e-mail    
denizce@denizce.com
 

  ACİL YARDIM / DAKSAR



Denizcilik Eğitimi
ADF Olası Sınav Soruları
DTO Olası Sınav Soruları
VHF Olası Sınav Soruları
Denizcilik Eğitimi-1
Denizcilik Tarihi

AB ve Denizcilik
Akıntılar
İst.Boğ.Dip Akıntısı
Balıkçı Günlüğü
Bayrakların Dili
Bofor Tablosu
Boğazlarımız
Boylu Soylu Gemiler
Büyük Denizciler
Büyüklere Oyuncak
Cankurtarma İşaret.
Deneyim/Sintine p.
Deniz Aşıkları Koop.
Deniz Bilim.Enst.I
Denizde Yangın
D.Taşıtlar.Yangın
Dizel Motorlar
Ege ve Akdeniz...
Fenerler
Forsa Yelkenlisi
Gemi İşletmecisi
Gemi Sicili Kodları
Gemi Söküm Tes.
Hamidiye Krvz.
Harita Simgeleri
Kıyı Konferansı
Kurtuluş'un Son..
Kürek Sporu
Levent Yatı
Marmara'da Yaşam..
MDTMYO B.Bülteni
Ölçüler
Pusula
Saltanat Kayıkları
Savarona
Trak'ın Seferi
Tekne Boya-Bakım
Teknede Yaşam
Türkiye Süngerleri
Yavuz / Bismarc

Ev Tersaneciliği
Marinalar
Marina Map
Mersin DTMYO
Tekne İmalatçıları
Türk Loydu
  Ana Sayfa Yelken Su Altı Denizcilik Toplumsal Hobiler
 
Ayın Güzeli
Bağlar
Denizci Dili
Faydalı Bilgiler
Püf Noktası
Resim Galerileri
 Deniz Araçları Sözlüğü                                                                S Ş T U V Y Z

    A B C Ç D E F G H I İ J K L M N O Ö P R S Ş T U Ü V Y Z

   

SAHİL ATEŞ DESTEK GEMİSİ Amfibi harekatta, çıkarma yapan birliklere ateş desteği sağlayacak sahile yakın mevkilenmiş alçak draftlı tekne.

SAHİL FİLİKASI Denize atılması ve karaya çekilmesi kolay olan sahil filikası, sandalı.

SAKALAVA i. Bk. ÇEKELEVE.

SAKULEVA i. Doğu Akdeniz limanları arasında sefer yapan yelkenli gemi; bordaları çok çıkık, kıç üstü yüksektir; kıç direğine randa, grandi direğine düzey seren yelkeni açılır, öbür yelkenleri de latin veya pıraçıra yelkenidir.

Birçok doğu gemisinde olduğu gibi, sakuleva’larda da, küpeştenin orta kısmında, brandadan yapılmış ve sökülüp takılabilen bir küpeşte vardır. Bu teknelerin boyları ve yelken donanımları birbirinden çok değişik olabilir. Çeşitli sakuleva tipleri arasında, hemen hemen bir brik-gulet görünüşünde olan, ama grandi direğine brigantin yelkeni yerine bumbalı üç köşe yelken açılan scouna sakulev’i özellikle anmak gerekir (scouna, schooner [geolet] kelimesinin bozulmuş biçimidir).

SAL i. (esk. türk. k.). Gemi kazaya uğradığında kazazedelerin üstüne çıkacağı yüzer cisim. // Gemi ile rıhtım arasına konulan yüzer cisim. // Birçok kalın direğin yan yana birbirine bağlanmasıyle yapılan ve genellikle akarsularda taşıma işlerinde kullanılan, düz ve korkuluksuz taşıt. Halk dilinde Tabut denir. // Bidonlar veya yüzer sarnıçlar üzerine monte edilen platform.

Sallar daha çok suda yapılır. Çünkü karada yapılacak olursa, ağaç parçalarının her birinin suya atılınca başka bir durum alması bunların biraraya getirilmesini güçleştirir. Bir sal yapmak için ağaçların kalın ve ince uçları bir kalın uç ve bir ince uç olmak üzere yan yana getirilir. Böylece, salın ön ve arka ucunda bir kalın uçla bir ince uç yan yana getirilmiş olur. Ayrıca, en uzun ağaçlar da orta sıralara konur. Bundan sonra, su üstünde yüzen bu ağaçlar yan yana getirilerek salın kenarına tutturulmuş bir iple sıkıştırılır, üstlerine, dikey durumda daha kısa ağaçlar konarak alttaki kütüklere saz iplerle bağlanır. Aradaki boşluklar da çalı demetleri veya dallarla doldurulur.böylece meydana gelensal, çoğu zaman, sıkıca kapanmış varillerin üzerine oturtularak hızlı akıntılarda dengesinin bozulması önlenir. Bu sallarla, inşaatta veya yakıt için kullanılan ağaçlar taşınır.

