Denizce
  e-mail    
denizce@denizce.com
 






Güvenlik
. VHF Çağrı Kanalları
. Radyo İstasyonları
. Güvenlik - Donanım
. Denizle Şaka Olmaz!
Sağlık
. AIDS
. Alternatif Tıp
. Alzheimer
. Anılar Nasıl..
. Antibiyotik Direnci
. Antidepresan Yerine
. Aspirin
. Bel Fıtığı ve Deniz
. Bellek
. Bellek Güçlendirme
. Bellek_Zaman
. Beyindeki CEO
. Biyolojik Saat
. Böbrek Nakli
. Çevre-Koruyucu Hekim
. Çocuk Felci
. Çocuk Gelişimi
. Çocuklukta Şişman..
. Dalış Hastalıkları
. Dipten Sesler
. Denizde İlkyardım
. İlk Yardım
. Deniz ve Güneş
. Deva Bitkiler
. Diş Sağlığı
. Doktorluk Nedir
. Ecza Kutusu Malzem.
. Egzersiz
. Gıda Zehirlenmesi
. Gözlerim Aşina Size
. Grip Virüsü
. Güneş ve Sağlık
. Güneşin Etkileri
. Hasta Gözüyle
. Hasta Hakları
. Hasta-Hekim İlet.
. Hastanın Bilgilen.
. Hekim Gözüyle
. İdrar Kaçırma
. İçtiğimiz Su
. İkizler
. İlkyardım
. Kanser
. Kemik Erimesi
. Korkmamayı Öğ.
. Kök Hücre
. Kulaktaki Düğme
. Kuş Gribi
. Meme Kanseri
. Mutfaktaki Tehlike
. Neydik Ne Olduk
. Otizm Nedir?
. Otizm Üzerine
. Pasif Sigara İçimi
. PC Egzersizleri
. Prostat
. Reçete Yazdırmak
. R.S.Hıfzısıhha M.B
. Saçmalamak...
. Sağlığın Niteliği
. Sağlık İçin Hareket
. Sağlıklı Beslenme
. Sağlıklı Yaşam
. Selülit
. Sevimli Tehlikeler
. Stres
. Su
. Tıp Bayramı
. TTB ve Sağlık
. Uyku ve Rüya
. Uzun Boy
. Vitaminler
. Vücut Mekaniği
. Yaşla Gelen..
. Uzak Yol-İlaçları
. Yakın Yol-İlaçları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

Güvenlik / Sağlık  

 13 - 15 Ay Arası Çocuk Gelişimi

 


Bu dönem çocuğunuzun pek çok şey öğrenip, pek çok gelişim yaşayacağı bir dönemdir. Her ne kadar çocuğunuzdaki gelişmeler ilk bir sene içerisinde gözlemlediğiniz gelişmeler kadar hızlı ve dikkat çekici olmasa da bu üç aylık dönemin sonuna doğru fiziksel, algısal ve sosyal gelişimindeki önemli değişiklikleri farkedeceksiniz.

 

Fiziksel Gelişim

Bebeklerin yüzde doksanı bu üç aylık dönemin sonlarına doğru yürümeye başlamış olurlar. Ancak her çocuğun gelişim tablosu farklı olduğu için kimi çocuklar 9 aylıkken yürümeye başlayabileceği gibi kimilerinde bu süre 18 aya kadar çıkar. 

Çocuğunuz bir kez yürümeye başlayıp özgürlüğün tadına varınca onu tekrar kucağınıza almak ya da bıraktığınız yerde aynı pozisyonda yatıyorken bulmak zorlaşacaktır. Yürümeyi öğrenirken çocuğunuzun sık sık düşmesi kaçınılmazdır. Düştüğü zamanlarda eğer ciddi bir durum sözkonusu değilse panik yapmamaya ve hemen duruma müdahale etmemeye özen gösterin, aksi takdirde çocuk korkabilir, kendine olan güvenini yitirebilir. Sabırlı olun ve çocuğunuzun yürüme denemeleri yapabilmesi için güvenli mekanlar sağlamaya çalışın.

Ayakkabı konusunda acele etmeye gerek yoktur.

Yumuşak bir halı üzerinde, çim alanda ya da kum üzerinde yaptığı yürüme denemelerinde çıplak ayakla olması kas gelişimi ve dengesini sağlaması açısından daha faydalı olabilir. Çıplak ayakla yürümesinin tehlikeli olacağı mekanlar için ise ayak sağlığına uygun ayakkabılar seçmeye özen gösterin. Daha uzun bir süre kullanabileceği düşüncesiyle ayağına büyük gelen ayakkabılar almayın, bu dengesini sağlamasını zorlaştıracaktır.

Bu dönemde çocuğunuzun el becerileri de gelişmeye başlar. El becerilerini kullanabilecekleri oyunları severek oynarlar (Objeleri şekillerine uygun boşluklara yerleştirme, blokları üstüste dizip sonra yıkma gibi).

Ayrıca yürürken aynı zamanda bir nesne taşıyabilir; saplı nesneleri itebilir; ayakkabı ve çoraplarını ayaklarından çıkarabilirler.

