|
SAHİL ATEŞ
DESTEK GEMİSİ
Amfibi
harekatta, çıkarma yapan birliklere ateş desteği sağlayacak
sahile yakın mevkilenmiş alçak draftlı tekne.
SAHİL
FİLİKASI
Denize atılması
ve karaya çekilmesi kolay olan sahil filikası, sandalı.
SAKALAVA
i.
Bk. ÇEKELEVE.
SAKULEVA
i.
Doğu Akdeniz limanları arasında sefer yapan yelkenli gemi;
bordaları çok çıkık, kıç üstü yüksektir; kıç direğine randa,
grandi direğine düzey seren yelkeni açılır, öbür yelkenleri de
latin veya pıraçıra yelkenidir.
Birçok doğu gemisinde olduğu gibi, sakuleva’larda da,
küpeştenin orta kısmında, brandadan yapılmış ve sökülüp
takılabilen bir küpeşte vardır. Bu teknelerin boyları ve yelken
donanımları birbirinden çok değişik olabilir. Çeşitli sakuleva
tipleri arasında, hemen hemen bir brik-gulet görünüşünde olan,
ama grandi direğine brigantin yelkeni yerine bumbalı üç köşe
yelken açılan scouna sakulev’i özellikle anmak gerekir
(scouna, schooner [geolet] kelimesinin bozulmuş biçimidir).
SAL
i. (esk.
türk. k.). Gemi kazaya uğradığında kazazedelerin üstüne çıkacağı
yüzer cisim. // Gemi ile rıhtım arasına konulan yüzer cisim. //
Birçok kalın direğin yan yana birbirine bağlanmasıyle yapılan ve
genellikle akarsularda taşıma işlerinde kullanılan, düz ve
korkuluksuz taşıt. Halk dilinde Tabut denir. // Bidonlar veya
yüzer sarnıçlar üzerine monte edilen platform.
Sallar daha çok suda yapılır. Çünkü karada yapılacak olursa,
ağaç parçalarının her birinin suya atılınca başka bir durum
alması bunların biraraya getirilmesini güçleştirir. Bir sal
yapmak için ağaçların kalın ve ince uçları bir kalın uç ve bir
ince uç olmak üzere yan yana getirilir. Böylece, salın ön ve
arka ucunda bir kalın uçla bir ince uç yan yana getirilmiş olur.
Ayrıca, en uzun ağaçlar da orta sıralara konur. Bundan sonra, su
üstünde yüzen bu ağaçlar yan yana getirilerek salın kenarına
tutturulmuş bir iple sıkıştırılır, üstlerine, dikey durumda daha
kısa ağaçlar konarak alttaki kütüklere saz iplerle bağlanır.
Aradaki boşluklar da çalı demetleri veya dallarla
doldurulur.böylece meydana gelensal, çoğu zaman, sıkıca kapanmış
varillerin üzerine oturtularak hızlı akıntılarda dengesinin
bozulması önlenir. Bu sallarla, inşaatta veya yakıt için
kullanılan ağaçlar taşınır.
Etnografik. Sal, birbirine bağlanmış kalın dallardan
(Avustralya), sadece yan yana getirilerek bağlanmış veya içi
biraz oyulmuş kütüklerden (tasmanya catamaran’ı) yapılmış
olabilir. Bu tür salların nehir ulaşımı veya karşıdan karşıya
geçme olarak kullanılan ve daha büyük boyda olanları da vardır.
Sal yapmak için, malzeme olarak, birbirine bağlı kamışlar veya
ot demetleri de kullanılabilir. Bu çeşit bir sal, ortasının
çukur olması dolayısıyle, sandal ve pirog arasında bir araçtır.
(Güney Amerika’nın balsa’sı, tasmanya ve batı afrika
salları). Bunlar, bataklıklar veya göller gibi durgun ve az
derin sularda kullanılan su üstü araçlarıdır.
SALAMBA
Manila denizlerinde kullanılandirekli, yelkenli balıkçı teknesi.
SALAPURYA
i.
(fr. chaloupe > ital. scialuppa’dan). Mavunadan
daha küçük, yük taşıma işlemlerinde kullanılan teknelerdir.
İstanbul sularında ve Marmara denizinde ticaret eşyası taşımada
kullanılan 10-15 tonluk yelkenli ticaret kayığı; direği, dibine
bağlanmış bir karşı ağırlıkla kolayca yatırılabilir ve böylece
Haliç’e girmesi gerektiğinde köprü altından geçişi sağlanırdı;
üçgen şeklinde olan yelkeni, direği üzerinde kasnaklarla
(çemberler) açılarak indirilirdi: Sağ taraflarında Boğaziçi
vapurları, kayıklar, salapuryalar yeşil suların üstünde
oynaşıyor (H. E. ADIVAR). Bk. MAVNA.
SALLE MAN
Eski
Portekiz savaş gemilerinin adı.
SAMBUNK
Alçak, yuvarlak, bodoslamalı yüksek kıçlı Arap teknesi.
SAMPAN
Çin, Cava,
Madagaskar denizlerinde balıkçılık, yük taşıma ve diğer işler
için kullanılan tekne.