Etnografik. Sal, birbirine bağlanmış kalın dallardan (Avustralya), sadece yan yana getirilerek bağlanmış veya içi biraz oyulmuş kütüklerden (tasmanya catamaran’ı) yapılmış olabilir. Bu tür salların nehir ulaşımı veya karşıdan karşıya geçme olarak kullanılan ve daha büyük boyda olanları da vardır. Sal yapmak için, malzeme olarak, birbirine bağlı kamışlar veya ot demetleri de kullanılabilir. Bu çeşit bir sal, ortasının çukur olması dolayısıyle, sandal ve pirog arasında bir araçtır. (Güney Amerika’nın balsa’sı, tasmanya ve batı afrika salları). Bunlar, bataklıklar veya göller gibi durgun ve az derin sularda kullanılan su üstü araçlarıdır.

SALAMBA Manila denizlerinde kullanılandirekli, yelkenli balıkçı teknesi.

SALAPURYA i. (fr. chaloupe > ital. scialuppa’dan). Mavunadan daha küçük, yük taşıma işlemlerinde kullanılan teknelerdir. İstanbul sularında ve Marmara denizinde ticaret eşyası taşımada kullanılan 10-15 tonluk yelkenli ticaret kayığı; direği, dibine bağlanmış bir karşı ağırlıkla kolayca yatırılabilir ve böylece Haliç’e girmesi gerektiğinde köprü altından geçişi sağlanırdı; üçgen şeklinde olan yelkeni, direği üzerinde kasnaklarla (çemberler) açılarak indirilirdi: Sağ taraflarında Boğaziçi vapurları, kayıklar, salapuryalar yeşil suların üstünde oynaşıyor (H. E. ADIVAR). Bk. MAVNA.

SALLE MAN Eski Portekiz savaş gemilerinin adı.

SAMBUNK Alçak, yuvarlak, bodoslamalı yüksek kıçlı Arap teknesi.  

SAMPAN Çin, Cava, Madagaskar denizlerinde balıkçılık, yük taşıma ve diğer işler için kullanılan tekne.

SANDAL i. (ar. şandāl’’dan). Küçük kürekli tekne. Liman içinde ya da güvenceli sularda insan taşımada, balıkçılıkta eşya taşımada kullanılır. Bıyu yaklaşık olarak 5/6 metre arasındadır. // Kürekle hareket ettirilen, kısa boylu ve genişçe küçük deniz teknesi: İster misiniz, sizi sandalla ta derenin nihayetine kadar götüreyim? (H. Z. Uşaklıgil). Sandalın geldiği günden beri Süreyya rüzgar buldukça fırsatı kaçırmıyor, hemen balkona çıkıp sandalcıya sesleniyordu (Mehmed Rauf).

SARDINERE Sardalya balığı avında kullanılan çeşitli tekneler.

SARNIÇ GEMİ Sıvı yükleri taşımak için özel olarak yapılmış gemiler. Bk. TANKER.

SARNIÇLI TEKNE Tatlı su, mazot gibi sıvıların taşınmasında kullanılan küçük gemi veya duba.

SAVAŞ GEMİSİ Yaklaşık olarak 50.000 deplasman tonunda büyük vurucu kuvvete sahip ve korunmak için belirli sür’atte, ağır silah ve zırhla donatılmış savaş gemisi. // Savaş maksadına uygun olarak, hücum ve savunma için özel silahlar ile donatılmış gemidir.

SAZ KAYIĞI Boğaziçi’nde düzenlenen mehtap gecelerinde, içinde saz takımının bulunduğu büyükçe kayık: Hele saz kayığının en yakınında bulunan kayıkçılar ellerini biraz uzatarak yanlarındaki sandal veya kayığın kenarlarını tutmakla bunları birbirlerine tamamen yapıştırmış ve adeta kenetlemiş olurlardı ve bu sıralarda sandallarını yerlerinde tutabilmek için bir teviye siya ederlerdi (A.Ş. Hisar).

SCHUYT Yan yelkenlerle donatılmış bir veya iki direkli Hollanda balıkçı yelkenlisi.

SCOW Karinası düz gemi. Genellikle kum, çakıl, çamur transferinde kullanılır. Geniş olanlara Barge (Barç) veya Lighter (Layter) denir.

SCULL Bir adam tarafından yürütülen küçük bot.

SCULLER Küçük kürekle yürütülen bot.

SEA BOAT Gereği halinde derhal denize atılmak üzere hazır bulundurulan tekne, filika. Bk. KAZA BOTU.

SEALER Fok balığı avında kullanılan gemi.

SETTEE RIG İki direkli, dört köşe yelkenleri olan tekne.

SEYYAR MAÇUNA Duba üzerine kurulmuş maçuna.

SHIP-OF-THE-LINE Yelken devrinde muharebe gemisi. 3 veya daha fazla güvertede topların bulunduğu alçak süratli ancak yüksek tonajlı yelkenli gemi.

SIVI YÜK GEMİSİ Akaryakıt, asit, likit gaz taşıyan gemi. (Tanker de denir.)

SİLAHLI TİCARET GEMİSİ Savaş için donatılmış (silah ve adamlı) ticaret gemisi.

SİVİL SİLAHLI GEMİ Savaşta askeri personelle donatılan sivil gemi.

SLOOP (ing. k.) Şalupa. Tek direkli, floklu, randa yelkenli tekne. // Tek direkli, cıvadralı floklu, yan yelkenli tekne. // Savaş zamanında refakat ve karakol işleri yaptırılan makineli tekne.

