Denizce
  e-mail    
denizce@denizce.com
 





Akvaryum
Amatör Denizcilik
Amat.Denizci El Kit.
Anılı Fıkralar
Anında Hava Tahmini
Atatürk ve Tıbbiyeliler
Beklenmeyeni Bekleyin
Bendeki Kulak Van..
Bir Karakaslı
Bismarc Zırhlısının..
Boğaziçi Büyüsü
Buda
Buz
Clara
Cruise The Black Sea
Cruise Ukraine
Çarşılar..Pazarlar..
Da Vinci Şif.Çöz.
Deniz Balıklarımız
Deniz Kirliliği
Denizde Günah
Denizden Gelen A.
Denize Karşı
Derin Mavi Atlas
Düşünmenin Öyküsü
Enerjinin Dansı
Ezan Vakti Beeth.
Ezbersiz Eğitim
Fener Balat...
Gerçekler Bilinir...
Geri Gelmemek Üzere
Hakkımdaki Her Şey
Handbook of Sailing
Harbi Delikanlılar
Hayat Tatlı Zehir
Hayatın Kökleri
İki Kalas Bir..
İki Mülkiyeli
İnsanınYaşayanGeç..
İran Devrimi H.
İzlanda Yolcusu
Kahvehaneler
Kara Göründü
Karia
Kimyasal Tankerler
Kovulduk Ey...
Kuytuda Büyür...
Kuzey Yanım..
Küçük Anılarda...
Latife Hanım
Maviturkuaz
Mutfakta Zen
Ömrümden Uzun...
Operada Gerçekçilik
Ortaçağda End.Devr.
Oyuncaklar
Parlama Noktası
Sarıldım Minik T...
Sessizliğin Rengi-1
Seyir Haritaları
Shark&Rays
Sınavcı
Six Sigma Yolu
Siyasi Satrançta..
Seyyar
Sualtı Maceralarım
Sualtının Yıldızları
Su Ürünleri Mevz..
Tarihin Sınırlarına..
Tatlısu Balıklarımız
Tavuk Suyuna..
Tek Başıma
Tıbbiyenin ve...
Tüfek, Mikrop ve ..
T.Fotog.Kütüphanesi
U.İşaret Kod Kitabı
Uzmanına Sor
Vira Demir
Yollar... Sokaklar...
Yorgun Mayıs Kısrakları
Zekâ Oyunları
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
  Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri

 

 Kitap Köşesi     

  Da Vinci Şifresinin Çözülmesi
 
 

 

Simon Cox

Da Vinci Şifresinin Çözülmesi

Kurgunun Ardındaki Gerçekler

 

Yayın Yönetmeni : Cem Şen

Türkçesi              : Güneş Tokcan

ISBN 975-6388-42-0

 

KLAN Yayıncılık
Hobyar Mh. Narlıbahçe Sk.
No:19  Kat:1 Cağaloğlu/İst.

Tel:  0212 - 522 1564

 

e-mail: iletisim@klankitap.com

           www.klankitap.com

 
 


Gerçek   İçinizdedir...

Dan Brown'ın çok satan kitabı Da Vinci Şifresi, tüm dünyada şaşkınlık yarattı ve milyonlarca okuyucuyu, Leonardo Da Vinci'nin kendi eserlerine sırlar sakladığı, ıssız İskoç şapelinde garip sembollerin oyulduğu ve Katolik kilisesi ile kadim bir gizli örgütün, insanlığa sunulan en büyük armağanlardan bir tanesi olan Kutsal Kâse'yi ele geçirmek için asırlardır  savaş verdikleri gizemli bir dünya ile tanıştırdı.

Fakat, romanda anlatılanların ne kadarı doğruydu ve gerçeğin ne kadarı kurguda bozulmuştu? Da Vinci Şifresi'nin Çözülmesi, bu karmaşayı ortadan kaldıran ilk kitaptır. A'dan Z'ye düzenlenmiş kolay okunur bir yapı ile, kurgudan daha garip ve gizemli sorulara yanıt vermektedir:

• Sion Tarikatı olarak adlandırılan gizli örgüt gerçek midir?

• Bir zamanlar niçin Altın Oran'ın, Tanrı'nın zihnini açıkladığına inanılırdı?

• Kutsal Kâse ile ilgili en son bulgular ve düşünceler nelerdir?

• Romandaki kahramanların adlarında ne gibi anlamlar ve şifreler gizlenmiştir?

Da Vinci Şifresi'nin Çözülmesi, romanın hayranları ve Kutsal Kâse efsanesinin ardındaki inanılmaz gerçekleri merak edenler için eşsiz bir eserdir.