SANDAL
i. (ar.
şandāl’’dan). Küçük kürekli tekne. Liman içinde ya da
güvenceli sularda insan taşımada, balıkçılıkta eşya taşımada
kullanılır. Bıyu yaklaşık olarak 5/6 metre arasındadır. //
Kürekle hareket ettirilen, kısa boylu ve genişçe küçük deniz
teknesi: İster misiniz, sizi sandalla ta derenin nihayetine
kadar götüreyim? (H. Z. Uşaklıgil). Sandalın geldiği
günden beri Süreyya rüzgar buldukça fırsatı kaçırmıyor, hemen
balkona çıkıp sandalcıya sesleniyordu (Mehmed Rauf).
SARDINERE
Sardalya balığı avında kullanılan çeşitli tekneler.
SARNIÇ GEMİ
Sıvı
yükleri taşımak için özel olarak yapılmış gemiler. Bk. TANKER.
SARNIÇLI
TEKNE
Tatlı su, mazot
gibi sıvıların taşınmasında kullanılan küçük gemi veya duba.
SAVAŞ GEMİSİ
Yaklaşık olarak 50.000 deplasman tonunda büyük vurucu kuvvete
sahip ve korunmak için belirli sür’atte, ağır silah ve zırhla
donatılmış savaş gemisi. // Savaş maksadına uygun olarak, hücum
ve savunma için özel silahlar ile donatılmış gemidir.
SAZ KAYIĞI
Boğaziçi’nde düzenlenen mehtap gecelerinde, içinde saz takımının
bulunduğu büyükçe kayık: Hele saz kayığının en yakınında
bulunan kayıkçılar ellerini biraz uzatarak yanlarındaki sandal
veya kayığın kenarlarını tutmakla bunları birbirlerine tamamen
yapıştırmış ve adeta kenetlemiş olurlardı ve bu sıralarda
sandallarını yerlerinde tutabilmek için bir teviye siya
ederlerdi (A.Ş. Hisar).
SCHUYT
Yan
yelkenlerle donatılmış bir veya iki direkli Hollanda balıkçı
yelkenlisi.
SCOW
Karinası düz
gemi. Genellikle kum, çakıl, çamur transferinde
kullanılır. Geniş olanlara Barge (Barç) veya Lighter (Layter)
denir.
SCULL
Bir adam
tarafından yürütülen küçük bot.
SCULLER
Küçük
kürekle yürütülen bot.
SEA BOAT
Gereği halinde derhal denize atılmak üzere hazır bulundurulan
tekne, filika. Bk. KAZA BOTU.
SEALER
Fok balığı
avında kullanılan gemi.
SETTEE RIG
İki
direkli, dört köşe yelkenleri olan tekne.
SEYYAR MAÇUNA
Duba
üzerine kurulmuş maçuna.
SHIP-OF-THE-LINE
Yelken devrinde
muharebe gemisi. 3 veya daha fazla güvertede topların bulunduğu
alçak süratli ancak yüksek tonajlı yelkenli gemi.
SIVI YÜK
GEMİSİ
Akaryakıt, asit,
likit gaz taşıyan gemi. (Tanker de denir.)
SİLAHLI
TİCARET GEMİSİ
Savaş için
donatılmış (silah ve adamlı) ticaret gemisi.
SİVİL SİLAHLI
GEMİ
Savaşta askeri personelle donatılan sivil gemi.
SLOOP
(ing. k.)
Şalupa. Tek direkli, floklu, randa yelkenli tekne. // Tek
direkli, cıvadralı floklu, yan yelkenli tekne. // Savaş
zamanında refakat ve karakol işleri yaptırılan makineli tekne.
SLOOP-OF-WAR
Fırkatenden küçük ve daha süratli, ana bataryası tek bir
güvertede olan tam armalı yelkenli tekne.
SMACK
Bir çeşit
(yelkenli) balıkçı teknesi.
SNIPE
[snayp] i.
Spor. Yelkenli bir tekne türü. (Uzunluğu en çok 4,73 m,
genişliği 1,55 m’dir. 193 kg ağırlığında olan Snipe’ın 10,78
metrelik çift yelkeni vardır. İki kişi tarafından kullanılır.
İşareti, su kuşu silüetidir. Snipe, Türkiye’de çok tutulan bir
teknedir.
SOĞUTUCU
AMBARLI GEMİ
Taze hamüle
taşıyan ticaret gemisi. // Dondurulmuş, soğuk yük taşımak için
özel yapılmış gemi.
SÖRVEY GEMİSİ
Ölçme, mesaha gemisi.
SPORTİF
veya
GEZİNTİ GEMİLERİ Genellikle, sportif ve gezinti
maksatları ile bu alanda turistik gelir amacına yönelik yapılmış
teknelerdir.
Sportif maksatlar için yapılanlar milletlerarası,
klasmanlarla belirlenmiş, olimpik veya olimpik olmayan özel
yapıdaki, yelkenli veya yelkenli motorlu olan teknelerdir.