SLOOP-OF-WAR Fırkatenden küçük ve daha süratli, ana bataryası tek bir güvertede olan tam armalı yelkenli tekne.

SMACK Bir çeşit (yelkenli) balıkçı teknesi.

SNIPE [snayp] i. Spor. Yelkenli bir tekne türü. (Uzunluğu en çok 4,73 m, genişliği 1,55 m’dir. 193 kg ağırlığında olan Snipe’ın 10,78 metrelik çift yelkeni vardır. İki kişi tarafından kullanılır. İşareti, su kuşu silüetidir. Snipe, Türkiye’de çok tutulan bir teknedir.

SOĞUTUCU AMBARLI GEMİ Taze hamüle taşıyan ticaret gemisi. // Dondurulmuş, soğuk yük taşımak için özel yapılmış gemi.

SÖRVEY GEMİSİ Ölçme, mesaha gemisi.

SPORTİF veya GEZİNTİ GEMİLERİ Genellikle, sportif ve gezinti maksatları ile bu alanda turistik gelir amacına yönelik yapılmış teknelerdir.

Sportif maksatlar için yapılanlar milletlerarası, klasmanlarla belirlenmiş, olimpik veya olimpik olmayan özel yapıdaki, yelkenli veya yelkenli motorlu olan teknelerdir.

Gezi maksadına yönelik tekneler ise, ya bireysel zevkler için veya turistik amaçlı geziler için tertip edilmiş teknelerdir.

Bu tekneler çoğunlukla ağaçtan imal edilmiştir. Son zamanlarda sentetik maddelerin gelişmesine paralel olarak ağaç imalatın yerini FİBER GLAS tekneler almaya başlamıştır.

Ayrıca saç ve alüminyum karışımı olarak yapılanlar görülmektedir. Bir gelişme şekli de beton tekne yapımındadır. Teknenin şekli demir çubuklar ile ortaya çıkarılarak, bunlar beton ile kaplanıp tekne oluşturulmaktadır.

STAR Bir çeşit yelkenli yarış teknesi.

STEAMER Önceleri yalnızca stim ile hareket eden tekneye denilmişse de sonraları, denizde çatışmayı önleme tüzüğünde belirtilen ve genel anlamda bütün gemilere denilmiştir.

STİMLİ GEMİ Üretilen stimle hareket eden ve açık denizlerde seyredebilen gemi.

SU GEMİSİ Gemilere su veren, taşıyan gemi.

SUCTION DREGGER Emerek tarayan tarak gemisi.

SUPER LINER Büyük tonajlı, hızlı hat gemisi.

SURF BOAT Sahil dalga çatlağında çalışmak üzere özel yapılmış tekne.

Bu sistem tekneler halen bazı kısıtlı durumları sebebiyle fazla yaygın halde değildir.

ŞAHTUR i. (ar. şahtûr).   İnce donanma gemilerinden biri. (“İşkampavya’dan” büyük, “Cekelve” den küçüktü.). // Teknesi çok ince tahtadan yapılmış, üzeri ziftle örtülü sivri kayık. (Teknesine mehuf adı verilen bu tür kayıklarla ırmaklarda taşıma yapılırdı.)

ŞALOPA veya ŞALOPE i. (ital. scialuppa’dan). Yük taşıma işlemlerinde kullanılan bir deniz aracıdır. // Bir ya da iki kürekle hareket eden küçük araç // Yelkenli küçük balıkçı teknesi, Tırata. // Eskiden kullanılmış iki direkli küçük tekne. // Filikadan büyük, kürek ve yelkenle hareket eden tekne. // Ambarsız, iki direkli ve on iki toplu yelken gemisi.   // Küçük boyda, ambarsız, on iki topu olan ve yelkenle hareket eden savaş gemisi. (Brik’ten küçük, ateş gemisinden büyüktür. 20 Zıra* boyunda ve iki direkliydi; sübye denilen iki düz yelkeni vardı. Şalopanın personel kadrosu bir reis, bir yelkenci, iki reis muavini, bir katip, bir çavuş, bir kılavuz, 5 humbaracı, 7 topçu ve 43 kalyoncudan meydana gelirdi. // 27 zirâ boyunda (1 zirâ 68 cm’dir.) Sübye yelkenli (seren direği olmayan yelken tipi) 12 topu, 64 personeli olan iki direkli gemi. Bk. TIRATA.

ŞARPİ i. (ing. sharp’tan fr. sharpie). Uzun, dar, düz dipli yelkenli spor teknesi. // Üç köşe yelken açılan iki direkli amerikan (Conecticut kıyıları) balıkçı teknesi. // Bu balıkçı teknesinden örnek alınarak yapılmış, altı düz, bordası su hattında keskin olarak kıvrık, salma omurgalı spor ve yarış teknesi. (Tekneye bu biçimin verilmesindeki amaç, özellikle teknenin inşasını kolaylaştırmak, dolayısıyla maliyet fiyatını düşürmektir. Tekne, kontrplak gibi geniş yüzeyli levhalardan yapılabilir.)