 

Algısal ve Sosyal Gelişim

Bu dönemde çocuğunuz sizin tüm ilginizi ona yöneltmenizi ister. Oyuncaklarını, yiyeceklerini ve özellikle de sizin ilginizi; yani sevdiği şeyleri başkalarıyla paylaşmaktan hoşlanmaz. Yaşıtı olan çocuklarla birarada olduğu ortamlarda da diğer çocuklarla iletişim kurmaya ya da onlarla birlikte oyun oynamaya pek hevesli olmadığını görebilirsiniz.

 

Sizler, anne ve baba olarak hala bebeğinizin hayatındaki en önemli insanlarsınız, bu sebeple sizin ilginize çok ihtiyacı vardır, sizinle olan yakın ve doyurucu iletişimi kendisine olan güvenini de artırır. Sizin ilginizi çekebilmek için de elinden geleni yapar; size gülümser, dokunur, iter ya da dürter, bağırır, sızlanır veya ağlar. Bu çabalarına karşı verdiğiniz tepkiler onun bundan sonraki davranışlarında belirleyici rol oynayabilir.

Örneğin istediği ilgiyi ağlamak veya bağırmak yerine gülümsediği ya da olumlu bir davranışla belirttiği takdirde elde ettiğini birkaç denemeden sonra öğrenip, ağlama ve bağırma huylarından vazgeçebilir.

Eğer onun çeşitli davranışlarına verdiğiniz tepkilerde istikrarlı olursanız kısa sürede o da hangi davranışlarının iyi hangilerinin kötü olduğunu öğrenebilir.

Sizin ilginize ve varlığınıza hala bu denli ihtiyaç duymasına rağmen yavaş yavaş bağımsızlığını ve kendine güvenini de geliştirdiğini farkedeceksiniz.

Çocuklar etraflarında gördükleri tüm yeni objeleri dokunarak tanımaya çalışırlar; dokunmak bu dönem çocukları için önemli bir öğrenme aracıdır. Bu yüzden herhangi bir tehlike sözkonusu olmadığı müddetçe, etraftaki nesneleri dokunarak tanımaya çalışmasını engellemeyin.

Artık çocuğunuz sadece komik şeylere gülmekle kalmaz, sizi güldüren davranışlarının da farkına varıp bu davranışları tekrarlamaya başlayabilir. Yani artık sadece eğlendirilmeyi beklemez, sizi eğlendirmeye çalışır.

Çocuğunuz artık daha anlaşılır kelime ve hareketlerle kendini ifade etmeye başlayacaktır. Onu iletişim kurmaya teşvik edin; onunla konuşurken uzun ve karmaşık cümleler yerine kısa, net, anlaşılması kolay cümleleri tercih edin. Bu dönemin sonuna doğru çocuğunuz sorulduğunda gözlerinin, burnunun ya da ağzının yerini işaret edebilir.

Çocuğunuz bu dönemde sıklıkla duygu değişimleri yaşar (kızgınlık, mutluluk, korku gibi). Bu duygularına onun yanındayken isim verip tekrarlarsanız, bir müddet sonra çocuğunuz kendi hislerini ifade etmede bu kelimeleri kullanmaya başlayacaktır. Örneğin bir kutuyu açamadığında ya da topu istediği yere yuvarlayamadığında kızıyorsa hemen “Bu seni kızdırıyor” diyerek o an içinde bulunduğu duygusal durumu isimlendirin.

Bu dönemde çocuğunuz tanımadığı insanlara karşı ürkek ve endişeli davranışlar sergileyebilir, bu son derece normaldir. Onu bu konuda zorlamayın; yabancılara alışması ve kendini yeni insanların arasında daha rahat hissetmesi için ona zaman tanıyın.

 

Tanımadığı insanlar ona yaklaşıp sevmek istediğinde, bu insanları bebeği ürkütmeyecek şekilde davranmaları konusunda uyarın. İlk kez girdiği, tanımadığı ortamlarda bebeğinizi yalnız bırakmayın, en azından ilk başlarda onu kucağınızda tutup kendini güvende hissetmesini sağlayın. Değişik sosyal ortamlara onunla birlikte katılın ve sizi bu ortamlarda gözlemlemesine olanak tanıyın. Örneğin markette, parklarda ya da hayvanat bahçesinde sizin diğer insanlarla rahatlıkla iletişim kurduğunuzu görmek onu da rahatlatacaktır.

Artık çocuğunuzu giydirirken onun da size yardımcı olmaya çalıştığını farkedeceksiniz (örneğin kolunu uzatabilir).