 

Giriş

Kutsal Kâse konusunu ele aldığımızda, yıllar boyunca bu konuda birbiri ile karşıt düşüncelerin varolduğunu görmek bizim için şaşırtıcı olmayacaktır. Böyle bile olsa, Da Vinci Şifresi gibi bir romanın böylesine büyük bir tartışma yaratması çok ender rastlanan bir durumdur. Elinizdeki bu kitap baskıya girerken, Dan Brown'ın cinayet romanının satışı dünya genelinde altı milyona doğru koşuyordu ve kitabın ciltsiz baskısının yapılmasıyla birlikte bu satış daha da büyük bir rakama ulaştı. Görünüşe göre kitap konusunda arada derede kalan herhangi bir okuyucu olmadı—insanlar bu kitaba ya bayıldılar ya da nefret ettiler, bu da kitabı daha da sıradışı bir hale getirdi.

Önce kitabın aleyhinde olanlara bir göz atalım. Bu okuyucular genellikle bir takım alt gruplara ayrılıyorlar. İlk olarak, Dan Brown'ın kitabını tarihi açıdan hatalı ve iyi araştırılmamış bulanlar var. Hemen onların ardından da Brown'ın romanının Hıristiyan inancı ve tutuculuk için ciddi bir meydan okuma olduğunu düşünenler geliyor. Da Vinci Şifresi’nin sayfalarını çevirirken, ana konunun, kilisenin binlerce yıl boyunca halktan sakladığı bir şey olduğunu duyduğunuzda bu tepkinin nedenini anlamak çok zor değildir. Gerçekten de yutulması güç bir lokma ve köktencilerden, softalardan ve hatta Hıristiyan liberallerden bile acımasız saldırıları kendine çekebilecek kadar güçlü bir iddia. İnternette yapacağınız hızlı bir araştırma bile size, Brown'ın ciddi bir şekilde ve yalnızca Hıristiyan alimlerden değil başka insanlardan da gelen ve kendini bu romanın mesajını "yoketmeye" adamış bir öfke dalgası yarattığını gösterecektir. Pek çok insan bu kitabın Hıristiyan inancına bir saldırı olduğuna hükmetmiş durumdadır. Hatta Hıristiyan inanışını kilisenin anladığı anlamda savunan bu insanlardan bazıları, kendi kitaplarını yazmakta ve Brown'ın romanının bir kandırmaca ve dünyanın her yanında içlerinde tanrı korkusu olan insanlara karşı da alçakça bir suç olduğunu söylemektedirler.

Bu tartışmalar, Brown'ın alternatif tarihi anlatan bazı kitaplarda aktarılan, İsa'nın Magdalalı Meryem (Maria Magdalena) ile evlendiği, çocuklarının olduğu ve soyunun tarih boyunca devam ettiği gibi bir takım iddiaları yeniden dile getirmesini temel almaktadırlar. Bu tür bir düşünce, Tanrı'nın Oğlu yerine, "etten ve kandan oluşmuş" bir insan kuramını ortaya atarak, İsa hikayesinin güvenilirliğini ciddi bir şekilde sorgulamaktadır. Soy kuramını, bu kitabın Magdalalı Meryem maddesinde enine boyuna tartıştığım için burada bir daha tartışmayacağım. Bununla birlikte, şunu söylemeliyim ki, itibari kıymetini ele aldığımızda ve rehber olarak İnciller ile Yeni Ahit'deki metinleri kullandığımızda, inançlı kişilerin İsa ile Magdalalı Meryem arasında bir ilişkinin kanıtlarının bulunmadığına yönelik karşı iddialarını kabul etmek zorunda kalırız. Ancak, okudukları bu metinlerde ve İncillerde bulunmayan bir takım önemli şeyler bu hipotezin ana temasını oluşturmaktadır: gerçek İncil'in içinde bulunan bu bilgi, erken dönem kilisesi için o kadar yıkıcıdır ki, gerçekte Yeni Ahit'in ilk redaktörleri ve editörleri tarafından bilinçli bir şekilde gizlenmiştir—bu sayede de, özgün İncil metinleri, bu bilgilerden arındırılıp yeniden yazılarak erken dönem Kilise Rahipleri için daha çekici hale getirilmiştir. Bu nedenle eğer Brown ve romanı için bir suçlama aranıyorsa kesinlikle yanlış yerde aranmaktadır—bu konuda çok daha ilginç başka eserler bulunmaktadır. Elinizdeki bu kitabın yaklaşık dörtte biri, kitabı suçlayanlara karşı ve geri kalan kısmı da romanı seven ama kitabın açıkladığı gerçek olaylar karşısında şaşıran insanlara yönelik olarak yazılmıştır. Bu konuları ileri sayfalarda teker teker inceledim.

