli hastalıktan sonra omurilik içinde hangi sinir hücreleri ve bağları tahrip olmuş ise o organda "felç" olarak adlandırılan durum başlar.

Hastalık genellikle belirtisiz ve sinsi gidişlidir. Hafif ateş, baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı-kusma gibi nezlede görülebilecek belirtiler ile ortaya çıkar. Kimi hastalarda hastalık bu belirtilerle sınırlı kalırken kimilerinde de kalıcı felçler ortaya çıkar. Çocuk ayağa kalkmakta veya yürümekte eskisine oranla daha fazla güçlük çekmeye başlar. Felç olan bölgede (genellikle bacaklar) kaslar sert ve kasılmış değil, yumuşaktır ve duyu kaybı yoktur. Bazı vakalarda solunum kasları ve diafragma da felce uğrayıp solunum güçlüklerine neden olabilmektedir. Ölüm oranı % 2-20 arasındadır. Beyindeki solunum merkezinin de etkilenmesiyle bu oranlar % 40'lara kadar çıkabilmektedir.

 

 KORUNMA ve TEDAVİ

Hastalığın kesin tedavisi yoktur. Ömür boyu kalıcı engelliliğe neden olabilmektedir.

Aşılanma ile olur. Tüm dünyada çiçek hastalığında olduğu gibi kökünün kazınabilmesi için yoğun aşılama çalışmaları yapılmış ve birçok gelişmiş ülkede başarılı sonuçlar alınmıştır. Ne acıdır ki yurdumuzda hala görülmektedir. Aşı "Kardelen" olarak bilinen bir bitkiden elde edilmektedir. Ülkemizde çok çeşitli yörelerde çok yaygın olarak kardelen, kendiliğinden yetişmektedir. Ağızdan verilen ve toplumsal bağışıklamanın sağlanmasında önemli rol oynayan aşının yanında kişisel bağışıklamanın sağlanabilmesi için oldukça güvenilir ve etkin olan, enjeksiyon şeklinde uygulanan şekli mevcuttur. En etkili aşılama şeklinin bebeğin 2,3,4. veya 2,4,6ncı aylarında enjeksiyon tarzında, ölü aşı ile de 18. ayda ağızdan verilecek hatırlatma dozu olduğu kabul edilmektedir. 

Ülkemizde oral çocuk felci aşısı "OPV" kullanılmaktadır. Bu aşı zayıflatılmış virüs içerdiği için ilk aşılananlarda 760.000 aşıda bir olguda komplikasyon olarak felç görülmektedir. Bu aşı immün yetersizliği olanlara, immüno-supressif tedavi görenlere, kortikosteroid tedavi alanlara ve yakın temaslılarına yapılırsa risk çok daha fazla "6800 kat" artmaktadır. Bu nedenle ülkemizde de bu grup hasta ve yakınlarına OPV önerilmemektedir. ABD ve İskandinav ülkeleri ise seyrek de olsa görülen OPV komplikasyonları nedeniyle ülkelerinde inaktif intramüküler poliomyelit aşısını "IPV" kullanmaktadır. Bizim ülkemizde bir süreden beri poliomyelit olgusu yoktur, ancak polio kontrolünün yetersiz olduğu kuzey Irak sınırından her an bulaşma olabilir, o nedenle rutin aşılamalarda ve kampanyalarda OPV kullanılmalıdır. Ancak bireysel aşılamalarda ve özel muayenehanelerde ücretini kendi ödeyenlere IPV yapılmaktadır. Bizim ülkemizde ne zaman rutin IPV aşı uygulamasına geçileceği ayrı bir merak konusudur.

 

 TARİHÇE :  

MÖ : 1580-1350 Mısır’daki bir taş tablette bir bacağında gevşek bir felç olan bir rahip görülmektedir; bu da hastalığın bilinen en eski ipucudur.

1840 : Jacob von Heine hastalığın klinik tarifini yazarak buna "enfantil paralizi" adını vermiştir.

1894 : İlk polio salgını Amerika Birleşik Devletleri’nin Vermont eyaletinde belgelenmiş ve 119 çocuğu etkilemiştir.

1905 : İsveç’teki bir polio salgınında yüzlerce çocuk ölmüş ve binlercesi felçli kalmıştır. Dr. Ivar Wickman polionun bulaşıcı olduğunu ileri sürmüştür.

