|
Geçmişte uluslararası deniz araçlarında yaşanan yangınlar
Amerikan güvenlik uzmanlarını ayağa kaldırdı. Eğer bir bina
içinde bir yangına yakalanırsanız, çoğu zaman en yakın ve
yangından kapanmamış çıkışı bulup yola ulaşmanız, size
öğretilmiştir.
Bir gemi güvertesinde kıyıdan binlerce mil uzakta ise,
yapabileceğiniz tek şey gemi mürettebatının sizi güvenli bir
yere yönlendirmelerini veya tahliye kayıklarını
indirmelerini beklemektir. Bundan da öte
IMO'nun (Uluslararası
Deniz Taşımacılığı Örgütü) SOLAS
(Denizlerde Can Güvenliği) düzenlemelerine göre yangın
alarmının insanların paniklemesini veya yanlış alarmlara
aşırı tepki göstermesini önlemek amacıyla
tüm gemi yerine sadece kaptan köşkünde çalması ile ilgili
düzenlemesi gereğince mürettebatın sizi bilgilendirip
bilgilendirmemesine bağlı kalabilirsiniz.
NTSB'nin (Ulusal
Taşımacılık Güvenlik Kurulu) 1996 ve 1997 yılında iki adet
ölümlü yangının çıktığı yolcu gemilerinde yaptığı
araştırmada bu durumun oluşturduğu uyarı gecikmesi sonucu 6
ölü ve çok sayıda duman zehirlenmesi vakası olduğu ortaya
çıkmıştır.
Birinci yangın 27 Temmuz 1996 tarihinde Panama bandıralı
Universe Explorer adlı gemide sabaha karşı 3:00 sularında
çıkmış. Gemi Juneau Alaska'nın 25 mil uzağındaki Admiralty
adası yakınlarında 733 yolcu ve 274 mürettebat ile
seyrediyormuş.
Gemi uzaktan kumandalı ısı dedektörü ile donatılmıştı. Bu
dedektörler yangının çıktığı bölgede değil,
kaptan köşkünde alarm verecek şekilde ayarlanmış. NTSB'nin
raporuna göre, kaptan köşkünde saat 2:58'deki alarm ile
kaptanın genel alarmı çalması arasında tam 7 dakikalık bir
gecikme varmış. Bu zaman zarfında çamaşır odasında çıkan
yangın yoğun bir duman oluşturmuş ve ısı 2 kat yükselerek
mürettebatın kaldığı yere kadar yükselmiş. Mürettebattan 5
kişi dumandan boğularak, 2 kişi kendi yataklarında diğer
üçünün cesedi koridorlarda bulunmuş. Buna ek olarak 67
mürettebat ve 2 yolcu duman soluyarak yaralanmış. Toplam 27
kişi hastaneye kaldırılmış ve bunların 5 tanesinin durumu
kritikmiş.
İkinci yangın 6 nisan 1997'de Bahama bandıralı yolcu gemisi
Vista Fjord'da çıkmış. Fort
Lauderdale
limanından Azores'e 569 yolcu ve 422 mürettabat ile yola
çıkmış. Yangın çamaşır odasının yanındaki ardiye deposunda
çıkmış. Kaptan köşkündeki ısı dedektörü alarmı gece yarısı
1:12'de aktive olmuş. Her nekadar nöbetçi memur genel alarmı
çalmış olup kaptan da yolcu ve mürettebatın hemen tahliye
botlarına binmeleri emrini vermişse de ölümleri engelleyecek
kadar çabuk davranamamışlar. Ağır siyah duman havalandırma
tertibatının da yardımıyla ısı dedektörünün alarmı ile
sirkülasyon sisteminin kapatılıp yangının başladığı bölgeye
hapsedilmesi arasındaki 3 dakikalık zamanda tüm gemiye
yayılmış. Bir mürettebat duman zehirlenmesinden ölmüş, 6
mürettebat ve 4 yolcu da yaralanmış. NTSB raporuna göre her
iki geminin yolcu ve mürettebatının kaldığı kamaralarda
bulunduğu bölgede çalan otomatik duman alarmı istenmemiş ve
bulunmuyormuş. NTSB IMO'ya tasviye de bulunarak tüm yolcu
gemilerinde yolcu ve mürettebatın yaşam alanlarında otomatik
duman dedektörlerinin bulundurulmasını istedi.
NTSB'nin bu raporlarına rağmen, Ekim 1997 yılında yürürlüğe
giren uluslararası gemi güvenliği standartları bölgesel
çalan alarm sistemlerini gerekli görmemiştir. Ancak daha
iyiye doğru bir takım değişiklikler yapılmıştır.