Spor. Şarpi , milletlerarası bir sınıftır. 1931’den beri yelken sporunda kullanılır. Uzunluğu 5,99 m, genişliği 1,43 m, ağırlığı ise 230 kg’dır. Tek direkli ve iki yelkenlidir. Yelkenlerin toplamı 12-14’m’dir. Dümen yekesi hilal biçimindedir. İki kişilik bir teknedir ve sınıf işareti “12” sayısıdır.

ŞAT i. (fr. chatte). Kamarası, motoru ve dümeni olmayan, saçtan yapılmış tekne. (Bu tekneler ikili veya dörtlü gruplar halinde yedekte çekilir.) // Liman içinde, gemilerle kıyı arasında yük taşımakta kullanılan güverteli duba. (Şat, İzmir limanında kullanılan bir terimdir.) Bk. BARÇ, LAYTER, MAVUNA.

ŞAYKA i. (rusça ve macarca şayka, çete’den).  İnce donanma ve nehir gemilerinin bir çeşidi. (Kancabaştan büyük, işkampavyadan küçüktü. Altı düzdü ve büük bir kayık biçimindeydi.; 20-50 savaşçı alırdı, üç topu vardı. Osmanlılar tarafından kıyıların korunmasında kullanılırdı. Kazaklar da aynı adı taşıyan gemileriyle Karadeniz’de korsanlık yaparlardı.)

ŞEHDİYE i. Denizc. Bk. ÇİTİHA.

ŞİLEP i. (alm. Schleppen, çekmek, sürüklemek > Schlepp’ten [schiff]). Yük taşımağa yarayan gemi. Değişik tarzda yükleri taşımak maksadı ile kullanılan gemilerdir. Bk. YÜK GEMİSİ.

ŞİŞİRİLEBİLİR CAN SALI Denize atılınca şişmek üzere gemilerde ambalajı içinde bulundurulan can kurtarma aracı.

ŞİŞİRİLEBİLİR CAN SALI Denize atılınca şişmek üzere gemilerde ambalajı içinde bulundurulan can kurtarma aracı.

TAHLİSİYE SANDALI Tahlisiye işlerinde kullanılmak üzere özel olarak yapılmış, çok sayıda kürek ve aynı zamanda yelkenle yürütülen deniz aracı. (Baş ve kıç tarafları çok geniş hacimli sephiye tankları haline getirilmek suretiyle devrilse dahi batmazlığı sağlanmış bulunan bu sandallar, artık yerlerini gene özel yapılı tahlisiye motorlarına bırakmış bulunmaktadır.

Tam armalı gemi Direklerinin hepsinde seren yelkenleri bulunan üç direkli gemi.

TAHTELBAHİR blş. i. (ar. taht, alt ve bahr, deniz’den taht-el-bahr). Eski dilde denizaltı. Bk. DENİZALTI.

TAKA i. (onomatope tak’tan [?]). Doğu Karadeniz bölgesine has yelkenli bir tür kıyı teknesi: Ay ışığı denizin yüzüne düştü. Arada bir hışır hışır takalar geçiyor (Kemal Tahir).

Taka, 8-10 m boyunda ve 5-6 t yük taşıma kapasitesindedir. Güverte hattı oldukça çalımlıdır. Baş omuzluk hizasından başlayan küpeşteleri, güverte çalımına paralel olarak kıça kadar uzanır. Bodoslama, güverte düzeyine yaklaştığı yerde, dışarı doğru keskin bir dönüşle kıvrılarak, gagayı andıran bir biçimde ileri uzar. Ayna kıçlıdır. Ortasında küçük bir ambarı vardır. Takanın istenildiği zaman yatırılabilen direğine sabit pıraçıra yelkeni çekilir. Rüzgarsız havalarda kullanmak üzere kürekleri vardır. Son yıllarda bütün takalar motorlu duruma getirilmektedir. Taka, genellikle yük taşımakta ve balıkçılıkta kullanılır.

TAM ARMALI GEMİ Üç direkli ve cıvadralı, yelkenlerinin hepsi kare yelkenli olan yelken gemisi. KABASORTA ARMALI GEMİ de denir.

TAMİR veya TAMİRAT GEMİSİ Gemi tamirlerini yapabilecek şekilde donatılmış gemi. // Sahildeki tamir merkezlerinden uzakta bulunan gemilerde çıkan arızaların giderilmesi için gerekli makine ve aletlerle donatılmış olan ve yeterli personeli bulunan gemi.

TANK BARGE Makinesiz, sıvı yakıt taşıyan duba, layter. Yük alıp verme işlemini kendi tulumbası ile yapar.

TANKER i. (ing. k.). Ham ya da işlenmiş petrol ürünlerini, sıvı yükleri taşımak için özel olarak yapılmış gemiler. Sarnıç gemisi. //  Petrol ve petrol ürünleriyle sınai yağlar, şarap v.b. dökme sıvı yükler taşımak üzere özel olarak inşa edilmişve yük hacmi enine ve boyuna perdelerle çok sayıda tanklara bölünmüş gemi. // Yük olarak petrol ya da petrol ürünleri taşıyan gemi, tanker. // Sıvı yükleri, akaryakıtları taşımak üzere özel olarak inşa edilmiş sarnıç gemisi.

