|

• Ortaçağ'da
ve Yeniçağ başlarında
denizcilik. Kraliçe Matilda'nın duvar halılarına
göre, Kuzey'de doğrudan Viking gemilerinin devamı olan, daha
ağır ve daha şişkin bordalı gemilerin yapıldığı
sanılmaktadır. Başlıca kıyı kentlerinin, özellikle de
Sandwich (1238),
Dover (1284)
ve Poole'un (1325)
mühürlerinde de aynı tür gemiler yer alır. Bu gemiler
uçlarına geçici üstyapılar eklenmiş drakarlardır; bu
eklentiler o dönem savaşçılarının sahip olduğu güllelerle
iyi atış yapabilmek amacıyla düşmana daha egemen olmayı
sağlardı. Sonradan bu üstyapılar tekneyle birleştirildi;
önde ve arkada, kasara adıyla barınak olarak kullanıldı. Her
zaman dümen işlevi gören kıç küreğinin yerini, XIII. yy.'da
gemi eksenine takılan dümen aldı. Gemiler boyut bakımından
büyüdü, ama her zamanki gibi tek yelken direği vardı. Bu
direğe çekilen kare biçimli dev yelken nedeniyle manevra
yapmak güçtü.
1418'de,
İngiltere kralı Henry V. Bayonne'da net uzunluğu 55 m olan,
Harry Grâce Dieu adlı iki direkli gemiyi yaptırdı. Hansa
birliğinin cogghe denilen yuvarlak bordalı, kısa
gemileri belli yüklere göre inşa edilmişti. Bunlar bordası
tam şişkin, hız kaygısıyla yapılmamış, rüzgârı arkadan
aldığı sürece iyi giden gemilerdi.
Akdeniz'de gemilere genellikle nave adı verilirdi.
Bunlar, bordası tam şişkin, uzunluğu genişliğinin 2,5-3
katı, kimi zaman da daha fazla olan gemilerdi. Deniz
arkeologu Jal, Saint Louis tarafından yedinci haçlı seferi
için kiralanmış bir Venedik gemisinin kira sözleşmesini
buldu. Roccaforte adlı bu geminin net uzunluğu 36,
genişliği 13 metreydi. Eksiksiz iki güvertesi vardı, iki
katlı kasaralar baş ve kıç bodoslamasının üstünde pek çok
çıkıntı taşıyordu, iki kıç küreği dümen işlevi görüyor,
donanımı her biri latin biçimi arteneli birer yelken taşıyan
iki direkten oluşuyordu. Yazar Joinville, Saint Louis'yi
Filistin'den getiren ve bordasında 800 kişi bulunan bir
nave'den söz eder. Ancak o dönemde, hiç kuşkusuz Aslan
Yürekli Richard'ı haçlı seferine götüren üç direkli nave
gibi daha büyük gemiler de vardı.
Rönesans döneminde,
denizciler ve gemi yapımcıları, çoğu kez kendi zararlarına
da olsa denge kurallarını öğrendiler.

16. yy.'da
su üstü bölümü çok yüksek olan, yüksek bordalı gemiler
yapıldı. Denizde top kullanımı yaygınlaştı ve kasaralar en
çok sayıda topu yerleştirebilecek biçimde yükseltildi.