Gezi maksadına yönelik tekneler ise, ya bireysel zevkler için
veya turistik amaçlı geziler için tertip edilmiş teknelerdir.
Bu tekneler çoğunlukla ağaçtan imal edilmiştir. Son
zamanlarda sentetik maddelerin gelişmesine paralel olarak ağaç
imalatın yerini FİBER GLAS tekneler almaya başlamıştır.
Ayrıca saç ve alüminyum karışımı olarak yapılanlar
görülmektedir. Bir gelişme şekli de beton tekne yapımındadır.
Teknenin şekli demir çubuklar ile ortaya çıkarılarak, bunlar
beton ile kaplanıp tekne oluşturulmaktadır.
STAR
Bir çeşit
yelkenli yarış teknesi.
STEAMER
Önceleri yalnızca stim ile hareket eden tekneye denilmişse de
sonraları, denizde çatışmayı önleme tüzüğünde belirtilen ve
genel anlamda bütün gemilere denilmiştir.
STİMLİ GEMİ
Üretilen stimle hareket eden ve açık denizlerde seyredebilen
gemi.
SU GEMİSİ
Gemilere su veren, taşıyan gemi.
SUCTION
DREGGER
Emerek tarayan
tarak gemisi.
SUPER LINER
Büyük
tonajlı, hızlı hat gemisi.
SURF BOAT
Sahil
dalga çatlağında çalışmak üzere özel yapılmış tekne.
Bu sistem tekneler halen bazı kısıtlı durumları sebebiyle
fazla yaygın halde değildir.
ŞAHTUR
i. (ar.
şahtûr). İnce donanma gemilerinden biri.
(“İşkampavya’dan” büyük, “Cekelve” den küçüktü.). // Teknesi çok
ince tahtadan yapılmış, üzeri ziftle örtülü sivri kayık.
(Teknesine mehuf adı verilen bu tür kayıklarla ırmaklarda taşıma
yapılırdı.)
ŞALOPA
veya
ŞALOPE i. (ital. scialuppa’dan). Yük taşıma
işlemlerinde kullanılan bir deniz aracıdır. // Bir ya da iki
kürekle hareket eden küçük araç // Yelkenli küçük balıkçı
teknesi, Tırata. // Eskiden kullanılmış iki direkli küçük tekne.
// Filikadan büyük, kürek ve yelkenle hareket eden tekne. //
Ambarsız, iki direkli ve on iki toplu yelken gemisi. // Küçük
boyda, ambarsız, on iki topu olan ve yelkenle hareket eden savaş
gemisi. (Brik’ten küçük, ateş gemisinden büyüktür. 20 Zıra*
boyunda ve iki direkliydi; sübye denilen iki düz yelkeni vardı.
Şalopanın personel kadrosu bir reis, bir yelkenci, iki reis
muavini, bir katip, bir çavuş, bir kılavuz, 5 humbaracı, 7 topçu
ve 43 kalyoncudan meydana gelirdi. // 27 zirâ boyunda (1 zirâ 68
cm’dir.) Sübye yelkenli (seren direği olmayan yelken tipi) 12
topu, 64 personeli olan iki direkli gemi. Bk. TIRATA.
ŞARPİ
i. (ing.
sharp’tan fr. sharpie). Uzun, dar, düz dipli yelkenli
spor teknesi. // Üç köşe yelken açılan iki direkli amerikan
(Conecticut kıyıları) balıkçı teknesi. // Bu balıkçı teknesinden
örnek alınarak yapılmış, altı düz, bordası su hattında keskin
olarak kıvrık, salma omurgalı spor ve yarış teknesi. (Tekneye bu
biçimin verilmesindeki amaç, özellikle teknenin inşasını
kolaylaştırmak, dolayısıyla maliyet fiyatını düşürmektir. Tekne,
kontrplak gibi geniş yüzeyli levhalardan yapılabilir.)
Spor. Şarpi , milletlerarası bir sınıftır. 1931’den
beri yelken sporunda kullanılır. Uzunluğu 5,99 m, genişliği 1,43
m, ağırlığı ise 230 kg’dır. Tek direkli ve iki yelkenlidir.
Yelkenlerin toplamı 12-14’m’dir. Dümen yekesi hilal
biçimindedir. İki kişilik bir teknedir ve sınıf işareti “12”
sayısıdır.
ŞAT
i. (fr.
chatte). Kamarası, motoru ve dümeni olmayan, saçtan yapılmış
tekne. (Bu tekneler ikili veya dörtlü gruplar halinde yedekte
çekilir.) // Liman içinde, gemilerle kıyı arasında yük taşımakta
kullanılan güverteli duba. (Şat, İzmir limanında kullanılan bir
terimdir.) Bk. BARÇ, LAYTER, MAVUNA.
ŞAYKA
i. (rusça ve
macarca şayka, çete’den). İnce donanma ve nehir
gemilerinin bir çeşidi. (Kancabaştan büyük, işkampavyadan
küçüktü. Altı düzdü ve büük bir kayık biçimindeydi.; 20-50
savaşçı alırdı, üç topu vardı. Osmanlılar tarafından kıyıların
korunmasında kullanılırdı. Kazaklar da aynı adı taşıyan
gemileriyle Karadeniz’de korsanlık yaparlardı.)