Tanker terimi, petrol ürünlerinin denizaşırı nakliyata girdiği 1886’yı izleyen yıllarda kullanılmağa başlandı. Önceleri 3 000 ton hacminde inşa edilmeğe başlanan tanker gemiler, İkinci Dünya savaşına kadar çok yavaş bir gelişme gösterdi. Amerikalıların İkinci Dünya savaşına katılmasıyle başlayan ikmal hareketleri sırasında inşa edilen dedveyt tonluk T2 tipi tanker gemileri, bu tür taşımada hızlı bir gelişme gösterdi. İkinci Dünya savaşından sonra, tankerler dünya petrol üretimine paralel olarak önceleri oldukça yavaş, son yıllarda da çok önemli gelişmeler gösterdi. Bu gün 100 000 tona kadar olan tankerlere küçük, 200 000 tona kadar olanlarına orta boy, 300 000 tona kadar olanlarına jumbo, 300 000’in üstündekilere mamut tanker denir. Bk. SARNIÇ GEMİ.  

TARAK GEMİSİ Limanları ve gemilerin seyir yollarını kazarak derinleştiren gemi. // Deniz dibini derinleştirmek için yapılmış tekne.

TARETLİ GEMİ Ana silahlarını taret veya taretler içinde taşıyan savaş gemisi.

TEK SIRALI Beher oturakta bir kürekçi olan tekne.

TELGRAF GEMİSİ Denizaltı kablosu döşemek için özel olarak yapılmış gemi.

TENDER Büyük gemi veya gemilerin işlerine bakan küçük gemi.

TERRADA 16’ıncı asrın bir ya da iki direkli, şark yelkenli teknesi.

TIRHANDİL veya TIRANDİL i. (yun. trekhantiri, bir çeşit küçük ve hafif gemi’den). Yelkenle ve kürekle hareket ettirilen bir çeşit tekne. // Ege denizi tipi küçük yelkenli tekne. İki direkli ve cıvadralı latin yelkenli olabilir. // Ege Denizi tipi küçük yelkenli.

TIRANDİL Bk. TIRHANDİL.

TIRATA Balıkçılık için yapılmış ortaları havuzlu şalopa. Bk. ŞALOPA.   

TİCARET GEMİSİ Ticari nakliyata tahsis edilmiş gemi. // Denizde kazanç elde etme maksadıyla tahsis edilen veya fiilen böyle bir maksat için kullanılan gemi. // Denizde yük, yolcu taşıma ve ticaret işlerinde kullanılantekne, gemi.

TİCARET MUHRİBİ Ticaret gemilerini zaptetmek için kullanılan sür’atli muhrip.

TORPİDO BOT Ana silahı torpidolor olan küçük fakat sür’atli savaş gemisi. // Hücum botu. Görevi hücum etmek ve ana silahları torpidolar olan küçük fakat çok hızlı savaş gemileri. Ayrıca keşif, karakol ve denizaltıları avlama görevlerini de yaparlar. // 1875 yılında Whitehead Torpidosu’nun ciddi bir silah olduğunun anlaşılması üzerine, torpido taşıyan tekneler yapılmaya başlamıştır. İngilizler ilk kez 1877’de White Head Torpidosu taşıyan ve 19 mil sürat yapan (Lightning) isimli bir torpidobot yaptılar.

Fransızlar, Almanlar bu ucuz ve çok tehlikeli silaha hemen gereken önemi verdiler ve onlar da süratli torpidobotlar inşa etmeye başladılar.

1888’de 1’ci sınıf büyük, 2’ci sınıf küçük torpidobotlar yayıldı, sürat 27 mile kadar çıktı.

Torpidoların menzilinin artması, infilak maddelerinin daha etkili hale gelmesi, hem torpidonun hem bunları atan teknelerin önemini arttırdı, hem de torpido atan teknelere karşı savaşacak yeni tekneler yapılmasını da sağladı.

Böylece torpidobotlar, hücumbotlar, torpidobot destroyerleri meydana geldi.

TRAKTÖR Çıkarma gemi ve teknelerine ait genel terim.

TRAMP GEMİ Düzenli hatlar üzerinde çalışmayan ve herhangi bir yükün bir yerden bir yere taşınması için kiralanan gemi. // Seferlik, nerede uygun yük bulursa onu taşıyan gemi. Düzenli sefer yapmayan gemi.  (Tramp gemileri genellikle kömür, maden cevheri, tahıl v.b. dökme yükler taşıdığı gibi, demir ve çelik mamullerini de parti yükler halinde taşır. Yapılışı ucuz, görünüşü oldukça sade, işletmeciliği ucuzdur.)

TRANSATLANTİK s. (fr. transatlantique). Atlantik denizini aşarak Eski ve Yeni Dünya arasında çalışan gemi.

TRANSPORT Asker taşımak için kullanılan gemiler. // Özellikle askeri taşıma araçları için kullanılır. Nakliye, taşıt gemisi.

TRAWLER Balıkçı gemisi. Balık yakalamak için deniz dibini ağ ile tarayan tekne. Trol.