Dönemin tüm gravürlerinde bu tür üç ve dört direkli gemilere
rastlanabilir. Kerreke, büyük bir yük gemisiydi; ilk
kez
15. yy.'da
İtalya’da yapıldı, Portekizliler Hindistan ticaretinde bu
gemilerden büyük ölçüde yararlandılar. Kalyon, adını
İspanya'dan ve altın filolarından aldı; aynı zamanda bordası
en büyük tekne tipiydi. Hulke'ler Hollanda yük
gemileriydi; aynı işlevi Akdeniz'de marsillane’ler
yerine getirdi. Portekizlilerin yaptığı karavelalar ise
keşif yolculuklarında kullanıldı. Bunlar, yalnızca arteneli
Latin yelkenleri taşıyan latina karavelaları ve
mizana direğinde kare biçiminde yelken bulunan redonda
karavelaları olmak üzere iki çeşitti. Orta büyüklükte
gemiler için genellikle otuz metrelik bir uzunluk
benimsenmişti. Ama, kuşkusuz çok daha büyük gemiler de
vardı. Yazar P. Fournier, le Havre limanında yapılmış dört
güverteli Carracon'u anlatırken mürettebatı 1500 kişiyi
geçen Portekiz kerrekelerinden söz eder. İngiliz J. Charnock
bunlardan birinin yedi güverteli, 32 toplu ve 1600 ton yük
taşıyabilir olduğunu söyler. Ancak taşınabilen yük tutarları
ve tonilatolar konusunda yine de kuşku vardır; çünkü o
dönemde gemilerin yük tutarlarını ölçmede kullanılan
yöntemler bugünkülerden çok değişikti. İngiliz gemilerinin
tonilatoları genellikle ton burden olarak verilmişti; bu
ölçü birimi aşağı yukarı 500 kiloluk şarap fıçısına
karşılıktı. Ama "ton burden" giderek üçte bir ya da dörtte
bir oranında artırılırdı ve ticari eşya söz konusu olduğunda
tun and tunnage biçimini aldı. Bu durumda, istif sırasındaki
yitim, fıçı yitiminden daha az olmaktaydı. Oysa dönemin
İngiliz yazarları, hâlâ karışıklığa yol açan bu ayrıma pek
değinmeden iki deyimden birini kayıtsızca kullandılar.
|
 |
Bu büyük gemilerden başka, çok sayıda küçük savaş
gemileri, kabotaj gemileri ve her tipte balıkçı
tekneleri vardı. Bunun yanı sıra kadırgalar Akdeniz'de
yalnızca savaş gemisi değil, ticaret gemisi olarak,
özellikle de Venedikliler tarafından kullanılmaya devam
edildi. Venedikliler İngiltere’ye dek uzanan düzenli
hatlarında bunlardan yararlandılar Southampton'da
1532'ye
dek kadırgalara rastlandı. |
• Kadırga
denizciliği.
Antik çağların kürekli gemilerinden başlayarak, Akdeniz'de
küreğin itici güç olarak kullanılması devam etti.
Venedikliler, Akdeniz ve Atlantik'te ticaret hatlarının
düzenliliğini rüzgârlara bağlı kalmadan sağlamak için, boyu
50 metreyi geçen 150 kürekçi tarafından yüzdürülen
kadırgalar, ya da her kürek oturağında üç kürekçinin
oturduğu ve birer kürek çektiği küçük kadırgalar yaptı. Bu
zenzile biçimi kürek çekmeydi. Ama daha sonra bunun
yerini scaloccio tipi kürek çekme aldı; bu yöntemde birçok
kürekçi bir tek küreğe asılıyordu. Büyük yük kadırgalarının
yanı sıra, Venedik, sotile ya da subtile
denilen savaş kadırgalarını denize indirdi; onu diğer
Akdeniz ülkeleri izledi. Barras de La Penne'in elyazmasına (1697)
göre, Fransa kralının kadırgaları net uzunluğu 51 m ve
genişliği 8 m idi. 12 metrelik 51 küreği vardı (kadırgaların
iskele tarafındaki bir kürek mutfağa yer açmak için
kaldırılmıştı); her biri 5 kişi tarafından çekilirdi.
Kadırgalar, her birinde birer arteneli yelken bulunan iki
direkli gemilerdi. Geminin baş bölümünde, omurga üzerinde
toplanmış topların sırası şöyleydi: ortada 36'lık bir top
(coursier), onun iki yanında 8'lik birer bâtarde ve 6'lık
birer moyenne yer alırdı. Bu beş topun atabileceği toplam
güllenin ağırlığı 25 kg'dı. Kadırgalar çoğu zaman rampa
çarpışmalarına da giriyordu; ama gemi boyutlarının büyümesi
bunu gitgide güçleştirdi.
Çektiri
tipi kadırgaların borda silah donanımı güçlendirilmeye
çalışıldı. Bunların yan bölümlerine konan toplar İnebahtı
deniz savaşı'nda önemli bir işlev gördü. Ancak çektiri
kadırgalar, küreklerle hızlı biçimde yol alabilmek için çok
ağır kalınca, kısa sürede bir yana bırakıldı. Fransa'da
Krallık kadırga birliği
1748'de
ortadan kaldırıldı. Brigantin, küçük kadırga, firkateyn,
şebek (sonuncular özellikle korsanlar tarafından kullanıldı)
gibi pek çok küçük gemide temel ya da yardımcı yüzdürme
aracı olarak kürekten yararlanıldı.
Kaynakça: Büyük
Larousse
|
|