1909 : Karl Landsteiner, Erwin Popper ve Constantin Levaditi polionun bir virüs tarafından oluşturulduğunu ve ilk enfeksiyonun bağışıklık sağladığını göstermişlerdir. Bu nedenle aşısı mümkündür.

1916 : Amerika Birleşik Devletleri’nin kuzeydoğusunda ortaya çıkan salgın 9,000’den fazla polio olgusuna yol açmıştır.

1948 : 7 Nisan, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) kurulması.

1954 : Çocuk felcine karşı ilk aşı olan inaktiv çocuk felci aşısı (IPV) Dr. Jonas Salk tarafından geliştirildi ve Amerika’da çocuk felcine karşı kullanıldığı yerlerde çok başarılı oldu.

1955 : Dr.Salk’ın çocuk felci aşısının Amerika’da kullanımı onaylanır.

1957 : Dr. Albert Sabin, Dr.Salk’ın inaktiv çocuk felci aşısından (IPV) daha ucuz ve daha kolay uygulanabilen ağızdan verilen çocuk felci (OPV) aşısını tanıtır.

1960’lı yıllar : Küba ve Doğu Avrupa’daki aşı kampanyaları ağızdan verilen çocuk felci aşısı (OPV) kullanılarak geniş coğrafi bölgelerde çocuk felci virüsünün yok edilebileceğini kanıtlamıştır. Birçok ulusal bağışıklama programlarında  OPV kullanımı tercih edilmeye başlanmıştır. Bu yıllarda ülkemizde 2.000 civarında BİLDİRMİ yapılan olay vardır.

1963 : Ülkemizde ilk kez aşılama başlamıştır. Bu aşılama organize değildir. Ne acı ki 1963-1970 arasında, organize olmayan bu aşılama yüzünden pek çok insan, engelli olmuştur.

1980 : Dünya Sağlık Asamblesi, bugüne kadar dünyada  ilk olarak yok edilen, kızamığın dünyada artık olmadığını resmen onaylar. Her yıl tahmini olarak 500.000 çocuk felç olmaktadır.

1985 : El Salvador iç savaşı sırasında düzenlenen üç günlük ateşkes, çocuk felci bağışıklamasında ilk  "Barış Günlerini" temsil eder.

1988 : Dünya Sağlık Zirvesi 2000 yılına kadar çocuk felcini yok etme kararı alır. Dünyada 125’den fazla ülkede her yıl tahmini 350.000’in üzerinde çocuk felci vakası meydana gelmektedir.

1990 : 1989 ve 1990 yılları arasında Çin’de meydana gelen salgın 10.000’in üstünde çocuk felci vakasına neden olmuştur.

1991 : Amerika’daki son felç vakası Luis Fermin Tenorio Cortez isimli bir erkek çocuğunun felç geçirmesi vakası’dır ve  Ağustos ayında Junin Peru’da bulunmuştur.

1994 : 29 Eylül tarihinde Amerika Bölgesi DSÖ Bölge Ofisleri arasında çocuk felcinden tamamen arındırılmış ilk bölge olmuştur.

1997 : 19 Mart’ta Kamboçya’da çocuk felci geçiren Mum Chanty isimli 15 aylık bir kız çocuğu olduğu öğrenildi. Bu Doğu Pasifik Bölgesi’nde görülen  son vaka oldu. Hindistan’daki dini azınlıklar arasındaki çocuk felci salgını 800 çocuğun felç olması ile sonuçlandı. Ülkemizde toplam 6 çocuk felci vakası saptanmıştır.

1998 : 26 Kasım 1998 tarihinde Van'da hastalığı başladığı bildirilen olaydan itibaren ülkemizde çocuk felci olayı görülmediği iddia edilmektedir. Ancak komşu ülkelerin temiz olmaması riskin devam ettiğini göstermektedir. Bu yıl 26 vaka saptanmıştır.

1999 : Dünya Sağlık Asamblesi 52.22 sayılı kararla Evrensel Çocuk Felcinin Yok edilmesi girişiminin faaliyetlerini hızlandırmak amacını onayladı. Angola’da 1.000’den fazla çocuğun felç olmasına ve 50’den fazla çocuğun ölümüne neden olan büyük bir çocuk felci salgını olmuştur. İki sorunlu ülke Kongo ve Sierra Leone’da ilk ulusal aşılama günü düzenlenmiştir.