TREN FERİSİ Tren vagonlarını karşıdan karşıya taşıyan gemi. Bu taşıma ile eşya, vagondan çıkarılmadan yolculuğuna devam edebilir.

TRIME Üç sıra kürekçisi olan eski Yunan, Roma, Kartaca savaş gemisi.

TRİERES i. (yun. treis, üç ve eretes, kürekçi’den). Eski Yunan’da ilk olarak Korinthos’ta yapıldığı sanılan yunan savaş gemisi. (Trieres’te üst üste üç sıralı bir forsa takımı vardı ve pruva bodoslamasında borda bordaya gelmeyi kolaylaştıran iki mahmuzla donatılmıştı. Uzunluğu 40 m’ye yakın olan tekne 200 kadar tayfa alırdı.)

TROL BALIKÇI Trol ağını sürükleyen balıkçı teknesi.

TROL GEMİSİ Trol. Sürütme ağ ile balık tutan gemi.

TROOPER Askeri taşıma gemisi. Bk. TRANSPORT.

TROOP SHIP Asker taşıma gemisi.

UÇAK GEMİSİ Savaş uçaklarının taşınmasına, iniş ve kalkışlarına imkan veren uçuş güvertesi, hangar gibi tesislere sahip büyük savaş gemisi. // Uçak taşıyan savaş gemisi. // Güvertesi uçuş alanı şeklinde inşa edilmiş, büyük tonajlı bir gemi tipidir. Çağımızın en güçlü bir silahıdır. Taşıdığı uçaklar yardımı ile kısa zamanda çok uzak hedeflere ulaşıp onları etki altına alırlar. Kod harfler.: CVA-CVL-CVE dir. Son gelişmiş tipleri nükleer gemiler olup, uzun süre denizde kalma yetenekleri yanında yüksek süratle seyrederler.

İlk defa 14 kasım 1910’da bir uçak, 25 m uzunluğunda uçuş güvertesi olan bir ingiliz gemisinden havalanabildi. Uçuş güvertesine ilk iniş ise, 18 ocak 1911’de, amerikan deniz kuvvetlerine ait bir geminin 32 metre uzunluğundaki güvertesine yapıldı; uçağın hızı saatte ancak ancak 50 km idi. Yavaş yavaş bütün deniz kuvvetlerince kabul edilen güverteye iniş sisteminde, uçak tarafından atılan bir kanca, güverteye enlemesine serilmiş ve içi kum dolu torbalar bağlanmış tel halatlara takılıyordu. Bugün bu kum torbalarının yerine çok gergin yaylar kullanılır. Birinci Dünya savaşında fransız deniz kuvvetleri, kara veya deniz uçağı taşımak üzere birçok gemi kullandı. Fakat uçuş güvertesi bulunan gerçek uçak gemisi’ni, zırhlıların veya büyük yolcu vapurlarının tekne biçimini değiştirerek ingiliz deniz kuvvetleri inşa etti. Bu şekilde gerçekleştirilen prototipler (furious, Argus, Eagle), ingiliz deniz kuvvetlerine belli bir üstünlük sağladı. İngiltere, tam bir uçak gemisi denilebilecek ilk gemiyi 1919’da tezgaha koydu; Hermes adını taşıyan bu gemi (10 800 ton, 20 uçak) Japonlar tarafından taklit edildi.

O devirde, büyük deniz kuvvetlerinin her birinde büyük bir uçak gemisi vardı: amerikan deniz kuvvetlerinde, 33 000 tonluk, 70 uçaklı Saratoga; japon deniz kuvvetlerinde 26 900 tonluk, 50 ile 70 uçaklı Akagi, ingiliz deniz kuvvetlerinde 33 ile 45 uçaklıİllustrious. Bütün bu gemilerin uçuş güverteleri bir uçtan öbür uca uzanır ve baca ile kaptan köprüsü, geminin bir kenarına bir ada halinde toplanmıştır. İkinci Dünya savaşında uçak gemileri, gerek limanlarda yatan deniz kuvvetlerine torpil ve bomba hücumlarının yapılmasında (Taranto, Pearl Harbour), gerek açık denizde filolar arasında yapılan savaşlarda (Midway, Mercan denizi), gerek filoların veya ticaret gemilerinin denizaltılara karşı korunmasında büyük rol oynadılar.

Uçak gemileri çok çeşitlidir: ağır filo uçak gemisi veya “hücum uçak gemisi”de denen savaş uçak gemisi; hafif filo uçak gemisi, zırhsızdır, fakat deniz kuvvetleri arasındaki savaşlara uçaklarıyle katılabilecek güçtedir; nihayet yalnız konvoylara refakat edebilen ve düşman savaş uçaklarının tehlikesi olmayan bölgelerde denizaltılarla mücadeleye girebilen refakat uçak gemisi.