2 kişinin ölümünden önce duman dedektörleri sadece
koridorlarda istenmekteydi. Şimdi ise SOLAS ısı yerine duman
dedektörlerini yolcu gemilerinde tüm yaşam alanlarında
istemektedir. Sistem mühendisleri ise;
"ısı
dedektörlerini aktive olmak için duman dedektörlerinden daha
fazla zamana ihtiyaçları vardır."
diyor.
Normalde ısı dedektörleri sıcaklık 121.11 derece (250 f)'a
veya daha yükseğine ulaşmadıkça çalışmayacaktır. Erken uyarı
duman dedektörleri, kayıpları azaltacaktır. Kontrol odası
dumandan anında haberdar olunca daha çabuk hareket imkanı
kazanacaklardır. Bunlara ek olarak, yolcu gemilerinde
potansiyel tehlike bölgeleri ile merdivenlerin doğrudan
ilişkisi ortadan kaldırılmalıdır. Örneğin çamaşır odaları,
kiler dolapları, gemi mutfağı gibi. Böylece bir yangın
durumunda dumanın merdivenlere ulaşması önlenir. Sadece
koridorlar ve büyük genel kullanım alanları medivenlere
açılabilmektedir. Çamaşır odaları da daha önce kullanılan
ısı dedektörlerinin aksine, artık mutlaka buhardan aktive
olması olasılığına rağmen duman dedektörü ile
techizatlandırılmalıdır.
Bütün bunlara rağmen henüz bölgesel alarm ile ilgili bir
uzlaşma oluşmamıştır.
Amerikan Sahil Güvenlik yetkililerine göre; endüstriyel
bakış açısı ile alarmın çalması
ve
panik arasında ilişki vardır. Bunun kaptanın geminin tam
kontrolüne sahip olmak istemesi ve insanların reaksiyonunu
bilmemesi ile ilgisi vardır. Ayrıca yanlış alarmlar ve belli
bir süre sonra bu alarmlara insanların tepkisizliği
de önemlidir. Bize göre (Sahil Güvenlik) bütün bu
problemlere yönelik teknik çözümler mevcuttur. Heşeyden çok
eldeki bilgilere bakıp kayıp sorusuna cevap aramalıyız. Ona
göre uluslararası kamuoyunun bu durumu kabullenmesi birkaç
yıl alacaktır.
Fakat 1992 yılında bu konu uluslararası
olarak tartışılmış fakat bir uzlaşmaya varılmamıştır.
Bu arada
"Universe
Explorer"
gemisi tekrar denizlere dönmüştür ve kendisi gibi birçok
gemide olduğu üzere bu gemide de bölgesel çalan alarm
sistemleri yoktur.
IMO
Sprinkler
Standardı
Otomatik sprinkler koruması ile ilgili IMO koşulları yakın
geçmişte gözden geçirilmiştir. 4 Ekim 1997 yılında 700
yolcusu ile batan Romantica gemisinin Mısır'a giderken
batmasına neden olan yangın medyanın dikkatini gemilerde de
sprinkler bulunması gerektiğine çekmiştir. Şans eseri
Romantica'nın 482 yolcusu ve 182 mürettebatı gemiden güvenli
bir şekilde çıkarılmıştır. Fakat denizdeki yangının dramatik
fotoğrafları facianın boyutlarını göstermektedir. Eğer
Romantica yangından kurtulsaydı SOLAS talimatlarındaki son
düzenlemeler ile gemi sahipleri gemiyi otomatik sprinkler
ile yeniden düzenleyeceklerdi. Yine
de endüstrinin buna uyum sağlaması uzun bir zaman alacaktır.
Genel olarak 1994'ten beri inşa edilen gemilerde sprinkler
yerleştirme ve sevis yerleri ile donatılmıştır. 1980'den
önce inşa edilenler ise bunları şimdi koymak zorundalar.
Diğerleri ise 2005'e kadar koymak zorundalar.
İç
Hat
Yolcu
Gemileri
İçin
Düzenlemeler
Her nekadar
Amerikan Sahil Güvenliği Amerikan Limanlarına giren her
geminin üzerinde kontrol yetkisi olmasına rağmen,
uluslararası gemilere IMO'nun kurallarından daha sert
kurallar uygulaması mümkün değildir. Genellikle bütün
şirketler yolcu gemilerini daha düşük ücret ödeyecekleri
Liberya, Bahama ve Panama gibi ülkeler adına kaydederler. Bu
nedenle Amerikan Sahil Güvenlik'in kontrolünden kurtulurlar,
her nekadar uluslararası standartların belirlenmesinde
Amerika'nın büyük payı olsa da. Bu nedenle Sahil güvenlik
standartları daha çok iç hatlarda çalışan yolcu gemilerinin
güvenliği için söz sahibidir.
NFPA'nın yeni deniz güvenliği düzenlemelerinin farklılığı
karada uygulanan NFPA 100
"Can
Güvenliği Kodu"
ile aynı yangından korunma felsefesine sahip olmasıdır.