ŞEHDİYE
i.
Denizc. Bk. ÇİTİHA.
ŞİLEP
i. (alm.
Schleppen, çekmek, sürüklemek > Schlepp’ten [schiff]).
Yük taşımağa yarayan gemi. Değişik tarzda yükleri taşımak
maksadı ile kullanılan gemilerdir. Bk. YÜK GEMİSİ.
ŞİŞİRİLEBİLİR
CAN SALI
Denize atılınca
şişmek üzere gemilerde ambalajı içinde bulundurulan can kurtarma
aracı.
ŞİŞİRİLEBİLİR
CAN SALI
Denize atılınca
şişmek üzere gemilerde ambalajı içinde bulundurulan can kurtarma
aracı.
TAHLİSİYE
SANDALI
Tahlisiye
işlerinde kullanılmak üzere özel olarak yapılmış, çok sayıda
kürek ve aynı zamanda yelkenle yürütülen deniz aracı. (Baş ve
kıç tarafları çok geniş hacimli sephiye tankları haline
getirilmek suretiyle devrilse dahi batmazlığı sağlanmış bulunan
bu sandallar, artık yerlerini gene özel yapılı tahlisiye
motorlarına bırakmış bulunmaktadır.
Tam armalı gemi Direklerinin hepsinde seren yelkenleri
bulunan üç direkli gemi.
TAHTELBAHİR
blş.
i. (ar. taht, alt ve bahr, deniz’den
taht-el-bahr). Eski dilde denizaltı. Bk. DENİZALTI.
TAKA
i.
(onomatope tak’tan [?]). Doğu Karadeniz bölgesine has
yelkenli bir tür kıyı teknesi: Ay ışığı denizin yüzüne düştü.
Arada bir hışır hışır takalar geçiyor (Kemal Tahir).
Taka,
8-10 m boyunda ve 5-6 t yük taşıma kapasitesindedir. Güverte
hattı oldukça çalımlıdır. Baş omuzluk hizasından başlayan
küpeşteleri, güverte çalımına paralel olarak kıça kadar uzanır.
Bodoslama, güverte düzeyine yaklaştığı yerde, dışarı doğru
keskin bir dönüşle kıvrılarak, gagayı andıran bir biçimde ileri
uzar. Ayna kıçlıdır. Ortasında küçük bir ambarı vardır. Takanın
istenildiği zaman yatırılabilen direğine sabit pıraçıra yelkeni
çekilir. Rüzgarsız havalarda kullanmak üzere kürekleri vardır.
Son yıllarda bütün takalar motorlu duruma getirilmektedir. Taka,
genellikle yük taşımakta ve balıkçılıkta kullanılır.
TAM ARMALI
GEMİ
Üç direkli ve cıvadralı, yelkenlerinin hepsi kare yelkenli olan
yelken gemisi. KABASORTA ARMALI GEMİ de denir.
TAMİR
veya
TAMİRAT GEMİSİ Gemi tamirlerini yapabilecek şekilde
donatılmış gemi. // Sahildeki tamir merkezlerinden uzakta
bulunan gemilerde çıkan arızaların giderilmesi için gerekli
makine ve aletlerle donatılmış olan ve yeterli personeli bulunan
gemi.
TANK BARGE
Makinesiz, sıvı yakıt taşıyan duba, layter. Yük alıp verme
işlemini kendi tulumbası ile yapar.
TANKER
i. (ing.
k.). Ham ya da işlenmiş petrol ürünlerini, sıvı yükleri taşımak
için özel olarak yapılmış gemiler. Sarnıç gemisi. // Petrol ve
petrol ürünleriyle sınai yağlar, şarap v.b. dökme sıvı yükler
taşımak üzere özel olarak inşa edilmişve yük hacmi enine ve
boyuna perdelerle çok sayıda tanklara bölünmüş gemi. // Yük
olarak petrol ya da petrol ürünleri taşıyan gemi, tanker. //
Sıvı yükleri, akaryakıtları taşımak üzere özel olarak inşa
edilmiş sarnıç gemisi.
Tanker
terimi,
petrol ürünlerinin denizaşırı nakliyata girdiği 1886’yı izleyen
yıllarda kullanılmağa başlandı. Önceleri 3 000 ton hacminde inşa
edilmeğe başlanan tanker gemiler, İkinci Dünya savaşına kadar
çok yavaş bir gelişme gösterdi. Amerikalıların İkinci Dünya
savaşına katılmasıyle başlayan ikmal hareketleri sırasında inşa
edilen dedveyt tonluk T2 tipi tanker gemileri, bu tür taşımada
hızlı bir gelişme gösterdi. İkinci Dünya savaşından sonra,
tankerler dünya petrol üretimine paralel olarak önceleri oldukça
yavaş, son yıllarda da çok önemli gelişmeler gösterdi. Bu gün
100 000 tona kadar olan tankerlere küçük, 200 000 tona
kadar olanlarına orta boy, 300 000 tona kadar olanlarına
jumbo, 300 000’in üstündekilere mamut tanker
denir. Bk. SARNIÇ GEMİ.
