Son senelerde
milletimizin fiilen gösterdiği kabiliyet, istidat, idrak, kendi
hakkında kötü fikir besleyenlerin ne kadar gafil ve ne kadar tetkikten
uzak görünüşe düşkün insanlar olduğunu pek güzel ispat etti.
Milletimiz haiz olduğu özelliklerini ve liyakatini hükûmetinin yeni
ismiyle medeniyet dünyasına daha çok kolaylıkla göstermeğe muvaffak
olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, cihanda işgal ettiği mevkiye lâyık
olduğunu eserleriyle ispat edecektir.
Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.
29 Ekim 1923
Cumhuriyet
düşünce serbestliği taraftarıdır. Samimî ve meşru olmak şartiyle her
fikre hürmet ederiz. Her kanaat bizce muhteremdir. Yalnız
muarızlarımızın insaflı olması lâzımdır.
1923
Cumhuriyetimiz
öyle zannolunduğu gibi zayıf değildir. Cumhuriyet bedava da kazanılmış
değildir. Bunu elde etmek için kan döktük. Her tarafta kırmızı
kanımızı akıttık. İcabında müesseselerimizi müdafaa için lâzım olanı
yapmağa hazırız.
1923
Türk milletinin
tabiat ve âdetlerine en uygun olan idare Cumhuriyet idaresidir.
1924
Cumhuriyet
ahlâki fazilete dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir.
1925
Bugünkü
hükûmetimiz, devlet teşkilâtımız doğrudan doğruya milletin kendi
kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilâtı ve hükûmettir ki,
onun ismi Cumhuriyettir. Artık hükûmet ile millet arasında mazideki
ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükûmettir. Artık
hükûmet ve hükûmet mensupları kendilerinin milletten ayrı
olmadıklarını ve milletin efendi olduğunu tamamen anlamışlardır.
1925
Temeli büyük
Türk milletinin ve onun kahraman evlâtlarından mürekkep büyük
ordumuzun vicdanında akıl ve şuurunda kurulmuş olan Cumhuriyetimizin
ve milletin ruhundan mülhem prensiplerimizin bir vücudun ortadan
kaldırılması ile bozulabileceği fikrinde bulunanlar, çok zayıf dimağlı
bedbahtlardır. Bu gibi bedbahtların, Cumhuriyetin adalet ve kudret
pençesinde lâyık oldukları muameleye maruz kalmaktan başka nasipleri
olmaz. Benim naçiz vücudum birgün elbet toprak olacaktır, fakat
Türkiye Cumhuriyeti ilelebet yaşıyacaktır. Ve Türk milleti emniyet ve
saadetinin kefili olan prensiplerle medeniyet yolunda, tereddütsüz
yürümeğe devam edecektir.
1926
Gelecek
nesillerin Türkiye'de Cumhuriyetin ilanı günü, ona en merhametsizce
hücum edenlerin başında, cumhuriyetçiyim iddiasında bulunanların yer
aldığını görerek şaşıracaklarını asla farz etmeyiniz! Bilâkis,
Türkiye'nin münevver ve cumhuriyetçi çocukları, böyle cumhuriyetçi
geçinmiş olanların hakikî zihniyetlerini tahlil ve tesbitte hiç de
tereddüde düşmeyeceklerdir.
1927
Onlar,
kolaylıkla anlayacaklardır ki, çürümüş bir hanedanın, halife unvanıyla
başının üstünden zerre kadar uzaklaşmasına imkân kalmayacak surette
muhafazasının mecburî kılan bir devlet şeklinde, cumhuriyet idaresi
ilân olunsa bile, onu yaşatmak mümkün değildir.
1927
Cumhuriyet
rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet şekli demektir. Biz
Cumhuriyeti kurduk, o on yaşını doldururken demokrasinin bütün
icaplarını sırası geldikçe uygulamaya koymalıdır.
1933
Cumhuriyet, yeni
ve sağlam esaslariyle, Türk milletini emin ve sağlam bir istikbal
yoluna koyduğu kadar, asıl fikirlerde ve ruhlarda yarattığı güvenlik
itibariyle, büsbütün yeni bir hayatın müjdecisi olmuştur.
1936
CUMHURİYET
Oğlum Meriç'e
Bir kitap verdi doğum günümde
'Tanımalısın kendini' dedi; babam.
Kurtuluş Savaşı Destanıydı bu
Hediye etmişti onu ülkeme Atam.
Sayfalarını çevirdim birer birer
Koca bir imparatorluk çökmüştü,
Tarihi kanıyla yazarken her er
Aydınlarımızın bir çoğu ölmüştü.
Parçalanıyorken bu yüce vatan
Nene Hatunlar koşmuş cepheye,
Akdeniz ufkunda kızıllaşırken tan
Atatürk güneşi doğuvermiş ülkeye.
Kocatepe'de bir Türk dimdik durmuş
Kanla ve barutla cepheler kurmuş,
Nefesler tutulmuş, yumruklar sıkılmış
Ordular Akdeniz'e doğru yürümüş.
Ve işte! ..29 Ekim 1923 Cumhuriyet
Bize bırakılan kutsal bir emanet,
Uzanacak ülkemle sonsuzluğa
Anlatacağım ben de onu çocuklarıma !