Nasıl
ki Can Güvenliği Kodu her farklı durum için farklı
düzenlemeler getiriyorsa, NFPA 301 de bir tanker ile, bir
gün boyu yunus izleyen teknenin, kumar teknesinin, gezi
teknesinin farkına dikkat ederek düzenlemeler yapmıştır.
Ayrıca Can Güvenliği Kodu binaları ve bunun gibi, NFPA
301'de gemileri, güvertelerinde yapılan işe göre
sınıflandırır.
Teorik olarak standart yolcu gemilerini kapsayan ki bunlar
çok büyük yolcu gemilerinden küçük botlara kadar, yangın
güvenlik ilkelerine adapte edilebilir. Pratikte ise en büyük
etkiyi A.B.D sınırları içinde gezen yolcu gemilerinde
gösterecektir.
Aslında NFPA 301 en büyük etkisini gezinti teknelerinde
gösterecektir; örneğin kumar ve yemek tekneleri ki bunlar
1990'ların başında ortaya çıkmışlardır. Yolcu gemilerinin
geceleyen yolcularından farklı olarak bu gemilerde amaç
eğlencedir. Yatacak yere gerek yoktur, çünkü yolcular sadece
birkaç saat gemidedir. Yolcu gemilerinde de bulunan diğer
servisler, örneğin çocuk bakım üniteleri ve medikal üniteler
gereksizdir. Bu tip gemiler için gelen talepler planlamacıları
hem yangın güvenliğini hem de karlılığı aynı anda elde
etmeye mecbur etti. Amerikan Sahil Güvenliği'nde yangın
güvenlik mühendisi ve NFPA 301 komitesi yetkilisine göre bu
tür gemilerden istenen yangın güvenlik unsurları endüstriyel
büyümenin gerisinde kaldı.
NFPA 301 komitesi yetkilisine
"Elimizdeki
düzenlemeler sadece günlük yolcuları olan değil gece yatılı
yolculu gemiler için yapıldı"
diyor. Planlamacılar planların gece yolculu gemilere nasıl
uyacağını çözmeye çalışmaktadır.
Bu NFPA'nın yıllardır ilk deniz yolu güvenlik dokümanını
ortaya çıkarmak için komite kurmasının sebebidir. Yetkili,
"NFPA
standartlar Konseyi'nin NFPA 301 Komitesini 1993'te kurmadan
önce ticari gemilerle ilgili herhangi bir düzenlemesi yoktu"
diyor
ve,
"biz
NFPA'nın bütün ilgili tarafların biraraya gelip
konuşabileceği bir forum olduğunu düşündük"
diye ekliyor.
"NFPA
302, Motor Craft daha küçük gemiler çerçevesinde yazılmıştı.
Planlayıcılar ticari gemi inşaasında federal düzenlemeler
ile sahil güvenlik kurallarını dikkate aldı."
NFPA 301'i kullanacak daha esnek bir planlama şansı doğurur,
fakat standardın sprinkler konusunda ne kadar esnek olacağı,
komitenin farklı üyeleri arasında tartışmalara sebep
olmuştur.
301'deki Sprinkler Şartları Ne Kadar Sıkı Olmalıdır?
NFPA'nın son toplantısında, 301'in oylanacağı, en önemli
konu büyük ihtimalle sprinkler şartları olacaktır. Şu andaki
durumu ile sprinkler şartları sadece, 3.000 gündüz yolcusu
veya 50'den fazla yataklı yolcu taşıyan gemilere
uygulanacaktır. 50'den fazla yataklı yolcusu olan gemilerin
kullanım alanlarında tamamen sprinkler sistemleri
kurulmalıdır. Bu durum, bazı komite üyeleri tarafından çok
müsamahalı davranan NFPA 301 komitesi yetkilisi tarafından
belirtilmektedir.
NFPA 301 komitesi yetkilisi
"Uluslararası
gemileri ilgilendiren IMO standardları yeni inşa edilmiş
36'dan fazla yataklı yolcu taşıyan gemilerden sprinkler
sistemlerini isteyecektir. Ayrıca NFPA 301, 50'den az
yataklı yolcu taşıyan gemilerde sprinkler sistemlerini
mecbur tutmaktadır."
NFPA'nın Kimya ve Gemi Mühendisine göre gemilerin inşaasında
daha az yanıcı maddeler kullanarak otomatik sprinkler
sistemlerinin yangın önlemesine katkıda bulunulmalıdır.
Belli katogorilerdeki yolcu gemileri, NFPA 301'de bu pozisyona
sahiptir. Ayrıca gemilerin bazı bölgelerinde otomatik
sprinkler sistemleri olmaması NFPA 301'de düzenlenmiştir.