TARAK GEMİSİ
Limanları ve gemilerin seyir yollarını kazarak derinleştiren
gemi. // Deniz dibini derinleştirmek için yapılmış tekne.
TARETLİ GEMİ
Ana
silahlarını taret veya taretler içinde taşıyan savaş gemisi.
TEK SIRALI
Beher
oturakta bir kürekçi olan tekne.
TELGRAF
GEMİSİ
Denizaltı
kablosu döşemek için özel olarak yapılmış gemi.
TENDER
Büyük gemi
veya gemilerin işlerine bakan küçük gemi.
TERRADA
16’ıncı asrın bir ya da iki direkli, şark yelkenli teknesi.
TIRHANDİL
veya TIRANDİL i. (yun. trekhantiri, bir çeşit
küçük ve hafif gemi’den). Yelkenle ve kürekle hareket ettirilen
bir çeşit tekne. // Ege denizi tipi küçük yelkenli tekne. İki
direkli ve cıvadralı latin yelkenli olabilir. // Ege Denizi tipi
küçük yelkenli.
TIRANDİL
Bk.
TIRHANDİL.
TIRATA
Balıkçılık
için yapılmış ortaları havuzlu şalopa. Bk. ŞALOPA.
TİCARET
GEMİSİ
Ticari nakliyata
tahsis edilmiş gemi. // Denizde kazanç elde etme maksadıyla
tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan gemi.
// Denizde yük, yolcu taşıma ve ticaret işlerinde
kullanılantekne, gemi.
TİCARET
MUHRİBİ
Ticaret
gemilerini zaptetmek için kullanılan sür’atli muhrip.
TORPİDO BOT
Ana
silahı torpidolor olan küçük fakat sür’atli savaş gemisi. //
Hücum botu. Görevi hücum etmek ve ana silahları torpidolar olan
küçük fakat çok hızlı savaş gemileri. Ayrıca keşif, karakol ve
denizaltıları avlama görevlerini de yaparlar. // 1875 yılında
Whitehead Torpidosu’nun ciddi bir silah olduğunun anlaşılması
üzerine, torpido taşıyan tekneler yapılmaya başlamıştır.
İngilizler ilk kez 1877’de White Head Torpidosu taşıyan ve 19
mil sürat yapan (Lightning) isimli bir torpidobot yaptılar.
Fransızlar, Almanlar bu ucuz ve çok tehlikeli silaha hemen
gereken önemi verdiler ve onlar da süratli torpidobotlar inşa
etmeye başladılar.
1888’de 1’ci sınıf büyük, 2’ci sınıf küçük torpidobotlar
yayıldı, sürat 27 mile kadar çıktı.
Torpidoların menzilinin artması, infilak maddelerinin daha
etkili hale gelmesi, hem torpidonun hem bunları atan teknelerin
önemini arttırdı, hem de torpido atan teknelere karşı savaşacak
yeni tekneler yapılmasını da sağladı.
Böylece torpidobotlar, hücumbotlar, torpidobot destroyerleri
meydana geldi.
TRAKTÖR
Çıkarma gemi ve teknelerine ait genel terim.
TRAMP GEMİ
Düzenli hatlar üzerinde çalışmayan ve herhangi bir yükün bir
yerden bir yere taşınması için kiralanan gemi. // Seferlik,
nerede uygun yük bulursa onu taşıyan gemi. Düzenli sefer
yapmayan gemi. (Tramp gemileri genellikle kömür, maden cevheri,
tahıl v.b. dökme yükler taşıdığı gibi, demir ve çelik
mamullerini de parti yükler halinde taşır. Yapılışı ucuz,
görünüşü oldukça sade, işletmeciliği ucuzdur.)
TRANSATLANTİK
s.
(fr. transatlantique). Atlantik denizini aşarak
Eski ve Yeni Dünya arasında çalışan gemi.
TRANSPORT
Asker
taşımak için kullanılan gemiler. // Özellikle askeri taşıma
araçları için kullanılır. Nakliye, taşıt gemisi.
TRAWLER
Balıkçı gemisi. Balık yakalamak için deniz dibini ağ ile tarayan
tekne. Trol.
TREN FERİSİ
Tren
vagonlarını karşıdan karşıya taşıyan gemi. Bu taşıma ile eşya,
vagondan çıkarılmadan yolculuğuna devam edebilir.
TRIME
Üç sıra
kürekçisi olan eski Yunan, Roma, Kartaca savaş gemisi.
TRİERES
i.
(yun. treis, üç ve eretes, kürekçi’den). Eski
Yunan’da ilk olarak Korinthos’ta yapıldığı sanılan yunan savaş
gemisi. (Trieres’te üst üste üç sıralı bir forsa takımı vardı ve
pruva bodoslamasında borda bordaya gelmeyi kolaylaştıran iki
mahmuzla donatılmıştı. Uzunluğu 40 m’ye yakın olan tekne 200
kadar tayfa alırdı.)
TROL BALIKÇI
Trol
ağını sürükleyen balıkçı teknesi.