Günümüzde, uçak gemileri büyük donanmaların belkemiğini meydana getirir; yalnız S.S.C.B. uçak gemisi yapmadı. Tahrip potansiyelleri arttırılan bu gemiler, zamanla vurucu kuvvetlerin bir elemanı haline geldi. Bu da, atom veya hidrojen bombaları taşıyan tepkili uçaklarla donatılmalarına bağlanabilir. Omurgaya göre 5° ile 9° eğik uçuş güverteleri, çoğu zaman park yeri olarak kullanılan güvertenin geri kalan kısmını boş bırakarak güverteye inişi ve mancınıkla fırlatmayı sağlar. Bu eğik pistler uçakların havalanma süresini azaltır ve dönüş hızı ile güvenliğini arttırır. Uçak gemileri alanında amerika tam bir üstünlük sağlamıştır. 1962’de amerikan deniz kuvvetlerinde 100’den çok uçak gemisi vardı. Bunlardan son yapılan altı hücum uçak gemisi, Forrestal sınıfındandır. 1954’te denize indirilen 60 000 tonluk bu prototip 218 milyon dolara mal olmuştur; boyu 315 m, genişliği 76 m’dir, 4 asansörü, 4 buharlı mancınığı ve zırhlı serbest uçuş pistleri vardır, mürettebatı 4 000 kişidir ve sesüstü avcı uçaklarından bombardıman uçaklarına kadar dört türde 70 ile 100 uçak taşır. Dört dakikada 32 uçak havalandırabilir. Uçak gemilerinde atom gücüyle itiş ilk defa 75 000 tonluk Enterprise ile başladı.

UÇURMA i. (uçurmak’tan uçur-ma). Yelkenli savaş gemilerinden meydana gelen ince donanmanın en küçük gemisinin adı. (Uçurma, çok hızlı olduğu için bu adı aldı.)

USKUNA i. (ing. Schooner.) İki ya da daha fazla direkli, genellikle yan yelkenlerle donatılmış yelkenli tekneler.Bazen pruva direğinde seren yelkenler bulunur. // Pruva direği kabasorta, grandi direği sübye donanımlı olan iki direkli yelken gemisi. // 27 zirâ boyunda, 16 toplu, 90 mürettebatlıdır. Pruva direği tekmil seren yelkenlerini havi, iki direkli bir gemidir.  Bk. BRİK-GULET.

USKUNA BRİK Bk. BRİGANTİN.

ÜÇ AMBARLI Eski bir savaş gemisi tipi. En üst güvertesinden başka altında üç batarya top taşıyan savaş gemisi. // Ana güvertesinden itibaren, birbiri altında üç sıra top taşıyan eski bir savaş gemisi tipidir. // Üç güvertesinde top olan eski tip bir savaş gemisi.  

ÜÇ DİREKLİ BARKO Baştan üçüncü direğinde yatay seren yelkeni olmayan, yan yelkeni bulunan barko.

ÜÇ DİREKLİ GULET Pruvası kabasorta, diğerleri sübye olan üç direkli gulet.

VAPUR i. (fr. vapeur, buhar’dan). Su buharının esnek gücüyle çalışan gemi: Arnavutköy’de vapurdan indiler. İskeleden çıkarken Efendiyi, bir polis selamladı (S. Kocagöz).

VARAGELE veya VARGEL İki konum arasında gerilen bir halat üzerinde işleyen sandal, filika. İstenilen tarafa teknenin baş ve kıçından alınan incelerle (halatlarla) götürülüp getirilir. Diğer bir deyimle, örneğin kıyıya kıçtan kara olmuş bir gemiden girip çıkmayı sağlamak için gemi ile sahil arasına çekilmiş bir halat üzerinde işleyen deniz aracı. Gemiye giren çıkanlar kendileri girip çıkabilirler.

VARAGELE BOTU İki yer arasında gidip gelmeyi sağlayan bot.

VARDAKOSTA i. (ital. suarda-costa). Kıyı muhafaza gemisi. // Eskiden kıyı koruma için kullanılan deniz araçlarına denirdi. // Sahil muhafaza hizmetinde kullanılan gemilerdir.

VARGEL BOTU (ing. Bac denir.) Başı küt, altı düz filika. Bk. VARAGELE.

WARPING TUG Amfibi hücumda, amfibi istihkam birliklerinin kullandığı birden fazla pontondan oluşan özel maksatlı römorkör.

WEATHER SHIP Hava gözlem gemisi.

WHALE CHASER Balina avlayan ve fabrika gemisi ile beraber çalışan gemi.

WHALE FACTORY Balina fabrika gemisi.

WHERRY 1- Yolcu ve yük taşımak için kullanılan kamaralı küçük tekne. 2- Küçük kürekli tekne.

WINDJAMMER Yelkenli teknelerin argo deyimi.

XEBEC Akdeniz ile İberik yarımadası sahillerine özel küçük üç direkli yelkenli.

YAN YELKENLİ USKUNA Yan yelkenlerle donatılmış bermuda armalı kotra.

YANDAN ÇARKLI Davlumbaz pervaneli gemi.

YANKY Küçük Hollanda teknesi.

YARDIM RÖMORKÖRÜ Tehlikeli durumda bulunan gemilere yardım etmek için özel olarak yapılan ve bazı özel aletlerle donatılan açık deniz römorkörü.

YARDIMCI GEMİ Savaş halindeki bir donanmanın, bu alanda harekatının devamlılığını sürdürebilmesi için lojistik desteğe ihtiyacı vardır.