NFPA'nın Kimya ve Gemi Mühendisine göre NFPA 301'in
düzenlemeleri için alev yavaşlatıcı, yangına dayanıklı yapı
malzemelerine dayanım malzemeleri ASTM ve NFPA'nın
titizlikle uygulanan alev yayılımı oranları ve yangın
yavaşlatma testlerine tabi tutulur.
NFPA 301'in planlama esnekliğinden en çok yarar sağlayacak
olan gemiler, balina izleme gemileridir ki, bu gemilerde
geceleme alanı yoktur ve dekorasyonunda
plastik sandalyeler veya döküm oturaklar kullanılır.
Bu tür gemilerde, sizin kendinizi bir otelde hissetmenizi,
gecelerinizi geçirmenizi sağlayacak bir nehir teknesinde
bulunabilecek
"Tabanda
ağaç bölme, ağaç direk veya süslü şeyler yoktur."
NFPA'nın Kimya ve Gemi Mühendisine göre bu tür gezi
teknelerindeki en büyük problem motor odasıdır. Bunların
kendi özel yangın koruma sistemleri vardır. Bu bölgesel ve
uluslararası sözleşmelerin hepsinde sabittir.
Bu dokümanın
felsefesi;
"gecelenen
gemiler ile bu tür gemileri aynı tür kefeye koyarsanız
gezinti teknelerinde çalışanları işsiz bırakırsınız ve
otomatik sprinkler kullanmayı mecbur ederek yolcular için
ekstra bir güvenlik elde edemezsiniz."
Fakat, bazı yetkililer NFPA'nın prestiji açısından sprinkler
savunucusu olarak IMO düzenlemelerinden daha az titiz bir
düzenlemenin kötü olacağını söylüyorlar. En son komite
oylamasında Sahil Güvenlik bir daha sıkı sprinkler
düzenlemeleri tarafına gelmiştir.
NFPA 301 komitesi yetkilisi
"Biz
sprinkler düzenlemeleri ile ilgili sınırlar alçaltılsa
da planlamacıların Sahil Güvenlik düzenlemeleri yerine NFPA
301'i tercih edeceklerine inanıyoruz"
dedi. NFPA 301 komitesi yetkilisine göre NFPA 301
düzenlemelerinde alev almayan veya az alev alan malzemeyle
yapılan gemilerde istisnalar verebilir. Diğer bir bakışla,
eğer bir planlamacı gösterişli bir gezinti gemisi yapmak
için ahşap malzeme kullanmak isterse, sprinkler, yolcu
sayısı ne olursa olsun istenecektir.
Yolcu gemileri Birliği Teknik Danışmanı aynı zamanda NFPA
301 komitesi üyesi, endüstrinin NFPA 301'i şu anki haliyle
desteklediğini söylemektedir.
Yolcu
Gemileri
Birliği Teknik Danışmanı
"Biz
sprinkler, yanmaz malzemeler, gemi planlaması ve kapasitesi
hakkındaki bilgilerimizi birleştirdik ve standardın amacına
ve misyonuna uygun bir karara vardık. IMO'nun
düzenlemelerinden farklı olan düzenlemeler kendini
kanıtlamıştı. Beyaz bir sayfa ile başladık. NFPA 301 tam bir
komite çalışmasında oluşturulan karar örneğidir.
Sprinkler düzenlemelerini geleneksel toplantıda gündeme
alınıp alınmayacağını göreceğiz. Nasıl çözülürse çözülsün,
gene
de NFPA 301 planlama esnekliğini sağlayacaktır."
Gemi Güvertesi'nin Limanda ve Açık Denizde Güvenliği;
NFPA 301 NTSB'nin duman alarmının lokal olarak çalışması
ile ilgili tavsiyelerini takip eder. Eğer NFPA 301
düzenlemelerine uyan bir gemideyseniz bir yangından,
evinizdeki duman dedektörü çalışmaya başlamış gibi haberdar
olursunuz.
Eğer bir yolcu gemisi sahibi
"Romantica"
veya
"Universe
Explorer"
gibi, gemisini ABD'de kayıt ederse ve isteyerek NFPA 301'e
uymaya karar verirse, hem sprinkler hem de bölgesel çalan
duman alarmı bulundurmak zorundadır. Bu olana kadar
tüketiciler gemilerinin kullanım alanlarının uluslararası
sularda güvenliği için emin olmamalıdırlar. Yemek gemisi
veya balina izleme teknelerindekilerde (kıyıya daha yakın)
çalışanların direktiflerini iyi dinlerlerse, şansları
fazladır ki, eğer parlayıcı ve yanıcı maddeler minumumda
tutulmuşsa ve mürettabat iyi eğitilmişse, kimse gemiden
atlamak zorunda kalmaz.
Derleyen:
Uğur Yertut - YESTAŞ
Uğur Yertut'a teşekkürlerimizle
Denizce

|