TROL GEMİSİ
Trol.
Sürütme ağ ile balık tutan gemi.
TROOPER
Askeri taşıma gemisi. Bk. TRANSPORT.
TROOP SHIP
Asker
taşıma gemisi.
UÇAK GEMİSİ
Savaş
uçaklarının taşınmasına, iniş ve kalkışlarına imkan veren uçuş
güvertesi, hangar gibi tesislere sahip büyük savaş gemisi. //
Uçak taşıyan savaş gemisi. // Güvertesi uçuş alanı şeklinde inşa
edilmiş, büyük tonajlı bir gemi tipidir. Çağımızın en güçlü bir
silahıdır. Taşıdığı uçaklar yardımı ile kısa zamanda çok uzak
hedeflere ulaşıp onları etki altına alırlar. Kod harfler.:
CVA-CVL-CVE dir. Son gelişmiş tipleri nükleer gemiler olup, uzun
süre denizde kalma yetenekleri yanında yüksek süratle
seyrederler.
İlk defa 14 kasım 1910’da bir uçak, 25 m uzunluğunda uçuş
güvertesi olan bir ingiliz gemisinden havalanabildi. Uçuş
güvertesine ilk iniş ise, 18 ocak 1911’de, amerikan deniz
kuvvetlerine ait bir geminin 32 metre uzunluğundaki güvertesine
yapıldı; uçağın hızı saatte ancak ancak 50 km idi. Yavaş yavaş
bütün deniz kuvvetlerince kabul edilen güverteye iniş
sisteminde, uçak tarafından atılan bir kanca, güverteye
enlemesine serilmiş ve içi kum dolu torbalar bağlanmış tel
halatlara takılıyordu. Bugün bu kum torbalarının yerine çok
gergin yaylar kullanılır. Birinci Dünya savaşında fransız deniz
kuvvetleri, kara veya deniz uçağı taşımak üzere birçok gemi
kullandı. Fakat uçuş güvertesi bulunan gerçek uçak gemisi’ni,
zırhlıların veya büyük yolcu vapurlarının tekne biçimini
değiştirerek ingiliz deniz kuvvetleri inşa etti. Bu şekilde
gerçekleştirilen prototipler (furious, Argus, Eagle),
ingiliz deniz kuvvetlerine belli bir üstünlük sağladı.
İngiltere, tam bir uçak gemisi denilebilecek ilk gemiyi 1919’da
tezgaha koydu; Hermes adını taşıyan bu gemi (10 800 ton,
20 uçak) Japonlar tarafından taklit edildi.
O devirde, büyük deniz kuvvetlerinin her birinde büyük bir
uçak gemisi vardı: amerikan deniz kuvvetlerinde, 33 000 tonluk,
70 uçaklı Saratoga; japon deniz kuvvetlerinde 26 900
tonluk, 50 ile 70 uçaklı Akagi, ingiliz deniz
kuvvetlerinde 33 ile 45 uçaklıİllustrious. Bütün bu
gemilerin uçuş güverteleri bir uçtan öbür uca uzanır ve baca ile
kaptan köprüsü, geminin bir kenarına bir ada halinde
toplanmıştır. İkinci Dünya savaşında uçak gemileri, gerek
limanlarda yatan deniz kuvvetlerine torpil ve bomba hücumlarının
yapılmasında (Taranto, Pearl Harbour), gerek açık denizde
filolar arasında yapılan savaşlarda (Midway, Mercan denizi),
gerek filoların veya ticaret gemilerinin denizaltılara karşı
korunmasında büyük rol oynadılar.
Uçak gemileri çok çeşitlidir: ağır filo uçak gemisi
veya “hücum uçak gemisi”de denen savaş uçak gemisi;
hafif filo uçak gemisi, zırhsızdır, fakat deniz kuvvetleri
arasındaki savaşlara uçaklarıyle katılabilecek güçtedir; nihayet
yalnız konvoylara refakat edebilen ve düşman savaş uçaklarının
tehlikesi olmayan bölgelerde denizaltılarla mücadeleye girebilen
refakat uçak gemisi.
Günümüzde, uçak gemileri büyük donanmaların belkemiğini
meydana getirir; yalnız S.S.C.B. uçak gemisi yapmadı. Tahrip
potansiyelleri arttırılan bu gemiler, zamanla vurucu kuvvetlerin
bir elemanı haline geldi. Bu da, atom veya hidrojen bombaları
taşıyan tepkili uçaklarla donatılmalarına bağlanabilir. Omurgaya
göre 5° ile 9° eğik uçuş güverteleri, çoğu zaman park yeri
olarak kullanılan güvertenin geri kalan kısmını boş bırakarak
güverteye inişi ve mancınıkla fırlatmayı sağlar. Bu eğik pistler
uçakların havalanma süresini azaltır ve dönüş hızı ile
güvenliğini arttırır. Uçak gemileri alanında amerika tam bir
üstünlük sağlamıştır. 1962’de amerikan deniz kuvvetlerinde
100’den çok uçak gemisi vardı. Bunlardan son yapılan altı hücum
uçak gemisi, Forrestal sınıfındandır. 1954’te denize
indirilen 60 000 tonluk bu prototip 218 milyon dolara mal
olmuştur; boyu 315 m, genişliği 76 m’dir, 4 asansörü, 4 buharlı
mancınığı ve zırhlı serbest uçuş pistleri vardır, mürettebatı 4
000 kişidir ve sesüstü avcı uçaklarından bombardıman uçaklarına
kadar dört türde 70 ile 100 uçak taşır. Dört dakikada 32 uçak
havalandırabilir. Uçak gemilerinde atom gücüyle itiş ilk defa 75
000 tonluk Enterprise ile başladı.