Bu destek, donanma bünyesinde yer alan bu maksada uygun gemiler tarafından sağlanır. Temini gereken madde ve teçhizat, akaryakıt, cephane, gıda maddeleri, sağlık malzemeleri, yedek parçalar, personel, su ve bunun gibi maddelerdir.

Bu gemiler; tanker, kuruyük gemileri, özel cephane gemileri ve onarım gemileridir. // Refakat gemileri, ana gemiler, yük, kömür taşıyan gemiler, tamir gemileri, fener gemileri (açık denizlerden sahile yaklaşmada, belli mevkilere demirlemiş fener görevi yapan gemiler) gibi teknelere denir.

YAT Yarış ya da zevk için yapılmış yelkenli ve/veya makineli tekne.

YAVL 1- Pruva direği ve yeke gerisinde mizana direği olan güverteli yelkenli, yavl. 2- Beş çifte kik. 3- Açık, küçük balıkçı teknesi.

YEDİ DİREKLİ YELKENLİ Gulet yelkenleri ile donatılmış ve altı direkliden daha büyük yedi direkli amerikan yelkenli gemisi. (132 m uzunluktaki bir yedi direkli yelkenli 1902’de A.B.D’nin Maine eyaletindeki Fore River tezgahlarından suya indirildi. İstim makineleriyle döndürülen yelken donanımı gayet az mürettebat kullanılmasına imkan veriyordu.)

YELKEN GEMİSİ Yelkenle yürütülen gemi.

YELKENLİ GEMİ Denizdeki hareketini üzerinde bulundurduğu yelkenleri vasıtasıyla sağlayan gemi.

YELKENLİ TEKNE Yelkenle hareket eden, giden, yürüyen tekne. Yelkenli.

YOLCU GEMİSİ On iki kişiden fazla yolcu taşıyabilen gemi.

YOLCU POSTA VAPURU Yolcu ve posta paketleri taşıyan büyük ticaret gemisi.

YÜK GEMİSİ İçindeki yolcu sayısı on üçü geçmeyen ve yük taşıyan gemi. // Yük taşımak üzere yapılmış gemi. Modern yük gemileri büyük aşamalar yapmış ve her biri birer ihtisas konusu olmuştur.

YÜK KORVETİ Yelken devrinde, deniz kuvvetlerinde kullanılan yük gemisi. Eşanl. GABAR.

YÜKLEME BOŞALTMA MAÇUNASI Bk. DİREK MAÇUNA DUBASI.

YÜZER BATARYA Eskiden liman korunmasında kullanılan ve az su çeken, ağır silahlarla donatılmış savaş gemisi.

YÜZER HAVUZ Tanklarına su alıp batarak havuzlanacak gemiyi içine alan ve sonra aldığı suları tulumbaları ile basarak gemiyi kaldıran havuz. // Gemilerin karina ve sintine bakımlarının ve diğer tamirlerinin yapılabilmesi için gemilerin içine girdikleri ve bölmelerine su alarak dalan ve suyu tahliye ederek su üzerine çıkabilen saçtan yapılmış yapı. Yüzer havuzlar bir yerden bir yere çekilebildiklerinden harekat maksatları için elverişli onarım imkanı sağlarlar.

YÜZER KREYN Bk. MAÇUNA.

YÜZER VİNÇ Bk. MAÇUNA.

YÜZEY ETKİ GEMİSİ (SURFACE EFFECT SHIP) (ing) “Ground Effects Machine” in yeni tanımı. Aşağı doğru basınçla  verilen hava hava vasıtasıyla yer veya su sathı üzerine ilerletebilen araç.

ZAMBUK Kızıldeniz’de ve Basra Körfezinde işleyen latin yelkenli bir sınıf kayıktır. // Kızıldeniz ve Basra Körfezinde görülen latin yelkenli mahalli bir tekne tipidir.

ZIRH GÜVERTELİ KRUVAZÖR Kazan, makine, cephanelik gibi önemli bölümleri üzerine zırh döşenmiş kruvazör.

ZIRHLI Büyük bir kısmı mermilere ve uçak bombalarına karşı bir zırhla korunmuş, genellikle büyük tonajlı açık deniz gemisi. // Genellikle önemli bölümleri, yerleri, güverteleri zırhla kaplanmış bir sınıf savaş gemisi. // Genellikle; hayati yerleri zırhla korunmuş bir sınıf savaş gemisidir. // Bordaları demirle kaplanmış savaş gemisinin eski adı. Bu isim sonraları çelik olarak inşa edilmiş teknelere de verilmiştir. // Zırhla muhafazalı büyük savaş gemilerine genellikle zırhlı denilmektedir. Denizcilikte tek başına “zırhlı” bir gemi tipi değildir.

ZIRHLI KRUVAZÖR Kısmen bir zırhla korunmuş kruvazör. // Önemli kısımları zırhla kaplanmış kruvazör. Bk. KRUVAZÖR.

ZİFT KAYIĞI Gemilerin karinalarına zift sürmek için, ziftin kaynatılıp eritildiği kazanları taşıyan kayık.

ZİNCİR BOTU Limanda kopan demir ya da zinciri çıkaran tekne.

Hazırlayan: Serdar Başaran   


Serdar Başaran
'a teşekkürlerimizle

Denizce

09.01.2007