                        
Oyun

Oyun bu dönemde çocuğunuz için çok iyi bir öğrenme aracıdır. Oyunlar vasıtasıyla renkleri, şekilleri, yeni kelimeleri öğrenebilir; iletişim becerilerini geliştirirler. En çok hoşlanacakları oyunlar:

  • Görünüp kaybolma (saklambaç): Sizi saklandığınız yerden bulmaya çalışmak veya sizden saklanmak çok hoşuna gidecektir. Sizi kolaylıkla bulabileceği bir şekilde saklanın, böylece kazandığı başarıdan dolayı mutlu olacak ve kendine güveni artacaktır. Sizden saklanmaya çalıştığında da onu bulmakta zorlanıyormuş gibi davranın ve bir süre için aramayı sürdürün. Saklandığı köşede sizin onu arayışınızı büyük bir neşeyle izleyecektir.

  • Top Yuvarlama: Çocuğunuzla karşılıklı oturup yerdeki bir topu birbirinize yuvarlamanız onun için eğlendirici bir oyun olabilir.

  • Çocuğunuz eline geçirdiği nesneleri ya da oyuncakları yere fırlatmaktan ve sizin bunları ona geri vermenizden çok hoşlanır. Ayrıca boş kutuların içine objeleri doldurmak, sonra bunları boşaltmak da sevdiği oyunlardandır.

  • Gözlerinizi, burnunuzu vs yüzünüzdeki organları tek tek işaret edip isimlerini söyleyerek bebeğinize yüzünü tanıtmaya çalışın; bunu bir oyun haline dönüştürün. Kısa bir süre sonra “Burnunu göster” dediğinizde eliyle burnunu işaret ettiğini göreceksiniz.

  • Kitapları sever, onunla birlikte resimli kitaplara bakabilir, ona bu tür kitaplardan hikayeler okuyabilirsiniz.

Çocuğunuzun ne kadar çok oyuncağı olursa olsun, evdeki dolapları, özellikle de mutfak dolaplarını karıştırmak onların en büyük eğlencesidir. Önlem olarak dolaplara kilit taktırabilirsiniz. Ancak çocuğun merakını canlı tutmak, keşfetme yeteneğini engellememek için dolapların birine kilit taktırmayıp içine çocuğa zarar vermeyecek tahta ya da plastik birkaç mutfak araç gereci koyabilirsiniz. Bunlar ona diğer tüm oyuncaklarından daha ilgi çekici gelebilir.

Çocuğunuz bu dönemde yaşıtlarıyla ortak oyun oynama ve onlarla iletişim kurmaya pek meyilli değildir. Diğer çocuklar onun için bir oyun arkadaşı olmaktan çok, bir oyuncak ya da bir obje durumundadır. Yine de onun diğer çocuklarla sosyalleşme aşamasına geçişini hızlandırmak için onu yaşıtlarıyla birlikte olabileceği oyun alanlarına götürmeyi deneyebilirsiniz.

 

Aşılar

15. Ayda çocuğunuzun 3’lü kızamık, kızamıkçık, kabakulak aşısını olması gerekir. Her üç hastalık ta virüsler tarafından meydana getirilen ve tedavisi olmayan hastalıklardır. Genellikle tam iyileşme ile sonuçlanmalarına rağmen oldukça ciddi ve ağır tablolara ve kalıcı hasarlara da yol açabilirler. Tek korunma yöntemi ise aşılanmaktır.

9. ayda yaptırdığınız kızamık aşısının etkisi bu ek doz ile daha da güçlenecektir. Kızamık hastalığı ülkemizde görülen ve kış sonu ve bahar aylarında salgınlar yapabilen, bulaşıcılık oranı yüksek ve solunum yolu ile hızla yayılabilen bir hastalıktır. Kızamık hastalığına bağlı olarak ortaya çıkan hastalıklar (ishal, orta kulak iltihabı, zatürre, beyin tutulumu) 5 yaşın altındaki çocuklarda ve 20 yaş üzeri erişkinlerde daha sık olarak gözlenmektedir.

Kızamıkçık, kızamık gibi solunum yolu ile yayılan ve oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Solunum yolu ile yayılır ve kış sonu ve ilkbaharda salgınlar yapabilir. Özellikle aşılanmamış kişiler erişkin çağa ulaştıklarında hastalığı geçirirlerse oldukça ağır geçirebilir ve ciddi sorunlarla sonuçlanabilir.

Kabakulak da diğer iki hastalık gibi solunum yolu ile bulaşır ve benzer dönemlerde salgın yapabilir. İyi huylu bir hastalık gibi görünmesine karşın beyin tutulumu ve işitme kaybı gibi ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bebeğinizin su çiçeği aşısını yaptırmadıysanız bu aylarda yaptırabilirsiniz.


Sevgili anne babalar, unutmayın ki her bebeğin farklı ve kendine özgü bir fiziksel, algısal ve sosyal gelişim tablosu vardır. Bu sebeple eğer bebeğiniz yukarıda bahsedilen gelişim aşamalarından bir kısmına henüz ulaşmadıysa gereksiz endişe ve korkuya kapılmayın. Eğer bebeğinizin gelişiminde dikkat çekici ölçüde bir problem olduğunu düşünüyorsanız mutlaka doktorunuza danışın. Bebeğinizin gelişim süreciyle ilgili en doğru bilgiyi doktorunuzdan alabilirsiniz.



Yücel Ezergül
'e teşekkürlerimizle

Denizce