UÇURMA
i. (uçurmak’tan
uçur-ma). Yelkenli savaş gemilerinden meydana gelen ince
donanmanın en küçük gemisinin adı. (Uçurma, çok hızlı
olduğu için bu adı aldı.)
USKUNA
i. (ing.
Schooner.) İki ya da daha fazla direkli, genellikle yan
yelkenlerle donatılmış yelkenli tekneler.Bazen pruva direğinde
seren yelkenler bulunur. // Pruva direği kabasorta, grandi
direği sübye donanımlı olan iki direkli yelken gemisi. // 27
zirâ boyunda, 16 toplu, 90 mürettebatlıdır. Pruva direği tekmil
seren yelkenlerini havi, iki direkli bir gemidir. Bk.
BRİK-GULET.
USKUNA BRİK
Bk.
BRİGANTİN.
ÜÇ AMBARLI
Eski
bir savaş gemisi tipi. En üst güvertesinden başka altında üç
batarya top taşıyan savaş gemisi. // Ana güvertesinden itibaren,
birbiri altında üç sıra top taşıyan eski bir savaş gemisi
tipidir. // Üç güvertesinde top olan eski tip bir savaş gemisi.
ÜÇ DİREKLİ
BARKO
Baştan üçüncü direğinde yatay seren yelkeni olmayan, yan yelkeni
bulunan barko.
ÜÇ DİREKLİ
GULET
Pruvası
kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet.
VAPUR
i. (fr.
vapeur, buhar’dan). Su buharının esnek gücüyle çalışan gemi:
Arnavutköy’de vapurdan indiler. İskeleden çıkarken Efendiyi,
bir polis selamladı (S. Kocagöz).
VARAGELE
veya VARGEL İki konum arasında gerilen bir halat üzerinde
işleyen sandal, filika. İstenilen tarafa teknenin baş ve
kıçından alınan incelerle (halatlarla) götürülüp getirilir.
Diğer bir deyimle, örneğin kıyıya kıçtan kara olmuş bir gemiden
girip çıkmayı sağlamak için gemi ile sahil arasına çekilmiş bir
halat üzerinde işleyen deniz aracı. Gemiye giren çıkanlar
kendileri girip çıkabilirler.
VARAGELE BOTU
İki
yer arasında gidip gelmeyi sağlayan bot.
VARDAKOSTA
i.
(ital. suarda-costa). Kıyı muhafaza gemisi. // Eskiden
kıyı koruma için kullanılan deniz araçlarına denirdi. // Sahil
muhafaza hizmetinde kullanılan gemilerdir.
VARGEL BOTU
(ing.
Bac denir.) Başı küt, altı düz filika. Bk. VARAGELE.
WARPING TUG
Amfibi hücumda, amfibi istihkam birliklerinin kullandığı birden
fazla pontondan oluşan özel maksatlı römorkör.
WEATHER SHIP
Hava
gözlem gemisi.
WHALE CHASER
Balina avlayan ve fabrika gemisi ile beraber çalışan gemi.
WHALE FACTORY
Balina fabrika gemisi.
WHERRY
1- Yolcu ve
yük taşımak için kullanılan kamaralı küçük tekne. 2- Küçük
kürekli tekne.
WINDJAMMER
Yelkenli teknelerin argo deyimi.
XEBEC
Akdeniz ile
İberik yarımadası sahillerine özel küçük üç direkli yelkenli.
YAN YELKENLİ
USKUNA
Yan yelkenlerle
donatılmış bermuda armalı kotra.
YANDAN ÇARKLI
Davlumbaz pervaneli gemi.
YANKY
Küçük
Hollanda teknesi.
YARDIM
RÖMORKÖRÜ
Tehlikeli
durumda bulunan gemilere yardım etmek için özel olarak yapılan
ve bazı özel aletlerle donatılan açık deniz römorkörü.
YARDIMCI GEMİ
Savaş
halindeki bir donanmanın, bu alanda harekatının devamlılığını
sürdürebilmesi için lojistik desteğe ihtiyacı vardır.
Bu destek, donanma bünyesinde yer alan bu maksada uygun
gemiler tarafından sağlanır. Temini gereken madde ve teçhizat,
akaryakıt, cephane, gıda maddeleri, sağlık malzemeleri, yedek
parçalar, personel, su ve bunun gibi maddelerdir.
