|
Mönülerin baş köşesine yerleşen çorba, dünyanın dört bir
yanında binlerce çeşidiyle içleri ısıtıyor. Bu nedenledir ki,
her damak tadına hitap eden evrensel bir lezzet olarak her
ülkenin mutfağında ayrı ve özel bir yere sahip çorba…
Çorba, ortaya çıktığı tarihten günümüze kadar her dönemde
sofraların aranılan lezzeti olmuştur. İlk ne zaman ortaya
çıktığı kesin olarak bilinmemesine karşın gerek pişirme
tekniklerinin gelişmesi, gerek doğadaki beslenme kaynaklarının
genişletilmesi açısından insanlığın kaderinin en önemli dönüm
noktasıdır. İnsanlığın avlayıcı ve toplayıcı kültüründen tarım
kültürüne geçişinin önemli bir sembolü olarak da tanımlanabilir.

İnsanoğlu, ateşe dayanıklı pişirme kaplarını icat edinceye
kadar, suyu ısıtıp kaynatmak için birçok girişimde bulundu.
Araştırmacılar, bu girişimlerin en ilginç olanını şöyle
açıklıyorlar: Taş ve tuğlalarla döşenmiş bir çukurun içine
doldurulan suya, sürekli olarak ateşte kızdırılmış taşlar
atılarak suyun kaynaması sağlanmış; sebzeler, et ve bakliyatlar
bu yöntemle pişirilerek çorbanın çok uzak atası keşfedilmiştir.
Özellikle bakliyatlar veya tahıl ürünleri gibi yıl boyunca
saklanabilen gıdaların pişirilebilmesi mümkün olmuştur.
Çorbanın Keşfi
Bu yöntemin kolay olmayacağı kesindir. İnsanoğlu, taşları
oymuş ve zamanla toprak pişirme tekniğini bularak ateşe
dayanıklı pişirme kaplarını icat etmiş ve mutfakta büyük bir
devrim yaratmıştır. Çorba, insanlık tarihi kadar eski değildir
fakat insanlık tarihini çorbadan önce ve çorbadan sonra olarak
iki bölümde incelemek çok ilginç olacaktır.

Aslında çorbanın ilk atası, yukarıda ima edildiği üzere
insanların hayatta kalabilme çabalarından dolayı keşfedildi.
Ancak bu zorunlu keşif, pişirdikleri yiyeceklerin dayanılmaz
lezzetlerini tattırdı insana. Çünkü ilk kez yavaş ve uzun sürede
pişen yiyeceklerin içinde bulunan mineraller, suda çözülen
aromalar ve proteinler, daha önce insanların hiç şahit
olmadıkları derecede iştah açan kokular saçtı ortaya. Geçmişte
ana yemek olarak tüketilen çorba, mönülerin ilk yemekleri olarak
sunuluyor artık. Amaç; iştahı açmak, sindirim sistemini uyararak
daha sonra tüketilecek yemeklerin sindirimini kolaylaştırmak.
Hem Fakir Hem
Kral Sofrasında
Çorba, besin değeri yüksek, dolgun, hazmı kolay, lezzetli ve
iştah açan bir yemektir. Toplumun tüm kesimlerine hitap eder.
Dünyanın her bölgesinde kendisine özgü bir yapıyla ortaya çıkar.
Hatta, restoran endüstrisinin kuruluşunun sebebi olmuştur.

Çorba kelimesinin kökeni Farsça “tuzlu haşlama” manâsını
taşıyan “shorba”dır. Orta Asya, Ortadoğu Avrupa (Transilvanya)
ve Kuzey Afrika bölgelerinde “shor” tuzlu, “ba” ise haşlama
anlamına gelir. Avrupa kıtasında çorbanın karşılığı olan “soup”
kelimesi, Latince “ıslatma” anlamına gelen “suppare”den
türemiştir. Hemen hemen tüm Avrupa ülkeleri çorbaya Latince
“suppare” kökünden gelen isimler vermiştir. Özellikle 18.y.y.
Avrupası'nda akşamları hafif yemek olarak tüketilmiş çorba.
Günümüzde, Avrupa'da akşamın ilerleyen saatlerinde yenen yemek
için kullanılan “supper” (hafif yemekler) kavramının “suppare”
kökünden geldiği bilinmektedir. Doğu toplumlarında ise çorba
kelimesi “shorbağ” kelimesinden türetilmiştir. Çorbanın ana
yemekten başlangıç yemeğine dönüşmesi ise uygarlığın
gelişmesiyle paralellik gösterir. Bu zaman içinde farklı
şekillerde fakir sofralarında da kendine yer bulmuştur, kral ve
sultan sofralarında da…
“Berraklaştırılmış Çorba”
20. yüzyılda, özellikle Batı'da; çorbanın içine krema, yaprak
altın gibi sıradışı katkılar eklenerek yemek kültüründeki
statüsünü yükseltme eğilimi doğmuştur. Osmanlı usulü şerbet
yapım tekniğinden etkilenen Fransız aşçılar “consomme”
(berraklaştırılmış çorba) tekniğini geliştirerek yeni, fakat şık
sofralara yakışır bir çorba türü ürettiler. Fransızların berrak
çorbayı (consomme) geliştirmesi, Fransız mutfak tarihinin en
önemli zaferlerinden biri olarak kabul edilir. Aslında, dünyanın
her ülkesinde binlerce çeşit çorba üretildi. Bu durum, çorbanın
tüm dünya damak tatlarına hitap ettiğini gösteriyor.

Sıcak çeşitlerden soğuk versiyonlara kadar; süt, yoğurt,
meyve suyu, et, balık ve tavuk suyundan yapılan birçok çorba
yapım tekniği bulunur mutfağımızda. Yabani sebzeler, her tür
bakliyat ve deniz mahsulünden çorba yapılır ülkenin dört bir
yanında. Sadece çorbaların üzerine yakılan, adına kimi yörelerde
“çorba yüzlüğü” adı verilen çorba üstü sosları bile, çorba
kültürünün Türkiye'de ne denli önemli olduğunun bir göstergesi.
Kaynakça:
SkyLife - Aralık 2008
Vedat Başaran ve
Önder Durmaz'a
teşekkürlerimizle
Denizce

09.01.2009
|