2000 : Dünya çapında 2.979 çocuk felci vakası olduğu rapor edilmiştir. Bu rakam 1988 yılından bu yana %99 oranında azalmıştır. 29 Ekim’de DSÖ Doğu Pasifik Bölgesi çocuk felcinden arındırılmış bölge ilan edildi. 17 Doğu ve orta Afrika ülkesi "Senkronize" Ulusal Aşılama Günü süresinde  76 milyon çocuğa aşı yaptırdı. 50 ülkenin üzerinde gerçekleştirilen çocuk felci aşılama günleri aşılama gününde 240.000’in üstündeki çocuk ölümleri A vitamini kullanımı sayesinde azaltılmıştır. Angola’dan,  yaklaşık on yıldır çocuk felcinin görülmediği Cape Verde adasına  çocuk felci virüsünün gelmesi  17 ölüm ve 56  felç vakasıyla sonuçlanmıştır.

2001 : Yılın başında çocuk felcinden etkilenen yirmi ülke vardı. 2001 yılında dünya çapında sadece 480 çocuk felci vakası rapor edildi. 26 Kasım 2001 tarihinde ülkemiz Dünya Sağlık Örgütünden, Çocuk Felcinden Arındırılmışlık belgesi almaya hak kazanmıştır.

2002 : Küresel bazda, 2002 yılının başında sadece on ülkede çocuk felci vakasına rastlanmaktaydı. Küresel olarak çocuk felcinin yok edilmesi için elde bulunan fonda 275 milyon Amerikan dolarlık bir açık bulunmaktaydı. 21 Haziran 2002 tarihinde DSÖ Avrupa Bölgesi tamamen çocuk felcinden arındırılması amaçlanmıştı ama ne yazık ki..

Çocuk felci, yaşamın ilerki yıllarında yeni belirtiler ile yeniden ortaya çıkabilir. Zayıflık, eklem ve kas ağrısı ile bitkinlik belirtileri çocuk felci geçirildikten yıllar sonra ortaya çıkabilir. Bu belirtiler "çocuk felcinin geç etkileri" ya da "çocuk felci sonrası sendromu" olarak bilinmektedir. Çocuk felcinin geç belirtilerinin herhangi bir tedavisi yoktur. Ancak belirtiler kontrol altına alınabilir. Aşı ise halen gerekli olabilir. Hastalık etkeni virüs ile enfeksiyon sonucunda, hastalığa neden olan üç farklı tipte virüsten sadece bir tanesine -hastalığa neden olan virüse- karşı bağışıklık gelişir. Üç tip virüs arasında çapraz bağışıklık yoktur. Her üç virüse karşı bağışıklık sadece aşı ile sağlanır.

Çocuk felci, felç (parapleji, omur ilik felci) ile karıştırılmamalıdır. Parapleji (bacakların felç olması) ve kudrapleji (kol ve bacakların toptan felç olması), omuriliğin zedelenmesi sonucu ortaya çıkan sağlık sorunlarıdır. Felç, omurilikteki hasarın düzeyine bağlı olarak, kişileri çok değişik şekillerde etkilemektedir.

 

FELÇ AŞISININ DAMLASINI DEĞİL, İĞNE ŞEKLİNİ İSTİYORUZ KAMPANYASI

Türkiye'de hala ağızdan verilen şekere damlatılan felç aşısı yapılmaktadır. Senede 3-5 çocuğu gözden çıkarmamamız mıdır? Tavsiyeler ilk 12 ay özellikle, bebeklerin bağışıklık sistemi düşük ve zayıf olduğundan ve anlaşılmadığından, mutlaka ilk 2 felç aşısının iğneyle, sonrakilerin (mecbursanız. Ağızdan kolaylıkla verilebilmesi 3.dünya ülkelerinde hala tercih nedeniymiş), ağızdan yapılması tavsiye edilmektedir. ABD 2001 Ocak ayından itibaren ağızdan felç aşısını kanunla tamamen kaldırıp iğne olarak yapılmasını kanunlaşmıştır. Böylece  senede 8-10 çocuk da olsa kimsenin hayatı tehlikeye atılmamış olacaktır. Kanada, İsveç, Fransa, İngiltere ve bir çok batılı ülke de çocuk felcini, iğne şeklinde yapılan aşı ile yok ettiler.

Dünyada halen Orta Afrika ülkeleri, Hindistan, Afganistan, Ortadoğu ülkelerinde hastalık olayları görülmektedir.
 

Avni Arıkan'a teşekkürlerimizle

Denizce