Bu gemiler; tanker, kuruyük gemileri, özel cephane gemileri
ve onarım gemileridir. // Refakat gemileri, ana gemiler, yük,
kömür taşıyan gemiler, tamir gemileri, fener gemileri (açık
denizlerden sahile yaklaşmada, belli mevkilere demirlemiş fener
görevi yapan gemiler) gibi teknelere denir.
YAT
Yarış ya da
zevk için yapılmış yelkenli ve/veya makineli tekne.
YAVL
1- Pruva
direği ve yeke gerisinde mizana direği olan güverteli yelkenli,
yavl. 2- Beş çifte kik. 3- Açık, küçük balıkçı teknesi.
YEDİ DİREKLİ
YELKENLİ
Gulet yelkenleri
ile donatılmış ve altı direkliden daha büyük yedi direkli
amerikan yelkenli gemisi. (132 m uzunluktaki bir yedi direkli
yelkenli 1902’de A.B.D’nin Maine eyaletindeki Fore River
tezgahlarından suya indirildi. İstim makineleriyle döndürülen
yelken donanımı gayet az mürettebat kullanılmasına imkan
veriyordu.)
YELKEN GEMİSİ
Yelkenle yürütülen gemi.
YELKENLİ GEMİ
Denizdeki hareketini üzerinde bulundurduğu yelkenleri
vasıtasıyla sağlayan gemi.
YELKENLİ
TEKNE
Yelkenle hareket
eden, giden, yürüyen tekne. Yelkenli.
YOLCU GEMİSİ
On
iki kişiden fazla yolcu taşıyabilen gemi.
YOLCU POSTA
VAPURU
Yolcu ve posta
paketleri taşıyan büyük ticaret gemisi.
YÜK GEMİSİ
İçindeki yolcu sayısı on üçü geçmeyen ve yük taşıyan gemi. //
Yük taşımak üzere yapılmış gemi. Modern yük gemileri büyük
aşamalar yapmış ve her biri birer ihtisas konusu olmuştur.
YÜK KORVETİ
Yelken devrinde, deniz kuvvetlerinde kullanılan yük gemisi.
Eşanl. GABAR.
YÜKLEME
BOŞALTMA MAÇUNASI
Bk. DİREK MAÇUNA
DUBASI.
YÜZER BATARYA
Eskiden liman korunmasında kullanılan ve az su çeken, ağır
silahlarla donatılmış savaş gemisi.
YÜZER HAVUZ
Tanklarına su alıp batarak havuzlanacak gemiyi içine alan ve
sonra aldığı suları tulumbaları ile basarak gemiyi kaldıran
havuz. // Gemilerin karina ve sintine bakımlarının ve diğer
tamirlerinin yapılabilmesi için gemilerin içine girdikleri ve
bölmelerine su alarak dalan ve suyu tahliye ederek su üzerine
çıkabilen saçtan yapılmış yapı. Yüzer havuzlar bir yerden bir
yere çekilebildiklerinden harekat maksatları için elverişli
onarım imkanı sağlarlar.
YÜZER KREYN
Bk.
MAÇUNA.
YÜZER VİNÇ
Bk.
MAÇUNA.
YÜZEY ETKİ
GEMİSİ (SURFACE EFFECT SHIP)
(ing) “Ground
Effects Machine” in yeni tanımı. Aşağı doğru basınçla verilen
hava hava vasıtasıyla yer veya su sathı üzerine ilerletebilen
araç.
ZAMBUK
Kızıldeniz’de ve Basra Körfezinde işleyen latin yelkenli bir
sınıf kayıktır. // Kızıldeniz ve Basra Körfezinde görülen latin
yelkenli mahalli bir tekne tipidir.
ZIRH
GÜVERTELİ KRUVAZÖR
Kazan, makine,
cephanelik gibi önemli bölümleri üzerine zırh döşenmiş kruvazör.
ZIRHLI
Büyük bir
kısmı mermilere ve uçak bombalarına karşı bir zırhla korunmuş,
genellikle büyük tonajlı açık deniz gemisi. // Genellikle önemli
bölümleri, yerleri, güverteleri zırhla kaplanmış bir sınıf savaş
gemisi. // Genellikle; hayati yerleri zırhla korunmuş bir sınıf
savaş gemisidir. // Bordaları demirle kaplanmış savaş gemisinin
eski adı. Bu isim sonraları çelik olarak inşa edilmiş teknelere
de verilmiştir. // Zırhla muhafazalı büyük savaş gemilerine
genellikle zırhlı denilmektedir. Denizcilikte tek başına
“zırhlı” bir gemi tipi değildir.
ZIRHLI
KRUVAZÖR
Kısmen bir
zırhla korunmuş kruvazör. // Önemli kısımları zırhla kaplanmış
kruvazör. Bk. KRUVAZÖR.
ZİFT KAYIĞI
Gemilerin karinalarına zift sürmek için, ziftin kaynatılıp
eritildiği kazanları taşıyan kayık.
ZİNCİR BOTU
Limanda kopan demir ya da zinciri çıkaran tekne.
Hazırlayan:
Serdar Başaran
Serdar Başaran'a
teşekkürlerimizle
Denizce

09.01.2007
|