Dan Brown, açıkça bilindiği üzere, kitabındaki bilgileri bir araya getirmek ve zemindeki olayları yaratmak için bir kaç önemli kitaptan faydalanmıştır. İsa'nın bir soyunun bulunduğu ve bu soyun da İsa ile Magdalalı Meryem'in birleşmesinden doğduğu, bu kadim sırrın ise Sion Tarikatı olarak bilinen gizli bir tarikat tarafından güvenle korunduğu bilgisi için Dan Brown, Michael Baigent, Hery Lincoln ve Richard Leigh tarafından yazılmış, uluslararası çok satan kitap Holy Blood, Holy Grail (Kutsal Kan, Kutsal Kâse) adlı kitabı temel almıştır. Leonardo Da Vinci'nin bu bulgulardan ve sırlardan bazılarını kendi resimlerine şifreli bir şekilde yerleştirmiş olduğu bilgisi için Lynn Picnett ve Clive Prince tarafından yazılmış The Templar Revelation (Templar İfşası) ve Magdalalı Meryem ve Kutsal Dişi için ise Margaret Starbird tarafından yazılmış olan The Woman with Alabaster Jar (Kaymaktaşı Sürahili Kadın) adlı kitapları kullanmıştır. Da Vinci Şifresini okumuş olanlar, hayali Kâse araştırmacısı Leigh Teabing'in evi, Château Villette'te, bu üç kitabın kitap raflarının baş köşesinde durduğunu anımsayacaklardır. Da Vinci Şifresi adlı kitabında Dan Brown, bu kitaplardaki kuramları yalnızca yüzeysel bir şekilde kullanmıştır; bu araştırmaların gerçek derinliğini ve ortaya konan iddiayı tümüyle anlayabilmek için en azından yukarıda adları verilmiş olan bu kitaplardan bir tanesini okumak ve buna, kitabın sonunda eklenen kaynakça bölümündeki kitapları da dahil etmek gerekmektedir.

Eğer gerçekten de İsa'dan gelen bir soy varsa, bu durumda, dalâlet olarak adlandırabileceğimiz, inançlara aykırı iki durumla karşı karşıya kalırız: küçük dalâlet ve büyük, daha köktenci, dalâlet. Küçük dalâlet basittir: Kilise, 2000 yıldır yalan söylemekte ve pek çok nedenle gerçeği Hıristiyanlardan gizlemektedir. Büyük dalâlet ise gerçekten de son derece devasadır; çünkü eğer bu kuram kanıtlanabilirse, o zaman bütün tarihin yeniden yazılması ve bununla birlikte yaşamın, inancın ve çevremizdeki dünya ile ilgili algılayışımızın doğası ile ilgili tüm anlayışımızın kökten değişmesi gerekir. Tehlikeye atılacak birçok şey bulunmaktadır.

Peki ama bu durumda Da Vinci Şifresi niçin bu kadar ünlü oldu? İlk başta ve belki de her şeyden önce çok iyi bir roman. Son derece rahat okunuyor ve yönetmen Ron Howard tarafından harika bir film haline getirilecek. Aynı zamanda başarısının altında daha derin bir anlamın yattığına inanıyorum. Dan Brown'ın dokunduğu şey, okuyucusunun açıkta kalmış olan siniridir. Bir çok insan kendilerine öğretilen düşünme ve inanç biçiminden rahatsızdır ve çoğunda bu duvarları parçalamak ve içinde bulunduğumuz çağda gittikçe daha büyük bir ivme kazanan yaşamın gizemlerine derinlemesine dalma ihtiyacı vardır. İşte Da Vinci Şifresi'nin bir anda sıçramasının nedeni bu çıplak sinirdir. Bu kitabın binlerce Hıristiyanı, kendi inançlarını sorgulamaya ve onları, Kilise kurumunu terketmeye zorladığına inanıyorum. Bununla birlikte, gerçekte kitabın yaptığı tek şey, şu ana kadar bir alternatif ve bazı açılardan kafirce kabul edilen karşıt kuramları ve düşüncelerin güçlü akıntısını belli bir yatağa yönlendirmektir. Bu da kesinlikle son derece iyi bir şeydir.

Bu kitap, Da Vinci Şifresi’ndeki pek çok gerçek ile ilgili ayrıntılı bilgi sunmak amacıyla yazılmıştır. Alfabetik sırayla hazırlanmıştır ve umarım ki bu sayede, araştırması ve incelenmesi kolay bir kitaptır. Kitabı akademik bir havadan kurtarıp okuyucuyu sıkmamak için konu başlıkları altındaki bilgileri mümkün olduğunca kolay anlaşılabilecek bir sadelikte tutmaya çalıştım. En büyük umudum, tarihin içinde gerçek bir gizem ve gariplik olduğu konusunda okuyucunun gözlerini açan bir uyanışa neden olabilmektir. Umarım ki, en azından okuyucularımın bazılarını bu konuda daha fazla okumaya ve daha derin bir inceleme yapmaya teşvik edebilirim; bence Leonardo bu çabamı kesinlikle onaylardı.

Kurgunun ardındaki daha fazla gerçek için aşağıdaki siteyi inceleyebilirsiniz:

www.crackingdavinci.com

 

Yazar Hakkında

Simon Cox, kendini dogmalara, tutuculuğa ve yarı gerçeklere meydan okumaya adamış olan Phenomena dergisinin yayın yönetmenidir. Aynı zamanda, alternatif tarih alanında Robert Bauval, David Rohl ve Graham Hancock gibi önde gelen isimler için araştırmacı olarak çalışmaktadır. Simon Cox, şu anda başlıca A.B.D. prodüksiyon firmalarından bir tanesi için Da Vinci Şifresi kitabının ardındaki gerçekleri temel alan bir televizyon belgeseli hazırlamaktadır.